İsrail, DoÄŸu Kudüs’teki Åžeyh Cerrah Mahallesi’ni Filistinli kimliÄŸinden koparmaya çalışıyor
İsrail, Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi'ni Filistinli kimliğinden koparmaya çalışıyor
İsrail’in, iÅŸgal altındaki DoÄŸu Kudüs’te bulunan Åžeyh Cerrah Mahallesi’nde Filistinlileri tehcir etmek ve bölgeyi “YahudileÅŸtirmek” amacıyla yasa dışı yeni yerleÅŸimler inÅŸa edilmesi dahil attığı adımlar tehlikeli boyutlara ulaÅŸtı.
İsrailli sivil toplum kuruluÅŸu İr Amim, İsrail hükümetinin Åžeyh Cerrah Mahallesi’ni Filistinli kimliÄŸinden koparmak, yasa dışı yerleÅŸim bölgesine dönüştürmek için “koordineli ve kurumsallaÅŸmış bir strateji” yürüttüğünü vurguladı.
İr Amim’in “Åžeyh Cerrah Üzerindeki Baskı: İsrail’in Ele Geçirmesi ve Filistinlilerin Yerinden Edilmesi için Yeni Araçlar” baÅŸlıklı raporunda, hükümetin DoÄŸu Kudüs’ün en önemli ve sembolik mahallelerinden biri olan Åžeyh Cerrah’ı kontrol altına alma çabalarında yeni ve tehlikeli bir aÅŸamaya girildiÄŸinin altı çizildi.
İsrail, Åžeyh Cerrah’ta Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler için 2 bin konut inÅŸa etmeyi planlıyor
İr Amim araÅŸtırmacısı Aviv Tatarsky, İsrail’in kurulduÄŸu 1948’den bu yana “Filistinlilerden gasbedilen topraklarda İsrailliler için inÅŸa et” politikasını sürdürdüğünü belirterek “Åžeyh Cerrah’ta tanık olduÄŸumuz ÅŸey, İsrail’in DoÄŸu Kudüs üzerindeki kontrolünü (iÅŸgalini) pekiÅŸtirme çabalarında yeni bir aÅŸamayı temsil ediyor.” ifadelerini kullandı.
İsrail hükümetinin attığı tehlikeli ve yeni adımların başında Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler için Åžeyh Cerrah’ta yaklaşık 2 bin konut inÅŸa edilmesini hedefleyen büyük ölçekli “kentsel yenileme” projesi olduÄŸuna dikkati çeken Tatarsky, bununla mahalledeki Yahudi varlığının saÄŸlamlaÅŸtırılmasının amaçlandığını söyledi.
Tatarsky, Åžeyh Cerrah’ta yaÅŸayan Filistinli aileyi zorla evlerinden atmayı hedefleyen İsrail’in ayrıca “eÅŸi benzeri görülmemiÅŸ yasal ve idari metotlara” baÅŸvurduÄŸunu belirtti.
Filistinlilere ait bazı arazi ve evleri, devlet kurumları ve yerleşimci Yahudi örgütleri adına kaydetmelerine olanak tanıyan arazi tescili ve mülkiyet hakları düzenlemelerinin gerçekleştirildiğini kaydeden Tatarsky, mahallede el konulan bazı kamusal alanların Yahudi dini kurumlarına tahsis edilmesine de onay verildiğine işaret etti.
İsrail hükümeti, bu sene başında Åžeyh Cerrah Mahallesi’nde, Filistinlilerden gasbedilen bir araziye Ultra Ortodoks Yahudiler (Haredi) için 8 katlı bir dini okul (YeÅŸiva) inÅŸa edilmesi planını onaylamıştı.
Arazinin şu an kamu binası inşa etme bahanesiyle İsrail Toprak İdaresi tarafından Filistinlilerden gasbedildiği ve halihazırda otopark olarak kullanıldığı biliniyor.
Tel Aviv hükümeti, Filistinlileri Åžeyh Cerrah’tan tehcir çabalarına öncülük etmeye baÅŸladı
Tatarsky, Yahudi yerleşimci grupların Filistinli aileleri zorla evlerinden etme girişimlerinin tam anlamıyla başarılı olamamasının ardından hükümetin devreye girdiğini belirtti.
Yahudi yerleÅŸimci örgütlerin 2021 yılında tetiklediÄŸi olayların ardından halihazırda 80 civarında Filistinli ailenin yaÅŸadığı Åžeyh Cerrah Mahallesi’nde 10 ailenin evlerinden zorla çıkarıldığını hatırlatan Tatarsky, söz konusu örgütlerin “45 evin arazisine sahip oldukları” iddiasında bulunduÄŸunu aktardı.
Tatarsky, “Tel Aviv yönetimi artık yeni yasal, idari ve planlama enstrümanları kullanarak Åžeyh Cerrah Mahallesi’ndeki İsrail varlığını güçlendirme ve Filistinlileri göçe zorlama giriÅŸimlerine öncülük ediyor.” dedi.
İr Amim araÅŸtırmacısı Tatarsky, Åžeyh Cerrah’ta yaÅŸananların sadece bu mahalleyle sınırlı olmadığını bilakis İsrail’in iÅŸgal altında tuttuÄŸu DoÄŸu Kudüs’ü yeniden ÅŸekillendirmeye yönelik kapsamlı bir hükümet politikasını yansıttığını sözlerine ekledi.
Åžeyh Cerrah Mahallesi’nin dünü ve bugünü
İsmini 1187’de İslam ordularının Kudüs’ü Haçlıların elinden almasının ardından buraya yerleÅŸtiÄŸine inanılan Selahaddin Eyyubi’nin kiÅŸisel hekiminden alan mahalle, bir süre meyve aÄŸaçlarıyla dolu bir arazi olarak kaldı.
Filistinli varlıklı aileler, ÅŸehrin dar sokakları ve karmaÅŸasından uzaklaÅŸmak amacıyla 1900’lü yılların başında Eski Åžehir surlarına yalnızca bir kilometre uzaklıktaki bu bölgeye modern evler inÅŸa etti.
Takvimler 1956 yılını gösterdiÄŸinde ise, İsrail’in 1948’de 750 bin civarında Filistinliyi zorunlu göçe tabi tuttuÄŸu “Nekbe” (Büyük Felaket) olayıyla evsiz kalan 28 aile bölgeye yerleÅŸti.
Ürdün, o dönem egemenliÄŸi altında bulunan DoÄŸu Kudüs’teki Åžeyh Cerrah Mahallesi’nde mülteci statüsündeki söz konusu 28 aile için UNRWA’nın onayıyla evler yaptırdı.
Åžeyh Cerrah’a yerleÅŸen 28 aile, 1960’lı yıllarda Ürdün hükümetiyle, kendilerini toprak ve oturdukları evlerin sahibi yapacak, üç yıl sonra da resmi tapu senetlerini alacakları bir anlaÅŸma yaptı.
Ancak Ürdün, Orta DoÄŸu’yu sarsan “Altı Gün Savaşı” olarak kayıtlara geçen 1967’deki Arap-İsrail Savaşı’nda bölgedeki kontrolünü kaybetti ve DoÄŸu Kudüs, İsrail iÅŸgaline girdi. Ürdün hükümetinin ailelerle yaptığı anlaÅŸma ise yarıda kaldı.
Şeyh Cerrah Mahallesi, Yahudi yerleşimci grupların hedefindeydi
İsrail, 1950’de çıkardığı “Gaiplik Yasası”yla 1948’deki savaÅŸtan kaçarak evlerini terk eden Filistinlilerin mülklerini istimlak etmiÅŸti. Söz konusu Filistinliler de DoÄŸu Kudüs’teki evlere yerleÅŸtirilmiÅŸti.
İsrail’in DoÄŸu Kudüs’ü 1967’de iÅŸgal etmesinden sonra 1970’te çıkardığı “Yasal ve İdari İşler Yasası” ile İsraillilerin, 1948 öncesindeki mülkleri üzerinde yeniden hak iddia etmesinin önü açılmıştı.
Hak örgütlerine göre, Yahudi yerleÅŸimci gruplar, iÅŸgal altındaki DoÄŸu Kudüs’ün Åžeyh Cerrah Mahallesi’nde önceden mülkü bulunan İsrailli ailelere ulaşıp, yargı süreçleriyle ilgili avukatlık ücretlerini de karşılayarak, bu mülkleri İsrailli ailelerden satın almıştı.
Yerleşimci gruplar, daha sonra İsrail yargısına başvurarak çoğu üç kuşaktır bu evlerde yaşayan Filistinli aileler hakkında zorla evlerinden çıkarılmaları yönünde kararlar aldırmıştı.
Üç dinin kutsal mekanlarına ev sahipliÄŸi yapan DoÄŸu Kudüs’ün Eski Åžehir bölgesi yakınlarındaki Åžeyh Cerrah Mahallesi, uzun zamandır Yahudi yerleÅŸimci grupların hedefindeydi.
Burada yaÅŸayan Filistinlilerin tehcir edilmesi çabası, Mayıs 2021’de Filistin coÄŸrafyasında geniÅŸ tepkiyle karşılanmış, yaÅŸanan gerilim İsrail’in Gazze’ye saldırılarıyla sonuçlanmış ve uzun süre dünya gündeminde kalmıştı.
Kaynak: AA
