İsrail’in baskıları nedeniyle Kudüs’teki Hristiyan nüfusu her geçen yıl azalıyor

İsrail'in baskıları nedeniyle Kudüs'teki Hristiyan nüfusu her geçen yıl azalıyor

İsrail'in baskıları nedeniyle Kudüs'teki Hristiyan nüfusu her geçen yıl azalıyor

Hristiyan dünyası için kutsal kabul edilen çok sayıda mekana ev sahipliÄŸi yapan Kudüs’te, İsrail’in iÅŸgal politikaları ve artan baskıları karşısında Hristiyan nüfusun belirgin biçimde azaldı.

Hristiyan dünyası için kutsal kabul edilen çok sayıda mekana ev sahipliÄŸi yapan Kudüs’te, İsrail’in iÅŸgal politikaları ve artan baskıları karşısında Hristiyan nüfusun belirgin biçimde azaldığı, 1922’te kent nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluÅŸturan Hristiyanların oranının, 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 1,5 seviyesine gerilediÄŸi dikkati çekiyor.

Lübnan’ın güneyinde bir İsrail askerinin Hazreti İsa’yı simgeleyen heykeli parçalaması, iÅŸgal altındaki DoÄŸu Kudüs ile İsrail kentlerinde Hristiyanların kutsal mekanlarına ve din adamlarına yönelik, çoÄŸu cezasız kalan saldırıları yeniden tartışmaya açtı.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerinin yanı sıra Hristiyan din adamlarına tükürme, kilise ve mezarlıklara zarar verme gibi şiddet eylemleriyle gündeme geliyor.

İsrail polisi ve askerlerinin Hristiyanların dini bayramlarında kutsal mekanlara erişimini engellemesi, ibadet özgürlüğünün sınırlandırıldığına dair tartışmalarını alevlendiriyor.

Kudüs’teki Katolik Kilisesi liderleri, İsrail’in kuruluÅŸu öncesinde 1922’de Filistin kenti Kudüs’te Hristiyanların toplam nüfusun yaklaşık yüzde 25’ini oluÅŸturduÄŸunu, ancak bu oranın günümüzde dramatik bir düşüş gösterdiÄŸini belirtiyor.

İsrail Merkez İstatistik Bürosunun 2025 sonunda yayımladığı verilere göre, Kudüs’teki Filistinli Hristiyan nüfus bugün ancak 13 bin 400’lerde kaldı ve bu oran, kent nüfusunun ancak yaklaşık yüzde 1,5’ine denk geliyor.

Büro, iÅŸgal altındaki DoÄŸu Kudüs dahil olmak üzere Kudüs’ün toplam nüfusunu 1 milyon 10 bin 670 olarak açıklıyor.

Kudüs Anglikan BaÅŸpiskoposu Husam Naum ise ABD’li yayıncı Tucker Carlson’a verdiÄŸi röportajda, İsrail’in iÅŸgal politikaları nedeniyle Beytüllahim’de 50 yıl önce yaklaşık 100 bin olan Filistinli Hristiyan nüfusunun 30 bine düştüğünü ifade etti.

Anadolu Ajansı (AA) muhabiri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs başta olmak üzere kentteki kilise, mezarlıklar ve Hristiyan din adamlarına yönelik öne çıkan saldırı girişimlerini derledi.

Hristiyanlara yönelik 2025’te 175 saldırı ve taciz olayı

Dini Özgürlük Veri Merkezinin (RFDC) raporuna göre, 2025 yılında Hristiyanlara yönelik toplam 176 saldırı ve taciz olayı kayıtlara geçti.

Raporda, söz konusu olayların 106’sının Hristiyan ziyaretçilere ve din adamlarına yönelik tükürme vakalarından oluÅŸtuÄŸu, genellikle Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından gerçekleÅŸtirilen bu tür saldırıların “suç teÅŸkil etmediÄŸi” iddiasıyla çoÄŸu zaman cezasız kaldığı vurgulandı.

Geçen yıl saldırı ve taciz olaylarına iliÅŸkin İsrail polisine yapılan 24 ÅŸikayetten 17’sinin, kamera kayıtları bulunmasına raÄŸmen “şüphelinin tespit edilememesi” veya “yeterli delil bulunamaması” iddiasıyla iÅŸleme alınmadığı ve bu durumun, İsrail makamlarının sorunu çözme konusundaki isteksizliÄŸini ortaya koyduÄŸu ifade edildi.

İsrail polisi, geçmiÅŸi yüzyıllara uzanan ayine Kardinal’in eriÅŸimini engelledi

İsrail polisinin, Kudüs Latin PatriÄŸi Kardinal Pierbattista Pizzaballa ve beraberindekilerin, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sürdüğü dönemde Hristiyanlar için kutsal kabul edilen Palmiye Pazarı ayini kapsamında Kıyamet Kilisesi’ne giriÅŸini engellemesi, uluslararası kamuoyunda tepkiye yol açtı.

Kudüs Latin PatrikliÄŸi, Paskalya Bayramı kapsamındaki ayinin daha önceden İsrail makamlarıyla koordine edildiÄŸini buna karşın “İsrail polisinin Hristiyan din adamlarının yüzyıllardır kesintisiz ÅŸekilde yapabildiÄŸi Palmiye Pazarı ayinini” engellediÄŸini duyurdu.

Olay, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo dahil olmak üzere pek çok isim tarafından resmen kınandı.

Kiliseye eriÅŸimin engellenmesinden, önce İran’ı sorumlu tutan İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu, daha sonrasında Hristiyan dünyası, Washington ve Batı baÅŸkentlerinin tepkileri üzerine Kardinal Pizzaballa’yı arayarak Kıyamet Kilisesi’nde ibadetin saÄŸlanacağını bildirdi.

İsrail’in iÅŸgal altındaki DoÄŸu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’yı ramazan ayının büyük bölümünde kapalı tutmasının ardından, Hristiyan din adamlarının tarihi kiliseye eriÅŸimini engellemesi “İsrail’in ibadet özgürlüğüne engelleri” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Patrikhane duvarına “Hristiyanlara ölüm” yazıları

İşgal altındaki DoÄŸu Kudüs’te Hristiyan mülklerine yönelik nefret suçları arasında Hristiyan mezarlıklarına yapılan vandalizm eylemleri de yer alıyor.

Filistinlilerin topraklarını gasbeden 2 İsrailli, 2023’ün ilk gününde DoÄŸu Kudüs’te Sion Tepesi’nde bulunan Protestan mezarlığına gizlice girerek 30’dan fazla tarihi mezardaki mermer haçları kırdı ve bazı ikonlara zarar verdi.

Kudüs’ün Eski Åžehir bölgesindeki Ermeni Patrikhanesi’nin duvarlarına aynı ay içinde “intikam”, “Hristiyanlara ölüm”, “Ermenilere ölüm” ve “Araplara ve gayrimüslimlere ölüm” ifadelerinin yazılması, uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açtı.

Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin bazı baskın ve saldırılarına İsrail polisinin de eşlik etmesi dikkati çekti.

Azap Kilisesi’ni kundaklama giriÅŸimi

Filistinlilerin topraklarını gasbeden bir İsrailli, Hristiyan inancına göre Hazreti İsa’nın Roma askerlerince yakalanıp çarmıha gerilmeden önce dua ettiÄŸi yer olan Getsemani Bahçeleri’nin bitiÅŸiÄŸindeki Azap Kilisesi’ni 2020’da kundaklama giriÅŸiminde bulundu.

Azap Kilisesi’ne ziyaretçi olarak giren söz konusu İsrailli, yanında getirdiği şişedeki yanıcı maddeyi kilisenin oturma alanına dökerek ateşe verdi. Kilise görevlilerinin müdahalesiyle yangın söndürülürken, kundaklama girişiminde bulunan İsrailli gözaltına alındı.

İsrail polisi, olayı “kriminal vaka” olarak nitelendirirken, kilise liderleri bu saldırının dini motifli bir “nefret suçu” olduÄŸunun altını çiziyor.

Hristiyan ziyaretçi ve din adamlarına “tükürme” eylemleri

Hristiyan ziyaretçi ve din adamlarına yönelik saldırıların ise daha çok “hakaret amaçlı tükürme” ve “fiziksel ÅŸiddet” ÅŸeklinde gerçekleÅŸtiÄŸi belirtiliyor. Bazı Yahudiler bunu “bereket getiren eski bir Yahudi geleneÄŸi” olarak kabul ederken bir kısmı da ise “Yahudi kanunlarıyla hiçbir ilgisi olmayan bir eylem” ÅŸeklinde nitelendiriyor.

DoÄŸu Kudüs’te Ultra-Ortodoks Yahudilerin 3 Ekim 2023’te tahta haç taşıyan yabancı Hristiyanların yanında yere tükürdüğünün görüldüğü görüntüler Filistinli Hristiyanların öfkesine neden oldu.

Fanatik Yahudilerin sık sık Hıristiyan din adamlarına yönelik tükürme eyleminde bulunması tepkilere yol açarken, İsrail polisi ve yargı makamları da söz konusu eylemleri genellikle cezasız bırakma yoluna gidiyor.

Kaynak: AA