İsrail ve Filistin’e tıbbi malzeme göndereceÄŸiz
İsrail ve Filistin'e tıbbi malzeme göndereceğiz
CumhurbaÅŸkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “İsrail’den tıbbi malzeme talebi olmuÅŸtu. Zannediyorum bugünlerde tamamlanacak. EÅŸ zamanlı olarak Filistin’e de göndereceÄŸiz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CNN Türk’te katıldığı Hafta Sonu programında Hakan Çelik’in gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtladı.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın bu günleri nasıl geçirdiÄŸine dair soru üzerine Kalın, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın SaÄŸlık Bakanlığının açıkladığı, doktorların tavsiyesi çerçevesinde bu tedbirlere çok titizlikle uyduÄŸunu, sosyal mesafe, kalabalık ortamlara girmeme, dışarıdan konuk almama gibi tedbirleri sıkı ÅŸekilde uyguladığını söyledi.
Kalın, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın devletin yönetiminde aksama olmaması için de tedbirlerini aldığını, alt yapının da buna göre kurulduÄŸunu, gece gündüz bakanlarla telefonla temas halinde olduÄŸunu belirtti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın, vatandaÅŸların özellikle saÄŸlık noktasındaki ihtiyaçlarının karşılanması için ne gerekiyorsa, bunların temini için çaba içinde olduÄŸunu aktaran Kalın, ayrıca hastanelerdeki durumları, ilaç, maske ve tıbbi malzeme ihtiyaçlarını anbean takip ettiÄŸini ifade etti.
“Tarihsel öngörüde bulunmak mümkün deÄŸil”
“CumhurbaÅŸkanı ile katıldığınız toplantılarda, dünya liderlerinin ve uluslararası toplumun bu sürecin ne zaman toparlanabileceÄŸine dair ortak tahminlerde bir zaman dilimi öne çıkıyor mu?” sorusu üzerine Kalın, kesin bir ÅŸey söylemenin çok zor olduÄŸunu, hem Çin yetkilileriyle hem Avrupa hem de Amerika’dakilerle yakın temas halinde olduklarını, bütün bunlara bakıldığında matematiksel kesinliÄŸe sahip bir tarihsel öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını vurguladı.
Sürecin ne zaman sona ereceÄŸinin, virüse karşı alınan tedbirlerin ne kadar baÅŸarıyla uygulandığına baÄŸlı olduÄŸunu belirten Kalın, “Bir ÅŸehirde bu kontrol altına alınıyor ama ufak bir ihmal, ikinci bir dalgayı tetikleyebiliyor. Virüsün kriz merkezi, doÄŸudan batıya doÄŸru hızlı bir ÅŸekilde hareket etmeye devam ediyor. Bilim insanları zaman zaman nisan sonu, mayıs başı, ortası diyor ama kesin olarak ÅŸu gün biter diye bir öngörüde bulunmak çok zor.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın gündemi…
“CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın gündemine bakıldığı zaman, önümüzdeki bir kaç hafta içinde öncelikle hangi konuya daha fazla mesai ayırıyor, hangi konunun üzerine daha fazla gidiyor gibi görüyorsunuz?” sorusu üzerine Kalın, ÅŸu yanıtı verdi:
“Åžu anda mevcut tedbirlerin uygulanması, kamu düzenini ve belli bir üretim düzeyini muhafaza ederek hayata geçirmek önceliÄŸimiz. Özellikle hastanelerde yatak kapasitesi, tıbbi imkanların arttırılması konusundaki çalışmalar da öncelikli mevzu. Maske üretimi, saÄŸlık çalışanları için tulum üretimi, tanı kitlerinin arttırılması, ilaçların burada üretilmesi ya da yurt dışından getirilmesi öncelikli konular. İlgili bütün bakan arkadaÅŸlarımız yoÄŸun çalışmalar yapıyorlar.
Sanayi üretiminde birçok firmamız maske, tulum, tıbbi malzeme üretimine yöneldiler. SaÄŸlık alt yapımızın bu kadar güçlü olması, bu pandemiye bizim aslında 15-16 yıldır hazırlanmakta olduÄŸumuzu gösteriyor. EÄŸer bu kadar zamandır saÄŸlık, hastane, ÅŸehir hastaneleri, tıbbi malzeme alt yapısına yatırımlar yapılmasaydı çok daha hazırlıksız yakalanacaktık.”
Bu krizin ortaya çıkardığı sonuçlardan birinin de bir ülkenin zengin, fakir, doÄŸuda, batıda, büyük küçük olmasının fark etmediÄŸini ifade eden Kalın, “Böyle bir salgına hazırlıklı olup olmadığınız gerçeÄŸiyle karşı karşıyasınız. Çin’de ortaya çıktı ama Avrupa ülkelerinin ne kadar hazırlıksız yakalandığını gördük. ABD, dünyanın en büyük ekonomik gücü ne kadar hazırlıksız yakalandığını gördük.” dedi.
İkinci önemli konunun kamu düzeninin muhafaza edilmesi olduğunu aktaran Kalın, sağlık çalışanlarının bu sürecin gerçek kahramanları olduğunu, evlerinden ve ailelerinden uzak şekilde bu tedavi tıbbi hizmetleri sunduklarını söyledi.
EÅŸ zamanlı olarak kamu düzenini saÄŸlayan, özellikle de tedarik yollarının açık kalması için gayret sarf eden emniyet görevlilerinin, lojistik çalışanlarının da bu sürecin gerçek kahramanları olduÄŸunu ifade eden Kalın, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın bu konuya da yakından baktığını belirtti.
Bir diÄŸer üçüncü konunun Hazine ve Maliye Bakanlığının hazırladığı ve CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın açıkladığı İktisadi Kalkan Programı olduÄŸunu belirten Kalın, “Acil olarak insanların hayatını garanti altına alacak, saÄŸlığını temin edecek tedbirleri alırken, ekonomiyi de ihmal etmemek durumundayız. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın açıkladığı paket çok faydalı oldu. Hem KOBİ’lere hem orta düzeyde üreticilere hem sanayiciye hem ticaret yapan firmalarımıza en azından bir nefes aldırdı.” dedi.
Åžu anda ekonomik duraklamanın bütün dünyada yaÅŸandığı ifade eden Kalın, “Geçende G-20 Zirvesi’nde, IMF, Dünya Bankasının ve diÄŸer uluslararası finans kuruluÅŸlarının öngörüleri vardı. ‘2020 geliÅŸme noktasında eksilerde olacak, küresel ekonomi açısından kayıp yıl olacak.’. Hatta bazı tahminlere göre ÅŸu ana kadar bu pandeminin küresel ekonomiye maliyetinin 3-4 trilyon dolar civarında olacağı tahmin ediliyor. GeçmiÅŸte yaÅŸadığımız ekonomik krizlere baktığımız zaman, mesela 2008 finansal krizi, kendi özelimizde yaÅŸadığımız 15 Temmuz darbesi ve sonrasında yaÅŸananlara baktığımızda, Türk ekonomisinin bünyesi saÄŸlam olduÄŸu için bunları çok kısa sürede telafi etme imkanımız oluyor. Bu süreç sona erdiÄŸinde buradan çok hızlı çıkacağımızı tahmin ediyorum.” diye konuÅŸtu.
“Türkiye saÄŸlam bir alt yapıyla süreci iyi yönetti”
Koronavirüs krizle birlikte, modern küresel liberal düzenin empoze ettiÄŸi, birtakım ekonomik, siyasi hatta kültürel hiyerarÅŸilerin tamamen ortadan kalktığının görüldüğünü ifade eden Kalın, “Yani doÄŸu-batı, zengin-fakir ayrımı, yönetim ÅŸekli, coÄŸrafya bütün bunların aslında ne kadar iÅŸlevsiz hale geldiÄŸini de bu salgında açık bir ÅŸekilde gördük. Yeni dünya mutlaka kurulacak. Aksi halde bir sonraki doÄŸal afet karşısında insanlık olarak vereceÄŸimiz cevap çok daha yıkıcı, maliyetli olabilir.” dedi.
Bu süreçle birlikte biyogüvenlik, siber güvenlik ve gıda güvenliğinin çok önemli hale geldiğinin altını çizen Kalın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye, özellikle gıda, tarım, saÄŸlık, iletiÅŸim ve güvenlik konusunda saÄŸlam bir alt yapıya sahip olduÄŸu için bu süreci iyi yönetti. Bundan sonra da toparlanma sürecinde çok hızlı aÅŸacağımıza inanıyorum. Hem tıbbi malzeme noktasında, hem siber güvenlik açısından hem de gıda güvenliÄŸi ve temini noktasında Türkiye çok iyi bir noktada. CumhurbaÅŸkanımız bu alanlara daha fazla yatırım yapması, bu noktada Türkiye’nin imkan ve kabiliyetlerinin daha fazla artırılması için birtakım çalışmaları da düşünüyor.”
“IMF diye bir gündemimiz yok”
Kalın, bu süreçte Türkiye’nin IMF’ye baÅŸvurmasının söz konusu olup olmadığı yönündeki soruyu şöyle yanıtladı:
“Böyle bir gündemimiz yok. IMF diye bir gündemimiz yok. Geçen G20 Zirvesi’nde IMF BaÅŸkanının, bütün G20 liderleriyle birtakım deÄŸerlendirmeleri oldu. Dünya ekonomisinde bir daralmanın olacağını ve bu konuda adım atmaya hazır olduÄŸunu yeni krediler açmaya hazır olduÄŸunu orada ifade etti. Küresel ekonominin toparlanmasına katkı anlamında IMF, Dünya Bankası, G20 ülkeleri uluslararası kurum ve kuruluÅŸlar hem de ülkeler tabii üzerlerine düşen görevlerini yerine getirecekler. Ama Türkiye’nin IMF ile bir anlaÅŸma yapmak gibi bir ÅŸey gündeminde yok.”
Kalın, salgın sürecinde Türkiye’nin Batı ile olan iliÅŸkilerini deÄŸerlendirirken, AB’de liderlik ve vizyon eksikliÄŸi olduÄŸunu ifade etti. Kalın, “Ben AB’nin oturup nefis muhasebesini yapacağını düşünüyorum. Pandemi Avrupa’da yayıldıktan sonra AB’nin, kurum olarak buna yeterince etkin ve hızlı cevap verememiÅŸ olması, AB’nin hem meÅŸruiyetini hem de etkinliÄŸini daha sorgulanabilir hale getirecek. Avrupa’nın göbeÄŸinde bunlar yaÅŸanırken Rusya’nın, Çin’in yardım göndermesi ama AB’nin bir bütün olarak yeteri kadar çözüm üretememesi, zaten kırılgan hale gelen AB fikrini biraz daha sorgulanabilir hale getirecek.” diye konuÅŸtu.
“İnsani yardımlar konusunda Türkiye’nin karnesi parlak”
Salgın sürecinde ülkelerin Türkiye’den yardım taleplerine iliÅŸkin bir soru üzerinde Kalın, ÅŸunları söyledi:
“Ermenistan’dan bir ilaç talebi olmuÅŸtu, CumhurbaÅŸkanımız bunu onayladı. SaÄŸlık Bakanlığı üzerinden koordine ediliyor. İsrail’den de tıbbi malzeme talebi olmuÅŸtu. Zannediyorum bu günlerde tamamlanacak. EÅŸ zamanlı olarak Filistin’e de tıbbi malzeme göndereceÄŸiz. Maske, tulum, tanı kiti pek çok ülkeye de gönderdik. 5 Balkan ülkesine yardımlar gönderdik. Azerbaycan’a, Katar’a gitti. İmkan ve kabiliyetlerimiz ölçüsünde bu çok insani bir ÅŸey. İhtiyaç sahibiyse ve bizim bunları verme imkanımız varsa biz bunları temin ettik ve etmeye de devam edeceÄŸiz. İnsani yardımlar konusunda Türkiye’nin karnesi çok parlak bir karne. İster Filistin, Somali olsun. Hamdolsun ki bu imkan ve kabiliyetlerimiz var. Paylaşırsak çoÄŸalır, azalmaz.”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın talimatıyla parayla maske satışının yasaklandığını hatırlatan Kalın, “Bir maske sorunumuz yok. Türkiye’de yaÅŸayan bütün vatandaÅŸlar, yabancılar da dahil, ücretsiz bir ÅŸekilde maskeye eriÅŸebilecekler. SaÄŸlık Bakanlığımız ulusal stoklarımızda ne kadar maske bulunması gerektiÄŸini tespit etti ve bunu sevk ve idare ediyor. BaÅŸka ülkelerin talebini karşılarken milli stoklarımızı önceleyerek bunu yapıyoruz. Åžu anda hem stoklarımızda maskemiz, tanı kitimiz var hem de bunları üretimi azami düzeye çıkartılmış durumda.”
İbrahim Kalın, sokaÄŸa çıkma yasağına iliÅŸkin bir soru üzerine, konuyla ilgili gerekli tedbirlerin mutlaka alınacağını söyledi. SokaÄŸa çıkma yasağı konusunun alınan ilk tedbirlerle birlikte gündemde olduÄŸunu ve belli çevrelerin bunun ilk gün yapılmasını istediÄŸini hatırlatan Kalın, “Biz de Bilim Kurulunun tavsiyeleri, SaÄŸlık Bakanlığının deÄŸerlendirmeleri çerçevesinde buna ihtiyaç olduÄŸu zaman yapalım dedik. CumhurbaÅŸkanımız da deÄŸerlendirmesini bu yönde yaptı. Bundan sonra ikinci bir sokaÄŸa çıkma yasağı olabilir mi? Hafta sonları özellikle çünkü havalar iyileÅŸiyor, insanlar sokaÄŸa çıkmak isteyecekler ama bunun getireceÄŸi büyük saÄŸlık riskleri var. Bunu dikkate alarak bununla ilgili kararlar olayın seyrine göre ÅŸekillenecek. Bugün kesin olacak veya olmayacak dersem yanlış bilgi vermiÅŸ olurum.” dedi.
Yasağın duyurulmasının ardından istenmeyen kargaşa görüntülerinin oluştuğunu dile getiren Kalın, korkuya ve paniğe gerek olmadığı ifade etti.
İbn-i Sina’nın salgınlarla ilgili yaklaşık bin yıl önce “Korkmayın, panik yapmayın, kalabalık ortamları azaltın” dediÄŸini anımsatan Kalın, şöyle konuÅŸtu:
“Korkmayacağız ve panik yapmayacağız. Rehavete kapılmayacağız. İçiÅŸleri Bakanımız da söyledi, bu tür sokaÄŸa çıkma yasağını hangi gün, saate yapsanız o bir kaç saat içerisinde böyle bir panik havası, marketlere, fırınlara eczanelere hücum etme durumu maalesef ortaya çıktı. GeçmiÅŸte de çıktı baÅŸka ülkelerde maalesef. Bunu önlemek için tabii ki gerekli tedbirler alınacak, zamanlı bir ÅŸekilde açıklanacak ki vatandaşımız tedarikli olsun, bununla ilgili herhangi bir panik içerisinde olmasın. O akÅŸam açıklandıktan sonra bir genelge de yayınlandı. Dün ve bugün itibarıyla da hamdolsun ciddi bir eksiklik, boÅŸluk da oluÅŸmadı. Vefa dernekleri, dayanışma grupları, kamu görevlileri üzerinden vatandaşın en temel ihtiyaçları saÄŸlandı.”
Kalın, alınan tedbirlere el birliğiyle uyulması gerektiğine dikkati çekerek, 30 büyükşehirde vatandaşların evde kaldığını ve her birine teşekkür ettiğini söyledi.
VatandaÅŸların tedbirleri sahiplendiÄŸini aktaran Kalın, “Bu tür planlamalar gene olabilir. Bu tamamen halk saÄŸlığını dikkate aldığımız tedbirler. SokaÄŸa çıkma yasağı, bizim siyasi tarihimizde, sosyo-politik hafızamızda maalesef kötü çaÄŸrışımları olan bir ÅŸey. GeçmiÅŸte darbe yönetimlerinin, askeri cuntaların uyguladığı bir yöntem. Bunun, bunla bir ilgisi yok. Bu tamamen halk saÄŸlığını korumak amacıyla baÅŸvurmak durumunda olduÄŸumuz bir tedbir.” diye konuÅŸtu.
“Belediye baÅŸkanlarımız çok güzel iÅŸler yaptılar, yapmaya devam ediyorlar”
İbrahim Kalın, yerel yönetimlerle merkezi otoritenin iş birliğine yönelik bir soru üzerinde, yerel yönetimlerin ülke yönetiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
İş birliÄŸi, koordinasyon ve eÅŸ güdümün bu günlerde çok önemli olduÄŸuna deÄŸinen Kalın, “Siyasi görüş ayrılıklarını, parti mensubiyetlerini bir kenara bırakarak hepimizin bu iÅŸ birliÄŸine ve eÅŸ güdüme odaklanması gerekiyor. Güzel örnekleri de var. Belediye baÅŸkanlarımız çok güzel iÅŸler yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Gelecek günlerde iş birliklerinin daha da önem kazanacağının altını çizen Kalın, merkezi yönetim olarak tüm belediyelerle iş birliği noktasında hiçbir sorunlarının olmadığını dile getirdi.
Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın yerel yönetimlerden gelen bir siyasetçi olduÄŸunu anımsatan Kalın, “Onun için bunun ne kadar önemli olduÄŸunu bilen bir siyasi lider. Biliyorsunuz geçen yıl külliyede CumhurbaÅŸkanımız bütün büyükÅŸehir belediye baÅŸkanlarını toplamış, sorunlarını dinlemiÅŸti. Bu süreçte de el birliÄŸi, eÅŸ güdümle çalışmak son derece önemli. Hepimiz bu yönde bir gayret koyabilirsek daha iyi neticeler alabiliriz.” diye konuÅŸtu.
“Biz Bize Yeteriz Türkiyem”de toplanan paralar ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaya devam ediyor”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın çaÄŸrısıyla “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” çaÄŸrısına önemli bir katkı olduÄŸunun hatırlatılması üzerine Kalın, kampanyanın milletin asil karakterini tekrar ortaya koyduÄŸunu söyledi.
Her kesimin imkanları ölçüsünde kampanyaya katkı verdiğini dile getiren Kalın, şunları kaydetti:
“Toplanan paradan bağımsız olarak bunun çok daha ötesinde o verme eyleminin arkasındaki duygu son derece önemli. Birisi 3 lira, birisi 3 milyon, 30 milyon lira verebilir. Verirken o samimiyet, ihlas, duygu inanın bizi ayakta tutan en önemli deÄŸerimiz. Bundan sonra bizi inÅŸallah bu krizden çıkartacak ve hızla toparlanmamıza imkan saÄŸlayacak olan en önemli deÄŸerimiz, unsurumuz, kıymetimiz de bu duygu olacak. Çok iyi bir kampanya yürütüyoruz, çok güzel bağışlar da yapıldı. Bu paralar da en kısa zamanda ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaya devam edecek. Biz ÅŸu ana kadar 4,5 milyon aileye biner lira nakdi katkı saÄŸladık. Bu kampanyanın amacı da daha zor durumda olan vatandaÅŸlarımıza daha fazla yardım götürmek. Ben millet olarak çok güzel bir sınav verdiÄŸimizi düşünüyorum.”
Kaynak: AA
