Koca: Türkiye Genom Projesi resmen başladı
SaÄŸlık Bakanı Koca, “Türkiye Genom Projesi 29 Ekim 2019 itibarıyla kapsamı geniÅŸletilerek resmen baÅŸlamıştır.” dedi.
SaÄŸlık Bakanı Fahrettin Koca, biyoteknolojik ajanların saÄŸlığın koruyucu, tanı koydurucu ve tedavi edici alanlarında kullanılabilmesinin çok geniÅŸ yelpazeye yayılan bir çalışma alanı açtığını belirterek, “Bu alanda öncülüğü yakalayabilen ülkeler, bilimsel avantajlarının yanında halk saÄŸlığında merhale kaydedecek ve önemli ekonomik kazanımlar elde edecektir. Bunu kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum.” dedi.
CumhurbaÅŸkanlığı himayesinde, SaÄŸlık Bakanlığı ev sahipliÄŸinde, Türkiye SaÄŸlık Enstitüleri BaÅŸkanlığı’nın (TÜSEB) bilimsel desteÄŸiyle gerçekleÅŸtirilen 6. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın açılış töreninde konuÅŸan Koca, altı yıldan beri kesintisiz düzenlenen kurultayla alanında saygın bilim insanlarının bilgi ve tecrübelerini paylaÅŸtığı bir ortam oluÅŸturmayı amaçladıklarını söyledi.
Bakan Koca, Türk tıp dünyasının, akraba toplulukların yayıldığı bilinen geniş bir coğrafyadan öte, kendini insanlığa hizmete adamış, yurduna gönül bağıyla bağlı her meslektaşının katkı verdiği bir küresel güç olduğuna inandığını dile getirerek, bir araya gelmek, birlikte olmak, aynı hedefe koşmanın bu gücü görünür kılacağını kaydetti.
Bu kurultayların bilinçli olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸ yıl dönümünde yapıldığını vurgulayan Koca, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türk milletinin yürümekte olduÄŸu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuÄŸu meÅŸale, müspet ilimdir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doÄŸuÅŸtan zekasını, bilime baÄŸlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu, her zaman ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliÅŸtirmek milli ülkümüzdür.” sözlerini hatırlattı.
Koca, “Terörle mücadele etme ve sınır güvenliÄŸimizi saÄŸlamak uÄŸruna ÅŸehitler verdiÄŸimiz bugünlerde, bu seçkin toplulukta vücuda geldiÄŸini gözlediÄŸim dayanışma ve iÅŸ birliÄŸiyle geleceÄŸimizin inÅŸası için birlikte davranma azim ve heyecanına, her zamankinden daha fazla muhtacız. İhtiyacımız olan bu ruha kurultaylarımızın katkısı olduÄŸuna inanıyorum. ” diyerek, katılımcılara teÅŸekkür etti.
Sağlık Bakanı Koca, son 16 yılda sağlıkta yaşanan dönüşüme işaret ederek, bu konudaki gelişmelere ilişkin bilgi verdi.
Koca, Türkiye’nin ilaca eriÅŸimde neredeyse rakipsiz olduÄŸunu anlatarak, şöyle devam etti:
“Bu alandaki birikimimiz sayesinde, ihtiyaç halindeki ülkelere saÄŸlık hizmeti götürmek için tereddüt bile etmedik. KomÅŸu ülkelerde yaÅŸanan çatışma ve savaÅŸlardan kaçan 4 milyon sığınmacıya ülkemizde aynı seviyede hizmet vermek için seferber olduk. AteÅŸ altında kalan, güvenli bölgelerde konuÅŸlandırılan bölge halkına, kurduÄŸumuz hastane ve saÄŸlık tesisleri ile saÄŸlık hizmeti götürdük. Bu konuda baÅŸta geliÅŸmiÅŸ ülkeler olmak üzere tüm dünyanın ülkemizden alacağı önemli dersler olduÄŸuna inanıyorum. Bununla birlikte insanımıza daha kaliteli saÄŸlık hizmeti sunmak ve saÄŸlıkta dünyaya açılmak için önümüze koyduÄŸumuz büyük hedeflerimiz var. SaÄŸlık turizminde dünyanın en çok tercih edilen ülkesi olmamızın önünde engel olmadığını düşünüyorum. KurduÄŸumuz Uluslararası SaÄŸlık Hizmetleri Anonim Åžirketi (USHAÅž) ile bu alanda yeni bir ivme kazanacağımızı umuyorum. SaÄŸlık hizmetlerimizi en nitelikli düzeye en uygun maliyetle çıkartabilmek için saÄŸlık teknolojilerini üretebiliyor olmamız gerekiyor. İlaç, aşı ve tıbbi cihaz üretiminde yerlileÅŸme yönünde büyük gayretlerimiz var. Geçen sene yaÅŸanan dalgalı ekonomik ortam ve yakın zamanda yaÅŸadığımız jeopolitik gerginlikler göz önüne alındığında bu hususun ne kadar önem arz ettiÄŸi kolayca anlaşılabilir.”
“Türkiye Genom Projesi resmen baÅŸladı”
Koca, ülkenin 21. yüzyıla birçok yönden hızlı değişimlerle girdiğini dile getirerek, demografik yapının hızla değiştiğini, kent nüfusunun arttığını, doğum hızının başta batı illerinde olmak üzere düşüşe geçtiğini, çok yakın geleceğin kendilerini önemli bir yaşlı ve bağımlı nüfus sorunuyla baş başa bırakacağını aktardı.
Bakan Koca, sağlık sisteminin önceliklerini ve kaynak tahsislerini bu değişime paralel olarak hızla dönüştürmek zorunda olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık önümüzde mücadele etmemiz gereken metabolik hastalıklar, kanser ve çeÅŸitli organ sistemlerinin kronik hastalıkları bulunmaktadır. Maalesef bu hastalıkların çoÄŸunun tedavisinde günümüz tıbbı aciz kalmaktadır. Ancak bulaşıcı olmayan hastalıklardan korunabileceÄŸimizi, önleyemesek de daha ileri yaÅŸlara taşıyabileceÄŸimizi ve kontrol altına alabileceÄŸimizi biliyoruz. Bulaşıcı olmayan hastalıkların yanı sıra viral enfeksiyonlar ve antibiyotiklere dirençli bakteri enfeksiyonları da toplum saÄŸlığına tehditlerini giderek artıran durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern anlamda tıbbın geliÅŸmesinde önce kimyasal ilaçlar mucize olarak sunulmuÅŸtu. Daha sonra ilaçların ve dezenfeksiyon tedbirlerinin kullanıma girmesiyle muhtelif giriÅŸimler ve cerrahi müdahaleler ümit veren yöntemler olarak lanse edildiler. Teknolojinin ilerlemesi ile fiziksel ajanlarla yapılan tanı ve tedaviler mucizeymiÅŸ gibi sunuldular. Günümüzde ise bütün bunların kıymetini bir kenara itebileceÄŸi iddiası ile biyoteknolojik çalışmalar ümit vadetmektedir. Biyoteknolojik ajanların saÄŸlığın koruyucu, tanı koydurucu ve tedavi edici alanlarında kullanılabilmesi çok geniÅŸ yelpazeye yayılan bir çalışma alanı açmaktadır. Bu alanda öncülüğü yakalayabilen ülkeler, bilimsel avantajlarının yanında halk saÄŸlığında merhale kaydedecek ve önemli ekonomik kazanımlar elde edecektir. Bunu kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüyorum. Öncelik verdiÄŸimiz bu alanda, TÜSEB çatısı altında baÅŸlattığımız çalışmaların yarışta ön almamıza büyük bir yarar saÄŸlayacağına inanıyorum.”
TÜSEB’in Ar-Ge projeleriyle dışa bağımlılığı en aza indirerek ülke ekonomisine ve toplum saÄŸlığına güçlü katkılar saÄŸlamayı hedeflediÄŸini vurgulayan Koca, metabolik hastalıklar, kiÅŸiselleÅŸtirilmiÅŸ tıp, ilaç geliÅŸtirme, aşı geliÅŸtirme alanlarında biyoteknoloji çalışmalarından beklentilerinin çok yüksek olduÄŸunu anlattı.
Kurultayda yürütülecek çalışmaların bu beklentinin karşılanmasına yardımcı olmasını umduÄŸunu söyleyen Koca, “Toplumsal ve teknolojik dinamiklerle saÄŸlık hizmetlerinde oluÅŸan ihtiyacın hızlı giderilmesi, biyoteknoloji alanındaki yatırımların artırılması ve bunların sonucu olarak ürüne dönüşebilen Ar-Ge çalışmalarının gerçekleÅŸmesiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan diÄŸer ülkelerde olduÄŸu gibi ülkemizde de biyoteknoloji alanında yapılan Ar-Ge çalışmalarına ayrılan bütçeler her sene artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda ise Ar-Ge çalışmalarına ayrılan payın artmasıyla geri dönüş hızının da artacağını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
SaÄŸlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün önemli bir çalışmanın baÅŸladığını iftiharla duyurmak istediÄŸini belirterek, “Türkiye Genom Projesi 29 Ekim 2019 itibarıyla kapsamı geniÅŸletilerek resmen baÅŸlamıştır. BaÅŸta muhtelif kanser türleri ve nadir hastalıklar olmak üzere pek çok durumun koruyucu, teÅŸhis koydurucu ve tedavi edici yönüne dair sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Kaynak: AA
