Fransız ÅŸirketi Lafarge’ın “terör örgütünü finanse etmekten” yargılandığı davanın ilk duruÅŸması sona erdi

Fransız şirketi Lafarge'ın terör örgütünü finanse etmekten yargılandığı davanın ilk duruşması sona erdi

Fransız şirketi Lafarge'ın terör örgütünü finanse etmekten yargılandığı davanın ilk duruşması sona erdi

Fransız çimento ÅŸirketi Lafarge’ın “terör örgütünü finanse etmekten” yargılandığı davanın ilk duruÅŸması sona erdi.

Lafarge’ın, Suriye’deki faaliyetleri kapsamında “terör örgütünü finanse etmek” ve “uluslararası yaptırım kararlarına uymamak”tan yargılandığı davanın ilk duruÅŸması yerel saatle 14.00 sularında Paris Ceza Mahkemesi’nde görülmeye baÅŸlandı.

Tüzel kiÅŸi sıfatıyla Lafarge ÅŸirketi ile 8 kiÅŸinin “terör örgütünü finanse etmekten” Paris Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın ilk duruÅŸmasında sanıklara yöneltilen suçlamalar okundu, davalı taraf hakkında tanıklık yapmak isteyen kiÅŸilerin bilgileri açıklandı.

Hakim İsabelle Prevost-Desprez’in baÅŸkanlık ettiÄŸi davanın, 16 Aralık’a kadar devam etmesi bekleniyor.

Sivil tarafın avukatlarından Elise Le Gall, duruşmada yaptığı konuşmada, terör saldırısı mağdurlarının bir davada sivil taraf olabildiğini, dolayısıyla bu durumun terör finansmanı mağdurları için de geçerli olması gerektiğini vurguladı.

Le Gall, ÅŸirket çalışanlarının Lafarge’ın terör örgütü finansmanı nedeniyle maÄŸdur olduklarını kaydederek, ÅŸirketin terör örgütlerine yaptığı ödemeler nedeniyle çalışanlarının bu örgütlerin denetimindeki kontrol noktalarından geçmek zorunda bırakıldığını ve bu esnada örgüt tarafından kaçırılan çalışanların olduÄŸunu dile getirdi.

Sivil tarafın avukatlarından Joseph Breham da “Sivil taraflar yıllardır bir dava olması için mücadele ediyor.” dedi.

Sanıkları temsil eden avukatlar ise bir eylemin terör eylemi olarak nitelendirilmesi için bunu yapanın terör eylemi işleme niyetiyle hareket etmiş olması gerektiği değerlendirmesinde bulunarak, terör örgütünü finanse etmeyi istemekle, bunu yapmaya zorunlu kalmak arasında fark olduğunu savundu.

Davanın sivil taraflarından uluslararası yolsuzlukla mücadele eden sivil toplum kuruluÅŸu Sherpa ve Berlin merkezli Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi’nden (ECCHR) üyeler de duruÅŸmaya katıldı.

Sherpa üyesi Anna Kiefer AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu önemli bir dava.” diyerek, basının bu davaya ciddi bir ilgi gösterdiÄŸini kaydetti.

Kiefer, yargılanan sanıkların hepsinin duruÅŸmaya gelmediÄŸini belirterek, ilk duruÅŸmaya Lafarge’ın 4 eski yöneticisi, ÅŸirketin 1 eski güvenlik personeli ve bir kiÅŸinin de ÅŸirketi temsilen katıldığını aktardı.

“Terörü finanse etmek, bu suç, belirli bir niyet gerektirmiyor.” diyen Kiefer, bir terör örgütüne fon saÄŸlamak veya bu fonları iletmek için tavsiyede bulunmuÅŸ olmanın, suçlu sayılmak için yeterli olduÄŸunu vurguladı.

Kiefer, Fransa’da Lafarge hakkındaki insanlığa karşı suça iÅŸtirakten yürütülen soruÅŸturmanın da devam ettiÄŸini söyledi.

ECCHR bünyesinde Firmalar ve İnsan Hakları Birimi Eş Müdürü Cannelle Lavite, terör örgütü finansmanının 2013-2014 yılında şirket çalışanlarını mağdur ettiğini yineledi. Lavite, bu finansmanlar sırasında çalışanların örgütün elindeki kontrol noktalarından geçmek zorunda bırakıldığını ve işverenleri tarafından baskı altında tutulduğunu vurguladı.

Lavite, “Ve bu hukuki eÅŸitsizlik, olayların yaÅŸandığı dönemde de karşımıza çıkıyor. Yani 2012’de, Lafarge’ın Suriye’deki fabrikasının çevresinde durum çok karmaşık ve tehlikeli hale geldiÄŸinde Temmuz 2012’den itibaren ÅŸirketin kararıyla yabancı çalışanlar tahliye ediliyor. Buna karşılık Suriyeli çalışanlar iÅŸverenleri için çalışmaya devam ediyorlar. Dolayısıyla bugün, çok teknik bir hukuki tartışma yapılmış olsa da, bunun 2013 ila 2014 yıllarında Lafarge’ın Suriye’deki eski çalışanlarının maruz kaldığı eÅŸitsizlik ve farklı muamelenin bir yansıması olduÄŸunu düşünüyorum.” diye konuÅŸtu.

“Çok uluslu ÅŸirketlerin sorumluluÄŸunu incelemesi açısından eÅŸsiz bir fırsat olduÄŸu”

Uluslararası yolsuzlukla mücadele eden sivil toplum kuruluÅŸu Sherpa ve Berlin merkezli Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezinden (ECCHR) yaklaşık 9 yıllık hukuki sürecin ardından açılan davaya iliÅŸkin yapılan ortak yazılı açıklamada, bu davanın “Fransız yargısının çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren çok uluslu ÅŸirketlerin sorumluluÄŸunu incelemesi açısından eÅŸsiz bir fırsat olduÄŸu” belirtildi.

Açıklamada, bu davanın ayrıca, Lafarge nedeniyle maÄŸdur olan eski çalışanların sesini duyurmak için “kilit bir aÅŸama” olduÄŸu kaydedilirken, ÅŸirket için eskiden çalışmış olan birçok Suriyeli çalışanın da neler yaÅŸadıklarını anlatmak için davaya katılacağı ifade edildi.

Lafarge hakkında “insanlığa karşı suça iÅŸtirak etmekten” açılan soruÅŸturmanın sürdüğü vurgulanan açıklamada, bu durumun dünyada bir ilki teÅŸkil ettiÄŸi kaydedildi.

Davada yargılanan 8 kiÅŸi, “terör örgütünü finanse etmekten” 10 yıl hapis ve 225 bin avro para cezası riskiyle karşı karşıya bulunurken, “tüzel kiÅŸi” sıfatıyla yargılanan Lafarge ise 1 milyon 125 bin avro para cezası ve ek cezalara mahkum edilebilir.

Öte yandan, Lafarge “uluslararası finansal yaptırım kararlarına uymamaktan” suçlu bulunursa, ihlale konu olan tutarın 10 katına kadar (yaklaşık 46 milyon avro) para cezasına çarptırılabilir.

Lafarge’a baÄŸlı eski yöneticiler ise aynı suçtan 5 yıl hapis ve para cezasının yanı sıra ihlal sonucu elde edilen mal varlıklarına el konulmasıyla karşı karşıya kalabilir.

AA, Lafarge’ın DEAÅž’ı finanse ettiÄŸini kanıtlayan belgeleri yayımlamıştı

Anadolu Ajansı, 7 Eylül 2021’de Fransız ÅŸirketi Lafarge’ın, terör örgütü DEAÅž’ı Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde finanse ettiÄŸini kanıtlayan belgeleri yayımlamış, bu belgeler, dünya genelinde geniÅŸ yankı bulmuÅŸtu.

Belgelere göre Lafarge, terör örgütü DEAÅž ile iliÅŸkisi konusunda Fransız istihbarat servislerini sürekli bilgilendirdi. Fransız istihbarat ve devlet kurumları, Lafarge’ı terörü finanse ederek insanlığa karşı suç iÅŸlediÄŸi konusunda uyarmadı ve bu durumu gizli tutanaklarda itiraf etti. DEAÅž, Lafarge’dan aldığı çimentoları sığınak ve tünel yapımında kullandı.

Åžirket hakkında Haziran 2017’de açılan soruÅŸturma kapsamında Lafarge’ın Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Bruno Lafont’un da aralarında bulunduÄŸu bazı üst düzey yöneticiler, “teröre finansman saÄŸlamakla” suçlanmıştı.

Haziran 2018’de ÅŸirkete yöneltilen “insanlığa karşı suçlara ortak olmak” suçlaması, Kasım 2019’da düşürülmüştü.

Davaya müdahil sivil taraflar, yolsuzlukla mücadele sivil toplum kuruluşu Sherpa ile Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi, suçlamanın düşürülmesine itiraz ederek Yargıtaya başvurmuştu.

Fransa Yargıtayı, 7 Eylül 2021’de Lafarge’ın Suriye’de DEAÅž’lı teröristleri finanse etmesi nedeniyle “insanlığa karşı suça ortak olmak” suçlamasının yöneltilebilmesinin önünü açan kararı almıştı.

Paris Temyiz Mahkemesi de 18 Mayıs 2022’de Suriye’de terör örgütü DEAÅž’a finansman saÄŸladığı AA’nın ulaÅŸtığı belgelerle ispatlanan Fransız çimento ÅŸirketi Lafarge’a “insanlığa karşı suça ortak olduÄŸu” iddiasıyla soruÅŸturma açılmasını onaylamıştı.

Ocak 2024’te Fransız Yargıtayı, çimento devi Lafarge’a yöneltilen “insanlığa karşı suça ortaklık” suçlamalarının düşürülmesine iliÅŸkin talebi reddederek soruÅŸturmanın devamına karar vermiÅŸti.

SoruÅŸturmadan sorumlu 3 sorgu hakimi, 16 Ekim 2024’te Lafarge grubunun ve ÅŸirketin 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü finanse ettikleri ve DEAÅž dahil terör örgütleri ile her türlü finansal ve ticari iliÅŸkiyi yasaklayan Avrupa BirliÄŸi’nin (AB) ambargosunu ihlal ettikleri suçlamalarıyla yargılanmasına karar vermiÅŸti.

Kaynak: AA