İran, UAEA’nın aleyhte kararına karşılık nükleer faaliyetlerini hızlandıracak adımlar atıyor
İran, UAEA'nın aleyhte kararına karşılık nükleer faaliyetlerini hızlandıracak adımlar atıyor
Bölgede İsrail’in tehditleri nedeniyle gerilim devam ederken İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulunda aleyhinde alınan karar sonrasında nükleer faaliyetlerini hızlandıracak adımlara baÅŸlıyor.
ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya tarafından sunulan karar tasarısı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulunda oylandı.
Tasarı, Yönetim Kuruluna üye ülkelerin 19’unun “evet” oyuyla kabul edilirken, Rusya, Burkina Faso ve Çin “hayır” oyu verdi. Oylamada, 11 çekimser oy kullanıldı.
İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik ağır eleÅŸtiri ve tepkilerin yer aldığı kararda, Ajans tarafından birçok kez yapılan iÅŸbirliÄŸi çaÄŸrısına karşı Tahran yönetiminin gerekli yaklaşımı sergilemediÄŸi ifade edildi.
Kararda, 2019’dan bu yana İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme (NPT) AnlaÅŸması kapsamında kabul ettiÄŸi yükümlülükler arasında yer alan “nükleer materyalin, silah veya diÄŸer patlayıcı cihazlara yönlendirilmemesi”nin doÄŸrulanması konusunda Ajansın zorluk yaÅŸadığı, Yönetim Kurulunun çaÄŸrılarına raÄŸmen İran’ın Güvence Denetimi AnlaÅŸması kapsamında UAEA ile tam bir iÅŸbirliÄŸi yapmamasının üzüntü verici olduÄŸu kaydedildi.
Yönetim Kurulunda son paylaşılan rapor doÄŸrultusunda, 2019’dan bu yana İran’ın bu konudaki yaklaşımının açıkça belirtildiÄŸi aktarılan kararda, “Birden fazla bildirilmemiÅŸ yerde beyan edilmemiÅŸ nükleer malzeme ve faaliyetler konusunda Ajansa tam ve zamanında iÅŸbirliÄŸi saÄŸlama yükümlülüklerini yerine getirmemesi, Ajansın 12.C maddesi kapsamındaki Güvenlik AnlaÅŸması yükümlülüklerine uymadığı anlamına gelmektedir.” ifadesi kullanıldı.
Kararda, Kapsamlı Güvence Denetimi AnlaÅŸması’nın 19. maddesi uyarınca, Ajansın, anlaÅŸma kapsamında koruma altına alınması gereken nükleer malzemenin, nükleer silahlara veya diÄŸer nükleer patlayıcı cihazlara yönlendirilmediÄŸini doÄŸrulayamadığı belirtildi.
UAEA BaÅŸkanı Rafael Mariano Grossi’nin, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl olduÄŸuna dair güvence verememesinin yol açtığı kaygıya iÅŸaret edilen kararda, konunun uluslararası barış ve güvenliÄŸin saÄŸlanmasından baÅŸlıca sorumlu organ olan BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) yetki alanına girdiÄŸine deÄŸinilerek, bu husustaki derin endiÅŸe vurgulandı.
Kararda, nükleer malzemenin silah ve benzeri patlayıcı unsurlara yönlendirilmediÄŸinin doÄŸrulanmasını saÄŸlamak için İran’ın yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi ve bekleyen tüm güvenlik sorunlarını netleÅŸtirmek amacıyla acilen ÅŸu adımları atması gerektiÄŸi kaydedildi:
“İran’da iki beyan edilmemiÅŸ yerde tespit edilen insan kaynaklı uranyum parçacıklarının varlığına iliÅŸkin teknik olarak inandırıcı açıklamalar sunması, söz konusu nükleer malzemenin veya nükleer bulaÅŸmış ekipmanların mevcut konumlarını Ajansa bildirmesi, UAEA’nın bu amaçla talep ettiÄŸi tüm bilgi, belge ve cevapları saÄŸlaması, kurumun gerekli gördüğü yer ve malzemelere eriÅŸim saÄŸlaması, ayrıca Ajansın uygun göreceÄŸi örneklerin alınmasına izin vermesi.”
İran nükleer faaliyetlerini hızlandıracak adımlar atıyor
ABD’nin İran ile 2015’te imzalanan nükleer anlaÅŸmadan çekilmesi ve yaptırımları geri getirmesi sonrasındaki süreçte Tahran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırma kararları, İran’ı nükleer silah üretebilecek kapasiteye eriÅŸtirdi.
İran her ne kadar nükleer silah üretme niyetinde olmadığını söylese de Batılı ülkelerin endişelerini giderebilmiş değil.
Son olarak UAEA ile arasındaki bir dizi anlaşmazlık, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya öncülüğünde UAEA Yönetim Kurulunda İran aleyhinde karar çıkarılmasına yol açtı.
İran aleyhinde daha önce de kararlar çıkarılmasına raÄŸmen bu kez kararda, İran’a 20 yıl sonra ilk kez “Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi AnlaÅŸması (NPT) yükümlülüklerini ihlal etme” suçlaması yöneltildi.
Yönetim Kurulunun 35 üyesinden 19’unun onayıyla kabul edilen kararda ayrıca, konunun BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Güvenlik Konseyine sevk edilmesi tehdidi de yer alıyor.
Bu da 2015’teki nükleer anlaÅŸmada yer verilen, “snapback (tetik mekanizması)” olarak adlandırılan ve İran’a anlaÅŸmayı ihlal ettiÄŸi gerekçesiyle BM yaptırımlarını yeniden getirme imkanına sahip maddeyi iÅŸletebilme ihtimalini ortaya koyuyor.
İran ise mekanizmanın iÅŸletilmesi halinde ise NPT’yi gözden geçirmek dahil çeÅŸitli adımlar atabileceÄŸini birçok kez yineledi.
İran, karara karşılık “güvenli bir yerde” yeni bir zenginleÅŸtirme tesisi açacak
UAEA Yönetim Kurulunda alınan kararın hemen ardından İran Dışişleri Bakanlığı ve Atom Enerjisi Kurumu, yaptıkları ortak açıklamayla, alınan kararı kınadı.
ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya öncülüğünde alınan kararın, teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduÄŸu ve UAEA Yönetim Kurulunun “siyasi amaçlara dayalı bir araç olarak” kullanıldığı ifade edildi.
Karara tepki olarak ise Atom Enerjisi Kurumu BaÅŸkanı Muhammed İslami’nin talimatıyla güvenli bir yerde yeni bir zenginleÅŸtirme merkezinin açılacağı belirtildi.
Bununla birlikte Fordo’daki uranyum zenginleÅŸtirme tesisinde eski nesil santrifüjlerin uranyumu daha hızlı zenginleÅŸtirecek altıncı nesil santrifüjlerle deÄŸiÅŸtirileceÄŸi bilgisi verildi.
Karara karşılık ayrıca UAEA ile işbirliğinin gözden geçirileceği vurgulanırken atılacak diğer adımların da daha sonra duyurulacağı aktarıldı.
Konuya iliÅŸkin açıklama yapan İran Atom Enerjisi Kurumu BaÅŸkan Yardımcısı ve Sözcüsü Behruz Kemalvendi, İran’ın uranyum zenginleÅŸtirme faaliyetlerinin ciddi oranda hızlanacağını söyledi.
Nükleer anlaÅŸma İran’a 3,67 oranında uranyum zenginleÅŸtirme izni veriyordu
İran ile BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5+1) arasında 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaÅŸma, Tahran’a yüzde 3,67 oranında uranyum zenginleÅŸtirme faaliyetini sürdürme izni veriyor.
Buna karşılık ABD’nin 2018’de anlaÅŸmadan tek taraflı çekilmesinden bir yıl sonra anlaÅŸmadaki taahhütlerini durduran İran, ilk olarak Natanz’da 17 Nisan 2020’de yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleÅŸtirdiÄŸini duyurmuÅŸtu.
Tahran’ın uranyumu yüzde 20 ve yüzde 60 saflıkla zenginleÅŸtirmesi Batılı ülkelerde endiÅŸelere neden oluyor çünkü, uranyumun yüzde 20 ve üzerinde zenginleÅŸtirilmesi nükleer bomba elde etmeye imkan saÄŸlayacak yüzde 90 saflıkta parçalanabilir uranyuma ulaÅŸmak için önemli bir aÅŸama olarak kabul ediliyor.
İran’ın istemesi halinde çok kısa sürede nükleer bomba üretme kapasitesine eriÅŸeceÄŸi belirtiliyor.
İran ile UAEA arasındaki anlaşmazlık
İran’da UAEA’ya bildirilmemiş 3 yerde nükleer bulguların tespit edilmesi ve söz konusu nükleer bulgulara ilişkin Tahran yönetimine yöneltilen soruların istenilen düzeyde yanıtlanmaması taraflar arasında gerginliğe neden olmuştu.
Ajans, Tahran’ın bu 3 yere iliÅŸkin yaptığı açıklamayı teknik olarak inandırıcı bulmadığını bildirdi. UAEA BaÅŸkanı Rafael Mariano Grossi, 31 Mayıs’ta yayımlanan İran’a dair raporla ilgili, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“İran, çözüme kavuÅŸturulmamış güvenlik meselelerinin çözümü hususunda Ajansa yardımcı olmadığı sürece Ajans, İran’ın nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlarla yürütüldüğüne dair güvence veremeyecektir.”
UAEA kararı İran-ABD ile müzakere süreci ve İsrail’in tehditleri sürerken geldi
Karar, ABD ile İran’ın, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’ın nükleer programının sınırlandırılması konusunda anlaÅŸma saÄŸlamak amacıyla Umman’ın arabuluculuÄŸunda bir dizi görüşme gerçekleÅŸtirmesinin ardından geldi.
Bununla birlikte bölgede saldırganlığını sürdüren İsrail de İran’ın nükleer tesislerine saldırı tehditlerine devam ediyor.
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci, taraflar görüşmelere 15 Haziran’da Umman’da devam edeceÄŸini açıklasa da Washington’un İran’ın uranyum zenginleÅŸtirme faaliyetlerini tamamen durdurma ısrarı nedeniyle zora girdi.
ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın “İran ile anlaÅŸmaya varılacağından daha az emin olduÄŸunu” söylemesi de dikkatleri çekti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) İran’a saldırı tehditleri ve buna karşılık İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade’nin muhtemel bir saldırıda bölgedeki Amerikan üslerini hedef alacakları yönündeki tehdidi, süreci diplomasi yerine yeniden askeri tehditlere taşıdı.
Kaynak: AA
