FETÖ’nün ‘MİT tırları kumpası’nda görüntüleri yayınlayanlar da cezasız kalmadı
FETÖ'nün 'MİT tırları kumpası'nda görüntüleri yayınlayanlar da cezasız kalmadı
Fethullahçı Terör Örgütü’nün doÄŸrudan hükümeti ve Milli İstihbarat TeÅŸkilatını hedef aldığı MİT tırlarının durdurulmasına iliÅŸkin görüntüleri yayınlayanlar da cezasız kalmadı.
AA muhabiri, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe giriÅŸiminin püskürtülmesiyle son bulan devlete karşı suç eylemlerinin en önemlilerinden 2014’teki Hatay ve Adana’da MİT’e ait tırların durdurulmasına iliÅŸkin yargılama sürecini derledi.
Her ÅŸey 1 Ocak 2014’te Hatay’ın Kırıkhan, 19 Ocak 2014’te de Adana’nın Ceyhan ilçelerinde, Suriye’ye giden MİT’e ait yardım tırlarının, Adana’daki özel yetkili savcının talimatıyla yapılan jandarma-polis operasyonu sonucu durdurulmasıyla baÅŸladı.
“MİT personeli kol kola girerek direndi”
Dönemin Hatay valisinin, araçların MİT’e ait, personelin de MİT görevlisi olduÄŸunu belirten yazısıyla, tırın aranmadan jandarma tarafından yola devam etmesine izin verildi. Adana TMK savcısı Özcan ÅžiÅŸman’ın Kırıkhan’a ulaÅŸmasıyla, tırın önü bu sefer polislerce kesildi. Savcının ısrarı üzerine MİT, acil kodla bölgedeki personeli, tırın durdurulduÄŸu alana yönlendirdi, emniyet personeli de il emniyet müdürünün talimatıyla geri çektirildi. Savcı ÅžiÅŸman, koruma polisiyle tek başına kalırken, gelen MİT personelleri kol kola girerek tırın arka kapısına sıralandı. MİT görevlilerinin kol kola girerek direndiÄŸi olayda, savcının ifadesine göre çatışma ihtimali de yaÅŸandı. Emniyet güçlerinin aramaktan vazgeçerek geri çekilmesiyle tır Suriye’ye geçiÅŸ yaptı.
FETÖ’nün bu giriÅŸimiyle devlet içinde devlet yapılanmasına gittiÄŸini göstermesi, devlete ait bir kurumun operasyona konu edilmesi kamuoyunda ve siyasette tepki çekti. Bu olaydan kısa bir süre sonra da özel yetkili savcılıklar kaldırıldı.
Cumhuriyet gazetesindeki habere iliÅŸkin soruÅŸturma
Bu olayla ilgili yürütülen adli soruşturmalarda önce askeri savcılık, soruşturulan askerler için tırları durdurmanın casusluk suçu olmayacağını ifade ederek takipsizlik kararı verdi. Sonrasında ise sivil savcılık, konunun askeri savcılığın yargılama alanına girmediğini belirterek, tırları durduran askerler hakkında tutuklama kararı verdi.
Cumhuriyet gazetesinde 29 Mayıs 2015’te dönemin genel yayın yönetmeni Can Dündar imzasıyla, “İşte ErdoÄŸan’ın yok dediÄŸi silahlar” baÅŸlıklı bir haber yayımlandı. Habere ait görüntülerde, durdurulan MİT tırları ve ilaç kutularının altından çıkan havan topu mermileri ile diÄŸer mühimmatın görüldüğü iddia edildi. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı, Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül hakkında TMK kapsamında soruÅŸturma baÅŸlattı. SoruÅŸturmayı, MİT’e ait tırların durdurulmasıyla ilgili 26 askerin tutuklandığı tahkikata bakan dönemin İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcıvekili İrfan Fidan yürüttü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tırların durdurulması casusluk faaliyeti
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, haberin yayınlanmasından iki gün sonra, 31 Mayıs 2015’te TRT canlı yayınında tırlar konusunun gündeme getirilmesini “casusluk” faaliyeti olarak niteleyerek, “Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiÅŸtir. Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek.” dedi ve dava açıldığını duyurdu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın avukatları 2 Haziran 2015’te İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına, Can Dündar hakkında, haberinde “gerçeÄŸe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verdiÄŸi” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Can Dündar ve Erdem Gül, 26 Kasım 2015’te soruÅŸturma kapsamında geldikleri İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığında ifadelerinin alınmasının ardından nöbetçi hakimlikçe “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek, açıklamak ve silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçlarından tutuklandı.
Dündar ve Gül’ün FETÖ’nün iÅŸ birlikçileri olduÄŸu öne sürüldü
İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Hadi SalihoÄŸlu, 27 Kasım 2015’te, “Can Dündar ile Erdem Gül hakkındaki MİT tırları soruÅŸturmasının, anayasal teminat altında bulunan basın özgürlüğü ile hiçbir ilgisinin olmadığını” bildirdi. 22 Ocak 2016’da ABD BaÅŸkan Yardımcısı Joe Biden, Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Can Dündar’ın eÅŸi Dilek ve oÄŸlu Ege Dündar ile görüştü.
İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca 27 Ocak 2016’da hazırlanan iddianamede, Dündar ve Gül’ün, “hükümete karşı darbeye teÅŸebbüs” suçundan ağırlaÅŸtırılmış müebbet, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan müebbet, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından 35’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Dündar ve Gül’ün FETÖ’nün iÅŸ birlikçileri olduÄŸu öne sürülen iddianamede, “Amaçları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetinin terör örgütlerine yardım ettiÄŸi yönünde ulusal ve uluslararası kamuoyu oluÅŸturmak, hükümeti terörle iliÅŸkilendirmek ve görevini yapamaz hale getirmekti.” ifadeleri kullanıldı.
İddianamenin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince 5 Åžubat 2016’da kabul edilmesiyle sanıklar hakkında dava açıldı.
AYM’nin Dündar ve Gül kararı sonrası tahliye
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), 25 Åžubat 2016’da Dündar ile Gül’ün, “kiÅŸi hürriyeti ve güvenliÄŸi”, “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” ve “basın hürriyeti” haklarının ihlal edildiÄŸine karar vermesinin ardından ertesi gün iki sanık yurt dışına çıkış yasağı getirilerek tahliye oldu.
Dündar ve Gül’ün yargılandığı davanın ilk duruÅŸması 25 Mart 2016’da yapıldı. Mahkeme duruÅŸmalarının kapalı yapılmasına, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan ve MİT MüsteÅŸarlığının müdahillik talebinin kabulüne karar verdi.
Milletvekili BerberoÄŸlu’nun sürece dahil olması ve fezleke
Dava sürerken MİT tırlarıyla ilgili görüntüleri CHP Genel BaÅŸkan Yardımcısı Enis BerberoÄŸlu’nun Can Dündar’a verdiÄŸi iddiaları gündeme geldi. BerberoÄŸlu da “Siyasetçi ve eski bir gazeteci sıfatıyla bu haberin tüm sorumluluÄŸunu üstlenmeye hazırım” dedi.
Mahkemenin 3 Mayıs 2016’daki duruÅŸmasında mütalaasını açıklayan savcılık, Dündar’ın “devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etme ve açıklama” suçlarından 31,5 yıla, Erdem Gül’ün ise “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçundan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Ayrıca “silahlı terör örgütüne yardım” ve “hükümete yönelik darbe teÅŸebbüsü” suçlarıyla ilgili dosyanın ayrılması talep edildi.
Can Dündar, 6 Mayıs 2016’da duruÅŸma için beklediÄŸi sırada ÇaÄŸlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde uÄŸradığı silahlı saldırıdan kurtuldu.
Aynı gün İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı, “MİT tırları olayına iliÅŸkin görüntüleri, devlet sırrı olduÄŸunu bile bile Can Dündar’a vererek, FETÖ’ye yardım etmek suçunu iÅŸlediÄŸi” iddiasıyla hakkında soruÅŸturma baÅŸlattığı CHP İstanbul Milletvekili Enis BerberoÄŸlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırladığı fezlekeyi TBMM’ye gönderdi.
Can Dündar ve Erdem Gül hakkında karar, BerberoÄŸlu’na dava
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Mayıs 2016’daki duruÅŸmada Can Dündar’a “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçundan 5 yıl 10 ay, Erdem Gül’e ise aynı suçtan 5 yıl hapis cezası verdi. Dündar ve Gül’ün, “darbeye teÅŸebbüs” suçundan beraatine karar veren mahkeme, “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan ise dosyanın ayrılmasına hükmetti.
Milletvekili Enis BerberoÄŸlu hakkında, 1 Eylül 2016’da MİT tırlarının görüntülerini Can Dündar’a verdiÄŸi gerekçesiyle, “devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme, FETÖ’ye bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlarından 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Dündar ve Gül’ün yargılandığı aynı mahkemece kabul edildi.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, BerberoÄŸlu’nun davası ile Dündar ve Gül’ün, “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan yargılandığı dosyayı birleÅŸtirdi.
İstanbul Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca yürütülen soruÅŸturma kapsamında ayrıca Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının da aralarında bulunduÄŸu 13 kiÅŸi hakkında 31 Ekim 2016’da gözaltı kararı verildi. Dündar hakkında yakalama emri düzenlendi. 3 Kasım 2016’da Can Dündar’a, Almanya tarafından geçici pasaport verildiÄŸi öğrenildi.
BerberoÄŸlu’na 25 yıl hapis cezası ve AYM süreci
Dokunulmazlığı kaldırılan BerberoÄŸlu “örgüte yardım” suçundan Dündar ve Gül ile yargılandığı davanın 16 Kasım 2016 tarihli duruÅŸmasına katıldı. BerberoÄŸlu, duruÅŸmadan önce basına, “Bu doÄŸru haberin yazılması için, basılması için, yayılması için ne bedel gerekiyorsa siyasi olarak o bedeli ödemeye hazırım.” dedi.
BerberoÄŸlu, Dündar ve Gül’ün yargılandığı dava 14 Haziran 2017’de karara baÄŸlandı. BerberoÄŸlu, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. DuruÅŸmaya katılan BerberoÄŸlu’nun tutuklanmasına karar verildi. Dündar, Gül ve BerberoÄŸlu’nun, “örgüte yardım” suçundan ise dosyaları ayrıldı.
Mahkemenin 24 Haziran 2017’de açıklanan gerekçeli kararında, görüntülerin yayımlanmasının amacının, “FETÖ’nün baÅŸ düşmanı haline gelen CumhurbaÅŸkanı’nın savaÅŸ suçlusu olarak yargılanmasının önünü açmak, buna ortam saÄŸlamaya çalışmak” olduÄŸu belirtildi. Kararda, sanık BerberoÄŸlu’nun tutuklanma gerekçelerinden biri olarak da aynı dosyanın sanığı Can Dündar’ın yurt dışına kaçışı gösterildi.
İstanbul 14 ACM, 4 Ekim 2017’de Dündar, Gül ve BerberoÄŸlu’nun “örgüte yardım” suçundan yargılandıkları dava dosyasını, aynı olaya iliÅŸkin Aydınlık gazetesinde çıkan haberle ilgili, “devletin güvenliÄŸine ve siyasal yararlarına iliÅŸkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan 2 sanığın yargılandığı dosyayla birleÅŸtirdi.
Berberoğlu kararına bozma ve 5 yıl 10 aylık hapis cezası
Kararın temyiz edildiÄŸi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi (istinaf), 9 Ekim 2017’de, BerberoÄŸlu’na verilen 25 yıl hapis cezası hükmünü bozdu. Bozma kararında, “Suça konu bilgi ya da belgelerin, ‘sırrın’, daha önceden açıklanmamış ve kamuoyunun bilgisine sunulmamış olması gerekmektedir.” denildi.
Dündar, Gül ve BerberoÄŸlu’nun “örgüte yardım” suçundan yargılandıkları davada 20 Aralık 2017’de açıklanan mütalaada, 3 sanığın 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istendi. Mahkeme heyeti de birleÅŸtirilen Aydınlık gazetesinde çıkan haberle ilgili dosyanın tekrar ayrılmasına karar verdi.
İstinaf, 13 Åžubat 2018’deki duruÅŸmada BerberoÄŸlu’nu, “devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan 5 yıl 10 ay hapisle cezalandırdı. 22 Åžubat’ta, istinaf cumhuriyet savcısı karara, BerberoÄŸlu’nun “casusluk” suçundan cezalandırılması gerektiÄŸini belirterek itiraz etti.
Dündar ve Gül hakkındaki karara “casusluk” gerekçeli bozma
Can Dündar’a 5 yıl 10 ay, Erdem Gül’e 5 yıl hapis cezası verilen kararın temyiz süreci de 9 Mart 2018’de sona erdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını Dündar yönünden, “gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etme” suçundan hüküm kurulması gerektiÄŸini belirterek bozdu.
Bozma ilamı üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Nisan 2018’de Can Dündar hakkında gıyabi tutuklama ve kırmızı bülten çıkarılmasına, iade iÅŸlemlerinin yapılmasına karar verdi. 7 Mayıs 2018’de yeniden baÅŸlayan yargılamada, Erdem Gül’ün dosyası ayrıldı.
BerberoÄŸlu, 25 Haziran 2018’de tekrar milletvekili seçildi. 16 Temmuz 2018’de mahkeme “casusluk” suçundan dosyasını ayırarak yargıladığı Erdem Gül hakkında, suçun iÅŸlendiÄŸinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verdi. 20 Temmuz 2018’de Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yeniden milletvekili seçilen Enis BerberoÄŸlu hakkındaki davanın dokunulmazlık nedeniyle durması istemini reddetti.
Anayasa Mahkemesi de 2 AÄŸustos 2018’de, 5 yıl 10 ay hapse mahkum edilen BerberoÄŸlu’nun bireysel baÅŸvurusunu kabul edilemez buldu.
BerberoÄŸlu’na tahliye, Dündar hakkında yeni yakalama kararı
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 20 Eylül 2018’de BerberoÄŸlu hakkındaki 5 yıl 10 aylık hapis cezasını onadı. Daire, milletvekilliÄŸi sona erinceye kadar BerberoÄŸlu’nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine de karar verdi. BerberoÄŸlu, cezaevinden tahliye edildi. BerberoÄŸlu, 1 Ekim 2018’de TBMM Genel Kurulunda milletvekili yemini etti.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Ekim 2018’de Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında karara baÄŸlanan davada firari olduÄŸu için dosyası ayrılan Can Dündar hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına hükmetti.
İstanbul 14. ACM, 6 Åžubat 2019’da Enis BerberoÄŸlu’nun, “yasama dokunulmazlığı” bulunduÄŸu için yargılamanın durdurulması talebini reddetti. Mahkeme heyeti, yakalama kararı bulunan firari sanık Can Dündar’ın dosyasını bu dava dosyasından ayırdı. 15 Mayıs 2019’da, Gül hakkındaki “örgüte yardım” davasının düşürülmesine, BerberoÄŸlu hakkında da hüküm verilmesine yer olmadığına yönelik karar alındı. Kararda, “devletin güvenliÄŸine ve siyasal yararlarına iliÅŸkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan kesinleÅŸmiÅŸ hapis cezası bulunan BerberoÄŸlu’na bu suçla ilgili ayrıca bir hüküm verilmesine yer olmadığı da belirtildi.
Berberoğlu yeniden tutuklandı
4 Haziran 2020’de milletvekilliÄŸi düşürülen BerberoÄŸlu, ertesi gün İstanbul’daki evinde gözaltına alındı, yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Pandemi önlemleri kapsamında izinli olarak açık cezaevinden çıkarılan BerberoÄŸlu hakkında, Anayasa Mahkemesi 17 Eylül 2020’de, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kiÅŸi hürriyeti ve güvenliÄŸi hakkının ihlal edildiÄŸine hükmetti.
Bu kararın ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Ekim 2020’de Enis BerberoÄŸlu’nun yeniden yargılanmasına yer olmadığına hükmetti.
İtiraz edilen üst mahkeme topu istinaf mahkemesine attı
MİT tırlarının durdurulmasına iliÅŸkin davada savcı, 14 Ekim 2020’de, firari sanık Can Dündar hakkında “siyasal veya askeri casusluk” ile “terör örgütüne yardım etmek” suçlarından 22 yıl 6 aydan 35 yıla kadar hapis cezası istedi. 15 Ekim 2020’de Enis BerberoÄŸlu’nun yeniden yargılanmasına yer olmadığı hükmüne, bir üst mahkemede itiraz edildi.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, 23 Ekim 2020’de, “karar verilmesine yer olmadığı” yönünde hüküm kurdu. Kararda, “görevin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde olduÄŸuna” iÅŸaret edildi. 26 Ekim 2020’de BerberoÄŸlu’nun avukatları AYM’ye yeniden baÅŸvuru yaptı.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 23 Aralık 2020’de, firari sanık Can Dündar’ı “gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek” ve “terör örgütüne (FETÖ) yardım” suçlarından 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Dündar’ın, her iki suç yönünden hükümle birlikte tutuklanması, hakkında kırmızı bülten çıkarılması ve iade talepnamesi iÅŸlemlerine baÅŸlanılması da hükme baÄŸlandı.
Mahkemenin gerekçeli kararında, Güvenlik Konseyine gönderilen Suriye temsilcisinin mektubu da deliller arasında yer aldı. Kararda, Suriye Arap Cumhuriyeti BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Daimi TemsilciliÄŸi tarafından Güvenlik Konseyi BaÅŸkanı ve Genel Sekreterine sunulan 5 Haziran 2015 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ÅŸikayet eden ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi BaÅŸkanlığı ile DışiÅŸleri Bakanlığından temin edilen mektupta, Türkiye’nin BM’ye ÅŸikayet edilerek savaÅŸ suçlusu olarak gösterilmeye çalışıldığı belirtildi.
AYM’den yeniden ihlal kararı
AYM, 21 Ocak 2021’de Enis BerberoÄŸlu hakkında daha önce verilen ihlal kararının uygulanmadığı gerekçesiyle yapılan ikinci baÅŸvuruda yeniden ihlal kararı aldı. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için karar örneÄŸi, İstanbul 14. ACM’ye gönderildi.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Åžubat 2020’de, BerberoÄŸlu hakkında savcılıkça yapılan yeniden yargılama talebinin kabulü ve infazın durdurulmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca BerberoÄŸlu’nun yasama dokunulmazlığının kaldırılması için Adalet Bakanlığına yazı yazılarak sanık hakkında fezleke düzenlenmesini istedi. Mahkeme 9 Åžubat’ta BerberoÄŸlu hakkında 3 ayrı suçtan hazırladığı fezlekeyi TBMM’ye sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderdi.
Enis BerberoÄŸlu hakkında verilen “yeniden yargılama ve infazın durdurulması” kararı ile ilgili baÅŸkanlık tezkeresi 11 Åžubat’ta, TBMM Genel Kurulunda okundu. BerberoÄŸlu milletvekilliÄŸi vasfını yeniden kazandı.
Kaynak: AA
