Kılıçdaroğlu: Şehitlerin ailelerinin bulunduğu evlere kor ateşi düştü

Kılıçdaroğlu Şehitlerin ailelerinin bulunduğu evlere kor ateşi düştü

Kılıçdaroğlu Şehitlerin ailelerinin bulunduğu evlere kor ateşi düştü

CHP Genel BaÅŸkanı KılıçdaroÄŸlu, “Åžehitlerin ailelerinin bulunduÄŸu evlere kor ateÅŸi düştü. Hepimiz yanıyoruz, içimiz yanıyor.” dedi.

CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’na yeniden milletvekilliÄŸi vasfını kazanan CHP İstanbul Milletvekili Enis BerberoÄŸlu ile geldi.

Kemal KılıçdaroÄŸlu, Irak’ın Gara bölgesinde ÅŸehit edilen 13 Türk vatandaşı için gerçekleÅŸtirilen bir dakikalık saygı duruÅŸunun ardından haftalık sunuÅŸunu yapmak üzere kürsüye çıktı.

Hak, hukuk ve adaleti her ortamda savunduklarını ve savunmaya da devam edeceklerini belirten KılıçdaroÄŸlu, “Sanıyorlar ki biz geri adım atarız. Sanıyorlar ki ‘baskı kurduÄŸumuz zaman bunların sesi çıkmaz.’ Sanıyorlar ki ‘bunları tek tek yakalayıp hapse attığımız da bunlar dağılırlar.’ Onların bilmeleri gereken bir ÅŸey var, bu partinin dokularında Kuvayımilliye ruhu var. Bilmeleri gereken nokta budur.” diye konuÅŸtu.

CHP’nin avukat bürolarında kurulan bir parti olmadığını vurgulayan KılıçdaroÄŸlu, CHP’nin savaÅŸ meydanlarında ve cumhuriyetten önce kurulduÄŸunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“O insanlar cumhuriyeti kurdular. O insanlar cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırılması için bizi görevlendirdiler. Biz bu görevi yapacağız, bu görev için iktidara talibiz, bu görev için herkes düşüncesini özgürce söylesin diyoruz, bu görev için deÄŸiÅŸik siyasi partilere, milletten izin aldıkları sürece, oy aldıkları sürece ‘Başımızın üstünde yeri var’ diyoruz. Demokrasiyi güçlendirmek, çaÄŸdaÅŸ uygarlığı yakalamak ve aÅŸmak istiyoruz, hedefimiz bu. Ama bunu yapmadılar, iktidar sahipleri bunu içlerine sindiremediler. Balyoz’du, Ergenekon’du… Her ÅŸeye, cumhuriyetin bütün kurumlarına saldırdılar. Adeta darmadağın ettiler. Genelkurmay BaÅŸkanlarının bile terörist olarak yakalanıp içeri atıldığına tanık olduk. Her zaman haksızlıklara karşı çıktık.”

“Bardağı taşıran damla oldu”

“Bir bardak olduÄŸunu ve bütün haksızlıkların birer damla halinde o bardaÄŸa düştüğünü” söyleyen KılıçdaroÄŸlu, “Enis BerberoÄŸlu’nun damlası, bardağı taşıran damla oldu ve biz, rahatlıkla söyleyebilirim, dünya siyaset tarihinin en anlamlı ve uzun yürüyüşünü yaptık. Adına ‘Adalet Yürüyüşü’ dedik. Çünkü olmayan bir ÅŸey için yürüyorduk, olmayan bir ÅŸeyi istiyorduk biz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Memlekette adalet yoktu, adaletin eli kolu baÄŸlanmıştı, gözlerinin baÄŸlanması tamam, eli kolu baÄŸlanmıştı. İradesi ipotek altına alınmıştı. Yargı kararları uygulanmıyordu. Biz Anayasa’nın bize tanıdığı haktan yola çıkarak, tarihin en uzun yürüyüşünü yaptık, bütün adaletsizliklere karşı çıktık. Hiçbir ayrım yapmadık. Kim adalet istiyorsa onun yanında olduk, bugün de aynı noktadayız. Kim adalet istiyorsa bize gelecek. Biz onun adalet talebini yerine getirmek için her türlü kavgayı, mücadeleyi vermeye hazırız. Enis BerberoÄŸlu için düşünebiliyor musunuz, Türkiye’deki yargının durumunu? Bir mahkeme beraat, bir baÅŸka mahkeme ömür boyu müebbet veriyor. Aynı olay. Nasıl bir yargı süreci? Anayasa Mahkemesi ‘Hak ihlali var’ diyor. Alttaki mahkeme bunu uygulamıyor. Tam bir devlet krizi. Bir mahkemeyi düşünün, ‘Ben Anayasa Mahkemesini takmayacağım. Ben gücümü hukuktan, vicdanımdan deÄŸil, bana talimat veren saraydan alıyorum’ diyor. Bugün o saray yerle bir oldu. Åžeklen orada bir saray var ama Türkiye’de de adaleti gerçekleÅŸtirmek için mücadele eden milyonlar var. Biz amacımıza ulaÅŸtık. Enis BerberoÄŸlu ÅŸimdi parlamentonun onurlu bir üyesi olarak görevinin başındadır, hoÅŸ geldiniz.”

“Söyleyeceklerimiz daha bitmedi”

Bu konuda söyleyeceklerinin daha bitmediÄŸini dile getiren KılıçdaroÄŸlu, Anayasa Mahkemesinin son kararında, Anayasa’nın 153. maddesine vurgu yaparak, “Bu kapsamda türlü bahaneler ve hukuk tanımaz tutum ve davranışlarla, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesine ve mevcut ihlallerin sürdürülmesine neden olacak ÅŸekilde Anayasa’nın öngördüğü hukuk düzenine karşı koyma anlamına gelecek keyfi kararlara hiçbir hukuk sisteminde müsaade edilemez. Dolayısıyla bir hukuk devletinde anayasal hükümlere uymamanın ilgililer açısından cezai, idari, hukuki sorumluluklar doÄŸuracağı açıktır.” dendiÄŸini aktardı.

Bu kararlara uyulmadığını ve Anayasa Mahkemesinin ikinci kez ihlal kararı verdiğini anımsatan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Olması gereken ne? EÄŸer bu ülkede gerçek anlamda hukuk, gerçek anlamda demokrasi varsa ilk, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan yargıcın o görevden alınması lazım. HSK’ye soruyorum, Anayasa Mahkemesinin kararı oldukça açık, bu kiÅŸi hala görevinde mi deÄŸil mi? Hala görevini sürdürüyorsa, o zaman sen kimin hakkını ve hukukunu savunuyorsun, sarayın mı, sade vatandaşın mı? Bu soruyu gittiÄŸiniz her yerde soracaksınız. Haksızlığa uÄŸradı mı? UÄŸradı. Anayasa Mahkemesi kararını verdi mi? Verdi. Kararı uygulamayan var mı? Var. Sırtını saraya dayayan sözde yargıç var mı? Var. O, bizim anladığımız anlamda bir hakim mi? Bizim anladığımız anlamda, vicdanıyla ve hukukun üstünlüğü ilkelerine göre hareket eden hakim deÄŸil. Talimatla görev yapan bir hakim. Bu ülkede talimatla görev yapan hakimler, yargının içinden elenip alınmadığı sürece bütün yargı töhmet altında kalıyor. Buna herkesin dikkat etmesi lazım.”

Gara ÅŸehitleri

Gara şehitlerine değinen Kemal Kılıçdaroğlu, şehitlerin isimlerini tek tek okudu.

Şehitlerin 5-6 yıldır terör örgütü tarafından tutulduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“5-6 yıldır ne yapıldı? Defalarca hatırlatılmasına karşın ne yapıldı? Åžimdi bunların tamamı hayatını kaybetti. Åžehitlerin ailelerinin bulunduÄŸu evlere kor ateÅŸi düştü. Hepimiz yanıyoruz, içimiz yanıyor. Öyle bir noktaya geldik ki adeta ÅŸehitler üzerinden hesaplaÅŸan bir Türkiye. Åžu iktidarın yaptığına bakın Allah aÅŸkına, ÅŸehit ÅŸehittir. Onun bizim toplumda, vidanı olan bir toplumda ayrı bir yeri vardır. Ayrı bir kültürümüz vardır. Bir tweet üzerinden kıyameti kopardılar. Hangi ahlak, hangi erdem, hangi bilgi, hangi kültür, hangi inanç, emin olun anlamakta zorlanıyorum. Aileler defalarca geldiler, her kapıyı çaldılar, bana da geldiler. Defalarca geldiler, Malatya’ya gittim, orada da geldiler. ArkadaÅŸlarımızı görevlendirdik, basın toplantıları yaptılar, olaya iktidarın el atması gerektiÄŸini söyledik. ‘Bu insanlar bir ÅŸekli ile çoluk çocuklarına, annesine babasına kavuÅŸsun’ dedik. Elimizden gelen her ÅŸey yapıldı. Basın toplantıları yapıldı.”

KılıçdaroÄŸlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, çocukları terör örgütünün elinde olan ailelerle basın toplantıları yaptıklarını, dönemin baÅŸbakan ve bakanlarına soru önergeleri verdiklerini ve bu soru önergelerine verilen yanıtta sıradan, olayın özüne inmeyen, “Terör örgütleriyle mücadeleye yönelik keÅŸif, gözetleme ve operasyonel faaliyetler azim ve kararlılıkla devam etmektedir.” ifadesinin yer aldığını söyledi.

Irak’ın Gara bölgesinde ÅŸehit edilen 13 Türk vatandaşının aileleriyle Malatya ve Ankara’da görüştüğünü belirten KılıçdaroÄŸlu, ellerinden gelen her ÅŸeyi yaptıklarını ifade etti.

Åžehit haberinin ardından olayla ilgili bilgi edinmeye çalıştıklarını belirten KılıçdaroÄŸlu, “Bilgiler parça parça önümüze gelmeye baÅŸladı. Açıklamayı Malatya Valisi yapıyor. Niçin? Bu ülkenin CumhurbaÅŸkanlığı koltuÄŸunda oturan bir kiÅŸi var. Milli Savunma Bakanlığı, İçiÅŸleri Bakanlığı koltuÄŸunda oturan bir kiÅŸi var. Açıklamayı niye vali yapıyor?” diye sordu.

Benzer bir olayın İdlib’de yaÅŸandığını, “33 askerin ÅŸehit edilmesi” açıklamasını Hatay Valisi’nin yaptığını ifade eden KılıçdaroÄŸlu, “Neden? Çünkü kabahatlerini, kusurlarını, yanlışlarını, eksikliklerini biliyorlar.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın, “ÇarÅŸamba günü çok önemli bir haber vereceÄŸim.” açıklamasını anımsatan KılıçdaroÄŸlu, şöyle devam etti:

“Bir müjde verecekti. Ona göre ordu müdahale edecek, bu kardeÅŸlerimiz kurtarılacak, Türkiye’ye getirilecek ve müjde verilecekti. Biz de bekledik böyle bir müjdeyi. Biz de arzu ederiz, hiç kimsenin burnu kanamadan bu kardeÅŸlerimizin alınıp Türkiye’ye getirilmesini ve terör örgütüne de iyi bir ders verilmesini. Ama bunların tamamı ÅŸehit oldu, hayatlarını kaybettiler. Açıklama yapmaktan korktular.

Devleti yöneten birisi ‘ÇarÅŸamba günü çok önemli bir ÅŸey açıklayacağım.’ diye açıklama yapmaz. Operasyonlar gizli yapılır, kimseye haber verilmez. Rahmetli Ecevit terör örgütünün başındaki kiÅŸiyi alıp getirirken bile eÅŸine haber vermemiÅŸtir. Devlet böyle yönetilir. Düğün bayramla devlet yönetilmez. Devlet yönetimi, devletin nasıl yönetilmesi gerektiÄŸini bunlar bilmiyorlar. Bırakın devleti, bir köy bile yönetilmez böyle. Bunlar bir köy bile yönetemezler.”

“Kinle, öfkeyle devlet yönetilmez”

13 ÅŸehidin gelmesinin ardından “AK Parti’ye ait trollerin” harekete geçtiÄŸini iddia eden KılıçdaroÄŸlu, ÅŸunları söyledi:

“Hani bu mezarlıktan geçenler korkularını sindirmek için ÅŸarkı, türkü söylerler. Benzer bir tablo. Suçlamaya, ayrıştırmaya baÅŸladılar. Oysa ÅŸehitler 83 milyonun ÅŸehidi. Siyasi görüşleri, kimlikleri farklı olabilir. Farklı görevler yapabilirler ama bu ülke için hayatlarını verdiler onlar. Bu ayrılık gayrılık, bu korku neden? Farklı bir iklimi Türkiye’ye getirmeye çalışıyorlar. Her alanda ayrıştırdılar. Åžehitler üzerinden de ayrışmayı getiriyorlar. Çok tehlikeli bir tutum bu. Daha defnedilmemiÅŸ, yaralar tazeyken bunu yapıyorlar. Talimat üzerine, sarayın talimatı üzerine yapıyorlar. Üzülüyorum, içim acıyor. Åžehitler gelmiÅŸ daha cenazeler kalkmamış kavga ediyorlar. Sen-ben kavgası mı bu? Devleti yönetemiyorlar, yönetme güçleri yok. Bilgileri, birikimleri yok. Kinle, öfkeyle devlet yönetilmez. Devlet bilgiyle, birikimle, sevgiyle yönetilir.”

Devleti yönetenlerin her türlü eleştiriye açık olmak ve ders çıkarmak zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“‘Beni niye eleÅŸtirdin? Seni ezeceÄŸim, sana iftira atacağım.’ Hangi akıl, mantık var bunlarda. Bir de kendilerini baÅŸka bir pozisyonda tutuyorlar. ‘Biz Müslümanız’ diye, diÄŸerleri deÄŸil. Allah akıl fikir versin bunlara. Toplumu ayrıştırıyorlar, bölüyorlar. Bütün vatandaÅŸlarıma söz veriyorum; kimliÄŸiniz, yaÅŸam tarzınız, siyasi görüşünüz, inancınız ne olursa olsun bu coÄŸrafyada yaşıyorsanız benim başımın üstünde yeriniz var. Asla ayrımcılık yapmayacağım. Türkiye bu acıları yaşıyor. DuyduÄŸumda önce inanamadım. ErdoÄŸan sanki bu olaylar hiç olmamış gibi beyefendi bir yaylaya kahvaltıya gidiyor. Rize ile Trabzon arasında her 15 metreye bir polis dikiyorlar. Cumhuriyet tarihinde görülmemiÅŸ bir ÅŸey. Sen kendi vatandaşına güvenmiyorsun. Böyle bir garabet Türkiye Cumhuriyeti devletinde hiç yaÅŸanmadı ve biz yaşıyoruz. Yaylaya çıkıyorsun sabah kahvaltısı yapmaya. 13 kiÅŸi hayatını kaybetmiÅŸ, ÅŸehidimiz var. Umurunda bile deÄŸil.”

“Bırakın da bu insanlar acılarını yaÅŸasınlar”

VatandaÅŸlardan, AK Parti’nin Rize İl Kongresi’ni internetten izlemelerini rica eden KılıçdaroÄŸlu, “O gülüşmeler, o kahkahalar, o fıkralar. 13 kiÅŸi hayatını kaybetti. Hangi ahlaka göre siz bunu yapıyorsunuz? Hangi inanca göre yapıyorsunuz bunu? Ben böyle bir inanç bilmiyorum. Böyle bir ahlakı da hiç görmedim. 13 kiÅŸi hayatını kaybetmiÅŸ, ÅŸehidimiz var. Bari onlara saygı duy. Sen konuÅŸmuyorsun, bakanların konuÅŸmuyor topu atmışsın Malatya Valisi’ne, o açıklamayı yapıyor. Kaçacak delik arıyorlar. Kusurlarını, eksikliklerini çok iyi biliyorlar.” diye konuÅŸtu.

AK Parti’nin “güle oynaya” kongre yaptığını iddia eden KılıçdaroÄŸlu, “Åžehit annesini telefonla baÄŸlatıyorlar. Oda ayrı bir dram. ErdoÄŸan’ın keyfi yerinde, anne aÄŸlamaklı. Ders vermeye kalkıyor. Allah bu millete sabır versin. Bir ÅŸehit annesi ya. Onu propaganda malzemesi olarak kullanıyor. Åžehitlere ne kadar yakın olduÄŸunu Türkiye’ye anlatmak için kullanıyor onu. Oysa bütün Türkiye görüyor onu. Nasıl güldüğünü, nasıl eÄŸlendiÄŸini, nasıl keyif içinde olduÄŸunu bütün Türkiye görüyor. Askerlerimiz, sivillerimiz, devlet görevlilerimiz hayatını kaybetmiÅŸ o beyefendinin derdi baÅŸka. Bırakın bari bu anne matemini yaÅŸasın.” dedi.

Bir annenin matemini yaşamasına dahi izin verilmediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O annenin acısını, dramını acaba o saray ve çevresi biliyor mu? O dramı biliyorlar mı acaba? O annenin o evladını nasıl yetiÅŸtirdiÄŸini, askere nasıl gönderdiÄŸini acaba onlar biliyorlar mı? Ellerine kına yaktığını onlar biliyorlar mı? Bari bırakın da bu insanlar acılarını yaÅŸasınlar. Buna bile izin vermiyorlar. KonuÅŸuyor ÅŸunu söylüyor, ‘OÄŸlunuz ÅŸehit oldu, siz bu ÅŸerefi yaÅŸadınız.’ Lafa bak. Eee, o ÅŸeref en çok sana yakışır. Göndersene çocuklarını askere. Niye bedelli askerlik yaptırdın? EÄŸer sen böyle bir ÅŸerefi istiyorsan, böyle bir ÅŸerefi kabul etmek istiyorsan ve bu ÅŸerefi başının üstünde ailelerine de miras olacak ÅŸekilde yaÅŸamak ve içselleÅŸtirmek istiyorsan çocuklarına bedelli yaptırmazsın, gönderirsin askere. Irak’a gönderirsin. Neden bu ülkede fakir fukaranın çocukları bedel ödüyor da, varsılların çocukları bedel ödemiyor? Hangi AK Parti’li milletvekilinin çocuÄŸu bedel ödedi bu ülkede? Gerçekten içimiz acıyor. ArkadaÅŸlarımız defalarca basın toplantıları, ailelerle defalarca görüştüm, milletvekillerimiz soru önergeleri verdiler. Karşıda bir duvar var. Åžimdi o duvardan nasiplenmeye kalkıyorlar ama korkarak, ürkerek. Bu olmaz.”

“83 milyonun sorusudur”

KılıçdaroÄŸlu, Gara operasyonuyla ilgili CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a cevaplaması istemiyle hazırladığı 5 soruyu okudu. Bu soruların cevabını millet adına CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’dan beklediÄŸini belirten KılıçdaroÄŸlu, “Soru 83 milyonun sorusudur. Öyle baksın, kim varsa. Bu ülkede kim yaşıyorsa, kimin eli kalem tutuyorsa, kimin akli baliÄŸ olmuÅŸsa bu soruların cevabını istesin.” ifadesini kullandı.

KılıçdaroÄŸlu, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın cevaplamasını istediÄŸi soruları şöyle sıraladı:

“- Bölücü terör örgütünün tam 5,5 yıl elinde tuttuÄŸu vatan evlatlarını kurtarmak için 2015 tarihinden bu yana BaÅŸbakan ya da CumhurbaÅŸkanı olarak ne yaptınız? Bir İsrail askeri Filistinliler tarafından alındığında dünyayı ayaÄŸa kaldırıyorlar. Herkes sahip çıkıyor. 5,5 yıl bunları unutturdun. Unutturdular. Soru önergesi vermesek, basın toplantıları yapmasak zaten kimsenin de haberi olmayacak.

– Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken, neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çaÄŸrı yapmasını istemediniz? İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı kıymetliydi?

– Yıllarca ‘Dostum Trump’ diye böbürlenip durdunuz. Neden dostluÄŸunuzu, vatan evlatlarını terör örgütünün elinden kurtarmak için kullanmadınız? Bölgede Amerikalılar çok güçlü. Senin de en yakın dostun Trump. Neler yaptığınızı biz de biliyoruz, Amerikalılar da biliyor. Sen bu dostluÄŸunu vatandaÅŸlarımızın, askerlerimizin, sivillerimizin kurtarılması için kullanmadın. Papazı veriyorsun. Trump telefon ederdi belki onlar da 13 kiÅŸiyi vereceklerdi. 13 ÅŸehidimiz olmayacaktı. Niye kullanmadın? Kim engel oldu?

– Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuÅŸ İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları DerneÄŸi ve Mazlum Der gibi ulusal insan hakları örgütleri ile uluslararası insan hakları örgütlerinden terör örgütünün elinde tuttuÄŸu evlatlarımıza zarar gelmemesi ve serbest bırakılmaları için en azından çaÄŸrıda bulunmak hiç mi aklınıza gelmedi? Öyle ya daha önce gidip teslim almışlardı terör örgütünden. Hatta bir de milletvekili gitmiÅŸti. İnsanlar saÄŸ salim Türkiye’ye getirildiler. Neden 13 kiÅŸiye sahip çıkmadınız bugüne kadar?

– Dün Rize’de yaptığınız açıklamalarda sınır ötesi operasyonun hedeflerinden birinin de ÅŸehit olan 13 evladımızın kurtarılması olduÄŸunu ancak baÅŸaramadığınızı söylediniz. 13 vatandaşımızın kurtarılması amacıyla baÅŸlatılan operasyondaki baÅŸarısızlığı kim üstlenecek? Bu iÅŸin sorumlusu kim? Rehine kurtarma operasyonuna gidiyorsun, bütün rehineler ölüyor. Akıl tutulması var burada.”

– “Burunları kanamadan Türkiye’ye getirilebilirdi”

Kılıçdaroğlu, 13 Türk vatandaşının şehit edilmesiyle ilgili korkudan kimsenin açıklama yapamadığını iddia ederek şunları söyledi:

“Valiye, ‘Sen bir açıklama yap’ diyorlar. Bunlar devleti yönetemezler. Yönetmiyorlar, yönetemiyorlar zaten. Bilgileri yok, birikimleri yok, iradeleri yok. Bir devlet böyle mi yönetilir? Normalde birisinin bu sorumluluÄŸu alıp istifa etmesi lazım. Rehine kurtarmaya gidiyorsunuz tamamı ölüyor. Ayrıca 3 askerimiz… Nasıl oluyor bu? Bunun hesabını kim verecek? AK Parti’li kardeÅŸlerime özellikle söylüyorum 13 ÅŸehidimizin kanları yerdedir. Onlar Türkiye’ye gelebilirdi, getirilebilirdi. Burunları kanamadan Türkiye’ye getirilebilirdi. Kendilerine göre gittiler sözde terör örgütünden alacaklar, çarÅŸamba gelecek, ErdoÄŸan çıkıp medyaya açıklama yapacak, ‘Biz kahramanız, biz şöyleyiz, biz 13 kiÅŸiyi kurtardık.’ Hedef buydu. Davulla, zurnayla rehine mi kurtarılır Allah aÅŸkına. Rahmetli Ecevit Kıbrıs çıkarmasını yaparken eÅŸine bile haber vermemiÅŸtir. Bu davul zurnayla ‘Harekat baÅŸlattık’ diyor. 13 ÅŸehidimizin sorumlusu Recep Tayyip ErdoÄŸan’dır, Kimse baÅŸka bir ÅŸey düşünmesin. Bu 5 sorunun cevabını bekliyorum. Ben deÄŸil, bu millet bekliyor. 7’den 70’e bu millet bu 5 sorunun cevabını bekliyor.”

AK Parti TBMM Grup Toplantılarının ÇarÅŸamba günleri yapıldığını belirten KılıçdaroÄŸlu, “Savunmaya geçti ÅŸimdi. Salı toplantılarını çarÅŸamba günü yapıyor beyefendi. Biz ne diyeceksek kendisini savunacak. 5 soruyu sordum. 5 sorunun cevabını yarın senden bekliyorum. Ben beklemiyorum 83 milyon insan bu 5 sorunun cevabını bekliyor senden.” diye konuÅŸtu.

KılıçdaroÄŸlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, devlet kurumunun hukukun üstünlüğüne göre yönetilmesi ve vatandaÅŸları koruması gerektiÄŸini belirtti.

Devlet kurumunun vatandaÅŸ üzerine baskı kuramayacağının ve onları yönlendiremeyeceÄŸinin altını çizen KılıçdaroÄŸlu, “Yönlendirmesi çaÄŸdaÅŸ anlamda ancak eÄŸitimle olur. Alır, eÄŸitir, ülkenin çıkarlarını, hukuku, hukukun üstünlüğünü, el sanatlarını öğretir. DeÄŸiÅŸik alanlarda insanların beceri kazanmalarını saÄŸlar.” diye konuÅŸtu.

KılıçdaroÄŸlu, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a Elazığ’da yaÅŸlı bir kadının “Açım” diye seslendiÄŸi anlara iliÅŸkin görüntülerin sosyal medyada paylaşıldığını hatırlattı. KılıçdaroÄŸlu, bu olayın ardından Elazığ Valisi Erkaya Yırık tarafından kadının ValiliÄŸe çaÄŸrıldığını ifade etti.

Bu buluşmayla ilgili görüntüler nedeniyle üzüldüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Åžu devletin düştüğü hale bak ya. Gerçekten üzülüyorum, vicdanım sızlıyor. Ya koskoca valisin, talimat aldın, bu kadının bari ayağına git, bu kadının derdi nedir, bari onu sor. Çağırıyorsun makamına, ayağına çağırıyorsun. Åžunu söyleyeceksin, televizyon kamerası da hazır orada. Sonra ertesi gün bunu yayınlıyorsun. Bu ahlak mıdır arkadaÅŸlar? Bunlar da ahlakın kırıntısı var mı? Vali bu talimatı kimden aldı ve nasıl yaptı? Herhalde bir paket verdiler. ‘Sen bundan sonra açım deme. Åžunu ÅŸunu ÅŸunu da ayrıca yapacağız, sözlerini de geri al. ErdoÄŸan da çok memnun olacak.’ dediler.”

Valinin bir kiÅŸinin veya bir partinin deÄŸil, devletin valisi olması gerektiÄŸine dikkati çeken KılıçdaroÄŸlu, “Bir kadının ‘Açım’ demesini 180 derece deÄŸiÅŸtirerek, ‘Hayır efendim, beni yanlış anladılar. Benim karnım tok, keyfim de yerinde. Durumum da çok iyidir, çok şükür.’ demesini neye baÄŸlıyorsunuz? Bu ceberut devlet anlayışıdır. BaÅŸka bir anlayış deÄŸildir.” ifadelerini kullandı.

“Havuz medyasının iftira atma konusunda müthiÅŸ yetenekleri var”

KılıçdaroÄŸlu, UludaÄŸ’da tatil yapanların görüntülerinin BoÄŸaziçi Üniversitesindeki öğrencilere ait olduÄŸu iddia edilip medyada paylaşıldığını anlatarak, ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:

“Havuz medyası yapıyor. Sözde onları karalayacak. Havuz medyasının hiçbir kıymeti yok ama havuz medyasının iftira atma konusunda müthiÅŸ yetenekleri var. Çünkü bunların hiçbirisi gazeteci deÄŸil. Kalemini satan, kalemini kiralayan adamdan zaten gazeteci olmaz. Paraları nereden aldıklarını, havuzu nasıl oluÅŸturduklarını biliyoruz. Rüşvetten beslenen adamın Türkiye’nin lehine bir satır yazması mümkün mü? Mümkün deÄŸil. Dolayısıyla ‘Åžehitlerimiz varken eÄŸleniyorlar’ diyor. Sen Rize Kongresi’ne bir baksana, beyefendinin attığı kahkahalara. Niye onu haber yapmıyorsun? Haberse onu haber yapacaksın. 13 ÅŸehidimiz gelmiÅŸ, daha önce 3 ÅŸehidimiz var. Beyefendi sanki Türkiye’de hiç ÅŸehit yok, her ÅŸey güllük gülistanlık. Sabahleyin helikopterle kahvaltıya, arkasından her 15 metreye bir polis dizerek Rize’ye gidiyor. Åžu hale bakın Allah aÅŸkına.”

Türkiye’de yakın bir dönemde seçim yapılacağını belirten KılıçdaroÄŸlu, “Sandık gelecek. Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün gelecek. Bu millet her ÅŸeyi bir tarafa not ediyor, hafızasının bir tarafına not ediyor. Ne yaptıklarını da gayet iyi biliyor. Zaten anket sonuçlarından da üç aÅŸağı beÅŸ yukarı nasıl eridiklerini de görüyoruz. Ama iÅŸin özü sandıkla geldiler, sandıkla bunları göndereceÄŸiz, demokratik yollarla göndereceÄŸiz, güle oynaya göndereceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“Cumhuriyet Halk Partisi alın teriyle kazanan herkesin yanında”

CHP Genel BaÅŸkanı KılıçdaroÄŸlu, toplantıda 11 Åžubat PerÅŸembe Bolu’da yaptığı ziyaretlere iliÅŸkin bilgi verdi.

Ziyaretler esnasında esnaf, düğün salonu, orman, kahvehane ve kantin iÅŸletmecileri, kamyon ÅŸoförleri ve çiftçilerin ÅŸikayetlerini aktardıkları bilgisini paylaÅŸan KılıçdaroÄŸlu, “Cumhuriyet Halk Partisinin alın teriyle kazanan herkesin yanında olduÄŸunu” bildirdi.

Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Geçen grup toplantısında, dostlarımızla beraber iktidar olduÄŸumuzda iktidarımızın ilk haftasında neyi yapacağımızı açıklamıştım. Åžimdi aynı açıklamayı tekrar yapmak isterim. Duymayan vatandaÅŸlarım da duysunlar. Katar ordusuna peÅŸkeÅŸ çekilen Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nı hemen alacağız ve ÅŸanlı ordumuza iade edeceÄŸiz. 15 Temmuz ÅŸehit ve gazileri için toplanan paraları faizleriyle beraber hemen bir hafta içerisinde bütün hak sahiplerine teslim edeceÄŸiz. BeÅŸiktaÅŸ’taki terör saldırısında hayatını kaybeden 39’u polis, 8’i sivil 47 ÅŸehidimiz için toplanan paraların tamamını faizleri ile beraber hak sahiplerine iade edeceÄŸiz.”

Çiftçilerin bankalardan ve Tarım Kredi kooperatiflerinden aldıkları kredi faizlerini de tümüyle sileceklerini vurgulayan KılıçdaroÄŸlu, “Ana paralarını takside baÄŸlayacağız. Esnafın pandemi döneminde aldığı kredilerin faizlerini tamamen sileceÄŸiz, ana parasını da onların görüşünü alarak taksitlendireceÄŸiz ve onları da rahatlatacağız. Bir kararnameyle bu stopaj vergisini tamamen kaldıracağız. Hangi koÅŸulda olursa olsun vatanseverliÄŸin bir gereÄŸi olarak Süleyman Åžah Türbesi’ni kaçırıldığı vatan toprağına yeniden götürüp bayrağımızı dalgalandıracağız.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir