Kanserde erken teÅŸhis için hazırlanan “Kontrol Sende Cevabı Gende” projesi tanıtıldı

Kanserde erken teşhis için hazırlanan Kontrol Sende Cevabı Gende projesi tanıtıldı

Kanserde erken teşhis için hazırlanan Kontrol Sende Cevabı Gende projesi tanıtıldıKanserde erken teşhis için hazırlanan Kontrol Sende Cevabı Gende projesi tanıtıldı

Türk Tıbbi Onkoloji DerneÄŸi (TTOD) ve AstraZeneca Türkiye’nin, kadınlarda meme ve yumurtalık kanserinde erken teÅŸhisin önemine dikkati çekmek için hazırladığı “Kontrol Sende Cevabı Gende” projesinin tanıtımı yapıldı.

TTOD BaÅŸkan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri KaradurmuÅŸ, Taksim’de bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında, kadınlarda meme ve yumurtalık kanserlerinde taramanın çok önemli olduÄŸunu söyledi.

Bu kanserlerin yaklaşık yüzde 5 ila 10’unun genetik geçiÅŸli olduÄŸunu belirten KaradurmuÅŸ, eskiden meme ve yumurtalık kanseriyle ilgili tedavilerde kemoterapilerin ezeli, ebedi tek dostlarının olduÄŸunu ama ÅŸu an bu hastalıklar için akıllı ilaçların var olduÄŸunu dile getirdi.

“Kontrol Sende Cevabı Gende” projesinin detayları hakkında bilgi veren KaradurmuÅŸ, derneÄŸin, öğretim üyelerinin organizatörlüğünde hazırlanmış bir web sitesi olduÄŸunu söyledi.

Karadurmuş, sitede risk faktörleri ve tarama metotlarıyla ilgili bilgilerin bulunduğunu anlattı.

Sitede, her hafta “uzmanına danış” programında hastaların sorularının cevaplanacağını belirten KaradurmuÅŸ, “Åžunu unutmayalım, kanser önemli bir problem. Hepimizi, ailelerimizi, çocuklarımızı etkileyen ama bunu önleyebilmek elimizde. En azından ÅŸunu bilmemiz lazım bu bir alın yazısı, kader deÄŸil. Önlenebilecek kanser türlerinde ÅŸu an meme farkındalığındayız ama yumurtalık kanserinde de genetik testlerin yapılabileceÄŸini ve süreç oluÅŸmadan önlenebileceÄŸini hiç aklımızdan çıkartmayalım.” dedi.

“Yumurtalık kanseri dünyada kadınlarda en sık görülen yedinci kanser türü”

TTOD Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise yumurtalık kanserinin dünyada kadınlarda en sık görülen yedinci kanser türü olduğunu, kanserlere bağlı ölümlerde de yedinci sırada yer aldığını belirtti.

Bu kanser türünde risk faktörünün yaş olduğunu aktaran İmamoğlu, 61-65 yaş aralığında sıklıkla karşılarına çıktığını söyledi.

İmamoÄŸlu, projeyle birlikte meme ve yumurtalık kanseriyle mücadelelerinde yeni bir sayfa açmayı umut ettiklerini ifade ederek, “Proje, meme ve yumurtalık kanserine karşı doÄŸru bilgiyi ve kadınları da bu sürece dahil edecek bir platformu içeriyor. Bu platformun içinde her iki kanserle ilgili bilgiler var. Genetik mutasyonlarla ilgili bilgiler var ve ayrıca hastaların riskini deÄŸerlendirecek bir de anketimiz mevcut. Meme ve yumurtalık kanserinde bilgi eksikliÄŸini ortadan kaldırmanın ötesinde, erken tanıya vurgu yapması ve tüm süreçlere kadınları dahil etmesi açısından önemli bir proje olduÄŸunu düşünüyorum.” diye konuÅŸtu.

“Çok büyük bir emek var”

Projenin Sağlık Elçisi Arzum Onan ise kanser verilerinin rakamlar ve istatistikler üzerinden konuşulduğunu, ama her bir rakamın bir yaşam olduğunu söyledi.

Onan, “Tüm bu çalışmaların sonucunda eÄŸer bir kiÅŸinin bile hayatına deÄŸebileceksek ne mutlu bize diyeceÄŸiz. Ama eminim milyonlara ulaÅŸacak. Çok büyük bir emek var. Ben de böyle bir platformun, bu denli önemli bir projenin içinde olmaktan son derece mutluyum.” diye konuÅŸtu.

Geçmişinde bir kanser süreci olduğunu aktaran Onan, özellikle meme ve yumurtalık kanseri üzerinden jinekolojik kontrollerini ihmal etmediğini anlattı.

“Projeden çok fazla kiÅŸinin fayda görmesini düşünüyoruz”

AstraZeneca Ülke Müdürü Serkan Barış da Türkiye’de onkoloji alanında deÄŸer verdikleri konulardan birinin yenilikçi ürünlerin geliÅŸtirilmesinde verdikleri katkı olduÄŸunu kaydetti.

Åžu an AstraZeneca’nın Türkiye’de onkoloji tedavi alanında 40’tan fazla klinik çalışmaya devam ettiÄŸini belirten Barış, son iki yılda klinik araÅŸtırma ve geliÅŸtirme faaliyetlerine yaklaşık 400 milyon liradan fazla katkı verdiklerini, hedeflerinin ileriki yıllarda bunu artırmak olduÄŸunu söyledi.

Barış, projeden çok fazla kişinin fayda görmesini düşündüklerini ifade ederek, proje tamamlandığında sadece bir hastanın bile hayatını kurtarabilmiş olma hissinin motivasyon oluşturacağını belirtti.

AstraZeneca Uluslararası Onkoloji Müdürü Ti Hwei How ise projenin önemli olduğunu düşündüğünü söyledi.

İlaç şirketleri ve tıbbi dernekler olarak tedavileri tek başlarına bulamayacaklarını ifade eden How, mutlaka hastalarla da çalışmaları gerektiğini kaydetti.

How, hastaların kendi sağlıklarıyla ilgili bir şey yapması gerektiğini ve bu alanda tarama ve erken teşhisin önemli olduğunu vurguladı.

Projenin geliştirilmesinde katkıda bulunacaklarını belirten How, ayrıca hastaların eğitim süreçleriyle de ilgileneceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir