FETÖ’nün kanlı darbe giriÅŸiminin üzerinden 4 yıl geçti

FETÖ'nün kanlı darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçti

FETÖ'nün kanlı darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçti

Türkiye’nin baÅŸta askeriye ve emniyet olmak üzere birçok kurumuna sızan ve gerçek emellerini 15 Temmuz’da açığa çıkaran FETÖ’nün, darbe giriÅŸiminin üzerinden 4 yıl geçti.

Demokratik yönetimi rafa kaldırmayı hedefleyen Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) üniforma giymiÅŸ teröristlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve seçilmiÅŸ hükümete karşı devletin emanet ettiÄŸi silahları vatanın öz evlatlarına doÄŸrultarak kalkıştığı darbe giriÅŸiminin üzerinden 4 yıl geçti.

Ülkenin baÅŸta askeriye ve emniyet olmak üzere birçok kurumuna sızarak gerçek emellerini 15 Temmuz 2016’da açığa çıkaran ve 251 kiÅŸiyi ÅŸehit eden FETÖ’nün kanlı darbe giriÅŸimi, Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısı üzerine Türkiye’nin dört bir tarafında demokrasiye sahip çıkmak adına meydanları dolduran vatandaÅŸların desteÄŸiyle bertaraf edildi.

16 Temmuz saat 03.00’te yapmayı planladıkları darbe giriÅŸimini Genelkurmay’daki hareketliliÄŸi görüp panikleyerek 15 Temmuz 20.30’a çeken FETÖ’nün üniforma giymiÅŸ teröristlerinin ülkeye yaÅŸattığı en kanlı gecenin merkezi baÅŸkent Ankara oldu.

Ankara’daki Akıncı Üssü’nden yönetilen darbe giriÅŸiminde, CumhurbaÅŸkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ve Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın da aralarında bulunduÄŸu birçok komutan alıkonuldu.

Tank ve zırhlı araçların kışla dışına çıktığı gecede, FETÖ üyesi pilotların kullandığı savaÅŸ uçakları TBMM, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi, Emniyet ve TÜRKSAT’ı bombaladı.

Tarihe kara leke olarak düştü

AA muhabirinin derlediÄŸi bilgilere göre, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ mensubu ve bu örgütü destekleyen 8 binin üzerinde askeri personel, 35 uçak, 3 gemi, 37 helikopter, 74’ü tank 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silahın kullanıldığı darbe giriÅŸimi, Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak düştü.

GiriÅŸimin yönetim merkezi Akıncı Üssü’nün de bulunduÄŸu baÅŸkentte 15 Temmuz 2016’da “kara” bir gece yaÅŸandı.

Olayın yaÅŸandığı tarihte CumhurbaÅŸkanlığı Genel Sekreteri olan Fahri Kasırga ile Genelkurmay BaÅŸkanlığı yapan Orgeneral Hulusi Akar’ın da aralarında bulunduÄŸu birçok komutan darbecilerce alıkonuldu. Åžehrin semalarında alçak uçuÅŸ yapan savaÅŸ uçakları TBMM, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Özel Harekat BaÅŸkanlığı ve TÜRKSAT’ı bombaladı.

Ayrıca kentin farklı yerlerindeki birçok birlikteki tank ve zırhlı araçlar da kışla dışına çıktı.

Ertesi gün öğle saatlerine kadar süren olaylara vatandaşlar kahramanca direndi.

Darbe planı öne çekildi

Darbe giriÅŸimi günü saat 16.16’da MİT MüsteÅŸarlığına giden Kara Havacılık Komutanlığında görevli bir subay, FETÖ üyesi askerlerin MüsteÅŸar Hakan Fidan’ı almak üzere kuruma saldırıda bulunacağını ihbar etti. MİT yetkililerinin Genelkurmay 2. BaÅŸkanı Orgeneral YaÅŸar Güler’i telefonla bilgilendirmesinin ardından MİT MüsteÅŸarı Hakan Fidan ve bir yardımcısı ayrı ayrı Genelkurmay BaÅŸkanlığına geldi.

FETÖ’cüler karargahtaki hareketliliÄŸi görüp paniÄŸe kapılarak, ertesi gün saat 03.00’te baÅŸlamasını planladıkları giriÅŸimi 15 Temmuz saat 20.30’a çekmeyi kararlaÅŸtırdı.

MİT MüsteÅŸarı Fidan’ın Genelkurmay’dan ayrıldığı dakikalarda, karargahtan yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığında darbe hazırlıkları için toplanan 33 Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) personeli Genelkurmay’a doÄŸru otobüsle yola çıktı.

Dönemin Genelkurmay Stratejik Daire BaÅŸkanı Tümgeneral Mehmet DiÅŸli, saat 21.00’de makam odasına girdiÄŸi Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Akar’a, “Komutanım operasyon baÅŸlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı.” sözleriyle darbeyi tebliÄŸ etti. GiriÅŸimi desteklemeyeceÄŸini belirterek, söylenenlere tepki gösteren Akar’ın aÄŸzı ve burnu darbeci askerlerce kapatıldı, elleri plastik kelepçeyle baÄŸlandı.

Karargaha dönen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, beraberindeki Kara Kuvvetleri Kurmay BaÅŸkanı Orgeneral İhsan Uyar ve emir subayı Yunus Can, Akıncı Üssü’nden gelen darbeci ÖKK personelince derdest edildi. Çolak’ın koruma astsubayı Piyade BaşçavuÅŸ Bülent Aydın, olaya müdahale etmeye çalışırken ÅŸehit düştü.

Bu sırada darbeci pilotların havalandırdığı uçaklar, Ankara semalarında alçak uçuşa başladı. Polatlı 58. Topçu Er Eğitim Tugayı ve Topçu Füze Okulu, Mamak 28. Mekanize Piyade Tugayı, Beytepe Jandarma Eğitim ve Okullar Komutanlığı, Kara Havacılık Komutanlığı, Harp Okulları Komutanlığı, Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki darbeciler de harekete geçti. Birçok tank, zırhlı personel taşıyıcı ve diğer araçlarla binlerce asker kışlaların dışına çıktı. Kuvvet Komutanlıklarındaki darbeciler de hareketlendi.

BaÅŸbakan Yıldırım’dan kalkışma açıklaması

Herkes askeri hareketliliÄŸi anlamaya çalışırken dönemin BaÅŸbakanı Binali Yıldırım, saat 23.02’de televizyon kanallarına baÄŸlanarak, bir kalkışma ihtimali üzerinde durduklarını söyledi. Yıldırım, “Bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır ÅŸekilde bedelini ödeyecekler.” dedi.

Dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı Akar, saat 23.03’te Genelkurmay BaÅŸkanlığı bahçesinde bulunan helikopterle Akıncı Üssü’ne götürüldü. Derdest edilen CumhurbaÅŸkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ile Genelkurmay 2. BaÅŸkanı Orgeneral YaÅŸar Güler, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay BaÅŸkanı Orgeneral İhsan Uyar, Kara Kuvvetleri EÄŸitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil BaÅŸoÄŸlu’nun da aralarında bulunduÄŸu birçok general Ankara, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve bazı komutanlar ise İstanbul’dan alınarak Akıncı Üssü’ne götürüldü.

TSK içinde hareketlilik olup olmadığını öğrenmek için akşam saatlerinde Jandarma Genel Komutanlığına giden Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan ve koruması ise derdest edilerek komutanlıkta tutuldu.

FETÖ’cü askerlerden polislere bomba

Åžehir merkezinde bu olaylar yaÅŸanırken FETÖ mensubu darbecilerin kullandığı F-16 savaÅŸ uçağı, saat 23.18’de Gölbaşı’ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire BaÅŸkanlığına bomba attı, 7 kiÅŸi ÅŸehit oldu, 5 kiÅŸi yaralandı.

16 Temmuz’un ilk saniyelerinde Gölbaşı’ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat BaÅŸkanlığı da bombalandı, 44 polis ÅŸehit oldu, 36 kiÅŸi yaralandı.

Darbecilerin bulunduÄŸu helikopterler, Yenimahalle’deki MİT yerleÅŸkesini ateÅŸ altına aldı, CumhurbaÅŸkanlığı Muhafız Alayı’ndan TRT’ye giden darbeciler saat 00.13’te canlı yayında zorla darbe bildirisi okuttu.

Halk meydanlara indi

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan saat 00.24’te CNN Türk televizyonuna baÄŸlandı. Görüntülü telefon aramasıyla kurulan baÄŸlantıda ErdoÄŸan, “Bu geliÅŸme gerçekten Türk Silahlı Kuvvetlerimizin içindeki bir azınlığın ne yazık ki kalkışma hareketidir ve bu malum yapıya ait paralel yapılanmanın teÅŸvik ettiÄŸi üst akıl olarak onların kullandığı bir harekettir.” dedi.

Milleti darbecilere karşı durmak üzere meydanlara çağıran ErdoÄŸan’ın bu çaÄŸrısı karşılık buldu. VatandaÅŸlar Genelkurmay BaÅŸkanlığının çevresindeki İnönü Bulvarı ve Milli Müdafaa Caddesi ile Kızılay Meydanı, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi, AK Parti Genel Merkezi ve Jandarma Genel Komutanlığı civarı baÅŸta olmak üzere meydan ve caddelerde toplanmaya baÅŸladı. Kışladan çıkan askerlere tepki gösteren vatandaÅŸlar, kalkışma içerisinde bulunan askerlerle mücadeleye giriÅŸti.

Polatlı’da kışlalarından çıkarak Ankara’ya doÄŸru hareket eden askeri araçların önünü kesen vatandaÅŸlar, araçların bir kısmının kışlalarına dönmesini saÄŸladı. Kazan halkı da Akıncı Üssü çevresinde toplandı. Bu sırada 8 vatandaÅŸ FETÖ’cülerce ÅŸehit edildi.

Darbenin yönetim merkezi Akıncı Üssü’nden mühimmat yüklü halde kalkan uçaklar, sonik patlamalarla vatandaÅŸları ürkütmek için ses hızının üzerinde seyretmeyi sürdürdü. Darbeciler bir yandan da Kara Harp Okulunda eÄŸitim gören kursiyer askerleri helikopterlerle Genelkurmay BaÅŸkanlığına taşıdı.

Bu sıralarda, uydu yayınlarını durdurmak isteyen ve aralarında sivillerin de olduÄŸu darbeci grup, helikopterle TÜRKSAT’ın Gölbaşı’ndaki tesislerine hareket etti. Tedbir amacıyla kuruma gelen 2 TÜRKSAT görevlisi, FETÖ mensubu darbecilerce ateÅŸ açılması sonucu ÅŸehit düştü.

Yenimahalle’deki Ankara Emniyet Müdürlüğü binasına saat 00.56’da 2, 01.08’de ise bir bomba daha atıldı. Saldırıda 2 vatandaÅŸ ÅŸehit düştü, 39 kiÅŸi yaralandı. Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde zırhlı araçlarda bulunan darbecilerin eylemlerinde 8 vatandaÅŸ ÅŸehit oldu.

Halisdemir’e tarihi görev

ÖKK Grup Komutanı TuÄŸgeneral Semih Terzi ve beraberindeki ÖKK askerlerini Diyarbakır’dan taşıyan uçak, darbe giriÅŸimine destek vermek amacıyla saat 01.13’te Etimesgut Havalimanı’na indi. Terzi ve ekibi, buradan helikopterlerle Gölbaşı’ndaki ÖKK karargahına hareket etti.

Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı’nın, “Sana tarihi bir görev veriyorum. Semih Terzi darbeci bir haindir, vatan ve millet adına Semih Terzi’yi öldür. Bunun sonunda ÅŸehadet var. Hakkını helal et.” dediÄŸi ÖKK’de görevli Astsubay Ömer Halisdemir, ÖKK karargahına gelen TuÄŸgeneral Terzi’yi vurarak öldürdü. Ancak Halisdemir de Terzi’nin ekibindeki darbeci askerlerce ÅŸehit edildi.

TBMM Genel Kurulu toplandı

TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerden milletvekilleri, demokrasi ve Meclise sahip çıkmak üzere TBMM Genel Kurul Salonu’nda saat 01.39’da toplandı.

Genelkurmay önünde toplanan, tanklar ve zırhlı araçların önünü kesen ve üstlerine çıkan vatandaÅŸlar, saat 02.21’de Genelkurmay’a girdi. Ancak darbeciler, vatandaÅŸlara ateÅŸ açtı.

Genelkurmay Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı civarında seyreden helikopterlerden de vatandaşlara ateş açıldı. Genelkurmay Başkanlığının içi ile karargah çevresinde darbecilere karşı koymaya çalışan 38 kişi ateşli silah ve helikopter saldırıları sonucu şehit oldu.

Ayrıca Akay KavÅŸağı’nda tankın üzerinden düşen 2, Dikimevi’nde ise ateÅŸli silahla vurulan bir vatandaÅŸ hayatını kaybetti.

Havada bulunan F-16’ların birinden saat 02.35’te Genelkurmay’a birkaç yüz metre mesafedeki TBMM’ye bomba atıldı.

Aynı dakikalarda, TRT Genel Müdürlüğü binasını ele geçirmeye çalışan FETÖ mensubu askerler gözaltına alınmaya baÅŸlandı. Kurumun yayını saat 03.00’te normale döndü.

Darbeci pilotlarlar Gölbaşı’ndaki TÜRKSAT tesislerine 4, TBMM’ye 2 bomba daha attı. TBMM’ye atılan bombalar 32 kiÅŸiyi yaraladı. Darbe giriÅŸiminin ardından yapılan tespite göre, Meclis’te yaklaşık 20 milyon liralık hasar meydana geldi.

Bu sırada Adalet Bakanı Bekir BozdaÄŸ, Meclis kürsüsünden, “Meclis burada dursun, burayı kapatıp aÅŸağıya (sığınaÄŸa) gidersek bu millet meydana gelmez, bu millet ‘Meclis bunlardan korktu’ der. Bizim burada yapacağımız ÅŸey burada ölmektir.” dedi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve AK Parti Genel Merkezi civarındaki eylemler sırasında biri tankın üzerinden düşen, diğerleri ateşli silahlarla vurulan 14 vatandaş şehit oldu.

Darbeci askerlerden bir kısmı gözaltına alınırken darbenin idare merkezi konumundaki Akıncı Üssü’nün elektrikleri saat 04.29’da kesildi.

Külliyeyi hedef aldılar

Darbeciler günün aydınlanmasıyla CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesini hedef aldı. Darbe giriÅŸimi içinde yer alan pilotların kullandığı F-16’ların birinden saat 06.19’da CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi yakınındaki köprülü kavÅŸak ve otoparka 2 bomba atıldı. Burada 15 kiÅŸi ÅŸehit edildi, 7 kiÅŸi yaralandı.

Darbeci pilotların Ankara üzerindeki uçuşlarının sabah saatlerinde de devam etmesi üzerine darbe girişiminde yer almayan uçaklar, üsteki çeşitli noktaları vurarak darbecilerin uçaklarının kalkışının önüne geçti.

Halk ve polisin mücadelesi sonucu darbecilerin mukavemetlerinin kırılmasının ardından Akıncı Üssü’nde tutulan Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Akar, saat 08.26’da helikoptere binerek Çankaya Köşkü’ne hareket etti.

Özel harekat polisleri, sabah saatlerinde Jandarma Genel Komutanlığını ele geçirdi. Ancak bundan kısa süre önce, akşam saatlerinden o saate kadar burada alıkonulan TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ve koruması Hasan Gülhan, yemekhane bölgesinin arka tarafında başlarından vuruldu. Gülhan şehit olurken, Aslan ağır yaralandı.

Darbe girişiminin başarısız olacağını anlayan askerler, sabah saatlerinde Genelkurmay karargahından çıkarak polise teslim olmaya başladı. Kısa süre sonra özel harekat polisleri de Genelkurmay kışlasına girdi.

BaÅŸbakan Binali Yıldırım, saat 12.57’de Çankaya Köşkü’ne geldi. Dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Akar, İçiÅŸleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Adalet Bakanı Bekir BozdaÄŸ ile kameraların karşısına geçen Yıldırım, teÅŸebbüsün bastırıldığını resmen duyurdu.

“Kara” gecenin en hareketli yaÅŸandığı merkezlerden biri de İstanbul oldu

BoÄŸaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, Atatürk Havalimanı, Taksim Meydanı, İstanbul ValiliÄŸi baÅŸta olmak üzere birçok yeri iÅŸgal etmeye çalışan FETÖ’cü askerler, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısıyla sokaklara, meydanlara çıkan ve canlarını hiçe sayarak tankların üzerine çıkan, namlunun önünde duran vatandaÅŸların kahramanlık destanıyla bertaraf edildi.

AA muhabirinin derlediÄŸi bilgilere göre, İstanbul’da stratejik bölgeleri hedef alan darbeciler önce ÅŸehrin 2 yakasını baÄŸlayan BoÄŸaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini saat 22.00 sıralarında tek taraflı trafiÄŸe kapattı.

Sosyal medyada Ankara ve İstanbul baÅŸta olmak bazı ÅŸehirlerde patlama ve silah sesleri duyulduÄŸu haberleri yer aldı.

 Dönemin BaÅŸbakanı Binali Yıldırım’ın bir televizyon kanalına baÄŸlanarak olayları “kalkışma” diye nitelemesinin ardından CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan da askeri kalkışmaya tepki gösterdi ve halkı meydanlara davet etti.

Bu çaÄŸrı Ankara’da olduÄŸu gibi İstanbul’da da karşılık buldu, binlerce vatandaÅŸ BoÄŸaziçi Köprüsü’ne akın etti. Köprüyü geçmeye çalışan vatandaÅŸlara darbeci askerlerce ateÅŸ açıldı. Tankın da kullanıldığı saldırılarda, aralarında polis memurları Münür Alkan, Kemal Tosun, reklamcı Erol Olçok ve 16 yaşındaki oÄŸlu Abdullah Tayyip Olçok’un da bulunduÄŸu 34 kiÅŸi ÅŸehit oldu.

Askerler, halkın direniÅŸini kıramadı, sabaha karşı teslim olmak zorunda kaldı.

 Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Anadolu Yakası tarafı giriÅŸ kısmında ise 3 vatandaÅŸ ÅŸehit edildi.

Askeri lisede alarm

Kuleli Askeri Lisesinde saat 20.00 sıralarında alarm verildi. Hazırlıkların ardından askeri kamyonlar Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Kandilli-Beykoz istikametine hareket etti. Okul önündeki bazı yayalar da derdest edildi.

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, kolluk kuvvetlerine bulundukları noktaları korumaları, darbecilere direnç göstermeleri konusunda talimat verdi. Bunun üzerine Çengelköy Polis Merkezi Amirliğinde görevli polisler, polis otolarıyla karakolun kapısını kapatacak ve yolu kesecek şekilde park ederek tertibat aldı. Bölgeye gelen darbeciler, sıkıyönetim ilan edildiğini ileri sürerek, yolun açılmasını istedi.

Halkın ve polisin direnç göstermesi üzerine darbeciler havaya ateÅŸ açarak Kuleli Askeri Lisesine kaçtı. Darbeciler daha sonra kalabalık bir ÅŸekilde Çengelköy Polis Karakolu önüne yaya olarak gitti. Darbecilerin Çengelköy Polis Merkezine doÄŸru intikal ettiklerinin öğrenilmesi üzerine vatandaÅŸlar Aya Yorgi Kilisesi Vakfı binası önünde toplandı. Darbeciler, vatandaÅŸlardan dağılmalarını istedi. TopluluÄŸun dağılmaması üzerine darbecilere “Yere yat ve hedef gözetmeksizin ateÅŸ serbest” emri verildi. Bir kısım rütbeli emre uyarak sivil vatandaÅŸ topluÄŸunun üzerine doÄŸru uzun namlulu piyade tüfekleriyle etkili mesafeden ateÅŸ etmeye baÅŸladı. AteÅŸ sonucu bazı vatandaÅŸlar yaralandı ve topluluk Polis Merkezi istikametine yöneldi.

Çengelköy Polis Merkezinden kalkışmanın hukuksuz olduğu yönündeki çağrılara rağmen çöp konteynerlerini siper alan darbeciler, ihtilal yaptıklarını belirterek polislerden teslim olmalarını isteyip ateş açtı. Polisler de ateşe karşılık verdi.

 Çıkan silahlı çatışma sonrasında Çengelköy Polis Merkezi önünde toplanan vatandaşların bir kısmı ara sokaklara, bir kısmı ise Çengelköy Işıklar mevkisine doğru gitti. Polisler sayıca az olmalarına karşın darbecileri merkeze sokmadı. Darbeci askerler ise vatandaşlara ateş etmeyi sürdürürken, bazı vatandaşları kelepçeledi.

Darbeciler, Çengelköy Işıklar Bölgesi’nde sivil vatandaÅŸlara uzun namlulu silahlarla etkili mesafeden ateÅŸ etmeyi sürdürdü. Polis ve vatandaşın direnciyle darbeciler, giriÅŸimlerinin baÅŸarısızlıkla sonuçlandığını anlayınca saat 05.48 sıralarında geri çekilme kararı aldı. Kelepçelenen vatandaÅŸlar polisler tarafından serbest bırakıldı. Olaylar sonucunda gazeteci Mustafa Cambaz, Kader Sivri, Burak Cantürk, Fatih Dalgıç, Gökhan Esen, Halil Kantarcı ve Osman Yılmaz ÅŸehit oldu, 62 kiÅŸi yaralandı.

İstanbul Valiliğine girdiler

Kurmay Albay Nizamettin Aydın komutasındaki 90 asker, 22.30’da İstanbul ValiliÄŸine gitti. Valilik önünde bulunan nöbetçi kulübesindeki polislere, “Ordu adına geliyoruz. Silahlarınızı teslim edin.” diyen askerlere polisler, “Bize böyle bir emir gelmedi.” karşılığını verdi.

Albay Nizamettin Aydın’ın, polisin elindeki MP5 silahı almasıyla polisler buradan ayrıldı. Askerler binaya girdi.

İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Cengiz Demircan, halkın valilik önünde toplanmasını saÄŸladı. Kalabalığın artması üzerine darbeci askerler binayı terk etmek zorunda kaldı. Haliç Köprüsü’nde polis tarafından önü kesilen darbeciler gözaltına alındı.

Halkın direnişi karşısında havalimanını teslim ettiler

Darbeci askerler, Atatürk Havalimanı’nı da ele geçirmek istedi. Havalimanına giriÅŸ çıkışlar saat 22.15 itibarıyla kapatıldı. UçuÅŸ kontrol kulesini ele geçiren darbeciler, tüm uçuÅŸları durdurdu. F-16 savaÅŸ jetleri ile havalimanı üzerinde alçak uçuÅŸ yapılarak yolcu uçaklarının iniÅŸ-kalkış yapmaları engellendi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısıyla havalimanına gelen binlerce kiÅŸinin üzerine ateÅŸ açıldı. Pistte bulunan 17 yaşındaki Mahir Ayabak ÅŸehit düşerken, onlarca kiÅŸi yaralandı. Halkın direniÅŸi karşısında askerler burayı terk etmek zorunda kaldı.

Atatürk Havalimanı’nda yaÅŸananlara iliÅŸkin yürütülen soruÅŸturma kapsamında 1 üsteÄŸmen, 3 uzman ve 7 er gözaltına alındı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’dan tarihi konuÅŸma

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, saat 03.20’de uçakla Atatürk Havalimanı’na geldi. ErdoÄŸan, kendisini karşılayan kalabalığa “Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. Bu bir ayaklanma, ihanet, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler.” diye seslendi.

Darbeye karşı ilk soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca 00.34’te askeri kalkışmayı yapanlara karşı ”darbeye teÅŸebbüs” suçundan soruÅŸturma baÅŸlatıldığı duyuruldu. Küçükçekmece BaÅŸsavcısı Ali DoÄŸan, darbe giriÅŸiminde bulunan askerlerle ilgili soruÅŸturma baÅŸlattığını ve askerlerin görüldükleri yerde tutuklanacaklarını bildirdi.

1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, 01.00 sıralarında bir televizyon kanalına baÄŸlanarak askeri kalkışmaya iliÅŸkin “Bu, TSK tarafından desteklenen bir hareket deÄŸildir. Bu olaylar meydana geldiÄŸi andan itibaren Sayın Valimizle bir araya gelip İstanbul üzerine yoÄŸunlaÅŸtık. Buradaki problemi çözmek için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Darbeci askerlerin iÅŸgal etmek istedikleri Borsa İstanbul’da, polis memuru Mehmet Åževket Uzun ile Fatih Satır adlı vatandaÅŸ ÅŸehit düştü.

Darbeci askerlerin yolları işgal ettikleri Esenler Eski Hal Yolu Edirne İstikameti ve İSTOÇ civarı TEM Otoyolu üzerinde meydana gelen olaylarda askerlere karşı koyan Ahmet Kocabay vurularak, Hüseyin Kısa, Türkmen Tekin, Muhammet Aksu ve Mehmet Şefik Şefkatlıoğlu da tank tarafından ezilerek şehit edildi, 30 kişi yaralandı.

GaziosmanpaÅŸa bölgesi TEM Otoyolu’nda meydana gelen olaylarda Servet Asmaz yaÅŸamını yitirdi.

Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü işgal girişimi

Darbecilerin polise yönelik İstanbul’daki ilk hedef noktası BayrampaÅŸa’daki Çevik Kuvvet Åžube Müdürlüğü oldu. Buraya saat 22.20 civarında ulaÅŸan askerler, polise “teslim olun” çaÄŸrısı yaptı, polis teslim olmadı. Saat 00.30’dan itibaren burada toplanmaya baÅŸlayan vatandaÅŸlar askerlere tepki gösterdi. Askerler havaya ateÅŸ açarken vatandaÅŸların tepkileri daha da arttı. Olaylarda Ümit Yolcu ÅŸehit olurken, 16 kiÅŸi yaralandı. Askerler, vatandaÅŸların artan tepkisi üzerine burayı terk etmek durumunda kaldı.

Vatan YerleÅŸkesi’ne ulaÅŸan darbeci askerler, polis ve halkın direniÅŸi karşısında baÅŸarılı olamadı. Vatan YerleÅŸkesi’ne darbeci askerlerce hava desteÄŸi istenmesi üzerine gelen helikopter, eski lunapark olarak adlandırılan noktaya inmek istedi. Polisin yerden atışla karşılık vermesi üzerine helikopter Vakıf Gureba Hastanesinin arkasındaki okulun bahçesine indi. VatandaÅŸların tepki göstermesi üzerine buradan da kalkmak zorunda kalan helikopter, Topkule Kışlası’na döndü.

Darbeci askerler, zırhlı araçları çevreleyen vatandaşların da sayesinde polis tarafından gözaltına alındı. Tanklardan birinin içinden vatandaşlarca çıkarılan ve darbeci askerlerle birlikte hareket ettiği anlaşılan 4. Sınıf Emniyet Müdürü Mithat Aynacı da yakalandı.

Vatan Caddesi’nde AK Parti Fatih İlçe BaÅŸkanlığı önünde meydana gelen olaylarda Mehmet Güder ÅŸehit oldu.

AK Parti, İBB ve Taksim

AK Parti İl Başkanlığı da darbecilerin hedefindeydi. 47. Piyade Alayından tam teçhizatlı ve mühimmatlı olarak saat 22.00-22.15 sıralarında hareket eden askerler, saat 23.15 sıralarında AK Parti İstanbul İl Başkanlığına ulaştı.

Polisleri “Bundan sonra buranın güvenliÄŸini biz alacağız.” diyerek uzaklaÅŸtıran darbeci askerler, daha sonra binayı iÅŸgal etti. Darbecilerle güvenlikçiler arasında tartışma yaÅŸandı. Bir süre sonra halk, bina önünde toplanmaya baÅŸladı. AK Parti’li bazı belediye baÅŸkanları ile milletvekili Metin Külünk de bina önüne geldi. AK Parti İl BaÅŸkanlığı önünde biriken halkı dağıtmak isteyen darbeciler, havaya ateÅŸ etti. Darbeci binbaşı Faruk ÅžimÅŸek de orada bulunan erlere ÅŸarjör takmaları ve ateÅŸ etmeleri yönünde emirler verdi. Bazı askerler de havaya ateÅŸ etti. Askerler sabaha doÄŸru olay yerine getirtilen otobüslerle kışlalarına gönderildi. Olay yerinde bir vatandaÅŸ itiÅŸ kakış sırasında yaralandı.

İstanbul’da önemli yerleri iÅŸgal giriÅŸiminde bulunan darbecilerin Vatan Caddesi’ndeki iÅŸgal giriÅŸimi baÅŸarıya ulaÅŸamayınca polis anonslarla halkı İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi (İBB) önüne yönlendirdi. VatandaÅŸlar belediye binasını iÅŸgale gelen darbeci askerleri protesto etti. Halkın üzerine ateÅŸ açan darbeciler, Prof. Dr. İlhan Varank’ın da aralarında bulunduÄŸu 14 kiÅŸiyi ÅŸehit etti.

İstanbul’un kalbi Taksim Meydanı’na Hasdal Kışlası’ndan bir grup asker geldi. Anıt ve çevresini, daha sonra Taksim Meydanı’na gelen noktaları kontrole baÅŸlayan askerler burada da halkın tepkisiyle karşılaÅŸtı. DireniÅŸ karşısında sıkışan ve sadece anıt çevresinde toplanan askerlere destek amacıyla Hasdal Kışlası’ndan yine asker sevk edilmek istendi. Ancak vatandaÅŸların kamyon ve diÄŸer araçlarıyla yolları kapatması nedeniyle asker sevkiyatı gerçekleÅŸemedi.

Taksim Meydanı’nda halk ve polisle karşı karşıya gelen darbeci askerler, 39 kiÅŸiyi yaraladı.

 İstanbul’da darbe giriÅŸimine tepki gösteren binlerce kiÅŸi de CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın evinin bulunduÄŸu Üsküdar’da toplandı. İstanbul’un pek çok yerinde olduÄŸu gibi Üsküdar’da da askerlerle vatandaÅŸlar karşı karşıya geldi. Tankın 2 kez üstünden geçtiÄŸi Sabri Ünal, olayı sadece bir kolundan yaralanarak atlattı.

Ellerindeki belgeleri yaktılar

İstanbul’un birçok noktasını 3 bine yakın kamerayla kayıt altına alan ve anlık olarak MİT’e ileten İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine baÄŸlı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) de darbecilerin hedefi oldu.

Saat 21.15 sıralarında AKOM’a giren darbeci askerler, görevlileri etkisiz hale getirip dışarı çıkardı. Darbeci askerler, binada kilitli odaların kapılarını kırarak arama yaptı. Askerler, bilgisayar ve elektronik eÅŸyaların fiÅŸlerini çekti, server odalarına girerek sistemi engellemeye, kamera ve ekranları devre dışı bırakmaya çalıştı. Bunu baÅŸaramayan askerler, teknik ekip çağırdı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısının ardından vatandaÅŸlar AKOM binası çevresinde de toplanmaya baÅŸladı. Darbeci kurmay yarbay Mustafa Kubilay’ın emriyle askerler, vatandaÅŸların giriÅŸini engellemek amacıyla bina kapısına barikat oluÅŸturdu. VatandaÅŸlar buradan ayrılmayınca darbeci askerler hedef gözetmeksizin halka doÄŸru ateÅŸ etti. Açılan ateÅŸ sonucu 6 kiÅŸi yaralandı.

AKOM yetkilileri, kritik öneme haiz AKOM binasına darbecilerce zarar verilmesini engellemek ve üzerlerinde psikolojik baskı kurmak amacıyla AKOM binasına itfaiye araçlarını çağırdı. Gelen itfaiye araçlarından yaklaşık bir saat boyunca telkin edici anonslarda bulunuldu.

Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, saat 06.00 sıralarında AKOM’a geldi. İlçe Emniyet Müdürü İsmail Dinçer Öğüt megafonla “teslim olun” anonsu yaptı. Darbeciler teslim olmayacaklarını beyan ederken keskin niÅŸancılar çatıya yerleÅŸtirilerek operasyon hazırlıkları yapıldı. Bu görüşmelerin akabinde Mustafa Kubilay ve diÄŸer subaylar ellerinde bulunan A4 kağıdı ebatındaki belgeleri yakarak imha etti. Kubilay, askerleri binanın alt katında topladı ve erlere de terasa çıkmaları emrini verdi. Akabinde emniyet personeli olan keskin niÅŸancıların çatılara yerleÅŸtirilmesi üzerine umudunu yitiren Kubilay, “Gururumuzu kırmadan teslim alırsanız mutlu oluruz.” dedi. Askerler, yanlarında getirdikleri çantalardaki sivil kıyafetlerini giyerek, silahsız, elleri baÅŸlarının üzerinde, binaya doÄŸru diz çökmüş vaziyette emniyet güçlerine teslim olmak zorunda kaldı.

Acıbadem’deki Türk Telekom Hizmet Binası’nın önüne saat 22.30 civarında gelen darbeci kurmay yüzbaşı Mehmet Karabekir yönetimindeki askeri birlik, binanın önünde, etrafındaki yol ve caddenin köşelerinde konuÅŸlanarak giriÅŸ-çıkışı durdurdu. Acıbadem Türk Telekom binasını darbecilerin ele geçirdiÄŸini öğrenen vatandaÅŸlar, kısa bir süre sonra Türk Telekom civarında toplanmaya baÅŸladı. Kolluk görevlileri de olay yeri ve civarına gelerek, darbeci askerlere müdahale etmeye çalıştı.

Karabekir, bölgeye ulaÅŸan ya da tesadüfen oradan geçen vatandaÅŸlara, “Asker yönetime el koydu haberiniz yok mu? Evlerinize gidin.” diyerek tehditte bulundu. Karabekir, buradan ayrılmayan vatandaÅŸlara ateÅŸ açtı.

Üsküdar ilçesi Acıbadem Mahallesi Muhtarı Mete SertbaÅŸ, Türk Telekom Bölge Müdürlüğü önüne geldi. Askerleri sakinleÅŸtirmeye çalışan SertbaÅŸ, bunda baÅŸarılı olamadı. Karabekir’in silahını kendisine doÄŸrultması üzerine SertbaÅŸ, “Beni mi vuracaksın?” diye sordu. Karabekir de “Evet seni vuracağım.” diyerek yakın mesafeden SertbaÅŸ’a ateÅŸ etti. VatandaÅŸların karnından yaralanan SertbaÅŸ’a müdahalesine de havaya ateÅŸ ederek izin vermeyen Karabekir, askerlere, “Böyle olacaksınız, af yok. Birini vurdum, diÄŸerleri dağıldı.” ÅŸeklinde sözler söyledi.

Yaklaşık 45 dakika kadar sonra doktor olduÄŸunu söyleyen bir kiÅŸi SertbaÅŸ’ın yanına giderek müdahalede bulundu. VatandaÅŸların bir araçla HaydarpaÅŸa Numune EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesine götürdüğü SertbaÅŸ, hastaneye varamadan ÅŸehit oldu.

Olaylarda Murat Mertel, Muhammet Fazlı Demir, Orhun Göytan, Şirin Diril ve Murat Naiboğlu da şehit düşerken, 18 kişi yaralandı. Darbeci askerlerden Karabekir, güvenlik kuvvetlerince etkisiz hale getirildi.

Darbe girişiminin başarısız olduğunu anlayan bazı darbeci askerler, zırhlı araçlarla buradan kaçarken bazıları da teslim oldu.

Sabiha Gökçen Havalimanı

Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığından 8 zırhlı araçla çıkan darbeci askerler, saat 23.30 sıralarında Sabiha Gökçen Havalimanı yakınlarına ulaştı. Buradaki trafik yoğunluğu ve halkın toplanmaya başlaması üzerine zırhlı araçların bir kısmı bariyerleri aşarak karşı şeride geçti ve buradan ilerlemeye devam etti. Emniyet güçleri tarafından havalimanı nizamiyesine 100 metre kala zırhlı araçlar durduruldu. Vatandaşlar, darbeci askerlere müdahale etti. Polis tarafından teslim olmaları yönünde uyarı yapıldı. Tanklarda bulunan darbecilerden bir kısmı havaya ateş açtı. Güvenlik koridoru oluşturularak ve müdahale edilerek zırhlı araçlardaki darbeci askerler saat 03.00 sıralarında yakalandı.

Tuzla ilçesi Orhanlı gişeleri üzerinde meydana gelen olaylarda da Ozan Özen, Mustafa Direkli, Yalçın Aran, Erdem Diker, İhsan Yıldız, Vahit Kaşçıoğlu şehit oldu.

Türk askeri direndi

Darbe karşıtı olan askerler, 15 Temmuz’da darbecilere karşı direniÅŸ gösterdi. Hava Harp Akademisi Komutanlığı binasında darbe karşıtı olduÄŸu bilinen Hava Harp Akademisi öğrenci subaylarından Yüzbaşı Cihan Okur ile ÜsteÄŸmen Hüseyin Balık, darbe giriÅŸimine katılanlarca bina amfisinde rehin alınıp, silah ve telefonlarına el konuldu. Kemer ve baÄŸcıkları çıkartılan Okur ve Balık’ın baÅŸlarına silahlı öğrenci subaylar dikildi.

Harp Akademileri Komutanlığı görevini yürüten Korgeneral Tahir Bekiroğlu, Harp Akademileri Komutanlığı sahasındaki konutunda, darbeci askerlerce Hadımköy Askeri Cezaevine götürüldü. Bekiroğlu, sabah saatlerine kadar tutulduğu cezaevinden darbe girişiminin başarısız olması üzerine serbest kaldı.

Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüten Tümamiral Mesut Özel, karargaha gitmek için bindiği araçta ağzı bantlandı ve ellerine plastik kelepçe takılarak Maltepe Askeri Cezaevine götürüldü. Burada tutulan Özel, darbe girişiminin başarısız olması üzerine serbest kaldı.

Deniz Harp Akademisi Komutanı TuÄŸamiral Tayyar Ertem ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar da kaçırılmaya teÅŸebbüs edildi ancak darbeci askerler bunda baÅŸarılı olamadı. Ertem’in evine zorla girilerek arama yapıldı.

66. Zırhlı Tugayında, Piyade Kurmay Albay ve arkadaÅŸları kahramanca bir direniÅŸ gösterdi. 47 yaşındaki Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk, darbe giriÅŸimini öğrenince devre arkadaÅŸlarıyla iletiÅŸime geçti. Evinde arkadaşı Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ve bir astsubayla buluÅŸarak deÄŸerlendirmelerde bulundu. Toplantı sonunda Ertürk’ün 2 yıl önce görev yaptığı 66. Zırhlı Tugay Komutanlığının darbeye desteÄŸinin engellenmesine karar verildi.

Ertürk, arkadaşı Piyade Albay Davut Ala ile 66. Zırhlı Tugayında verdiği mücadeleyle İstanbul için kilit rol oynayarak, tugayın darbe girişimine desteğini engelledi. 2 komutan, yanlarına aldıkları 3 polis ve 3 uzman çavuşla kurdukları 2 timle, tank, silah ve askerlerin dışarı çıkmasını engelleyerek tugay içindeki hareketlenmeyi durdurdu.

Tugayın darbeye katılımını engelleyen Sait Ertürk, tek kurÅŸunla ÅŸehit düşerken, Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ise vücuduna 7 mermi isabet etmesi sonucu yaralandı. Ertürk’ün emrindeki askerlerden biri olan Uzman ÇavuÅŸ Halit YaÅŸar Mine ile polis memuru Serdar Gökbayrak da burada ÅŸehit oldu.

Medya darbeye karşı çıktı

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki kanlı darbe giriÅŸiminde darbeci askerlerin hedefindeki en önemli adreslerden birisi de basın yayın organları oldu. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın CNN Türk’e “FaceTime” üzerinden baÄŸlanarak halkı sokaÄŸa davet etmesi üzerine darbeci askerler harekete geçti. Darbecilerin kurduÄŸu “WhatsApp” grubunda, “Bu TV’lerin susturulması gerekiyor”, “Çamlıca’daki antenlere müdahale edilmeli”, “Çamlıca Tepesi’ni gören tanklar antenleri vursunlar”, “NTV için ekip gitti, Selimiye’ye hava aracı olursa medyaya müdahale edecek ekip var.” gibi paylaşımlarda bulunuldu.

CNN Türk, Kanal D ve Hürriyet binalarının iÅŸgal edilerek yayının kesilmesine karar verildi. Bu amaçla darbeci albay Ahmet Zeki Gerehan, CNN Türk binasının boÅŸaltılması ve yayının kesilmesi emrini verdi. Erlere bir binaya gidileceÄŸi, 2-3 kiÅŸi alınarak çıkılacağı söylenerek, üstlerine gelen olursa ayağına, daha da yaklaÅŸan olursa üstüne doÄŸru ateÅŸ etmeleri emredildi. Helikoptere binen 14 darbeci asker, saat 03.10 sıralarında DoÄŸan Medya Center’in açık otoparkına indi. Yüzbaşılar Erdal Åžeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan, iniÅŸten sonra ellerindeki uzun namlulu silahlarla havaya ateÅŸ açarak, “Genelkurmay yönetime el koydu, asker yönetime el koydu.” diye bağırdı.

DoÄŸan Medya çalışanlarının kapıları kapatmaya çalışması üzerine darbeciler silah çekerek, “Kapıyı açın, yoksa vururum.” tehdidinde bulundu. Görevlilerin kapıyı açmak zorunda kalması üzerine tüm askerler buradan giriÅŸ yaptı. Askerlerden bir grup Hürriyet, diÄŸer grup da CNN Türk binası giriÅŸine yöneldi.

Hürriyet’te akıllı kapının kepenklerinin kapalı olması üzerine içeriye giremeyen darbeciler ile görevliler arasında tartışma yaÅŸandı. Askerler, görevlilerden ikisini yere yatırarak, “Bu kapı açılmazsa sizi öldüreceÄŸiz.” ÅŸeklinde tehdit etti. Tehdit üzerine kapılar açılırken, yere yatırılan görevliler için erlere “Kıpırdarlarsa vurun.” talimatı verildi.

Askerler, “Herkes insin, vururuz.” diye bağırdı. Darbeciler en alt katta bulunduÄŸu sırada Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, telefonla onları kaydetmeye baÅŸladı. Bu durumu gören darbeci askerler, silahlarını Yetkin’in bulunduÄŸu yere doÄŸru çevirerek çekim yapmamasını söyledi.

Askerler bina personelini lobide topladı ve silahlarını üzerlerine doÄŸrulttu. Yetkin, darbeci askerlerden Süleyman Ahmet Kaya’nın yanına giderek, askerlerin silahlarını indirmelerini istedi. Gazeteci ve silahsız olduklarını, kimseye zarar veremeyeceklerini söyleyen Yetkin, darbecilere buraya neden ve ne hakla geldiklerini sordu. Süleyman Ahmet Kaya ise “Darbe var, yönetime el koyduk.” yanıtını verdi. Yetkin’in, ne hakla el koyduklarını sorması üzerine de Kaya “Böyle emir aldım.” karşılığını verdi. Kimden emir aldığı sorduÄŸunda Kaya, “Kimden emir aldığımın bir önemi yok.” ÅŸeklinde yanıt verdi.

Kaya, devamında erlere de “Haydi katları boÅŸaltın, yayını kesin.” ÅŸeklinde emir verdi. Yetkin, “Burası gazete, burada yayın yapılmıyor, siz darbe yapıyorsunuz. Bırakın biz de gazetemizi çıkaralım, haberimizi yapalım.” deyince Kaya, “Hayır, binayı boÅŸaltıyoruz.” ifadesini kullandı. Yetkin, Kaya’ya, cumhurbaÅŸkanı, baÅŸbakan ve komutanların hareketin emir komuta zinciri dışında olduÄŸunu, kendisine ve mesleÄŸine yazık ettiÄŸini, ileride askerlerin kurtulabileceÄŸini ancak kendisini burada yaktığını söyledi. Bu diyalog sırasında erler katlara çıkarak personeli lobiye indirmeye baÅŸladı.

Kaya yaptığı telefon görüşmesi sonrasında erlere dönerek, “Yanlış bir hareket görürseniz acımayın vurun.” ÅŸeklinde emir verdi. Bu emir üzerine erler silahlarını yeniden topladıkları personele doÄŸrulttu. Şüpheliler, yemekhane bölümündeki bir odada yaklaşık 10 dakika tuttukları personeli, Kaya’nın emri üzerine bina dışına çıkarmaya çalıştı.

Darbeciler, Hürriyet giriÅŸ kapısı önünde bekledikleri sırada güvenlik müdürü olarak görev yapan ve bu aÅŸamaya kadar CNN Türk ve Kanal D binasında diÄŸer askerlerle muhatap olan Hüseyin UlaÅŸ, Hürriyet’te bulunan personelden haber alamayınca bina önüne geldi. UlaÅŸ’ı gören askerler, “Gel buraya, dur.” ÅŸeklinde bağırdı. Hüseyin UlaÅŸ’ın geri dönmesi üzerine arkasından iki el ateÅŸ açıldı. UlaÅŸ, olay yerinden uzaklaÅŸarak, Hürriyet binasında askerlerin olduÄŸunu polis ekiplerine bildirdi.

BaÄŸcılar Emniyet Müdürlüğünden polislerle darbe giriÅŸimini engellemek isteyen vatandaÅŸlar da DoÄŸan Medya Center’a gelmeye baÅŸladı.

Polis memurları ve vatandaÅŸların geldiÄŸini gören darbeci yüzbaşı Süleyman Ahmet Kaya, erlere bina personelini üst kata çıkararak serbest bırakmaları emrini vermek zorunda kaldı. Bina personeli serbest bırakıldıktan sonra Kaya, erleri Hürriyet binasının giriÅŸ kapısındaki çalılık alanda üçerli olarak mevzilendirdi. Kaya polis memurlarına, “Mühimmatımız var, çatışırız.” ÅŸeklinde bağırdı. Polislerin megafonla yaptıkları “Teslim olun” çaÄŸrılarının ardından Kaya, polis memurlarına ve toplanarak tepki gösteren vatandaÅŸlara ateÅŸ açtı. Burada Vedat BaÄŸcerci isimli vatandaÅŸ ÅŸehit oldu.

Askerlerle polis memurları arasında çatışma yaÅŸanırken, Binbaşı Mehmet Türk’ün komutasındaki 17 kiÅŸi, saat 04.00 sıralarında destek amacıyla helikopterle DoÄŸan Medya Center’a intikal etti. Helikopter, DoÄŸan Medya Center üzerinde iniÅŸ için alçalmaya baÅŸlarken darbeciler, polislere ve vatandaÅŸlara ateÅŸ açtı. Paleti çatıya deÄŸen helikopter, polis memurlarının fedakarca mücadelesi sonucu Topkule Kışlası’na dönmek zorunda kaldı.

Polis memurlarının yoÄŸun atışı ve gaz bombası kullanması nedeniyle darbeci askerler bina içine kaçtı. Polisler, askerleri bina içerisinde aramaya baÅŸladı. “Teslim olun” çaÄŸrısına uymayan Kaya, ayağından vuruldu. DiÄŸer askerler de polis memurlarınca teslim alındı.

Darbeci askerlerden yüzbaşılar Erdal Åžeker ve Mehmet Akif Aslan ile 5 er, CNN Türk ve Kanal D’nin bulunduÄŸu binaya yöneldi. Darbeciler, stüdyo giriÅŸ kapısının önüne geldiklerinde burada çalışan Önal Yılmaz ile karşılaÅŸtı. Darbecilerden Erdal Åžeker, Yılmaz’a sorumlunun kim olduÄŸunu sordu. Yılmaz sorumlunun kendisi olduÄŸunu söyleyince Åžeker, “Sıkıyönetim ilan edildi, yayını kesmeye geldik.” ÅŸeklinde beyanda bulundu.

Åžeker, giriÅŸ kapısına geldiÄŸinde “Yayını kesin, bu darbedir, herkes dışarı çıksın.” diye bağırdı. Darbeci askerler, giriÅŸ kapısı önünde CNN Türk yöneticilerinden Ali Güven, haber spikeri Ahu Özyurt, kameraman Ahmet Akpolat ve güvenlik müdürü Hüseyin UlaÅŸ ile karşılaÅŸtı. Akpolat kamera ile yayına baÅŸladığında Ali Güven, Åžeker’e ne amaçla geldiklerini sordu. Erdal Åžeker, yayını kesmek için geldiklerini, bu amaçla emir aldıklarını, kimseyle konuÅŸmayacaklarını söyleyerek, dışarı çıkmalarını istedi. Akabinde askerler CNN Türk binasına girdi. “Engel olmayın, ateÅŸ ederiz.” ÅŸeklinde tehditte bulunan darbeciler, yayının kesilmesini ve herkesin binayı boÅŸaltmasını istedi.

UlaÅŸ, Åžeker ve diÄŸer şüphelilere, yaptıklarının anayasal bir suç olduÄŸunu, yetkililerin bu konuyla ilgili açıklama yaptıklarını bildirdi. Åžeker ise “Dinlemek yok.” diyerek erlere emir verdi. Darbeci askerler, yayın odasının bu katta olmadığını anladıklarında ikinci kata çıktı. Darbeciler, merdivenlerde “BoÅŸaltın, yayını durdurun.” ÅŸeklinde bağırdıkları sırada Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar ile karşılaÅŸtı. Sarılar, askerlere neden geldiklerini, ellerinde yazılı bir emir olup olmadığını sorduÄŸunda Erdal Åžeker, Ordu Komutanının emri olduÄŸunu söyledi. Sarılar, Ordu Komutanının açıklamasını yayınladıklarını belirtince de “Karıştırma, çekil.” diyerek karşılık verdi.

Kameraman Ahmet Akpolat’ın tekrar kamerayla çekim yaptığının görülmesi üzerine Erdal Åžeker, “Ver o kamerayı.” diye bağırıp üzerine yürüdü. YaÅŸanan arbedede Åžeker, Akpolat’ın boÄŸazına sarıldı, tüfeÄŸin dipçiÄŸini kaldırarak “Ver, yoksa vururum.” ÅŸeklinde tehditte bulundu. Åžeker elini tabancasına atarak Sarılar’a, “Vururum seni.” dedi. Tehditler sonucunda Akpolat hafıza kartını Åžeker’e vermek zorunda kaldı.

Akabinde darbeci askerler, Kanal D Haber Merkezi ve CNN Türk stüdyosunun bulunduÄŸu üçüncü kata çıktı. Darbeciler burada da sürekli “Yayını kesin.” ÅŸeklinde bağırdı. Åžeker de Sarılar’a elektriÄŸi kesmesini söyledi.

Tartışma sırasında darbeci askerlerden Mehmet Akif Aslan, tabancasıyla bir el havaya ateÅŸ etti. Askerler, CNN Türk canlı yayınının yapıldığı üçüncü kata çıktıklarında çalışanlar haber merkezi giriÅŸine set çekerek, onlara engel olmaya çalıştı. Bu sırada spiker BaÅŸak Åžengül’e, canlı yayına devam etmesi CNN Türk Genel Müdürü ErdoÄŸan AktaÅŸ tarafından bildirildi.

Nedim Åžener de darbeci askerlerin çıkmasını istedi. Mehmet Akif Aslan, Åžener’e silah doÄŸrultarak “Çık buradan, vururuz seni.” tehdidinde bulundu. Ayrıca er Ferdi Irmak da Åžener’i, “AÅŸağı in, vururuz.” diyerek tehdit etti.

Giriş katına inen Şener, kapıyı açarak darbe girişimini engellemeye gelen vatandaşların binaya girişini sağladı. Darbecilerin silah doğrulttuğu Erdoğan Aktaş, hiçbir şekilde yayını kesmeyeceklerini söyledi. Darbeci askerler ise aldıkları emri uygulamak zorunda olduklarını belirtti. Aktaş, savunmasız olmaları dolayısıyla mecburen binayı terk edeceklerini belirtti. Erdoğan Aktaş, personelden de binayı boşaltmalarını istedi.

Rejiye gelen darbeci askerler, yönetmen Tunca Pak’a binayı terk etmelerini söyledi. Pak da rejiyi boÅŸaltırken canlı yayında olan BaÅŸak Åžengül’e, askerlerin rejide olduÄŸunu ve rejiyi boÅŸalttıklarını kulaklıkla bildirdi. Åžengül, darbeci askerlerin geldiÄŸini ileterek canlı yayına devam etti. Bu sırada erlerden Ferdi Irmak, stüdyoya girerek Åžengül’den oradan ayrılmasını istedi. Åžengül de canlı yayını terk etmek zorunda kaldı. Tunca Pak, ayrılmadan önce ErdoÄŸan AktaÅŸ’a telsiz mikrofonu verdi, yayının devam etmesi adına aktif olan tüm mikrofonların sesini açarak stüdyoyu gören genel kamerayı da çıkışa vererek canlı yayın görüntüsünü bu noktada sabitleyip rejiyi terk etti. Bunun üzerine askerler, canlı yayının kesildiÄŸi kanaatine vardı.

VatandaÅŸlar ve polis ekiplerinin binaya girmesinin ardından “teslim olun” çaÄŸrıları karşısında Erdal Åžeker, “Silahlarımızı vermeyeceÄŸiz, bize takviye kuvvet gelecek, kalabalıkla birlikte burayı boÅŸaltın.” ÅŸeklinde karşılık verdi. Polis ekibi ve vatandaÅŸların gayretleri sonucunda darbeciler gözaltına alındı.

TRT Ulus Yerleşkesi binasının işgali

Kara Harp Akademisinde yapılan toplantıda görevlendirilen bir grup darbeci asker, saat 21.00-21.30 sıralarında silahlı ve tam teçhizatlı yola çıktı. Askerler zırhlı araçlarla saat 22.30’a doÄŸru TRT Ulus YerleÅŸkesi’ne ulaÅŸtı. Kapıdaki güvenlik görevlilerine, “Terör tehdidi var, binayı süratle boÅŸaltın.” diyen darbeci askerler binaya dağıtıldı. Darbeciler içerideki yaklaşık 40 kadar TRT çalışanına telefonlarını bıraktırarak binayı boÅŸalttı. İç aydınlatmaları kapatan darbeci askerlerden Binbaşı Yüksel Demir, alay komutanı Müslüm Kaya’yı aradı ve binanın kontrolünün ele geçirildiÄŸini bildirdi.

Darbeci askerlere binada beklenmesi talimatı verildi. Saat 22.30 sıralarında TRT binası bahçesine 10 kadar asker, helikopterle indi. Darbeciler, TRT Arapça kısmına girdi.

Bu arada dışarıda vatandaÅŸlar toplanmaya baÅŸladı. VatandaÅŸların dağılması için havaya ateÅŸ açıldı. Binbaşı Yüksel Demir’in telefonuna saat 05.00 sıralarında “RUN” yazan bir mesaj geldi. Darbeci albay Hüseyin Ergezen’in de aralarında bulunduÄŸu 5 kiÅŸi buradan temin ettikleri sivil kıyafetleri giyerek saat 06.00 sıralarında uzun namlulu silahlarını bırakarak olay yerinden kaçtı. DiÄŸer darbeci askerler saat 07.45 sıralarında polis ekiplerine silahlarını vererek teslim oldu.

Hasdal Kışlası 6. Motorlu Piyade Alayının eski komutanı albay Müslüm Kaya ile yeni komutanı Nebi Gazneli’nin bizzat organize ettiÄŸi ve talimatlarını verdiÄŸi olayda, Hasdal Kışlası’ndan çıkan bir grup darbeci asker 21.30-22.00 sıralarında Harbiye’deki TRT binasına geldi.

Darbeciler, bina önündeki trafik polislerini silah tehdidiyle etkisiz hale getirip binaya girerek güvenlik görevlilerine “Bomba ihbarı var.” ÅŸeklinde beyanda bulunarak burayı ele geçirdi. Olay yerine gelen polis ekiplerine ateÅŸ açan darbeciler ÅžiÅŸli Emniyet Müdürü Melih Ekici’yi gözünden yaraladı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısıyla sokaÄŸa çıkan vatandaÅŸlar, TRT binası önünde toplanmaya baÅŸladı. Darbeciler, vatandaÅŸların kendilerine tepki göstermesi üzerine havaya ateÅŸ açtı. Dağılmamaları üzerine vatandaÅŸların ve buraya gelen polislerin üzerine ateÅŸ açan darbeciler, Fahrettin Yavuz ve Murat Demirci ile 2 yıldır İstanbul’da yaÅŸayan Faslı Jaouad Merroune’yi vurarak ÅŸehit etti. VatandaÅŸlardan 48’i de çeÅŸitli yerlerinden yaralandı. Darbeci askerler, polis ekiplerinin “teslim olun” çaÄŸrısına ateÅŸle karşılık verdi. Darbe giriÅŸiminin baÅŸarısız olduÄŸunu anlayan askerler daha sonra teslim oldu.

Digitürk’ün iÅŸgali

Vodafone Arena Stadı’na helikopterle inen darbeci 43 asker ve 3 sivil teknik personel, albay Hamdi Acar ve binbaşı Ali AkkaÅŸ önderliÄŸinde toplandı.

Stat kapılarını zorlayarak açan darbeciler, Digitürk binasını işgal amacıyla dışarı çıktı. Yoldan geçen İETT otobüsünü havaya ateş açarak durduran darbeci askerler, otobüse binerek Digitürk binasına yakın bir noktada indi. Yürüyerek Digitürk binasına giren darbeciler, burayı işgal etti. Yayını durdurma amacıyla faaliyette bulunan darbeci askerler, yayını kesemedi. Darbeci binbaşı Akkaş, yayın kesilmeyince içerideki cihazlara ateş etti. Polislerin gelmesi üzerine yapılan müzakerelerle darbeci askerler teslim oldu.

66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından o gün çıkış yapan bazı darbeci askerler de A Haber’e baskın gerçekleÅŸtirmeye yönelik eylemde bulunmak hedefiyle hareket etti. Ancak yolda trafiÄŸin yoÄŸun olması, halkın darbe teÅŸebbüsü eylemlerine yönelik tepkisi nedeniyle darbeci askerler, Seyrantepe’deki Türk Telekom Arena yakınlarına kadar gelmelerine karşın daha fazla ilerleyemedi. Askerler, zorla durdurdukları bir otobüsle tekrar Topkule Kışlası’na döndü.

CumhurbaÅŸkanlığından, “Tehlike henüz geçmiÅŸ deÄŸil. Millet sokaklarda olduÄŸu ve vatanına sahip çıktığı müddetçe darbeci hainler bu aziz millete diz çöktüremeyecek.” ÅŸeklinde açıklama yapıldı.

İstanbul Valisi Vasip Åžahin de 05.55 sıralarında bir televizyon kanalında, İstanbul ve Ankara’da FETÖ’nün darbe giriÅŸimine iliÅŸkin “Devlet duruma hakimdir. Birtakım kandırılmış, ihanet ÅŸebekeleri içerisinde bulunmuÅŸ olanların emellerine ulaÅŸmaları mümkün deÄŸil.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlar demokrasi zaferinin kazanılmasında büyük pay sahibi oldu

Darbe giriÅŸiminde baÅŸta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde askeri hareketlilik yaÅŸandı, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısına kulak veren ve sokaklara inen vatandaÅŸlar, darbe giriÅŸiminin önlenmesinde ve demokrasi zaferinin kazanılmasında büyük pay sahibi oldu.

Türkiye’ye karanlık bir gece yaÅŸatan ve demokrasiyi sekteye uÄŸratmak isteyen FETÖ’cü askerler ise yakalanarak adalete teslim edildi.

AA muhabirinin derlediÄŸi bilgilere göre, hain darbe giriÅŸiminin, Ankara ve İstanbul’un dışında en kilit noktalarından biri de ÇiÄŸli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı oldu.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a Marmaris’te kaldığı otelde suikast planlayan Özel Kuvvetler, Sualtı Taarruz (SAT) ve Muharebe Arama Kurtarma’dan (MAK) askerlerin bulunduÄŸu 37 kiÅŸilik suikast timi, “yurtta sulh konseyi” üyesi darbeci tuÄŸgeneral Gökhan Åžahin SönmezateÅŸ’in öncülüğünde 15 Temmuz’da ÇiÄŸli’deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığında toplandı.

Suikast için üsten havalanan 3 helikopter, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın Marmaris’te konakladığı otelden ayrılmasından kısa süre sonra bölgeye ulaÅŸtı.

Helikopterlerden ateÅŸ açan ve bir süre otel üzerinde havada kaldıktan sonra inen maskeli ve ağır silahlar taşıyan darbeci askerler, CumhurbaÅŸkanlığı koruma polisi Mehmet Çetin ve polis memuru Nedip Cengiz Eker’i ÅŸehit etti, 10 kiÅŸiyi yaraladı. Buradaki çatışma sabah saatlerine kadar sürdü. Çatışma sonrası İçmeler mevkisinde ormanlık alana kaçan darbeci askerlerden 36’sı 17 gün boyunca hava ve karadan yürütülen operasyonda gruplar halinde yakalandı.

“ÇiÄŸli üs imamı” olarak anılan ve bazı generallerin yaverlerinin atamasında aktif rol oynadığı, generalin “PaÅŸa” dediÄŸi eski başçavuÅŸ Zekeriya Kuzu, 25 Temmuz 2016’da Marmaris-MuÄŸla kara yolunda, beraberindeki darbeci askerlerle saklandıkları menfezde yakalandı.

Suikast timindeki eski yüzbaşı Burkay Karatepe, “suikast timi”nin tek firarisi olarak halen aranıyor.

BaÅŸyaver de İzmir’e geldi

Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığında görevli Tümamiral Aydın Åžirin ile misafiri Tümamiral Hasan Nihat DoÄŸan’ı derdest eden darbeci askerler, iki generali ÇiÄŸli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığına getirdi. Komutanlar, 16 Temmuz’da kurtarıldı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın eski baÅŸyaveri Ali Yazıcı ile eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay BaÅŸkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan’ın da darbe gecesi bu üste oldukları tespit edildi.

ÇiÄŸli 2. Ana Jet Üssü’ne baÅŸyaver Ali Yazıcı’yı taşıyan CumhurbaÅŸkanlığı Genel SekreterliÄŸi adına kayıtlı 06 FY 8355 plakalı otomobil, 00.05 sıralarında gelirken aracın 16 Temmuz 11.27’de nizamiyeden çıktığı belirlendi.

Eski korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan’ın da saat 03.00’e kadar burada olduÄŸu saptandı.

Bu arada, Ege Ordusu Komutanlığını ele geçirmeye çalışan darbeci askerler de komutanlıktaki darbe karşıtı askerler tarafından bertaraf edildi.

Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep’in derdest edilmesini isteyen “yurtta sulh konseyi”nce Manisa ve İzmir’de sözde “sıkıyönetim komutanı” ilan edilen eski Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay BaÅŸkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen de darbe karşıtlarınca gözaltına alındı.

Bornova Jandarma Komando Tugayında zırhlı araçlar, silah ve mühimmatları almak isteyen darbecileri ise dönemin Tugay Komutanı Semih Okyar’ın emriyle anahtarları saklayan er Emre Ev engelledi.

Denizli ve Aydın’da da askeri hareketlilik

FETÖ’nün darbe giriÅŸimi sırasında Denizli’deki 11. Komando Tugay Komutanlığı ile Aydın’ın Söke ilçesindeki 11. Komando Tugay Komutan Yardımcılığında görevli 550 asker, Çardak Havaalanı’ndan askeri nakliye uçaklarıyla Ankara’ya götürülmek istendi.

Kayseri 12. Hava UlaÅŸtırma Üs Komutanlığından havalanan kargo uçaklarının Çardak Havaalanı’na iniÅŸine izin verilmemesi üzerine bir süre havada bekleyen iki uçak, pistin ışıklarının karartılması ve iÅŸ makineleriyle kapatılması üzerine iniÅŸ gerçekleÅŸtiremedi.

Çardak ilçesinde havalimanı yolunda toplanan vatandaşlar da darbeci askerleri engellemeye çalıştı, bir kadın da askerin elinden aracın anahtarını aldı. Darbeci askerler, sabaha karşı polis ve jandarma tarafından gözaltına alındı.

 Havalimanında sivil elbise giyerek kaçan eski 11. Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı yarbay Fahrettin Demir halen aranıyor.

Malatya’da yaÅŸananlar

Darbe giriÅŸimi gecesi Malatya 2. Ordu Komutanlığına giden dönemin Malatya Valisi Mustafa Toprak’a nizamiyede görevli yüzbaşı ve askerler silah doÄŸrulttu.

Silahlarını çeken askerler, Vali Toprak’ı içeriye almadı. Altay Kışlası’nda bulunan İstihkam Alayı’ndan iki zırhlı personel taşıyıcı 2. Ordu Komutanlığına destek vermek için birliÄŸinden çıkarken bunlardan biri Milli Egemenlik Caddesi Alt KavÅŸağı yakınlarında arızalandı. VatandaÅŸlar tarafından linç edilmek istenen askerler polis tarafından gözaltına alındı. DiÄŸer zırhlı araç ise çevreye rastgele ateÅŸ etti, araçlara zarar verdi. Ordu komutanlığının duvarını yıkan ancak içeriye giriÅŸ yapamayan zırhlı araçtaki darbeci asker vurularak yakalandı.VatandaÅŸlar darbeye direnmek için ordu komutanlığı önünde toplanırken Malatya BüyükÅŸehir Belediyesine ait kamyon ve iÅŸ makineleri de kışladan zırhlı araçların çıkışına engel olmak için barikat oluÅŸturdu. Araçlardan birinin üzerine çıkan darbe karşıtı Enes Gün, kışladan açılan ateÅŸle yaralandı.

Karargahtaki bir odadan nizamiye önündekilere ateş açan darbeci askerlerden kurmay binbaşı Fatih Kılınç ise karşı ateş sonucu öldürüldü.

Bu arada, Malatya BüyükÅŸehir Belediyesine ait iÅŸ makineleri ve araçlar 7. Ana Jet Üssündeki uçak ve jetlerin kalkışını engelledi. Sabaha karşı 03.18’de 2. Ordu bünyesindeki bütün birliklerin kışlalarında bulunduÄŸunu ve emir komuta zinciri dışında bir faaliyet içerisinde olmadığını bildiren 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ve beraberindeki komutanlar gözaltına alındı.

Darbe girişiminin ardından gözaltına alınan muvazzaf askerler arasındaki en yüksek rütbeli isim olan Huduti, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sakarya’daki olaylar

Sakarya’da ise Zırhlı Personel Taşıyıcı ve askeri araçlarla valiliÄŸi kuÅŸatan askerler ile darbeye direnen vatandaÅŸlar arasında arbede yaÅŸandı. Arbedede bir gazetecinin de aralarında bulunduÄŸu 19 kiÅŸi, askerlerin silahından çıkan kurÅŸunlarla yaralandı.

Askeri araçları ele geçiren vatandaşlar, askerlerin silahına da el koydu. Vatandaşlar, Sakarya Valiliği içerisindeki darbeci askerleri durdurmak için de valiliğe girmeye çalıştı. Vatandaşlara karşı koyamayan darbeci askerler, silahlarını bırakarak polise teslim oldu.

Sakarya Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri ve araçlar da kışlaların kapısına çekilerek tank ve askeri araçların çıkışı engellendi.

Darbeci askerler, Kocaeli’nde bulunan Gölcük Donanma Komutanlığı önünde toplanan vatandaÅŸlar ve emniyet görevlilerini uzaklaÅŸtırmak için ateÅŸ etti.

Darbeci askerlerin emrine uymadıkları için gözaltına alınan dönemin Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım ve eski Donanma Komutanı Kurmay BaÅŸkanı TuÄŸamiral Yalçın Payal, cezaevi aracıyla İstanbul’a götürülürken Gebze ilçesinde polis ve halk, aracın yolunu keserek amiralleri kurtardı.

Savaş gemileri seyre çıkarıldı

Donanma Komutanlığındaki savaÅŸ gemileri seyre çıkarıldı. Gemi komutanları “limana geri dönün” çaÄŸrılarına raÄŸmen emirleri dinlemedi. 

Eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele ve Komodor (amiral yetkileriyle donatılmış komutan) Kurmay Albay Levent Kerim Uça, Yavuz Fırkateyninde alıkonuldu.

Salihreis Gemisi Komutanı olan ancak o gece kaldırdığı Kemalreis’e komuta eden yarbay Arif Çırtlık’ın emri ile darbeye destek vermek amacıyla top atışı yaptırıldı.

Öte yandan, Deniz Hava Ana Üs Komutanlığının kapıları ise belediyeye ait iÅŸ makineleriyle kapatıldı. Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe’nin emriyle askerler silahlandırılarak, içtima alanında bekletildi. Devriye atılarak, kapıdaki sivillere askerler silah doÄŸrulttu ancak halkın dağılmaması üzerine geri çekildi.

Diyarbakır’da F-16’ları gasbettiler

FETÖ’nün darbe giriÅŸimini gerçekleÅŸtirdiÄŸi gece Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nden 8 şüpheli, 6 F-16 savaÅŸ uçağını gasbetti.

Gasbedilen uçakların Ankara’daki alçak uçuÅŸlara katıldığı, bunların daha sonra darbecilerin karargah gibi kullandığı Akıncı Hava Üssü’ne indirildiÄŸi tespit edildi.

Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü’nden 15 Temmuz gecesi izinsiz uçak kaldırarak Ankara’ya giden darbeci tuÄŸgeneral Semih Terzi, teÅŸebbüsün seyrini deÄŸiÅŸtiren ÅŸehit Astsubay Ömer Halisdemir tarafından öldürüldü.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde TOMA ve zırhlı araçlarla yolları kapatan polis ekipleri, içerisinde eski Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı tuÄŸgeneral Ali Osman Gürcan’ın da içinde bulunduÄŸu zırhlı araçların geçiÅŸini engelledi. Siirt ValiliÄŸini ablukaya almaya çalışan, aralarında eski Siirt 3. Komando Tugay Komutanı tuÄŸgeneral Ahmet ÅžimÅŸek’in de bulunduÄŸu bazı komutanlar tutuklandı.

Dönemin Van Jandarma AsayiÅŸ Komutanı İsmail Metin Temel’e suikast düzenlemek isteyen darbeci askerler de darbe karşıtı askerler tarafından püskürtüldü.

Yakalanan ilk asker Bursa’da

Darbe giriÅŸimi gecesi Bursa Garnizon Komutanlığında görevli bir uzman çavuÅŸ, ülke yönetimine el konulduÄŸunu ve sözde “Bursa sıkıyönetim komutanlığı”na dönemin İl Jandarma Komutanı albay Yurdakul AkkuÅŸ’un atandığını içeren korsan bildiriyi Garnizon Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık’ın yanına giderek verdi.

Yurdakul AkkuÅŸ tarafından gönderildiÄŸi iddia edilen bu uzman çavuÅŸu yumruklayan Tümgeneral Saldık, komutanlık kapısına gelen AkkuÅŸ’u da darbeyle ilgili bir teÅŸebbüste bulunmaması konusunda uyardı ve durumu Bursa Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına bildirdi.

 AkkuÅŸ hakkında hemen gözaltı kararı çıkarıldı. Saat 01.00 sıralarında yakalanan AkkuÅŸ, Türkiye’deki darbeci subaylar arasında ilk gözaltına alınan kiÅŸi oldu.

Çankırı’da, 15 Temmuz gecesi 28. Mekanize Piyade Tugay Komutan Yardımcılığına inen bazı helikopterlere cephane yüklenerek darbecilere gönderildiÄŸi iddia edildi.

 Darbe giriÅŸiminin ardından ortadan kaybolan Çankırı Garnizon Komutanı istihbarat kurmay albay Yusuf Bayazıt, bir süre sonra EskiÅŸehir’de saklandığı yerde yakalanarak Çankırı’ya getirildi.

İncirlik önünde polis ile askerler karşı karşıya geldi

İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından havalanan 3 tanker uçağı, darbecilerin kullandığı F-16’lara havada 20’den fazla yakıt ikmali yaptı.

10. Tanker Üs Komutanlığı giriÅŸ nizamiyesinde önlem alan polisler ile darbeci askerler arasında gerginlik yaÅŸandı.

Eski binbaşı Osman Tunahan Berk ve üsteğmen Hasan Şahna, sivil bir araçla nizamiyeden ayrılmak isterken kendilerini durduran polise uzun namlulu silahları doğrulttu. Eski Üs Komutanı tuğgeneral Bekir Ercan Van da darbeci iki subayın üsten çıkabilmesi için polisle tartıştı ve bir manga askeri nizamiyeye çağırdı.

DiÄŸer illerde yaÅŸananlar

Mersin’de darbe giriÅŸimi sırasında eski Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanı tuÄŸamiral Nejat Atilla Demirhan, eski 3. sınıf emniyet müdürü Hasan Basri DaÄŸdelen’in telsizini alıp sözde sıkıyönetim bildirisini okumaya çalıştı ve bu polisler tarafından engellendi. Demirhan ve DaÄŸdelen, darbe giriÅŸiminin sabahında yakalandı.

Hatay 2. Hudut Alay Komutanlığında 15 Temmuz’da yapılan sancak ve devir teslim törenine katılan tam teçhizatlı askerler, törenin ardından sınır birliklerine gönderilmedi. Aralarında eski 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı tuÄŸgeneral Hasan Polat’ın da bulunduÄŸu 45 kiÅŸi gözaltına alındı.

Ardahan’da 25. Hudut Tugay Komutanlığına baÄŸlı askerler, valilik, belediye, emniyet ve Türk Telekom gibi kurumları iÅŸgal etmek isterken vatandaÅŸların sokaÄŸa inmesiyle kışlaya döndü.

Tunceli’nin Hozat ilçesindeki 51. Motorlu Tugay Komutanlığı ve Pertek ilçesindeki 1. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığındaki tank ve zırhlı araçlara mühimmat yüklendiÄŸi ve Elazığ’ı iÅŸgal edecekleri bilgisini dönemin Tunceli Valisi Osman Kaymak öğrendi. Kaymak’ın talimatıyla Keban Baraj Gölü üzerinde yük taşıyan feribotların anahtarlarına el konulmasıyla darbecilerin planları boÅŸa çıktı.

Kars’ta valilik ve emniyet müdürlüğünü kuÅŸatmaya giden tanklara halk müdahale etti, vatandaÅŸlar askerlerin silahlarını aldı.

 IÄŸdır’da darbecilerin sözde atama listesinde adı “sıkıyönetim komutanı” olarak geçen 5. Hudut Alay Komutanı kurmay albay Ekrem Küçükberber’in de aralarında bulunduÄŸu askerler valiliÄŸe geldi.

Askerler, vatandaşların valilik önünde toplanmasıyla birliklerine döndü.

Kayseri’de konuÅŸlu 12. Hava UlaÅŸtırma Ana Üs Komutanlığından havalanan 8 nakliye uçağı ile Şırnak’tan bin, Siirt’ten 600 ve Denizli’nin Çardak ilçesinden 550 askerin Ankara’ya taşınması için hazırlık yapıldı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde uçan ve Ankara semalarına yönlendirilen uçaklardan biri Kayseri, diÄŸerleri Malatya’ya indirildi.

Uçaklardan birinin, terörle mücadelede savaÅŸ uçaklarının vuracağı noktaların tespiti için kullanılan “gören” uçuÅŸu göreviyle kalkışa hazırlandığı ve uçaÄŸa Ankara’daki Gölbaşı Özel Harekat BaÅŸkanlığının koordinatlarının verildiÄŸi belirlendi.

Edirne’nin KaraaÄŸaç Mahallesi’ndeki birliklerden çıkış yapan zırhlı personel taşıyıcılar ve tanklar, emniyetin Meriç Köprüsü’nü araçlarla kapatması üzerine geçemedi. Aynı nehir güzergahı üzerindeki Süvari Köprüsü’ne giden darbeci askerler, kamyon ve araçlarla kapatılan köprüden geçemeyince kent merkezine ulaÅŸamadı. Sabaha karşı da askeri araçlar yeniden sokaÄŸa çıkmak istedi ancak halkın direniÅŸi sayesinde emellerine ulaÅŸamadı.

Kırklareli’nden zırhlı araçlarla İstanbul’a gitmeye çalışan darbeci askerlerin ilerlemesini milli iradeye sahip çıkan vatandaÅŸlar önledi. Otoban giÅŸelerinde tank ve askeri araçları durduran vatandaÅŸlar, yola patates çuvalları, motosikletler ve araçlarını koyarak darbecileri engelledi.

Demokrasi kazandı

O dönem BaÅŸbakan olan Binali Yıldırım, 16 Temmuz’da saat 12.57’de Çankaya Köşkü’nde yaptığı açıklamayla hain darbe giriÅŸiminin bastırıldığını duyurdu.

Darbe teÅŸebbüsüne karşı ülkenin her köşesinde Türk milletince gösterilen direniÅŸ ve kararlı duruÅŸ, “demokrasinin zaferi, milletin büyük destanı” olarak tarihteki yerini aldı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir