Fransa ile İngiltere arasında derinleşen balıkçılık krizi kördüğüme dönüştü

İki ülkenin karşılıklı tehditleri artarken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson arasındaki görüşme balıkçılık sorununa çare olamadı.

Fransa ile İngiltere arasında derinleşen balıkçılık krizinde, artan karşılıklı talepler ile tehditler nedeniyle 10 aydır çözüme varılamıyor.

İngiltere ile Fransa arasındaki balıkçılık krizinin temelinde Brexit’in ardından İngiltere’nin deniz yetki alanlarında balıkçılık faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin anlaşmazlıklar bulunuyordu.

Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere arasında Brexit müzakerelerinde balıkçılık ve kotalar konusu en zor başlıklar arasında yer alıyordu. Anlaşma gereği kara sularındaki balık stoku ortak yönetilecekti. İngiltere, balıkçılık aktivitelerini geliştirebilecek, Avrupalı balıkçıların faaliyetleri de devam edecekti.

Taraflar arasında yapılan ticaret ve iş birliği anlaşmasında, İngiliz kara sularındaki AB kotasının 2026 yılına kadar yüzde 25 düşürülmesi ve her balık türü için yıllık kotaların ayrı olarak belirlenmesi öngörülmüştü.

AB ve İngiltere arasında 2021’deki balıkçılık kotalarının belirlenmesine yönelik müzakerelerde uzlaşı sağlanabildi ancak özellikle Fransız balıkçılar, belirlenen bölgelerde faaliyet gösteremedi.

İngiltere’ye bağlı Jersey Adası yönetiminin kendi kara sularında avlanmaya devam etmek isteyen Fransız balıkçı teknelerinden, geçmişteki faaliyetlerine dair kanıt sunmalarını istemesiyle iki ülke arasında başlayan gerginlik giderek büyüdü ve kriz haline geldi.

Fransız hükümeti, aylardır İngiltere’yi İngiliz kara sularında avlanmak isteyen Fransız balıkçılarının tamamına lisans vermemekle suçluyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 31 Ekim’de İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen G20 Zirvesi kapsamında balıkçı sorununa ilişkin ilk kez yüz yüze görüştü ancak herhangi bir çözüme varılamadı.

Görüşmenin ardından Elysee Sarayı’ndan ve İngiliz Başbakanlık Ofisi 10 Numara’dan yapılan açıklamaların da birbirinden farklı olması dikkati çekti.

Elysee Sarayı, iki liderin balıkçılık sorununda gerilimi düşürmek için gelecek günlerde “pratik önlemler” almaya karar verdiğini bildirirken, Başbakanlık Ofisi 10 Numara ise aksine gerilimin düşürülmesine yönelik herhangi bir ifade kullanmadan Johnson’ın Macron’dan Fransız hükümetinin söylemlerini yumuşatması ve tehditlerini geri çekmesini istediğini belirtti.

Karşılıklı tehditler

Her iki ülkenin, özellikle Macron ve Johnson arasında yapılan görüşmenin hemen ardından tehditlere yönelmesi dikkati çekti.

Fransız Cumhurbaşkanı, G20 Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, “Hiçbir gerilim istemiyorum ancak ciddi olunmalı. 10 aydır çalışıyoruz. (Fransız) balıkçıların bir kısmına lisans verildi diğerlerine ise bilinmeyen nedenlerden dolayı verilmedi. Lisans konusunda hala bir metot belirlenmedi. Fransız hükümeti ve AB’nin ‘bu yaklaşımda devam edersiniz misilleme önlemleri olacak’ deme hakkı var.” diye konuştu.

Johnson ile yapılan görüşmenin ardından İngiliz hükümetine talep edilen belgeleri ilettiklerini ifade eden Macron, “Top artık onlarda. İngilizler açık şekilde harekete geçmezse 2 Kasım itibarıyla planlanan misilleme önlemleri hayata geçirilecek.” dedi.

Bunun üzerine İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss da yaptığı açıklamada, devam eden balıkçılık sorunuyla ilgili tehditlerini geri çekmesi için Fransa’ya 48 saat süre tanıdı, aksi takdirde bu ülkeye karşı “yasal işlem” başlatacağı uyarısında bulundu.

Macron bir şans daha verdi

Ancak Macron’un “sürpriz” şekilde İngiltere’ye bir şans daha vermeye karar vermesiyle misilleme önlemleri ertelendi.

Macron, dün akşam yaptığı açıklamada, İngiltere ile görüşmelerin devam edeceğini, bu nedenle misilleme önlemlerini bugün hayata geçirmeyeceklerini belirtti.

“Günün sonunda bazı şeylerin değişip değişmediğine bakacağız. Gelecek saatler önemlidir.” ifadesini kullanan Macron, Fransızların önerisini ciddiye alması konusunda İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a güvendiğini söyledi.

Bu bağlamda Fransa’nın misilleme önlemlerini hayata geçirip geçirmeyeceği İngiltere’nin atacağı adımlara bağlı olacağı söylenebilir. Bu nedenle görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı önem kazanıyor. Görüşmelerde uzlaşı sağlanamaması halinde iki ülke arasında karşılıklı misilleme önlemlerin başlaması bekleniyor.

Misilleme önlemleri

Fransa’nın misilleme önlemlerinde bulunması halinde İngiltere’den Fransa’ya ithal edilen ürünlerin gümrükte sistematik olarak kontrol edilmesi ve deniz ürünlerinin ithal edilmesini yasaklanması planlanıyor.

Fransız hükümeti, bunların dışında başka önlemlerin alınacağını belirtmişti. Bunların arasında Fransa’nın İngiltere’ye bağlı Jersey Adası’nın elektriğini kesmesi ihtimali bulunuyor.

Paris yönetimi, daha önce buna yönelik tehditte bulundu. Fransa Denizcilik Bakanı Annick Girardin 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, İngiltere ile yaşanan balıkçılık sorununda, Jersey Adası’nın elektriğini kesmekle tehdit etti.

Manş Adaları’ndan olan Jersey Adası’nın elektriğinin yüzde 95’i yaklaşık 14 mil uzaklıktaki Fransa tarafından sağlanıyor. Kendine has bir yönetimi olan ve Kraliçe’nin bir temsilcisi bulunan Ada, uluslararası arenada İngiltere tarafından temsil ediliyor.

Fransa’dan sert açıklamalar, İngiltere Fransız Büyükelçiyi Bakanlığa çağırdı

Balıkçılık krizi nedeniyle her iki ülkenin karşılıklı tehditlerin yanı sıra sert açıklamalarda bulunmasıyla gerginlik giderek tırmandı.

Fransa’nın AB İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Clement Beaune, 28 Ekim’de yaptığı açıklamada, devam eden balıkçılık sorununa ilişkin, İngiliz hükümetinin sadece “güç dilinden” anladığını belirtti. Beaune, İngiliz gemilerinin birkaçı dışında, ülkedeki tüm limanlara erişimin mümkün olmayacağını söyledi.

Fransız hükümetinden İngiltere’ye yönelik sert açıklamalar ve misilleme tehditleri gelmesinin ardından İngiltere, Fransa’nın Londra Büyükelçisi Catherine Colonna’yı Dışişleri Bakanlığına çağırdı.

İngiltere’den misillemeye karşı “orantılı yanıt” açıklaması

İngiltere Çevre, Gıda ve Tarım Bakanı George Eustice de Fransa tarafından yapılan yorumların “tamamen orantısız ve kabul edilemez” olduğunu bildirdi.

Fransa’nın kışkırtıcı bir dil kullandığını ve tehditlerine son vermesi gerektiğini vurgulayan Eustice, “Ne yapacağımızı bilmiyoruz, (Fransız yetkililer) bu önlemleri (İngiltere’ye karşı misilleme) en erken salı gününe kadar getirmeyeceklerini söyledi, ne yapacaklarını göreceğiz. Fakat bu önlemleri alırlarsa, biz de aynı oyunu oynarız ve orantılı şekilde yanıt verme kabiliyetimizi açıkça saklı tutarız.” ifadesini kullandı.

Fransa, AB’den İngiltere’ye karşı “daha katı olmasını” istedi

İngiltere’nin Paris yönetiminin taleplerine karşılık vermemesi üzerine Fransız hükümetinin sesi zamanla yükseldi.

Fransa Başbakanı Jean Castex, 5 Ekim’de yaptığı açıklamada, balıkçılık sorununda AB’den İngiltere’ye karşı “daha katı olmasını” istediğini bildirdi.

İngiltere donanma gemisi gönderdi

Fransız balıkçıların mayıs ayının başında Jersey Adası’ndaki limanı ablukaya alması üzerine İngiliz hükümeti adaya “ihtiyati tedbir” olarak iki donanma gemisi gönderdi.

Buna karşılık Fransız hükümeti, ada yakınlarına misilleme olarak iki donanma gemisi gönderildiğini açıkladı.

Fransız balıkçıların ablukasının bitmesi üzerine, donanma gemileri karşılıklı geri çağrıldı.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir