İstanbul’da sivrisinek yaraları nedeniyle hastanelere baÅŸvurular artıyor

İstanbul'da sivrisinek yaraları nedeniyle hastanelere başvurular artıyor

İstanbul'da sivrisinek yaraları nedeniyle hastanelere başvurular artıyor

İstanbul’da son günlerde sivrisineklerden kaynaklı kaşıntı ve yara ÅŸikayetiyle hastanelere baÅŸvurular arttı.

Avcılar YeÅŸilkent Mahallesi’ndeki derenin çevresinde bulunan sokaklarda artan sivrisinekler, burada yaÅŸayan vatandaÅŸlarda kaşıntı ve yaralara neden oldu. Mahalle sakinleri, sivrisinek kaynaklı yaraların çocuklarda daha sık görüldüğünü belirterek, ilaçlamanın yeterli olmadığından ÅŸikayet etti.

Mahalle sakinlerinden Lale Yıldız, aşırı derecede sivrisinek olduğunu, bu nedenle geceleri uyuyamadıklarını söyledi.

ÇocuÄŸunun vücudundaki sinek yaralarını gösteren Yıldız, “AteÅŸten dolayı çocukları hastaneye götürüyorlar. Kaşıntıdan dolayı hep tırnak yarası. İlaç kullandık da geçti biraz.” dedi.

Yıldız, dere yatağından dolayı mahallede böcek ve farelerin de çok olduğunu, ilaçlamanın yetersiz kaldığını kaydetti.

Necdet Faik ise bu sene sivrisineklerin önceki yıllara göre arttığını, belediyenin ilaçlama araçlarının haftada bir kez mahallelerine uÄŸradığını dile getirerek, “Çocuklarımızın her yeri yara. Evimizin her yerine sineklik takmışız. Gece olduÄŸunda yine de baÅŸ edemiyoruz. Öldür öldür bitmiyor, bu sene çok fazla var.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Vücudundaki sinek yaralarını gösteren Faik, sineklerden dolayı akşamları balkonda oturma şanslarının olmadığını belirtti.

“Çocuklarımızı ısırdıkları zaman ÅŸiÅŸme ve kızarıklık oluyor”

Çocuklarının vücudundaki sinek yaralarını gösteren Melek Can, “Çocuklarımızı ısırdıkları zaman ÅŸiÅŸme ve kızarıklık oluyor vücutlarında. Çok ÅŸikayetçiyiz. Haftada bir kere ya geliyor ya gelmiyor sinek ilacı. İlaçlamanın artmasını istiyoruz.” diye konuÅŸtu.

Sadi Özçelik de belediyenin araçlarının gelip ilacı sıkmadan gittiÄŸini anlatarak, “Belediyenin yaptığı bir iÅŸ var mı? Yollara, kaldırımlara bakın. Gece yatılmıyor. Ne yapalım, evin etrafını, her yeri sineklikle mi kaplayalım? Belediye vergi, kaldırım parası, yol parası alıyor. Ama iÅŸe gelince hiçbir ÅŸey yok.” ifadelerini kullandı.

“Kapıda oturduÄŸumuz zaman ateÅŸ yakmak zorunda kalıyoruz”

Sineklerin vücudunda yaralara yol açtığı çocuklardan E.Y, geceleri sivrisineklerden dolayı uyuyamadıklarını söyledi.

Sıcak hava nedeniyle camları açtıklarını dile getiren E.Y, “Sivrisinekler kollarımızı, her yerimizi ısırıyor. Kaşıdığımız zaman yaralar çok büyüyor. AkÅŸamları kapıda oturduÄŸumuz zaman ateÅŸ yakmak zorunda kalıyoruz. Koku yapsın, sinekler gitsin diye.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Çocuklardan İ.Y. de vücudundaki yaraları göstererek, “Çok sinek var. Geceleri uyuyamıyoruz, dışarı da çıkamıyoruz.” dedi.

“Giysilerin üzerinden bile kan emebiliyor”

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Necla Birgül İyison, sivrisineklerin genel olarak hastalık taşıdıklarını ancak Asya kaplan sivrisineklerinin daha tehlikeli olduğunu söyledi.

Daha agresif olan Asya kaplan sivrisineklerinin giysilerin üzerinden bile kanı emebildiğini aktaran İyison, vatandaşlara su birikintileri olan yerlerden uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.

Sivrisineklerin su birikintilerine yumurtalarını bıraktıklarını kaydeden İyison, “Sivrisineklerin ürememesi adına su birikintilerinin kalkması lazım. Belediyelerin daha çok ilaçlama yapması gerekiyor.” dedi.

İlaçlamanın yaz dönemine girilmeden daha sık yapılmasının sineklerin gelişmesinin önüne geçebileceğini belirten İyison, vatandaşların kaşınma önleyici kremler kullanabileceğini anlattı.

Üniversite olarak yürüttükleri çalışmayla çam keseböceğinin yeme alışkanlıklarını bozduklarını ve yemeyen böceklerin öldüğünü dile getiren İyison, bu çalışmalarını Asya kaplan sivrisineklerine yönelik de yürüttüklerini söyledi. İyison, yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefledikleri çalışmayla Asya kaplan sivrisineğinin daha az görülebileceğini kaydetti.

Önceki yıllara göre hastanelere başvuru daha erken başladı

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, kendilerine sivrisinek ısırığı şikayetiyle çok sayıda hastanın başvurduğunu bildirdi.

Önceki yıllarda ağustos ve eylülde bu tarz yakınmayla gelen hastalar olduğunu ancak bu yıl hazirandan itibaren şikayetlerin arttığını vurgulayan Kutlubay, şöyle devam etti:

“Özellikle açıkta kalan bölgelerde kızarıklık, ÅŸiÅŸme, aÄŸrı, bazen sekonder enfeksiyon dediÄŸimiz ikincil bir iltihaplanma da deriye yerleÅŸerek yaygın yaralar tarzında karşımıza çıkabiliyor. Korkumuz özellikle alerjik bireyler üstünedir. Sivrisinekler alerjik bireyleri ısırdığı zaman sadece ısırdıkları yerde deÄŸil, ısırılmayan diÄŸer bölgelerde alerjiye baÄŸlı olarak yaygın döküntü, kızarıklık, kaşıntı, göz kapağında, dudakta ÅŸiÅŸme, vücutta kurdeÅŸen benzeri döküntüler meydana gelebiliyor.”

Kutlubay, anafilaktik reaksiyonun tehlikeli olduÄŸunu anlatarak, “Saniyeler, dakikalar içerisinde hastanın solunumunu gider, tansiyonu düşer, bilinci kaybolur. Çok çok nadiren de olsa hastayı kaybedebiliriz. Ama çok şükür ki bu sivrisinek ısırıklarında genelde karşımıza çıkmıyor.” dedi.

Son dönemde sivrisinek cinslerinin deÄŸiÅŸtiÄŸine dikkati çeken Kutlubay, “Sivrisinekler ısırmıyorlar, resmen koparıyorlar. Isırdıkları zaman felaket aÄŸrı da meydana gelebiliyor.” diye konuÅŸtu.

Kutlubay, vatandaşların genel koruyucu önlemler alabileceğini anlatarak, pencerelere sineklik takılmasını ve akşam dışarı çıkılacağı zaman uzun kollu giysilerin tercih edilmesini önerdi.

Sineklerin koyu renkli giysileri daha çok tercih etmesi nedeniyle açık renkte kıyafetler giyilmesi gerektiğini dile getiren Kutlubay, şöyle konuştu:

“Özellikle sıfır kan grubu olan kiÅŸileri, ÅŸiÅŸman, diyabetik hasta, çok terleyen yani vücut kokusu olan kiÅŸileri daha çok tercih ediyorlar. Bitkisel birtakım yaÄŸlar var. Çay aÄŸacı yağı, okaliptus yağı, fesleÄŸen bitkisi, kekik yağı, lavanta yağı. Bunların sinek savar özelliÄŸi olduÄŸu biliniyor. Bunları vücutlarına belli oranda seyrelterek sürebilirler. Eczanelerde satılan sinek kovucu spreyler var. Onlardan kullanabilirler. Buna raÄŸmen sivrisinek ısırdıysa ve yara meydana geldiyse kaşıntı giderici losyonlar, haplar, yaraları bir an önce iyileÅŸmesini saÄŸlayan kortizon ve antibiyotik karışımı merhemler de rahatlıkla kullanılabilir.”

Kutlubay, sivrisinek ısırıklarından sonra vücutta yaygın döküntü, kızarıklık oluşması veya yaraların genişlemeye başlayarak sulanması halinde mutlaka dermatoloğa gidilmesini tavsiye etti.

Sivrisinekler ortaya çıkmadan mücadelenin baÅŸlaması gerektiÄŸini vurgulayan Kutlubay, “Su birikintileri, göller, dere kenarlarının sivrisinekler larva dönemindeyken ilaçlanması lazım. Çünkü bir kere üredikten sonra siz ne kadar ilaçlasanız da baÅŸa çıkılamayabiliyor. Bazen mevcut ilaçlara karşı sivrisineklerde direnç geliÅŸebiliyor. O açıdan mutlaka mevcut ilacı deÄŸiÅŸtirip farklı gruptan yeni seçenekli ilaçlar kullanmakta fayda var.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

“Bu kaynakların maalesef yüzde 86’sı insan eliyle üremektedir”

Öte yandan, İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi (İBB) ekipleri, Arnavutköy Sazlıdere’de sivrisineklere karşı ilaçlama yaptı.

Çalışmaları takip eden İBB Sağlık Daire Başkanı Önder Yüksel Eryiğit, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sivrisinek ve vektörlerle mücadelenin kültürel, biyolojik, fiziksel ve kimyasal alanda yürütüldüğünü anlattı.

EryiÄŸit, sivrisineklerle ilgili “İstanbul’da bizim sistemimizde kayıtlı, 210 bin üreme kaynağımız vardır. Bu kaynakların maalesef yüzde 86’sı da insan eliyle üremektedir.” dedi.

Bir gazetecinin “en çok hangi ilçelerde sivrisineklerin yoÄŸun olduÄŸu” yönündeki sorusu üzerine EryiÄŸit, ÅŸunları kaydetti:

“Beykoz, Sarıyer, Silivri, Çatalca gibi kırsalı daha çok olan ilçelerimizdeki sorun daha fazla. Sivrisineklerin üreme alanı durgun sulardır genellikle. Aedes türü saldırgan sineklerdeki üreme kabiliyeti diÄŸer klasik sivrisineklerden farklıdır. ÖrneÄŸin aÄŸaç kavukları dediÄŸimiz aÄŸaçların nemli gövdelerindeki alanlar vardır. Oralarda bile üreme kabiliyeti vardır. Dolayısıyla yağıştan sonra toprağın nemli olması bile saldırgan türler yani aedes türleri için üreme alanlarıdır. O sebeple bu ilçelerde maalesef bu yoÄŸunluklar fazla. Zaten bizim de mücadelemiz o ilçelere yönelik.”

Site ve yazlıklardaki süs havuzları gibi alanlarda yaşanan sivrisinek sorunlarıyla ilgili soru üzerine de Eryiğit, şu ifadeleri kullandı:

“Tatil bölgelerindeki sivrisinek, bizim en çok sıkıntı yaÅŸadığımız durumlardan birisidir. Özellikle Adalar’da, tatil bölgelerinde yazlık olarak kullanılan yerlerde süs havuzları ya da çocuÄŸun bırakılmış bir oyuncağında su birikmiÅŸ ya da saksının altında su aparatı unutulmuÅŸ, orada su kalmış. Buralara müdahale etmek istediÄŸimizde kapı kilitli. Kapıyı açamıyoruz. Kapıyı açamadığımız zaman da o anda mücadeleyi yeterince yapamıyoruz. Dolayısıyla insanlarımızın bu konuyla ilgili ve duyarlı olmalarını istiyoruz. Yeni kaynak üretimini önemsiyoruz. Olmaması adına kendilerini bilgilendirmek, bilinçlendirmek istiyoruz ama bizim yaptığımız mücadelede de alanlara girebilme noktasında biraz daha bize yardımcı olmalarını, kolaylaÅŸtırmalarını öneriyoruz.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir