İçişleri Bakanı Soylu: Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceğiz

İçişleri Bakanı Soylu Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceğiz

İçişleri Bakanı Soylu Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceğiz

İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, “Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceÄŸiz. Rakamların 22 bin civarına düşmesi, doÄŸru gittiÄŸimizin bir göstergesidir.” dedi.

İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, 24 TV’de, “24 Özel” programında gündeme iliÅŸkin soruları yanıtladı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle birçok insanın hayatını kaybettiğini ve bu nedenle birçok tedbir alındığını aktaran Soylu, pandemi başladığında dört temel paradigma belirlediklerini dile getirdi.

Soylu, bu paradigmaların ilkinin kamu düzeninin sürdürülebilirliği olduğunu vurgulayarak, bu konuda pandeminin ilk gününden bugüne kadar bir sorun yaşanmadığını söyledi.

İkinci paradigmanın saÄŸlık sisteminin sürdürülebilirliÄŸi olduÄŸunu anlatan Soylu, “Bu konuda da herhangi bir sorun yaÅŸadık mı? Hayır. Åžehir hastaneleri yapılırken muhalefetin tavrını hatırlayın ama bu pandemiyle öyle bir süreç ile karşı karşıya kaldık ki bu hastaneler sayesinde Türkiye, Avrupa’nın saÄŸlık sistemi bakımından en güçlü ülkelerinden biri oldu. Üçüncü paradigmamız ise üretim ve büyük yatırımlarımızın sürdürülebilir olmasıydı. Türkiye, tarım, gıda arzı gibi konularda bir sorun yaÅŸamadı. Üretim, tarım ve tedarik zincirinde Türkiye en ufak bir problem yaÅŸamadı.” diye konuÅŸtu.

Dördüncü paradigmanın ise sosyal izolasyon denilen temizlik, maske ve mesafe olduğunu kaydeden Soylu, sınırlarda gereken önemleri de ivedilikle aldıklarını belirtti.

“Halkımız da bu süreçte yalnız bırakılmadı”

Soylu, alınan tedbirler sayesinde vaka sayılarında tam kapanma öncesine göre önemli ölçüde düşüş sağlandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Aldığımız 4 ana pradigmamız devam ediyor. Derdimiz ÅŸu, önümüzde Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı var. İnsanların virüsü birbirine geçirebilecekleri çok riskli bir dönem yaz dönemi. Tarım için çok önemli bir dönemdeyiz. Tarımı devam ettirmemiz lazım. İhracat rakamlarımız yükseliyor, bunu devam ettirmeliyiz. Ayrıca turizm dönemine giriyoruz. Esnaftan tutun tüm hizmet sektörü çok büyük fedakarlık ortaya koyuyor. Halkımız büyük bir fedakarlık ortaya koyuyor bu anlamda müteÅŸekkiriz. Bilim Kurulumuz, SaÄŸlık Bakanlığımız ve CumhurbaÅŸkanımızın önderliÄŸinde bir istiÅŸare yapılıyor ve alınan kararlar doÄŸrultusunda hareket ediliyor. Bu kapanmalar insanlarımız için, hepimiz canlarımızı kaybettik, bu iÅŸten en çok etkilenenlerden biri de benim, en deÄŸerli insanlarımızı kaybettik. Yeter ki bu musibetten hemen kurtulalım. Halkımız da bu süreçte yalnız bırakılmadı. Vefa Sosyal Destek grubu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız gereken yardımları yaptı.”

Pandemi Eylem Planı çerçevesinde alanın kararları İçiÅŸleri Bakanlığının duyurduÄŸunu söyleyen Soylu, “Tam kapanmanın etkilerini bugünden itibaren göreceÄŸiz. Rakamların 22 bin civarına düşmesi, doÄŸru gittiÄŸimizin bir göstergesidir.” dedi.

“Türkiye aşı anlamda elinden gelen bütün gayreti ortaya koyuyor”

Soylu,”Tam Kapanma 19 Mayıs’a kadar sürecek mi?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Bizim 19 Mayıs ile ilgili bir deÄŸerlendirmemiz yok, tabi bugün itibarıyla. Biz hükümet olarak ÅŸunu görmek istiyoruz; uykusuzluktan gözlerim acıyor arkadaÅŸlarımız iÅŸlerini çok iyi yapabilsin diye. Yüzlerce binlerce taleple karşı karşıyayız. Biz mümkün olduÄŸunca bu iÅŸi bitirelim, bir daha bu iÅŸlerle karşılaÅŸmayalım düşüncesi içindeyiz. 17 Mayıs’ta elde edeceÄŸimiz rakamlar, o gün kabinenin ve Bilim Kurulu’nun alacağı kararlarla yolumuzu belirleyeceÄŸiz. Tekrar kayıplarımız olmasın diye hep beraber büyük bir fedakarlığı ortaya koyacağız. SaÄŸlık Bakanımız da bir açıklama yaptı Sinovac ile 100 milyon anlaÅŸma yapıldığını söyledi, bir taraftan Biontech var, bir taraftan Rusya’nın aşısı var. Türkiye aşı anlamda elinden gelen bütün gayreti ortaya koyuyor.”

Bakan Soylu, marketlere ilişkin alınan kararlarla ilgili soru üzerine de şunları söyledi:

“Esnaf diyor ki ‘ben kapandım, fedakarlık yapıyorum. Elektronik eÅŸya, hırdavat, giysi, bahçe malzemesi satılamasın.’ Onu da anlamak lazım, toplumdaki bu fedakarlığı dağıtmak gerekiyor. Biz milletimizden gelen talepleri dinleyerek, adım atıyoruz. Bir taraftan vatandaşın istediÄŸiyle onu buluÅŸturmamız temel sorumluluÄŸumuz diÄŸer taraftan ‘sen kapanırsan iyi olacak’ dediÄŸimiz insanlarımıza da ‘bak senin temel haklarını gözetiyoruz’ demek zorundayız. İkisini dengelemek zorundayız, bunun için marketçileri çağırdık, durumu anlattık, onlarda dediler ki ‘Haklısınız.’ Ancak bakkallar açık, ‘PerÅŸembe akÅŸamına kadar bu ihtiyaçlarınızı alabilirsiniz’ diyerek süre verdik. Birbirimizle dayanışarak, empati kurarak bunu gerçekleÅŸtirmemiz lazım. Milletimizin burada vicdanına sığınıyoruz hepimiz çok zor bir süreçten geçiyoruz.”

Alkol yasağına ilişkin soru üzerine Soylu, tam kapanma sürecinde verdikleri taahhütleri yerine getirmek için canla başla bir mücadele ortaya konulduğunu söyledi.

Soylu, şöyle devam etti:

“Alkol meselesi kendiliÄŸinden çıkmış bir iÅŸ deÄŸil. Biz yaklaşık iki ay gibi bir süre Avrupa’yı hep takip ettik. Onlar bizden biraz daha önce oldular. Biz biraz da onları takip ederek, nasıl kapanıyorlar, nasıl adım atıyorlar, hangi tedbirleri alıyorlar… Bütün bunlar bizim için örnek oldu, öğretici oldu. Bunu açıklıkla söylemek gerekir. Kendi tecrübelerimizle bunları pekiÅŸtirdik. İstiÅŸarelerimizi yaptık ve bir kendimize yol haritası belirledik.”

Bakan Soylu, bu konuya ilişkin yapılan bir araştırmaya da işaret ederek, şunları söyledi:

“Aralık itibarıyla marketlerde cumartesi pazar yani kısıtlama günlerinde alkol yasağı baÅŸladı. O dönemde de yaptılar bu araÅŸtırmayı. Vatandaşımızın yüzde 75’i hem kapanma hem de yılbaşı gecesi ile ilgili, ‘evet buna ihtiyaç var bunu normal görüyorum’ dedi. Åžimdi yüzde 78’i ‘normal görüyorum’ dedi.’ Bu fedakarlığı hep birlikte ortaya koyuyoruz.”

“VatandaÅŸ Fatih Sultan Mehmet’e saygısızlık olduÄŸunu düşünüyor”

İBB BaÅŸkanı İmamoÄŸlu’na yönelik soruÅŸturma iddiasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Soylu, ÅŸunları söyledi:

“Sayın İstanbul BüyükÅŸehir Belediye (İBB) BaÅŸkanı, ‘Bizim memlekette gezerken insanlar eli arkasında gezerler’ diyor. Ben de Karadeniz’in çocuÄŸuyum, İstanbul’da doÄŸduk ama her yaz memlekete giderdik. Bizim memleket rampadır. Çarşıya gidersiniz, köye çıkarsınız rampadan çıkarken elinizi böyle koyarsınız neden koyarsınız, belinizi saÄŸlam tutmak için koyarsınız. Ama büyüklerin yanında çocuklar ellerini arkaya koymazlar. Biz çocukken öyle yapınca büyüklerimiz ‘İndir o ellerini’ derlerdi. Camilerde, özellikle mezarlık yerlerde eller arkaya konulmaz. Saygı, edep ve terbiyedir. Anadolu’nun her yöresinin kendine ait birtakım adetleri vardır. Ama İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı bu törende ne için var? İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet Han için, fethin ertesi günü kabrini ziyaret etmek için, ona dua etmek için, İBB BaÅŸkanı sıfatıyla var. Oradaki hazirun da onun için orada. VatandaÅŸ da bunun Fatih Sultan Mehmet’e saygısızlık olduÄŸunu düşünüyor. Bu görüntüleri gördükten sonra ben de saygısızlık olduÄŸunu düşünüyorum. Bu bir vatandaşımızın ÅŸikayeti. Böyle bir görüntü olamaz. BaÅŸka bir ÅŸikayet daha var, o da ÅŸu, diyor ki ‘Siz terör örgütünün desteklediÄŸi siyasi partinin belediye baÅŸkanına gidiyorsunuz suçluyu, suçu övüyorsunuz ve diyorsunuz ki sizin görevden alınacak olmanızı kabul etmiyorum, diyorsunuz’ diyerek vatandaÅŸ onu da ÅŸikayet ediyor.”

Bu şikayetlerin iki şekilde geldiğini aktaran Soylu, dilek şeklinde olabileceğini ya da savcılığa suç duyurusu şeklinde şikayetlerin ulaştığını kaydetti.

“Bir soruÅŸturma söz konusu deÄŸildir”

Bakan Soylu, “Bir, burada kiÅŸiye özel durum söz konusu deÄŸildir. İki, burada bir soruÅŸturma söz konusu deÄŸildir. Kimse ayrıcalıklı deÄŸildir. Devlet memurları diye bir kanun var. Devlet memurları kanunu, devlet memurunu korumak, onun her ÅŸikayette karşı karşıya kaldığı bir meselede suistimale uÄŸramaması için de kendine bir alt yapı oluÅŸturmuÅŸtur. Bu kanun uzun yıllarca kendine ait alışkanlıklar da oluÅŸturmuÅŸ.” diye konuÅŸtu.

Savcılığa gelen suç duyurusuyla ilgili savcının bunu ihtisas yerine gönderdiÄŸini söyleyen Soylu, eÄŸer durum kamu görevlileriyle ilgiliyse suç duyurusunun İçiÅŸleri Bakanlığı’na ulaÅŸtığını belirterek, ÅŸunları ifade etti:

