“Erken seçim olmayacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Erken seçim olmayacak. Haziran 2023’te rekoru çok daha ileriye taşıyacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim olmayacağını belirterek, “2023 Haziran seçimlerinde hem cumhurbaşkanlığını kazanarak hem Cumhur İttifakı olarak Mecliste çoğunluğu elde ederek rekoru çok daha ileriye taşıyacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, partinin 20 yıllık geçmişindeki 150. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nı icra ettiklerini belirtti.

Dünyada ve Türkiye’de 20 yılda il başkanlarını bu şekilde 150 defa bir araya getiren, istişare mekanizmasını böylesine düzenli ve etkili işleten bir başka partinin olduğunu sanmadığını ifade eden Erdoğan, tıpkı Merkez Yürütme Kurulu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantıları gibi il başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye ve il genel meclis başkanlarıyla yaptıkları genişletilmiş istişare toplantılarının, partinin adeta mutfak çalışmaları olduğunu söyledi.

Siyasetin istikametinin, hükümet çalışmalarının ana fikirlerinin, illerin meselelerinin işte bu toplantılardaki görüşmelerde, değerlendirmelerde, fikir alışverişlerinde ortaya çıktığını, şekillendiğini, geliştiğini dile getiren Erdoğan, “Bu platformlar, milletin sesinin, nefesinin, beklenti ve dertlerinin en üst düzeyde yankılandığı, duyurulduğu yerlerdir. AK Parti’nin 20 yıldır seçimlerden hep birinci çıkmasının sırrı işte buradadır.” diye konuştu.

Partiyi 2001 yılı ağustos ayında kurduktan yaklaşık 15 ay sonra 3 Kasım 2002 seçimlerinde ilk defa milletin huzuruna çıktıklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ilk seçimimizdeki kampanya sloganımızı ‘Yakın ışıkları Türkiye aydınlansın, tek başına iş başına’ olarak belirlemiştik. Hamdolsun milletimiz çağrımıza cevap verdi, yüzde 34,3 oyla bizi tek başımıza iktidara getirdi. Ülkenin yönetimini devraldıktan sonra bir yandan milletimizin demokrasi hak ve özgürlükler özlemine cevap vermenin, diğer yandan kalkınma alt yapımızın eksiklerini tamamlamanın gayreti içine girdik. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra yapılan 28 Mart mahalli idareler seçiminde ‘Ak eller, Ak iller, yerel kalkınma başlıyor’ sloganıyla belediyelerin önemli bir kısmını kazanarak aynı hamleyi yerele de yaydık. Bu seçimlerde oy oranımızı yüzde 42’ye çıkardık.”

Erdoğan, iktidarlarının ilk döneminde vesayetin önlerine çıkardığı engelleri aşmak için sabırlı ve kararlı bir mücadele yürüttüklerini vurguladı.

Karanlık cinayetlerden cumhuriyet mitinglerine, gece yarısı bildirilerinden Meclis kürsüsünden yapılan tehditlere kadar nice engelle ve kumpasla boğuştuklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Anayasayı, kanunları, teamülleri hiçe sayarak Meclis’te cumhurbaşkanı seçmemizin bile önüne geçmek istediler. Biz de çareyi yeniden milletimize gitmekte bulduk. 22 Temmuz 2007 milletvekili seçimlerini hatırlayın. ‘Durmak yok yola devam’ diyerek, yüzde 47 oy oranıyla kazandık. Vesayetin sandıkta uğradığı ağır yenilginin ardından hem cumhurbaşkanını seçtik hem ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımında güç tazeledik. Bu seçimin hemen ardından yapılan ve cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi dahil pek çok demokratik düzenlemeyi içeren Anayasa değişikliği halk oylamasında da milletimizin yüzde 69’luk desteğine mazhar olduk. Ardından 29 Mart 2009 mahalli seçimlerinde ‘her şey Türkiye için, işimiz hizmet, gücümüz millet’ şiarıyla yüzde 38,4’lük oy oranına ulaşarak, belediyelerdeki hizmet ruhsatımızı yeniledik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye yönelik kapatma davasının ardından başlayan sürecin, ülkeyi 12 Eylül 2010 tarihinde özellikle yargının yapısında ve işleyişinde kapsamlı değişiklikler yapan bir halk oylamasına daha götürdüğünü belirtti.

Teklif ettikleri anayasa değişikliğinin, bu halk oylamasında yüzde 58’lik bir destekle millet tarafından kabul edildiğini anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye, 2011 yılına geldiğinde artık demokrasi ve kalkınma yolunda yeni bir sıçramanın eşiğine gelmişti. Bu seçimlerde milletimizin huzuruna ‘Türkiye hazır, hedef 2023’ diyerek çıktık ve yüzde 49,8’lik bir oy oranına ulaştık. 2023 hedeflerimizi ilan ettiğimiz ve IMF’ye olan borcumuzun son taksitini ödediğimiz 2013 mayısının hemen ardından ülkemizde ardı ardına başlayan ve bugüne kadar da kesintisiz süren bir dizi hadiseye şahit olduk. Evet, Gezi olayları ile ilk işaret fişeği atılan siyasi ve sosyal istikrarsızlık çıkarma, darbe girişimleriyle demokrasimizi yıkma, terör olayları ve sınırlarımızı tacizle vatanımızı işgal etme girişimlerine karşı milletimizle birlikte adeta ikinci bir milli mücadele yürüttük. Böyle bir iklimde girdiğimiz 2014 Mahalli İdareler seçimlerini ‘Millet eğilmez Türkiye yenilmez’ haykırışıyla yüzde 43’lük bir oy oranı elde ederek tamamladık. Aynı yılın ağustos ayında gerçekleştirilen ve ülkemizde ilk defa doğrudan halkın oyuyla yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini ‘Milli irade milli güç’ diyerek kazandık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün demokrasiyi yıkmaya, seçilmiş yönetimi kumpasla devirmeye yönelik 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişiminden PKK’nın çukur eylemlerine kadar nice saldırıyla boğuştukları 2015 yılında ardı ardına iki seçim yaşadıklarını anımsattı.

Cumhurbaşkanlığına seçilerek AK Parti Genel Başkanlığından ayrılmasının ardından yapılan Haziran 2015 seçimlerine ‘Onlar konuşur, AK Parti yapar’ diyerek girdiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları paylaştı:

“Bu seçimlerde yüzde 41 düzeyinde bir oyla birinci parti olmamıza rağmen ilk defa Mecliste tek başımıza hükümet kuracak çoğunluğa maalesef ulaşamadık. MHP’nin kararlı duruşu ve muhalefetin çoğunluk oluşturacak bir koalisyon kuramaması sebebiyle Cumhurbaşkanı olarak anayasanın bize verdiği yetkiyi kullanarak seçimleri tekrarladık. Kasım 2015’te yapılan seçimlerde bir kez daha ‘Tek başına, iş başına’ diyerek yüzde 49,5’lik bir oy oranına ulaşmak suretiyle ülkemizi bu badireden çıkardık ve hükümeti kurduk.”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hala ‘erken seçim, erken seçim.’ Olmayacak erken seçim. 2023 Haziran seçimlerinde hem cumhurbaşkanlığını kazanarak hem Cumhur İttifakı olarak Mecliste çoğunluğu elde ederek rekoru çok daha ileriye taşıyacağız. Türkiye’yi helalleşme deyip de haleldar etmeye çalışan yani bozmaktan, fesat çıkarmaktan başka iş bilmeyen Kılıçdaroğlu’nun kifayetsizliğine terk edemeyiz.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Seçim 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktır

MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Erken seçim falan yoktur, seçim 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktır.” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Seçim 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktırMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarihi bir eşikte olduğunu, aldanma devrinin kapandığını, şimdi şahlanma ve yükselme döneminin başladığını belirtti.

İlk etapta ham madde-girdi, makine-teçhizat bağımlılığını azaltıcı yapısal adımların atılmasının, kur yönünden gelen enflasyonist baskının kırılmasının temel taşı olacağını söyleyen Bahçeli, “Enflasyon ile mücadele arz yönlü yaklaşımın da içerisinde bulunduğu bir politikayla başarılacak ve Türkiye bir bedel ödeyecekse, bunu üretim yapısını değiştirmek ve geliştirmek için göze alacaktır. Ekonomik güvenliğimiz için başkaca bir yol kalmamıştır.” görüşünü paylaştı.

Kararlı ve istikrarlı para politikası uygulanması kadar, kaynakların etkin kullanımı önündeki engelleri tespit eden, bunları çözecek bir kamu maliyesi yaklaşımına da ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçeli, “Türkiye, faiz kamburundan kurtulmalıdır. Faiz, uzun vadede üretim sistemine büyük hasarlar vermektedir. Ülkemiz şu anda dünyada faiz oranının yüksekliği açısından ilk on ülkeden biri, Avrupa’nın da zirvesindedir. Faiz, geleceğimizden çalmaktadır.” ifadesini kullandı.

“Özerk ve bağımsız kurumlar milli iradenin üzerinde olamaz”

“Bize göre, hükümetin izlediği ekonomi politikası doğrudur, bunun üzerinden polemik yaratmak, ‘bittik, tükendik, yandık, mahvolduk’ demek, felaket tellallığıdır, kötü niyetliliktir.” diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ekonomisi için 1980-2020 dönemi verileriyle ulaşılan sonuca göre, faiz oranı ve enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişki bulunmuştur. Akıntıya karşı kürek çekmek, neoliberal iktisat akımının alışkanlıklarıyla milletimize karamsarlık servis etmek, vatan sevgisiyle bağdaşmayan bir sorumsuzluktur.

Geldiğimiz bu aşamada, yeni yönetim sistemi kapsamında Merkez Bankasının bağımsızlığı konusunu mutlak surette tartışmaya açmak hem demokrasinin hem de milli iradenin gereğidir. IMF ve faiz lobisinin oyunlarıyla daha fazla mesafe alamayacağımız ortadadır. Davul hükümetin boynundayken, tokmağın başkalarının elinde olması kabul edilemez bir çarpıklıktır. Özerk ve bağımsız kurumlar, milli iradenin üzerinde olamaz, olmamalıdır. Hesabı veren siyasettir, kararı veren de siyaset olmalıdır.”

“Ekonomiden anlamayan cahillerin tek söylediği erken seçim”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, geçen cuma günü, Resmi Gazete üzerinde spekülasyon yapıp, güvensizliği kamçılayanların, vatandaşları gece nöbetine sokanların, geçmişte kimin lehine faaliyet gösterdiklerinin şimdi daha iyi anlaşıldığını belirtti.

“CHP, İP ve diğerlerinin yalnızca eleştirerek, ekonomi etrafında korkular üreterek siyaset yapmalarının, acziyetlerinin ve çaresizliklerinin göstergesi” olduğunu savunan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Nasıl bir ekonomi politikası takip edecekleri belli değildir. Nasıl bir kamu maliyesi tasavvuru içinde oldukları net değildir. Ekonomiden anlamayan cahillerin tek söylediği erken seçimdir. Aslında bunlar hazırlıklı değildir, derslerine çalışmayan haylaz öğrencilerle bir ve aynıdır. Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur, seçim 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır. ‘İlle de seçim, hemen seçim, seçim de seçim’ diyenler, bozgun siyasetinin taraftarlarıdır. İstikrara en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde ‘seçim’ demek kime hizmettir? Kimin sesine ses olmaktır? Nasıl bir siyaset anlayışıdır? İnsanlarımızın ekonomik sıkıntılarını biliyoruz, artan döviz kurlarından yakınmaların farkındayız, ancak takip edilen politikalar doğrudur, yakında her şey düzelecektir. Terörle mücadelemizin rövanşını kur üzerinden almak istiyorlar. Dik duruşumuzu, egemenlik haklarımızı kahramanca savunmamızı dövizle baskılamaya çalışıyorlar.

Suriye’deki, Irak’taki, Libya’daki, Mavi Vatan’daki, Karabağ’daki, Afrika’daki mevcudiyetimizi dövizle püskürtmenin arayışındalar. Bu kez başaramayacaklar, yayından çıkan ok Allah’ın izniyle hedefine ulaşacak, Türkiye’yi hiç kimse tutamayacaktır. Döviz operasyonları boşunadır, faiz kulisi yapanların çabası beyhudedir, Türkiye’yi teslim alamayacaklar, Türk milletini yolundan çeviremeyecekler. Vatandaşlarımızdan ricam, biraz sabretmeleri, biraz metanet göstermeleridir, bugünler geçecek, milli ve yerli bir ekonomik dirilişle mutlaka rahatlığa kavuşacaklardır.”

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir