Kök hücre tedavisi gören talasemi hastasına yumurtalık dokusu nakliyle gebelik yolu açıldı
Kök hücre tedavisi gören talasemi hastasına yumurtalık dokusu nakliyle gebelik yolu açıldı
Kalıtsal kökenli Akdeniz anemisi tedavisi gören ve kök hücre nakli sonrası menopoza giren 27 yaşındaki hasta, dondurulmuş yumurtalıklardan edilen embriyo transferiyle hamile kaldı.
Kalıtsal kökenli talasemi (Akdeniz anemisi) tedavisi kapsamında kök hücre nakli sonrası menopoza giren hasta, dondurulmuş yumurtalıkların dokusundan elde edilen embriyoların transferiyle hamile kaldı.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sönmezer, AA muhabirine, yumurtalık dokusunun dondurulması ve nakli işleminin, kanser veya kanser dışı bazı hastalıklarda doğurganlığı korumak amacıyla kullanılan ve sadece gelişmiş merkezlerde gerçekleştirilen bir yöntem olduğunu söyledi.
Bu yöntemle ÅŸu ana kadar sınırlı sayıda baÅŸarılı gebelik elde edildiÄŸini vurgulayan Sönmezer, “Bu yönteme Türkiye’de ilk kez 2004 yılında Devlet Planlama TeÅŸkilatından alınan bir proje ile baÅŸladık. 19 yıldır devam eden yoÄŸun çalışmalar ve emek sonrasında hastalara umut oluÅŸturan dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline geldik.” dedi.
Bu yöntemin yumurta ya da embriyo dondurma işleminden farklı olduğunu anlatan Sönmezer, şu bilgileri verdi:
“Bu yöntem, yumurtalıkların kemoterapi ya da kök hücre tedavisinden önce dondurulup çözüldükten sonra hastaya tekrar nakliyle gerçekleÅŸtiriliyor. Özellikle yüksek doz kemoterapi alan kanser hastalarında kemoterapiye baÄŸlı olarak yumurtalık rezervleri yok oluyor. Yani bu hastalar menopoza giriyor ve bebek sahibi olabilme ÅŸansları kalmıyor. Bunların çoÄŸu da genç ve bekar hastalar.
Bu yöntemle, hastaların kemoterapi ya da radyoterapi öncesinde yumurtalık dokusu alınıp donduruluyor. Çocuk sahibi olmak istediklerinde kiÅŸinin kendisine ait olan dondurulmuÅŸ yumurtalık çözülüyor ve laparoskopik cerrahiyle hastaya naklediliyor. Hastanın menopozu geri dönüyor. Bu aÅŸamadan sonra hasta ya doÄŸal olarak ya da tüp bebek yöntemiyle gebe kalabiliyor.”
Üç hastada gebelik elde edildi
Sönmezer, yöntemin dünyada nadir örnekleri bulunduÄŸuna dikkati çekerek, “Çok geliÅŸmiÅŸ birkaç ülkede uygulanabiliyor. Biz, Türkiye’de bugüne kadar üç ayrı hastada gebelik elde ettik. İlk hastamız lösemi yani kan kanseriydi. Bu lösemili hasta dünyadaki ikinci vakaydı. Türkiye’deki ikinci vaka beyin kanseri olan bir hastaydı. Bu hastada da aynı yöntemle gebelik elde edildi. Åžimdi ise kök hücre tedavisi almış olan talasemi hastasında gebelik saÄŸlandı.”
“Türkiye’de, kanser dışı bir hastalık olan talasemide, kemik iliÄŸi nakli hikayesi bulunan vakada baÅŸarılı gebelik elde edilmesinin bir ilk olduÄŸunu” vurgulayan Sönmezer, bu yöntemin kemik iliÄŸi nakli tedavisi görecek, ileride anne olabilmeyi isteyen talasemi hastaları için bir umut olduÄŸu deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Sönmezer, şunları kaydetti:
“O nedenle bu yöntem, sadece kanser hastaları için deÄŸil, kemoterapi, radyoterapi ve kök hücre nakli yapılması gereken kanser dışı birçok hastada kullanılabilecek. Son vakamız, özellikle Türkiye’nin yer aldığı bizim bölgemizde çok yaygın olarak görülen talasemi hastasında dondurulmuÅŸ, çözülmüş yumurtalık dokusu ile elde edilen ilk gebelik.”
Bu yöntemle nakil gerçekleştirilen hastaya 17 yaşında talasemi tanısı konulduğunu anlatan Sönmezer, hastanın tedavi kapsamında kemik iliği nakli olacağını söyledi.
Sönmezer, hastanın tedavi öncesi yumurtalığının dondurulmaması halinde annelik şansı kalmayacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Hastanın yumurtalığını 2013 yılında alıp dondurduk. Evlendikten sonra tekrar bize baÅŸvuran, menopozda olan ve anne olmak isteyen hastamıza 2021 yılında yumurtalık dokusunu tekrar naklettik. Hastamız, adet görmeye baÅŸladı ve tüp bebek yöntemiyle saÄŸlıklı embriyo elde ettik. Embriyonun saÄŸlıklı olup olmadığını teyit için genetik analiz yaptık. Embriyonun naklini gerçekleÅŸtirdik. Åžu anda anne hamile, bebeÄŸimiz 25 haftalık ve saÄŸlıklı. Takibini yapıyoruz, inÅŸallah güzel bir ÅŸekilde doÄŸacak.”
Hayatımın en mutlu günü
Tedavisi devam eden Tuğba Koparan da 10 yıl önce kendisine talasemi tanısı konulduğunu ve iyileşmesi için kemik iliği nakli önerildiğini söyledi.
Aksi halde anne olma ÅŸansı kalmayacağının kendisine söylendiÄŸini aktaran Koparan, “Benim için aşırı hayal kırıklığı, moral bozukluÄŸu olmuÅŸtu. O süreçte tamamen karamsarlığa girmiÅŸtim, huzur pek kalmamıştı. Herkes bir köşede aÄŸlıyordu, çünkü hastane odasında öğreniyorsunuz çocuk sahibi olamayacağınızı.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Koparan, hastanede kök hücre tedavisi ve kemoterapi alırken hekimlerin kendisini Prof. Dr. Sönmezer’e yönlendirdiklerini, birlikte yaptıkları deÄŸerlendirme sonrasında yumurtalıklarının dondurulması kararı alındığını söyledi.
Evlendikten sonra bebek sahibi olmak istediÄŸini dile getiren Koparan, “Hocamız, yumurtaları dondurmuÅŸtu. KonuÅŸtuk ve süreç baÅŸladı, önce ameliyat oldum. Ardından yumurtalık dokularım çözüldü ve daha sonra transfer yapıldı. Anne ve baba olamama ihtimaline karşı moralimiz çok bozuktu ama süreç içinde çok güzel aÅŸamalar kaydettik. Çok zorlu bir yoldan geçtik ama sonuç güzel olacak diye bekliyorduk, oldu da çok şükür. Ameliyat sonrası 1,5 yıllık bir süreç geçti, ÅŸu an hamileyim.” diye konuÅŸtu.
Hayatının en mutlu günlerini geçirdiğini belirten Koparan, duygularını şu sözlerle anlattı:
“Çok mucizevi bir ÅŸeydi bizim için. Olur muydu olmaz mıydı düşüncesi ile bugünlere gelebildik. Çok şükür bebeÄŸimiz ÅŸimdi 25 haftalık. Haberi aldıktan sonra annemlere sürpriz yapmaya gittik. KardeÅŸimin de doÄŸum günü vardı. Pastaların kenarlarına, anneanne, babaanne, dede oluyorsun gibi notlar yazdık. Hepsi okudu ve ÅŸaşırdılar, hepsi ayaÄŸa kalktı, sevinç gözyaÅŸları döküldü.”
TuÄŸba Koparan’ın eÅŸi Baki Koparan da “TuÄŸba ile tanıştığımızda ben durumun farkındaydım ve her ÅŸeye hazırlıklıydık. Hep arkasında durdum, hiçbir zaman yalnız bırakmadım ve bırakmayacağım da Allah’ın izniyle.” ifadesini kullandı.
Kaynak: AA