“Savcı burada ÅŸunu düşünür, ‘Evet bana bir ihbar geldi, ben bunu ihtisas yerine göndereyim’ der. İhtisas yeri neresidir? Kamu görevlileriyle ilgiliyse bize bildiriyor. Gümrükle ilgiliyse onu da bakanlığına gönderir, ‘Åžuna bir bak, sen bunun yetkilisisin, soruÅŸturma izni verip vermemene göre ben de yoluma devam edeceÄŸim’ der. Bu bir rutindir. Bu rutin de kamu görevlilerini ve devlet memurlarını korur. Aksi olursa her ihbar ve her ÅŸikayette savcı ihtiyaç gördüğü andan itibaren çağırır, diyelim ki devlet memurları kanunu yok, vatandaÅŸ birisini savcıya ÅŸikayet ettiÄŸi anda her birinde şüpheli durumuna gider. Devlet memurları kanunu tam da bu iÅŸi korumak için vardır. Bize geldiÄŸinde ne yapabiliriz, araÅŸtırma yapabiliriz. Ama ÅŸikayete baÄŸlı bir konuda araÅŸtırma yapabilme kabiliyetin yoktur çünkü bunun bir de karşısı vardır, yani vatandaÅŸ. AraÅŸtırmada dersin ki, ‘Ben böyle lüzum görmedim’ dersin, o zaman gider Danıştay’a der ki ‘İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu bu belediye baÅŸkanını koruyor’ ya da ‘İşini savsaklıyor’ diyebilir. Bunlarla ilgili eksik iÅŸlem yaptığınız an Danıştay’dan döner. Bu iÅŸlemler oturmuÅŸtur. Sonra soruÅŸturma izni verecek misiniz, vermeyecek misiniz? Bunun için ifade de deÄŸil, beyandır. Der ki, ‘Kastım ÅŸudur’, bu konuyla ilgili soruÅŸturma izni veririz ya da vermeyiz.”

Geçen sene İBB’nin izin almadan yardım toplama giriÅŸimini hatırlatan Soylu, İBB’nin yerel mahkemeye, idari mahkemeye ve Danıştay’a baÅŸvurduÄŸunu ancak kaybettiÄŸini söyledi.

Bakan Soylu, “Biz eÄŸer birtakım siyasal çıkarımlarımıza göre devleti idare edeceksek, yarın bu devletin yerinde yeller eser. Biz doÄŸru olanı yapacağız, hakikatin maÄŸlubiyetine zemin açmayacağız. Biz doÄŸrusunu yapalım, vatandaşımız feraset sahibidir bunları anlayabilme kabiliyetine sahiptir. Biz sessiz kalsaydık 100 binin üzerinde dernek vardı, ‘Biz de topluyoruz’ diyecekti. Madem öyle istiyorsunuz kanunu öyle deÄŸiÅŸtirin. Kuralları uygulamak zorundayız. Kurallar birinin istifade edeceÄŸi, birinin istifade etmeyeceÄŸi ÅŸeklinde olmaz.” diye konuÅŸtu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle devam etti:

“Burada kiÅŸiye özel bir durum söz konusu deÄŸildir. Buradan ucuz kahramanlık çıkarmanın bir anlamı söz konusu deÄŸildir. Türkiye’de birçok belediyeye bunu yaptık, birçok belediyeye de bu yapılıyor. Kanun böyle. Neticede ne yapacağız? Böyle bir ÅŸey geldiÄŸi zaman, böyle bir sonuç geldiÄŸi zaman zannediyorum buna ait beyanı da vermiÅŸler. Ben buna izin vermem. SoruÅŸturma izni vermem. Ama öbürüne vermek isterim, kayyumlara gitti ‘siz şöylesiniz’ falan dedi. ArkadaÅŸlarım diyor ki, ‘burada herhangi bir durum söz konusu deÄŸil, burada vermememiz gerekir’ diyorlar, belki ona da vermeyeceÄŸiz. Devletin kuralları iÅŸleyecek, bu kadar net. EÄŸer savcıya geleni savcı bize göndermezse, biz bu incelemeyi yapmazsak orada devletin kuralları iÅŸlemez, vatandaÅŸ da der ki ‘devlet beni kale almıyor.’ İşin bir de siyasi boyutunu söyleyeyim, bunun siyasal bir karşılığı olmaz. Bazı arkadaÅŸların ‘Burada maÄŸduriyet üretiyor’ demesine katılmıyorum. Hiç böyle bir maÄŸduriyet söz konusu deÄŸil. Siz kanunun, kuralın gerekliliÄŸini yerine getirin, devletinizi dimdik ayakta tutun, doÄŸrusunu halk karar verir.”

Dünya SaÄŸlık Örgütü’nün (DSÖ) alkol tüketimiyle ilgili yaptığı açıklamaya da deÄŸinen Bakan Soylu, “DSÖ bu iÅŸin başında kuralı koymuÅŸ, diyor ki, ‘Alkolden kaçınarak bağışıklığınızı koruyun, ayık kalın, hızlı karar almanız gereken durumlarda kimseyi riske etmeyin’, alkolün limitiyle ilgili uyarıyor ve ‘Fazla almayın’ diyor, ‘Evde bile olsa sosyal mesafenin korunmama riski yüksektir’ diyor. ‘Özellikle kısıtlama günlerinde gidip alkol alabilme imkanına sahipsen gidip daha çok tüketirsin, riski daha fazla artırırsın’ diyor, ‘Alkol kullanımıyla aile içi ÅŸiddetin arttığı görülmektedir’ diyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Biz AkÅŸener’i iyi tanırız”

İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener’in kendisine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Bakan Soylu, “Sayın AkÅŸener benim için ‘aptal’ dedi. ‘Bunu yapan aptal, aptallık. Ben İçiÅŸleri Bakanı olsaydım.’ dedi. 6 ay yaptı İçiÅŸleri Bakanlığı, stajyer İçiÅŸleri Bakanlığı. Kimse kusura bakmasın. Ben siyaset meydanına çıkarsam bu tip sözler aÄŸzımdan ağır çıkar.” diye konuÅŸtu.

Soylu, AkÅŸener ile aynı partide siyaset yaptıklarını dile getirerek, “Biz AkÅŸener’i iyi tanırız. O da bizim kendisini iyi tanıdığımızı bilir. Sayın Devlet Bahçeli’ye hakaret etti, geçen hafta Sayın CumhurbaÅŸkanımıza yaptığı hakaret bir insana yakışmaz, bir hanımefendiye hiç yakışmaz. Çok üzüldüm, doÄŸru da deÄŸil. Bu kadar kibir, gurur, kendini bilmezlik… Bana aptal demiÅŸ, Cenab-ı Allah’a havale ederim, nefsileÅŸtirmem ama Sayın CumhurbaÅŸkanımıza geçen hafta söylediÄŸi söz siyasi hayatta kaldırılabilir bir söz deÄŸildir. Sayın Devlet Bahçeli’ye söylediÄŸi söz…” ifadelerini kullandı.

“Kanun, kural ne diyorsa biz onu uygulamaya çalışıyoruz”

Bakan Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumsal olaylarda kolluk güçlerine ses ve görüntü alınmasını engelleme yetkisi veren genelgesine iliÅŸkin soru üzerine bahsi geçen genelgede yeni bir ÅŸey olmadığını dile getirerek, Anayasa’nın 20’nci maddesinin herkesin kendisiyle ilgili kiÅŸisel verilerinin korunmasını isteme hakkına sahip olduÄŸunu, kiÅŸisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiÅŸinin açık rızasıyla iÅŸlenebileceÄŸini, genelgede de bunu hatırlattıklarını söyledi.

Soylu, şöyle devam etti:

“6698 sayılı KiÅŸisel Verilerin Korunması Kanunu, 5238 sayılı Türk Ceza Kanunda kiÅŸilerin özel hayatının gizliliÄŸiyle bu gizliliÄŸin görüntü veya sesle kayda alınması suretiyle ihlal edilmesine yönelik yaptırımlar var diyoruz. Ayrıca 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu 13. maddesi var. Birisi seni iÅŸini yaparken engellerse, birisi seni ifÅŸa etmeye çalışırsa, onla ilgili eylemin durumun niteliÄŸine göre ya durdurursun, eÄŸer ısrar ederse uzaklaÅŸtırırsın, tekrar ısrar ederse yakalar gerekli kanuni iÅŸlemi yaparsın diyor. Biz diyoruz ki sevgili polislerimiz kanun ve anayasa sana bu hakları vermiÅŸ. Sevgili kolluk kuvvetlerimiz eÄŸer birisi senin yanına gelir de çekmeye çalışırsa, hem KiÅŸisel Veriler Koruma Kanunu hem Anayasa hem Türk Ceza Kanunu hem de Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu sana kendini koruma hakkı veriyor.”

Polisle ilgili binlerce soruÅŸturma yaptıklarını, bunların hiçbirini kamera ile yapmadıklarını, devletin bu noktada uzun yıllardan beri bir sisteminin olduÄŸunu anlatan Soylu, “Kanun, kural ne diyorsa biz onu uygulamaya çalışıyoruz. Bunun basın özgürlüğüyle herhangi bir ilgisi yoktur. Bu bir polisin veya bir kamu görevlisinin kendini ifÅŸa etmeye çalışan, kiÅŸisel verilerini ihlal etmeye çalışan birisine yönelik ‘Yapma kardeÅŸim’ deme hakkıdır.” dedi.

Bakan Soylu, yılda 2,5 milyon asayiÅŸ olayıyla karşı karşıya kaldıklarını, bunun yüzde 97,5’inin aydınlatıldığını aktararak, şöyle konuÅŸtu:

“Biz yılda ortalama 400 polis memurumuzu disiplinimize uymadığı için ihraç ediyoruz, 250 jandarma personelimizi ihraç ediyoruz. Neye göre ihraç ediyoruz? Kendi kanunlarımız çerçevesinde ihraç ediyoruz. Mekanizma iÅŸliyor. Mekanizma da bunlar saÄŸlanıyor. Bu yapılırken ne oluyor? TeftiÅŸ gidiyor. Tanıkları dinliyor, onun beyanını dinliyor. VatandaÅŸ ÅŸikayet ediyor, bu vatandaşın ÅŸikayeti doÄŸru mudur deÄŸil midir ortaya konuluyor. Bu bir mekanizma. Gelecek polisin dibinde kamera açacak, görevini yapmasını engelleyecek. KiÅŸisel verisini kullanmaya odaklanacak ve ihlal edecek, bir daha onun rızasını almadan onu iÅŸleyecek, sosyal medyada veya herhangi bir yerde yayınlayacak. Peki bunun içerisinde basın özgürlüğü var mı? Zinhar yok.”

Gaziantep’te bir camide yaÅŸanan olay

Soylu, Alparslan Kuytul ve yandaÅŸları tarafından itikaf ibadeti bahane edilerek gerçekleÅŸtirilen provokasyon giriÅŸimi üzerine Gaziantep’te bir camide yaÅŸanan olaylara iliÅŸkin deÄŸerlendirmede bulundu.

Alparslan Kuytul ve yandaşlarının ramazanın başından itibaren devletin namaza izin vermediği şeklinde propaganda yaptığını ifade eden Soylu, şunları söyledi:

“Böyle bir ÅŸey var mı? Bir pandemiyle karşı karşıyayız. Camilere de gidiliyor. İnsanlar Müslümanlığı bu Anadolu coÄŸrafyasında doya doya yaşıyorlar. Kimsenin engellediÄŸi de yok. Allah’ımıza hamdüsenalar olsun. Kurban Bayramı geliyor. Ardahan’dan Edirne’ye kadar her yerde tekbirlerle kurbanlar kesiliyor. İnsanlar bayramlaşıyor. Biz büyük bir memleketin, zengin bir memleketin büyük bir medeniyetin evlatlarıyız. ‘Ben bu teravih ÅŸeyini saymıyorum, kılacağım.’ Birçok camiye gitti bunun propagandasını yaptı, teravih de kıldı. Müdahale etsen bir dert, etmesen bir dert. Biz bu adamı bugün mü tanıyoruz? Hayır. Ben 4,5 yıldır içiÅŸleri bakanıyım. 4,5 yıldır bu adam ilgi alanımızda. Adana’da parklarda oturuyor. Bir ÅŸey vermiyor. Dini bir ÅŸey… Türkiye karşıtı ve Türkiye düşmanı ne kadar mesele var, onların savunucusu. Türkiye düşmanlığı nasıl yapılır? Bütün bunların savunuculuÄŸunu ortaya koyan bir portreyle karşı karşıyayız.”

Yayında, Kuytul’un, Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet birimleri aleyhine yönelik söylemleri ve FETÖ yayın organlarında yaptığı konuÅŸmaların yer aldığı bir video gösterildi.

İçişleri Bakanı Soylu, görüntüler üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

“Orada çok tehlikeli bir cümle var. Ben bunu 10 defa dinledim. Bu cümleyi 10 defa dinledim. Diyor ki; ’15 Temmuz’un nasıl olduÄŸunu, arkasını dinlemek isterim. Bu metotlara bundan sonra birleÅŸtirerek devam edelim.’ Åžimdi ondan önce söyledikleri, 1 Temmuz 2016’da söylediÄŸi… Bir kere ‘2 tane polis öldürüldü.’ diyor. Zihniyetinin ne olduÄŸu, dini istismar ettiÄŸi, aynı zamanda provokasyon yaptığı, Makyavelist yani nereden istifade edebilecek bir Türkiye düşmanlığı ve karşıtlığı ortaya koyduÄŸu belli. Ne zaman bir hadise yapsa polise, devlete karşı hem hakaret eden hem de ÅŸiddet uygulamaya çalışan bir anlayışı var. Daha da ötesi var. Kadınların eline Kur’an-ı Kerim’i veriyor. Polislerin üzerine salıyor. Dün bir manzara vardı sonra sildiler. Oradan serbest bırakıldığı bir kısmı ellerine kitapları, Kur’an-ı Kerim’leri, caminin içerisine geldikleri ki Kur’an-ı Kerim sürekli olarak ÅŸeye karşı kullanıyorlar. Bu bize geçmiÅŸ birtakım manzaraları hatırlatıyor.”

Kuytul’un sürekli bir gerginlik oluÅŸturma çabasında içinde olduÄŸunu aktaran Soylu, “Sürekli bunu gerginleÅŸtirerek, terörize ederek getirmeye çalışıyorlar. Camileri, imamları sindirmiÅŸ, bilmem neleri yapmış. Sindirmeye çalışıyor daha doÄŸrusu. Ürkütüyor, korkutuyor. Aynı zamanda bir vakıf kurmuÅŸ. Vakıftan da kendine ait bir gelir oluÅŸturmuÅŸ. Orada da birtakım yolsuzlukları ve dolandırıcılıkları söz konusu. Bunları da tespit ettik. Bütün bunların üzerinden elbette ki buna kanuni çerçevesi içerisinde yapmaması gerektiÄŸi ifade ediliyor. Åžimdi nihayetinde ‘Ben 20, 25, 30 kiÅŸi bu itikaf ibadetine gideceÄŸim.’ Amacı istismar. Dini istismar. Amacı provokasyon, huzursuzluk ortaya çıkarmak.” ifadelerini kullandı.

Soylu, Kuytul’un devam eden birçok davası olduÄŸunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Biz bununla sabah akÅŸam uÄŸraşıyoruz. Sürekli olarak, farklı kılıklarda farklı adımlar atmaya çalışıyor. Burada ne yaptı? Talimat verdi. ‘Bu camilere gireceksiniz, 20, 25, 30 kiÅŸi.’ Diyanet diyor ki ‘1-2 kiÅŸi gir itikafı yapacaksan yap. Benim söylediÄŸim camilere gir, ben bunları kontrol edeyim.’ Saymıyor zaten. Caminin içerisinde bizimkiler müdahale ettiÄŸi zaman gerginlik öyle… Hükumete, devlet baÅŸkanına, bize, diyanete aÄŸza alınmayacak, caminin o haline yakışmayacak bir sürü sözler söyleyince geriliyor. Üzüldüm. Benim ve herkesin bu konularda hassasiyeti yüksektir. Orada olmaması gereken bir personelin gaz sıkması kabul edilebilir deÄŸildir. Çok açık söyleyeyim. Ben bunu hayatta kabul edemem. Böyle bir ÅŸey olamaz. Biz o gece de yaptık. Oradaki emniyet müdürümüz çok kıymetli bir arkadaşımızdır. Zannediyorum olay ani geliÅŸti. Çok önemli fedakarlıkları, faydalılıkları çok uzun yıllardır… Oluyor iÅŸte insanın gözünden bu iÅŸ kaçabiliyor. Ama kaçmaması gerekiyor. Hakikaten kabul edebileceÄŸimiz bir iÅŸ deÄŸil. Orada soruÅŸturma baÅŸladı, gerekli ÅŸeyler açıldı. Olayın başı bambaÅŸka bir tablo. Camide oturulup masa atılıp, sandalyeyle itikaf mı yapılır? Böyle bir itikaf mı yapılır, hangi birimiz camide masa sandalye attık da oturduk? Orası cami, orası masa. OturmuÅŸ orada, orayı ofis yapmış kendisine. Bu bizim açımızdan kabul edilebilir bir ÅŸey deÄŸil. DoÄŸru bir ÅŸey de deÄŸil.”

Bakan Soylu, 40’ın üzerinde camide 500’den fazla kiÅŸinin bu giriÅŸimde bulunduÄŸunu anlatarak, “Oradan bir huzursuzluk çıkarmak, oradan bir kaos oluÅŸturmak. Oradan Türkiye’yi terörize etmeye çalışan bir anlayış gerçekleÅŸtirmek istiyorlar. Buna müsaade etmeyiz.” dedi.

Kırmızı bültenle aranan kripto para borsası Thodex’in kurucusu ve yöneticisi Faruk Fatih Özer’e iliÅŸkin yöneltilen soru üzerine Soylu, ÅŸunları kaydetti:

“PeÅŸindeyiz. Biz Arnavutluk’ta olduÄŸuna inanıyoruz. Arnavutluk polisi de Arnavutluk’ta olduÄŸuna inanıyor. Hatta inÅŸallah mevzilendirmeleri mevkilendirmeleri de vardır. Nerde olduÄŸuna ve nasıl olduÄŸuna dair. ArkadaÅŸlarımız oradalar. DiÄŸer ülkelerdeler. DiÄŸer ülkelerde olmadığına dair bilgimiz de var. DiÄŸer taraflara geçmediÄŸine dair. Çevre ülkelerde de varız. Elimizden geleni yapıyoruz. Memleketimize getirmek ve hukuka teslim etmek için de çaba sarf edeceÄŸiz.”

Soylu, konuÅŸmasının sonunda daÄŸa kaçırılan çocukları için evlat nöbetini sürdüren Diyarbakır annelerine deÄŸindi. Annelerin silahları olmadığını, ÅŸiddet uygulamadığını vurgulayan Soylu, “Bir terör örgütünü eritiyorlar. Allah onlardan razı olsun. Cesaretlerinden. Onların cesaretlerini gösteremeyenler oldu. Onlar o halleriyle annelerin babaların hepsinin ellerinden öpüyorum. Allah bin kere razı olsun. Sadece kendi çocukları adına orada deÄŸiller. Bunu çok net söyleyeyim. Bugün bu ay itibarıyla 67 kiÅŸi ikna olarak geldi. Onlar orada saÄŸlam duruyorlar diye. Onlar sadece kendilerine deÄŸil bize de güç veriyorlar. Onların iradeleri ve kararlılıkları… Bu yıl yaklaşık toplam 11 kiÅŸi katıldı terör örgütüne. 5 bin küsur rakamından 11’e. Bunun 6’sı yurt dışından.” ifadelerini kullandı.

Soylu, terörle mücadelede görev alanlara ve şehit ailelerine şükranları sunarak, teröre yönelik mücadeleye dikkati çekti.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir