Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Enflasyonu düşürmede çok kararlıyız

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Enflasyonu düşürmede çok kararlıyız

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Enflasyonu düşürmede çok kararlıyız

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek, enflasyonu düşürmede çok kararlı olduklarını belirterek, “Milletimizin ÅŸu anda karşı karşıya olduÄŸu sıkıntıları gidereceÄŸiz, 2025’te ilk rahatlamayı göreceÄŸiz.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek, enflasyonu düşürmede çok kararlı olduklarını belirterek, “Milletimizin ÅŸu anda karşı karşıya olduÄŸu sıkıntıları gidereceÄŸiz, 2025’te ilk rahatlamayı göreceÄŸiz, 2025 dezenflasyon yılı olacak ve dolayısıyla milletimiz sonuçlarını görecek, çektiÄŸimiz sıkıntılara deÄŸecek.” dedi.

A Haber ve A Para ortak yayınında gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Şimşek, küresel piyasalardaki oynaklık ve çalkantıları geçici bir panik atağa benzeterek, merkez üssü Japonya olmasına karşın yansımalarının global olduğunu bildirdi.

Tetikleyen faktörün ABD’nin yumuÅŸak iniÅŸi baÅŸaramaması yani bu ekonominin resesyona girme riski olduÄŸuna iÅŸaret eden ÅžimÅŸek, “Åžu anda ÅŸirket, piyasa deÄŸerlemeleri oldukça ÅŸiÅŸkin. EÄŸer ekonomide yavaÅŸlama olur, ÅŸirket karlılıkları bunu destekleyici nitelikte olmazsa tabii ki bir düzeltme beklenebilir.” diye konuÅŸtu.

Şimşek, uzun süredir Japon yeni borçlanmanın çok ucuz olduğunu bildirerek, Japon yeninden borçlanıp onu dolara çevirip ABD hissesi almanın, bu ülkede oldukça rağbet gören bir ticaret olduğunu anlattı.

Japonya’da son 1 ayda yenin dolara karşı deÄŸerlendiÄŸine dikkati çeken ÅžimÅŸek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir ara yüzde 13 civarında kadar deÄŸer kazandı. Orada faiz yükseldi. Bugünkü piyasa tepkisine bakarsak bu geçici. Burada önemli olan ABD’nin yumuÅŸak iniÅŸi baÅŸarıp baÅŸaramayacağı konusu. Önümüzdeki dönemde veriler bu perspektifle deÄŸerlendirilecek. Bu yakın dönem çalkantıyı bir kenara bırakırsak piyasanın bugüne kadarki yaklaşımı, yumuÅŸak iniÅŸin baÅŸarıldığı yönünde. Hatırlarsanız pandemi sonrası enflasyon çok hızlı yükseldi. Sonra para politikası tepkisi geldi ama ona raÄŸmen küresel ekonomi her ne kadar yavaÅŸ büyüdüyse de resesyona girmedi. Amerika’da büyüme nispeten güçlü seyretmeye devam etti. Dolayısıyla bu konuya yakından bakılacak. Bu bir düzeltme hareketi.”

“Türkiye ekonomisini olumlu etkiler”

ÅžimÅŸek, geliÅŸmelerin Türkiye’ye yansımalarına bakıldığında ise birkaç hususun vurgulanması gerektiÄŸini belirterek, “Küresel büyümede bir yavaÅŸlama olacaksa bu, bir taraftan risk iÅŸtahını olumsuz etkiliyor, bizi de olumsuz etkiler ama beraberinde petrol, emtia fiyatlarında düşüş getiriyor. Nitekim petrol fiyatlarının tepkisi aÅŸağı yönlü oldu. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye ekonomisini cari açık ve enflasyon kanalıyla olumlu etkiler. Dolayısıyla küresel emtia fiyatlarında özellikle petrol, doÄŸal gaz fiyatlarının gerilemesi eÄŸer kalıcı olursa, Türkiye ekonomisini olumlu etkiler. Çünkü biz net ithalatçıyız.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Piyasaların, ABD Merkez Bankasının çok daha fazla ve hızlı faiz indireceğini öngörmeye ve bunu fiyatlamaya başladığına işaret eden Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Küresel finansal koÅŸulların da bu geliÅŸmeler ışığında gevÅŸemesi Türkiye gibi geliÅŸmekte olan ülkelerin lehine. Çünkü fon akışını etkileyebilir. Bir taraftan risk iÅŸtahı düşük büyüme nedeniyle azalırken, finansal koÅŸulların gevÅŸemesi yine bizim lehimize. DiÄŸer önemli bir konu ise bizde aşırı yabancı pozisyonu yok. Son 1 yılda önemli kaynak giriÅŸi oldu ama geçmiÅŸe ve baÅŸka ülkelere oranla buradaki konsantrasyon riski düşük. Bu tür çalkantılar Türkiye’yi nasıl etkiler herkesin kafasındaki soru. Bizim bir hikayemiz var. Hikaye bir dezenflasyon, yapısal dönüşüm hikayesi. Hikayesi olan ülkeler genelde bu tür olumsuz koÅŸullarda bile nispeten az etkilenebilirler. Dolayısıyla yabancı pozisyonunun çok yüksek olmaması, hikayemizin olması, petrol fiyatlarındaki düşüşün bize olumlu yansıyacak olması, küresel finansal koÅŸulların gevÅŸemesinin bizim gibi geliÅŸmekte olan ülkeler lehine olması gibi faktörler bu türden çalkantıların Türkiye’ye yansımalarını sınırlar.”

“Enflasyondaki düşüş devam edecek”

ÅžimÅŸek, geçen yıl eylül ayında kamuoyuyla reform ve istikrar programını paylaÅŸtıklarını anımsatarak, “Bunun en büyük önceliÄŸi milletimizi hayat pahalılığı belasından kurtarmak. Enflasyon ÅŸu anda bizim karşı karşıya olduÄŸumuz en önemli makro ekonomik problem. Bizim programın özü dezenflasyon yani fiyat istikrarı yani enflasyonu kalıcı ÅŸekilde tek haneye düşürmek. Biz bunun için 1 yıllık geçiÅŸ dönemi öngördük. Bu, 3 yıllık bir program. Çünkü dezenflasyona ortam hazırlamak yani enflasyonu düşürmek için politika setini inÅŸa etmemiz, ortamı, ekosistemi yeniden kurgulamamız gerekiyordu. Dolayısıyla biz geçiÅŸ dönemini haziranda bitirdik. Haziran itibarıyla yıllık enflasyon düşmeye baÅŸladı. Temmuzdaki düşüş oldukça güçlü, aÄŸustosta da devam edecek. Åžu anda yıllık enflasyondaki düşüş bizim program öngörülerimizle paralel gidiyor. Önümüzdeki 12 ay için piyasa beklentisi yüzde 30 civarı. Önümüzdeki 24 ay için piyasa beklentisi yüzde 19 civarı.” diye konuÅŸtu.

“Enflasyon yerçekimi gücüne karşı mücadele edemez”

Hedeflere yakınsadıkça beklentilerin yakınsama ihtimalinin de yüksek olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla enflasyonu düşürmede çok kararlıyız. Milletimizin ÅŸu anda karşı karşıya olduÄŸu sıkıntıları gidereceÄŸiz, 2025’te ilk rahatlamayı göreceÄŸiz, 2025 dezenflasyon yılı olacak ve dolayısıyla milletimiz sonuçlarını görecek, çektiÄŸimiz sıkıntılara deÄŸecek. Hep söyledik, ‘zorlu geçecek’ dedik, dezenflasyon kolay deÄŸil, zaman alıyor. Milletimiz bize inansın. Çünkü biz gerçekten güçlü, tutarlı bir program ortaya koyduk. Bu programı kararlılıkla CumhurbaÅŸkanımızın desteÄŸiyle uyguluyoruz. Siyasi irade ve siyasi destek çok önemli. Teknik anlamda dünyanın en iyi programını ortaya koyabilirsiniz. Esas belirleyici olan siyasi iradedir. Biz bunu baÅŸaracağız, enflasyon düşecek. Enflasyon yerçekimi gücüne karşı mücadele edemez, düşecek. Neden? Çünkü para, maliye ve gelirler politikası ona göre tasarlandı. Bu enflasyon düşecek. Biraz zamana, sabra ihtiyacımız var. Sadece Türkiye’de deÄŸil, bütün dünyada böyle. Beklentilerde iyileÅŸme var. Biz, performansımız iyileÅŸtikçe bu iyileÅŸmenin devam edeceÄŸine inanıyoruz.”

ÅžimÅŸek, programı yaparken Merkez Bankasıyla bunu istiÅŸare ettiklerini belirterek, “Yıl sonu enflasyonunda hedefleri tutturmaya iliÅŸkin bir endiÅŸemiz yok, öngörülerimiz doÄŸrultusunda gidiyor. Hedefleri tutturacağız ve bu konuda kararlıyız.” dedi.

Şimşek, Merkez Bankasının enflasyona ilişkin bir hedef patikası olduğunu, bu yıl için belirledikleri bandın üst kısmının yüzde 42 olduğunu söyledi.

Åžu an itibarıyla enflasyondaki gidiÅŸatın öngörüleriyle uyumlu olduÄŸunu ve yılı yüzde 40 civarı bir enflasyonla kapatmayı beklediklerini ifade eden ÅžimÅŸek, “Biz inanıyoruz, rakamlar onu destekliyor. Piyasa beklentileri de aslında yüzde 43 civarı.” diye konuÅŸtu.

Şimşek, uygulamaya koydukları program başarılı oldukça piyasada kredibilite ve güvenin arttığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Beklentiler iyileÅŸiyor. Orta DoÄŸu’daki kriz eÄŸer büyürse tabiki bizi olumsuz etkiler. Turizm, petrol fiyatları, risk primi kanalından etkilenir. Bugüne kadar baktığınızda, jeopolitik gerginlik endeksi var, bayağı yukarılara çıkmış ama piyasa fiyatlamalarına baktığınız zaman, piyasa çatışmaların, savaÅŸların yayılmayacağı varsayımından hareket ediyor.”

“Enflasyon, öngörülerimiz doÄŸrultusunda gidiyor”

Orta DoÄŸu’daki gerginlikleri önemsediklerini vurgulayan ÅžimÅŸek, “Orta DoÄŸu’da gerginlik olmasaydı, muhtemelen bizim cari açığımızın milli gelire oranı yüzde 2 yerine yüzde 1,5’in altında olacaktı. Biz bunları önemsiyoruz ve yakından takip ediyoruz. Mesela son Japonya merkezli piyasalardaki çalkantıları çok yakından takip ettik. Tabiki biz de geliÅŸmekte olan bir ülkeyiz ve risk iÅŸtahındaki geliÅŸmeler bizi de etkiliyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Enerji fiyatlarını Merkez Bankasının hedef patikasının orta noktası olan yüzde 38’e göre artırdıkları bilgisini veren ÅžimÅŸek, yıllık bazda bu artışların enflasyon patikasıyla uyumlu olduÄŸunu dile getirdi.

ÅžimÅŸek, programı yaparken Merkez Bankası ile istiÅŸare ettiklerine dikkati çekerek, “Kendileri 1 yıl önceden biliyorlardı bizim patikamızı. Dolayısıyla burada bir sürpriz yok. Yıl sonu enflasyonunda hedefleri tutturmaya iliÅŸkin bir endiÅŸemiz yok, öngörülerimiz doÄŸrultusunda gidiyor. Hedefleri tutturacağız ve bu konuda kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

“Programı uygulayacağımız ve sonuç alacağımız 4 yılımız var”

Şimşek, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine yönelik verdiği notları da değerlendirdi.

Moody’s’in Türkiye’ye tarihinde ilk kez 2 kademe not artışı vermesinin istisna olduÄŸunu belirten ÅžimÅŸek, ÅŸunları söyledi:

“Bu yıl içinde dünyanın önde gelen üç ayrı kredi derecelendirme kuruluÅŸu Fitch, Standard&Poor’s ve Moody’s’den kredi notu artan tek ülke Türkiye’dir. Sadece kredi notumuz da artmadı, görünüm de olumlu. Yani ‘Bu politikaları kararlılıkla uygulamaya devam ederseniz, notunuzu tekrar artıracağız.’ demek. Piyasaların bizi fiyatlamasına bakarsanız, en az bir kademe üste fiyatlıyor. Onlar mevcut kredi notunun bir kademe üzerinden deÄŸerlendiriyor ama takdir edersiniz ki yatırım yapılabilir ülke statüsü zaman alıyor. Bu bir süreç iÅŸidir, bu kadar uzun olacağına ben inanmıyorum. Çok daha hızlı bir ÅŸekilde oraya gideceÄŸimize inanıyorum. Çünkü programımız güçlü. Önümüzde kararlı bir ÅŸekilde bu programı uygulayacağımız ve sonuç alacağımız 4 yılımız var. Ben inanıyorum ki bütçe disiplini bizim artık DNA’mızda var. Deprem, EYT nedeniyle ÅŸu anda geçici bütçe dengesizlikleri yaşıyoruz. Bunu görmemiz lazım ama bunları düzeltmek için bir çaba içindeyiz.”

Sadece borç perspektifiyle bakılırsa ülkenin yatırım yapılabilir kredi notunu hak ettiÄŸini vurgulayan ÅžimÅŸek, “Bizde enflasyon çok yüksek. O nedenle enflasyonu tek haneye düşürmemiz lazım. Cari açık tarihi olarak baktığın zaman yüksek. Cari açığı kalıcı bir ÅŸekilde sürdürülebilir bir noktaya çekmemiz lazım. GeçmiÅŸe göre daha hızlı gideriz ama bu bir süreçtir ve ben inanıyorum ki bu program önümüzdeki 4 yıl boyunca kararlı bir ÅŸekilde uygulanıp, bütçe disiplinini kalıcı bir ÅŸekilde tesis edip, cari açığı yapısal dönüşümle kalıcı bir ÅŸekilde yüzde 2,5’in altına indirip, enflasyonu kalıcı bir ÅŸekilde düşük tek haneye indirirsek piyasalar bizi yatırım yapılabilir bir ülke olarak fiyatlarlar.” dedi.

“Finansal istikrarı saÄŸlamak için kararlı bir program uyguluyoruz”

ÅžimÅŸek, uluslararası doÄŸrudan yatırımların önemine iÅŸaret ederek, Türkiye’nin mutlaka kendisinden teknolojik olarak daha geliÅŸmiÅŸ ülkelerden doÄŸrudan yatırım çekmesi gerektiÄŸini bildirdi.

DoÄŸrudan yatırımların uzun süredir yabancıların Türkiye’den gayrimenkul alımıyla sınırlı olduÄŸuna dikkati çeken ÅžimÅŸek, “Bu programı uygulamaya baÅŸladıktan sonra ilgi artmaya baÅŸladı. DoÄŸrudan yatırımların canlanması zaman alıyor. Türkiye programı uygulayarak doÄŸrudan yatırımlar için önemli bir cazibe merkezi haline geldi.” ifadelerini kullandı.

ÅžimÅŸek, Türkiye’de kiÅŸi başı milli gelirin geçen sene itibarıyla 13 bin doların üzerinde olduÄŸunu, bu yıl milli gelirdeki nominal büyümenin ortalama kur seviyesine baÄŸlı olarak 15 bin doları zorlayacağını belirtti.

Türkiye’nin son 100 yılda yıllık reel büyüme ortalamasının yüzde 4,8 civarında, son 20 yılda yüzde 5,4 olduÄŸunu dile getiren ÅžimÅŸek, geliÅŸmekte olan ülkelere göre büyüme performansının çok iyi olduÄŸunu vurguladı.

ÅžimÅŸek, Türkiye’nin enerji, ulaşım, bilgi ve iletiÅŸim altyapısı, yapay zeka hazırlık düzeyi, beÅŸeri sermayenin kalitesi ve niteliÄŸi gibi konularda da büyük avantaja sahip olduÄŸunu anlattı.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın altyapı konusuna öncelik verdiÄŸini ifade eden ÅžimÅŸek, altyapıya son 20 yılda yaklaşık 280 milyar dolarlık yatırım yapıldığını aktardı.

ÅžimÅŸek, rekabet gücünü artırmak için organize sanayi bölgelerinin mutlaka demir yoluyla limanlara baÄŸlanması gerektiÄŸini dile getirerek, “Türkiye’nin altyapısı iyi. O zaman geriye makro finansal öngörülebilirlik kalıyor. Biz ÅŸu anda makro finansal istikrarı saÄŸlamak için kararlı bir program uyguluyoruz. Bu bizim öngörülebilirliÄŸimizi artıracak.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın açıkladığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’na da dikkati çeken ÅžimÅŸek, şöyle devam etti:

“Program önemli. Çünkü dünyanın önümüzdeki 15-20 yılda yatırım yapacağı yüksek teknoloji alanlarına dünyadaki bütün yatırımcılar elini taşın altına koyar, bu alanlarda yatırımı düşünürse biz 30 milyar dolarlık destek programı açıkladık. Geçen yılın sonunda da Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) Programı’nı açıkladık. ‘Türkiye’nin dış ticaret açığına sebep olan orta yüksek ve yüksek teknoloji alanlarında, sektörlerde kim üretim yapacaksa gelsin, biz onlara çok güçlü destek vereceÄŸiz’ dedik.”

Türkiye’ye 1970-2000 yıllarında toplam 15 milyar dolar uluslararası doÄŸrudan yatırım giriÅŸi olduÄŸunu dile getiren ÅžimÅŸek, 2023 ila Mayıs 2024 dönemi arasında ise 265 milyar dolar giriÅŸ olduÄŸunu söyledi.

ÅžimÅŸek, OVP’nin 3 yıllık olduÄŸunu ve her sene yenilendiÄŸini anımsatarak, “Çünkü her sene özel sektör için rehber, kamu için baÄŸlayıcı bir yol haritası açıklamamız lazım. Bu yol haritası bir taraftan yapısal dönüşüm, bir taraftan da makro finansal istikrarı pekiÅŸtirecek, saÄŸlayacak, tesis edecek adımlar içeriyor.” ifadelerini kullandı.

“Gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam edeceÄŸiz”

Enflasyonla mücadelenin önemine dikkati çeken ÅžimÅŸek, “Çünkü en büyük önceliÄŸimiz, enflasyonu aÅŸağı çekip, dar gelirli kesimleri yani asgari ücretlimizi, emeklimizi, memurumuzu, toplumun bütün kesimlerini bu enflasyon sıkıntısından kurtarmak. Dolayısıyla o konuda geri adım atmayacağız. OVP hedeflerimizi deÄŸiÅŸtirmeyi düşünmüyoruz, bu konuda kararlıyız. İddialı olabilir ama gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam edeceÄŸiz.” dedi.

ÅžimÅŸek, OVP’yi geçen yıl eylülde açıkladıklarını anımsatarak, ÅŸunları söyledi:

“Yaklaşık yüzde 65 civarında enflasyon bekliyorduk, yüzde 65 civarı çıktı. Büyümeyi yüzde 4,4 bekliyorduk, yüzde 4,5 civarı çıktı. Bütçe açığını geçen sene için yüzde 6,4 öngörüyorduk, daha iyi, yüzde 5,2 çıktı. Cari açık benzer ÅŸekilde yüzde 4 civarı bekliyorduk, yüzde 4 çıktı. Bu seneye gelince enflasyonun üst bandı yüzde 42. Yakalayacağımıza inanıyoruz. İkincisi bütçe açığı yüzde 6,4 olarak öngörülüyor. Biz geçen hafta bir ön açıklama yaptık, ‘Muhtemelen açık yüzde 4,7 civarı olacak.’ dedik. Öngördüğümüzden çok daha iyi. Nakit açığını yakından takip ediyoruz. O biraz daha yüksek seyrediyor. Ona da bakacağız. Yılın ikinci yarısında gelir performansımızı yakından takip edeceÄŸiz.”

Cari açığın bu yıl öngördüklerinden daha iyi olacağını vurgulayan ÅžimÅŸek, rezerv birikimine iliÅŸkin de “Rezerv birikimi hayal ettiÄŸimizin ötesinde. ‘Rezervlerde SWAP hariç artıya acaba birkaç yılda geçebilir miyiz?’ diye düşünürken ilk yılda bunu muazzam ÅŸekilde baÅŸardık. Eksi 60 milyar dolar civarından artı 24 milyar dolar civarına kadar çıktık. Bu bizim öngördüğümüz deÄŸildi. Neden? Çünkü biz 2003 ile 2013 arası net rezervleri ancak 70 milyar dolar civarı artırmıştık.”

“Hedeflerden sapan önemli bir alan yok”

Kur korumalı mevduattan (KKM) çıkışta da program öngörülerinin önünde olduklarını vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

“KKM stoku zirvede 144 milyar dolar civarına kadar çıkmıştı. Trend olarak bu ay 50 milyar dolar civarını zorluyor. Dolayısıyla orada da öngördüğümüzden daha iyi gidiyor. Dolayısıyla burada hedeflerden sapan önemli bir alan, önemli bir sapma yok ama bu iÅŸ bisiklet sürmeye benzer. Biz burada duramayız, rehavete kapılamayız. Bu programın henüz başındayız. Enflasyon tek haneye düşene kadar asla rahatlayamayız. Bütçe açığını kalıcı olarak milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekip, faiz dışı fazlaya geçip cari açığı kalıcı olarak yüzde 2,5’in altına çekene kadar KKM’den tamamen çıkana kadar rahat olamayız. Onun için bu program süreklilik, kararlılık arz ediyor. Çok ÅŸanslıyız bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. CumhurbaÅŸkanı’mızın burada desteÄŸini çok deÄŸerli buluyorum, sabrını çok deÄŸerli buluyorum. Çünkü birçok kesimden baskılar var. Normaldir bu, bütün ekonomilerde böyledir. Kararlılığı ve sabrı bizim için çok deÄŸerli. Biz de sonuç alacağız.”

“Kayıt dışı olandan vergi almak için ne gerekiyorsa yapacağız”

ÅžimÅŸek, yapılan denetimlerin her sektörde artarak devam edeceÄŸini belirterek, “Bizim kayıt dışılıkla mücadele dışında hiçbir seçeneÄŸimiz yok, açık konuÅŸayım. Çünkü vergi oranlarında birçok alanda sınırdayız. Artık vergi oranlarındaki artıştan çok kayıt dışılıkla mücadele dozunu artıracağız. Çok kazanandan ve kayıt dışı olandan vergi almak için ne gerekiyorsa yapacağız.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı müfettişlerinin sürekli sahada olacağını vurgulayan Şimşek, hedefin vergide adalet ve etkinlik olduğunu söyledi.

Şimşek, kayıt dışılığın en büyük adaletsizlik olduğuna dikkati çekerek, bu durumun işini düzgün yapan, anayasada ortaya konulan sorumluluklarını yerine getiren, devlete vergiyle katkıda bulunan mükellefler için de haksız rekabet oluşturduğunu kaydetti.

Kayıt dışılıkla mücadeleye verdikleri öneme dikkati çeken Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

“Kayıt dışı bizim ÅŸu anda en büyük tutkuyla takip ettiÄŸimiz, üzerine gideceÄŸimiz konu. Çünkü bizim bu bütçeyi düzeltmemiz lazım. EYT’nin getirdiÄŸi çok kalıcı devasa büyük yük var. Gelecek sene EYT’nin yeni giriÅŸlerle birlikte finansman maliyeti dahil etkisi neredeyse 1,2 trilyon lira olacak, bu sene 740 milyar lira. Bu olmuÅŸ bitmiÅŸ, artık geriye bakmanın bir manası yok ancak kayıt dışıyla mücadele ederek biz bunu telafi etmek istiyoruz.”

Bu amaçla son vergi paketinde istisnaları azalttıklarını ve çok uluslu şirketlere asgari kurumlar vergisi getirdiklerini hatırlatan Şimşek, vatandaşa yansıyan önemli bir adım atmadıklarını ifade etti.

ÅžimÅŸek, “Benim bile görmediÄŸim bir taslak üzerinden ne kıyametler kopardılar. Bizim için kayıt dışılıkla mücadele olmazsa olmazdır. Ekibi güçlendireceÄŸiz, teknolojiyi kullanacağız.” dedi.

Bakanlıktaki sorumlu ekibin kendisine yapay zeka vergi müfettişi konusunda sunum yaptığını bilirten Şimşek, vergi mükelleflerinin tamamını denetlemek için teknoloji anlamında ne gerekiyorsa devreye alacaklarını bildirdi.

ÅžimÅŸek, gelecek dönemde kayıt dışılıkla mücadelenin dozunu artıracaklarını ifade ederek, “Sektör zikretmem yanlış yerlere çekilir. Bütün sektörler ama özellikle kayıt dışı sektörler, çok kazananlar, Maliye mutlaka kapınızı çalacak.” dedi.

Tasarruf tedbirleriyle harcamaların verimli alanlara kaydırılması konusunda ilerleme kaydedildiğini vurgulayan Şimşek, bunun bir süreç olduğunu ve üç yıllık perspektifin ortaya konulduğunu söyledi.

Şimşek tasarruf tedbirlerine ilişkin de şunları kaydetti:

“Kamuda bir disiplin ÅŸuuru oluÅŸmaya baÅŸladı. Yine güçlü bir siyasi irade var, güçlü bir çerçeve var. Bu konuda da kararlıyız. Biz mutlaka kaynakları bundan sonra çok daha üretken alanlara kaydırmak için çabaya devam edeceÄŸiz ancak bir taraftan da kamu harcamalarını kısacağız. Kamuda harcama disiplinini tesise devam edeceÄŸiz. 2025-2027 OVP’si de yine bu felsefeyle ortaya konulacak, bu felsefeyle hazırlanacak.”

Kaynak: AA