İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: Halk Bankası kredi ödemelerinin ötelenmesi konusunda atılan adımı doğru buluyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener Halk Bankası kredi ödemelerinin ötelenmesi konusunda atılan adımı doğru buluyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener Halk Bankası kredi ödemelerinin ötelenmesi konusunda atılan adımı doğru buluyoruz

İYİ Parti Genel BaÅŸkanı AkÅŸener, “Sayın ErdoÄŸan, Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerde, yılın ilk 6 ayında yapılması gereken ödemelerin öteleneceÄŸini duyurdu. Aylardır ısrarla takip ettiÄŸimiz bu konuda atılan adımı doÄŸru buluyoruz.” dedi.

İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuÅŸmada, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın, Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerde, yılın ilk 6 ayında yapılması gereken ödemelerin öteleneceÄŸini duyurduÄŸunu dile getirdi.

“Aylardır ısrarla takip ettiÄŸimiz, esnafımızın ÅŸikayetçi olduÄŸu bu konuda, atılan adımı doÄŸru buluyoruz. Bu adım doÄŸru olmasına doÄŸru ama maalesef yetersiz.” ifadesini kullanan AkÅŸener, “Biz diyoruz ki ötelenecek krediler Halk Bankası ile sınırlandırılmasın. Erteleme süresi 6 ay yerine, 1 yıl olsun. Ayrıca ötelemeden kaynaklanacak faiz yükü, bankalarla yapılacak bir anlaÅŸma çerçevesinde, Hazine tarafından karşılansın.” açıklamasını yaptı.

AkÅŸener, esnafın kredi borçlarını erteleme kararı aldığına göre CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın, piyasa ÅŸartlarını biliyor olması gerektiÄŸini söyleyerek, ÅŸu ifadelere yer verdi:

“Sayın ErdoÄŸan nedense, bu karara raÄŸmen, çıktı dedi ki, ‘Bazı dostlar diyorlar ki, dükkanlar kapanıyor, ÅŸirketler kapanıyor. Kapanan falan yok, her ÅŸey ortada.’ Ben de ÅŸimdi doÄŸal olarak, kendisine sormak istiyorum: EÄŸer iÅŸler bu kadar yolundaysa ve her ÅŸey de ortadaysa kredi taksitlerini neden öteliyorsun muhterem? Yok eÄŸer esnaf zordaysa, ki biz buna ÅŸahidiz, ödemelerini öteliyorsan, o halde nasıl oluyor da, iÅŸler tıkırında diyorsun? Bu ne perhiz, bu ne lahana turÅŸusu Sayın ErdoÄŸan?”

AkÅŸener, 2020’de 40 binin üzerinde gerçek kiÅŸi iÅŸletmesi ve ÅŸirketin kapandığını aktardı.

Kriz dönemlerinde kurulan şirket sayısının artmasının kimseyi yanıltmamasını isteyen Akşener, böyle dönemlerde, borçlarını ödeyemediği için birçok firmanın kredibilitesinin bozulduğunu, o nedenle firmaların, iş yapabilmek ve bazı yükümlülüklerden kaçınmak için çareyi yeni şirket kurmakta bulduğunu anlattı.

AkÅŸener, “Sayın ErdoÄŸan’a ÅŸiddetle tavsiye ediyorum, tespitlerini saÄŸlam analizlere dayandır. Danışmanlarının kulağına üfledikleriyle, milletimizin huzuruna çıkıp, yalan yanlış konuÅŸma. Veriler ortadayken, ‘Kapanan iÅŸletme yok.’ demek en hafif tabiriyle ciddiyetsizliktir. Çaresizlikten kurulan ÅŸirketlere bakıp, ‘İşler tıkırında.’ demekse, düpedüz cehalettir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

İstihdamın sürekli azaldığını savunan Akşener, şunları kaydetti:

“Sayın ErdoÄŸan, bu ucube sistem sana da Türkiye’ye de milletimize de yaramadı. Bunu kabul et artık. Servet kovalayan saray danışmalarının elinde oyuncak oldun. Kürsüden söylediklerinle, yaptıkların, birbirini tutmaz hale geldi. Senin keyfin yerinde olabilir, ama bu sırada olan milletimize oluyor. GittiÄŸin yol, yol deÄŸil. Gel, ÅŸu saray hayatından bir sıyrıl, milletin arasına karış. Bir bak bakalım, memlekette neler oluyor. Bir gör bakalım, vatandaÅŸ ne çekiyor. Kepenk kapatan dükkanlar, iflas eden firmalar, artık Türkiye’nin acı bir gerçeÄŸi. Sen, ‘Bugün 1 lira 35 kuruÅŸluk satış yaptım.’ diyen, esnaf kardeÅŸimin dükkanını açık mı sanıyorsun? Saray duvarlarından milletimizin sesini duymuyorsun, onu anladık. Ama hiç olmazsa bize kulak ver. Mecliste konuÅŸma yapan iyi parti milletvekillerimizi can kulağıyla dinle.”

Esnafın yaÅŸadığı sıkıntılara yer veren AkÅŸener, “İstanbul Kartal’da bir kuyumcu kardeÅŸim diyor ki, ’80 yaşında bir teyzemiz geldi, eÅŸinden kalan yüzüğü yani kocası ölmüş onun alyansını bozdurmaya geldi.’ Eskiden vatandaÅŸ kuyumcuya yatırım için giderdi. Åžimdilerde, fatura ödeyebilmek için, alyans bozdurmaya gidiyor. Bakın bilezik demiyorum, yuvasının niÅŸanesi alyansını bozduruyor.” dedi.

En başından sarayın sakıncalarını söylediğini dile getiren Akşener, şunları kaydetti:

“Haksız mıymışım? Dün ‘Milletin adamıyım’ diyerek gezerken, bugün o saray yüzünden, firmalar ardı ardına kapanırken, ‘İşler tıkırında’ deyip, ‘vatandaÅŸa keyif çayı fırlatan adam’ oldun Sayın ErdoÄŸan. Sen hayal aleminde yaÅŸarken, ben, çarşıda, pazarda, esnafımızı dinliyorum. Sen sarayında sefa sürerken, ben iÅŸsiz gençlerimizi dinliyorum. Seni uyaran dostların az bile söylemiÅŸ. Sadece esnaf kepengini deÄŸil, vatandaÅŸ evde kombisini kapatıyor Sayın ErdoÄŸan. Sen ne kadar uÄŸraşırsan uÄŸraÅŸ, artık mızrak çuvala sığmıyor. Sizin masallarınız hafif, milletin gerçeÄŸi ise artık çok ağır Sayın ErdoÄŸan.”

AkÅŸener, Türkiye’nin, 83 milyon vatandaşını doyuracak ve refah içinde yaÅŸatacak bir gücü olduÄŸunu, ancak ülkedeki imkanların farklı yerlere harcandığını söyledi.

Geçen hafta açıklanan kurumlar vergisindeki sıralamaya dikkati çeken AkÅŸener, “Hani Dünya Bankası verilerine göre son 18 yılda 49 milyar dolarlık yani 344 milyar liralık kamu ihalesi alarak dünyada birinci olan bir inÅŸaat ÅŸirketi vardı ya, iÅŸte o ÅŸirket vergi sıralamasında son sırada yer aldı. Son 18 yılda 42,1 milyar dolarlık kamu ihalesi alan, ‘maden arayacağım’ diye doÄŸayı talan eden bir baÅŸka müteahhitse aynı vergi sıralamasında 81’inci sırada. Yine son 18 yılda 36.6 milyar dolarlık kamu ihalesi alan bir baÅŸkası da 92’nci sırada. İşte size yandaÅŸ ekonomisinin Türkiye’yi getirdiÄŸi son nokta. Sayın ErdoÄŸan’ın, milletin varını yoÄŸunu ceplerine doldurduÄŸu o beÅŸ müteahhit, yüzlerce milyarlık ihaleleri indirirken ihale ÅŸampiyonu ama iÅŸ vergiye geldi mi ara ki bulasın.” diye konuÅŸtu.

“Perinçek, ErdoÄŸan ve Bahçeli’yi esir almış”

Akşener, memleketin dört bir yanında, iş yerlerinde, mutfaklarda ve hanelerdeki yangının yanında yüreklerinde de bir yangın olduğunu dile getirdi.

“Üç kuruÅŸ menfaat uÄŸruna, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar uÄŸruna, kardeÅŸini yüzüstü bırakan vicdansız bir iktidarla karşı karşıya olduklarını” öne süren AkÅŸener, “Görüyoruz ki Çin Merkez Komitesi Türkiye Komiseri, namıdiÄŸer kısmen iktidar Sayın Cinping Perinçek, ‘Müslümanım’ diye diye gezen Sayın ErdoÄŸan’ı da ‘Türk milliyetçisiyim’ diye diye gezen Sayın Bahçeli’yi de nasıl olduysa esir almış. Çin’in, Türkistan’da Uygurlu kardeÅŸlerimize uyguladığı zulme Avrupa’dan, Amerika’dan ses geliyor ama Ankara’dan hala çıt çıkmıyor.” ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı’na yönelik eleÅŸtirilerde de bulunan AkÅŸener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu Cumhur İttifakı gerçekten bir acayip. HDP binasında Apo posteri bulunca ÅŸaşırıyorlar. Niye ÅŸaşırıyorlar anlamış deÄŸilim. Hele İçiÅŸleri Bakanı’nın sosyal medya üzerinden ÅŸaÅŸkınlığını dile getirmesini hiç anlayabilmiÅŸ deÄŸilim. Ama seçim zamanı Apo’nun mektubunu okutmaya gelince dert etmiyorlar. Sayın ErdoÄŸan, seçim zamanı ‘Bizim Mehmet’i İmralı’ya gönderiyorum’ dedi. Bizim Mehmet kimmiÅŸ? Bir bakıyorum Apo’nun kardeÅŸiymiÅŸ. Ailece görüşüyor bunlar. Gerçekten ÅŸoktayım, siz de ÅŸoktasınız. Yana yakıla ‘HDP kapatılsın’ diyorlar ama bunun için en ufak bir adım bile atmıyorlar. 

Nitekim bunlara sorarsan en büyük Türk, en has Müslüman kendileridir ama ‘Müslüman Türküm’ dediÄŸi için zulüm gören kardeÅŸlerimizi duymuyor, iki laf edemiyorlar. Böyle cıvıklık, böyle ciddiyetsizlik olmaz, böyle devlet yönetilmez, yazıklar olsun.”

AkÅŸener, Türkiye ile Çin arasında 2017 yılında Suçluların İadesi AnlaÅŸması imzalandığını anımsatarak, “Bunu DışiÅŸleri Komisyonu gündemine almaya cesaret edebilecekler mi çok merak ediyorum. Buradan ilan ediyorum; bunu yapacak kiÅŸi, kardeÅŸlerimizin mezalimine imza atacak kiÅŸidir ve bunu bir utanç niÅŸanı olarak ömür boyu taşıyacaktır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Doğu Türkistanlı Nursimangül Abdurraşid yaşadıklarını anlattı

AkÅŸener, konuÅŸmasının bir bölümünde DoÄŸu Türkistanlı Nursimangül AbdurraÅŸid’i kürsüye davet etti. 

AbdurraÅŸid, Türkiye’ye eÄŸitim için geldiÄŸini, uzun süre ailesine ulaÅŸamadığını, uÄŸraÅŸları sonucunda ailesinin önce toplama kampına alındığını, sonra da cezaevine gönderildiÄŸini öğrendiÄŸini aktardı.

Konuşmasına kaldığı yerden devam eden Akşener ise duygusal anlar yaşadı.

“İktidar ve ortakları sussa da biz susmayacağız.” diyen AkÅŸener, “Müslüman Türküm” diye haykıranları yalnız bırakmayacaklarını, her gün, her yerde, her fırsatta, duyana duymayana, DoÄŸu Türkistan’daki insanlık dramını anlatacaklarını vurguladı.

“Dünya, salgın sonrası yeni bir döneme giriyor”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla dünyanın yeni bir döneme girdiÄŸini hatırlatan AkÅŸener, Türkiye’nin de bu yeni döneme göre hazırlıklarını yapması gerektiÄŸini belirtti.

Dış politikada yaşanan savrulmanın olumsuz etkisinin dış ticarete de yansıdığını savunan Akşener, şöyle devam etti:

“Türkiye, Harvard Üniversitesi Büyüme Laboratuvarı’nın Ekonomik Yetkinlik endeksinde maalesef 40. sırada yer alıyor. Dünya Ekonomi Forumu’nun Teknolojiye Hazırlık Raporu’nda ise Türkiye teknoloji ve inovasyon alanında 54’üncü, küresel ticaret ve yatırım alanında 57’nci, ekonomiye yön veren kurumların etkinliÄŸinin ölçüldüğü kurumsal çerçeve alanında 64’üncü, beÅŸeri sermaye alanında ise 72’nci sırada yer alıyor. İşte size bu kürsüden hep bahsettiÄŸim kurumsal erozyonun, inovasyon ekosisteminin bozulmasının, eÄŸitim politikalarının çağın gerekliliklerine uygun bir ÅŸekilde tasarlanmamasının acı sonucu. Sayın ErdoÄŸan ve yanına doldurduÄŸu beceriksizler ordusu marifetiyle küresel rekabetçilik alanında geriye giden bir Türkiye.”

Dünyada yeni bölgesel ticari anlaÅŸmaların yapıldığını belirten AkÅŸener, Türkiye’nin de yeni ticaret anlaÅŸmaları için zemin araması gerektiÄŸine dikkati çekti.

Türkiye’nin çıkarına olduÄŸu sürece tüm ülkelerle yapılacak ticaret ve yatırım anlaÅŸmalarını desteklediklerini dile getiren AkÅŸener, “Tek ÅŸartımız var. O da baÅŸka ülkelerle geliÅŸtirilen ikili iliÅŸkilerin ÅŸeffaflık kriterleri içerisinde yapılması. Çünkü bizim anlayışımıza göre kiÅŸisel çıkarlar, memleketin menfaatlerine tercih edilemez. Bugün Çin, Katar gibi ülkelerle yapılan ticaret ve yatırım anlaÅŸmalarının içeriÄŸi belli deÄŸil. Ne çıkar saÄŸladığımız belli deÄŸil. Birçok soru iÅŸareti ortada duruyor. 2020 ihracatımız sadece 1 milyar dolar olan, 20 yılda getirdiÄŸi toplam doÄŸrudan yatırım sadece 2 buçuk milyar dolar olan Katar’la 15 milyar dolarlık swap anlaÅŸması yapmak normal deÄŸil. Bu anlaÅŸmanın ÅŸartlarını derhal ÅŸeffaf bir biçimde açıklayın.” dedi.

İktidarın doğrudan yabancı yatırım performansının sürekli geriye gittiğini, 2007 yılında 19 milyar doların üzerinde olan doğrudan yabancı yatırımın 2019 yılında 6 milyar doların altına gerilediğini kaydeden Akşener, şu görüşleri paylaştı:

“Sözde faiz düşmanı Sayın ErdoÄŸan ve yıldızlar karması ekibinin yanlış politikaları sonucunda oluÅŸan yüksek faiz ortamı, Türkiye’yi bir sıcak para cenneti haline getirdi. Bizim doÄŸrudan yabancı yatırımlar konusundaki tavrımız çok net. Çevreyi kirletmediÄŸi, Türk ÅŸirketlerinin deÄŸerinin altında el deÄŸiÅŸtirmediÄŸi, madenlerimiz gibi ülke zenginliklerimizin yurtdışına çıkmadığı, gayrimenkul alarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaya imkan saÄŸlamadığı sürece, İYİ Parti olarak doÄŸrudan yabancı yatırımları destekleyecek her adımı destekleriz. Ancak, tüm bunların yapılabilmesi için kalkınma odaklı, akılcı ve saÄŸduyulu bir dış politika anlayışı gerekir. Sayın ErdoÄŸan’ın iktidar hırsının ürünü olan bu ucube sistemle, Türkiye ne dünyada hak ettiÄŸi itibarlı konuma ulaÅŸabilir ne de ekonomik coÄŸrafyasına hakim olabilir.”

“Bir Güney Kore vatandaşı, bir Türk vatandaşından 4 kat daha zengin”

İYİ Parti Genel BaÅŸkanı AkÅŸener, Türkiye’nin Güney Kore ve Polonya gibi ülkelere göre çok daha güzel ve zengin bir coÄŸrafyaya sahip olduÄŸunu ancak bu ülkelerle aynı oranda bir zenginlik ve refaha ulaÅŸamadığını vurguladı.

Türkiye ile Polonya’nın 10 yıl önce eÅŸit seviyede olduÄŸunu anımsatan AkÅŸener, günümüzde bir Polonya vatandaşının, bir Türk vatandaşından iki kat daha zengin olduÄŸunu söyledi. 

AkÅŸener, “Sayın ErdoÄŸan, kaynaklarımızı eÅŸi, dostu, yandaşı zengin etmeye harcarken Güney Kore, teknolojik geliÅŸime ve eÄŸitime kaynak ayırdı. Bugün bir Güney Kore vatandaşı, bir Türk vatandaşından 4 kat daha zengin. Ve ne kadar acıdır ki bu ülkelerin, ne Türkiye kadar geniÅŸ tarım alanları var ne de Türkiye kadar engin turizm kaynakları var. Bu ülkeler, doÄŸal kaynak ve coÄŸrafi konum açısından Türkiye’ye göre dezavantajlı ülkeler.” diye konuÅŸtu.

Ülkenin sorunlarının çözümü için iyileÅŸtirilmiÅŸ ve güçlendirilmiÅŸ parlamenter sistemi öneren AkÅŸener, “Önce millet, önce memleket” anlayışının hakim olması durumunda Türkiye’nin her ÅŸeye sahip bir ülke olacağını kaydetti.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir