Konya’da fizik öğretmeninin geliÅŸtirdiÄŸi “damar bulucu” saÄŸlık çalışanlarının iÅŸini kolaylaÅŸtıracak
Konya'da fizik öğretmeninin geliştirdiği damar bulucu sağlık çalışanlarının işini kolaylaştıracak
Konya’daki Selçuklu Bilim Sanat Merkezi’nde fizik öğretmeni olarak görev yapan Fikret ErdoÄŸdu, bir öğrencisinden ilham alarak geliÅŸtirdiÄŸi “damar bulucu” cihazı ile farklı ışık dalga boylarını kullanarak yüzeysel damarların görünürlüğünü saÄŸladı.
ErdoÄŸdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalıştığı kurumda öğrencilerle son 4 yılda 250’den fazla proje hazırladıklarını, onlarca patent baÅŸvurusunda bulunduklarını söyledi.

Geçen yıl TEKNOFEST’te Türkiye finalisti olan bir grup üniversite öğrencisiyle çalıştıkları sırada bir öğrencinin reflektörlerle yüzeysel damarların görünür hale gelmesi fikrini geliÅŸtirdiklerini dile getiren ErdoÄŸdu, “Bir proje için birlikte çalıştığımız öğrencim BuÄŸra Çelebi bu fikri ortaya attı. Bu 5 yıllık bir çalışmanın ürünü. Çalışma sonunda cihazın patentini almak için baÅŸvuruda bulunduk, süreç devam ediyor.” dedi.
ErdoÄŸdu, geliÅŸtirdikleri “damar bulucu” cihazın benzerlerinin olduÄŸunu ancak kimyasallar ve radyasyonla çalıştığı için hastalar açısından risk oluÅŸturduÄŸunu dile getirerek, ÅŸunları kaydetti:
“Farklı ışık dalga boyları ile özel filogramlar, reflektörler kullanarak yüzeysel damarların görünürlüğünü saÄŸlıyoruz. Bu projedeki fikri, farklı konularda kullandığımız için çok fazla detay veremeyeceÄŸim. Bu projeyle baÄŸlantılı iki tane daha farklı çalışmamız var. Türkiye’ye yurt dışından gelen cihazlar yaklaşık 300 bin-400 bin lira. Bu cihazı onların yanında yüzde 1’i gibi maliyetle ÅŸu an üretebilir durumdayız. Bunu da inÅŸallah devlet kurumlarımızın desteÄŸiyle daha da alt rakamlara üretip, Türk Kızılay baÅŸta olmak üzere tüm kurumlarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Yurt dışında da yine aynı ÅŸekilde Türkiye üzerinden satılacak. Çünkü dünya üzerindeki tescilini de almak temel hedefimiz.”

Sağlık çalışanlarının hastaların damarlarını bulmak için yöntemleri olduğunu ancak bebekler, yaşlılar, diyabet ve onkoloji hastaları gibi insanların damarlarının bulunmasının zor olduğunu belirten Erdoğdu, bu işlemin hem hastanın canını yaktığını hem de sağlık çalışanı açısından stres sebebi olduğunu anlattı.
Erdoğdu, bazı durumlarda damarın bulunmasının imkansız hale gelebileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu durumda personelimiz deneyimlerine dayandırarak olması en muhtemel yerlerden damar yolunu açıyor. Defalarca açılıyor ve kiÅŸi zarar görüyor, canı acıyor. Projeyle bunu minimize etmeyi hedefledik. Büyük ölçüde aldığımız dönüşler, sonucun olumlu olduÄŸunu gösterdi. AFAD gönüllüsüyüm. Özellikle enkaz altından çıkmadan önce damar yolunun açılması gerekiyor. En çok da bu insanlarımız için akut birimlerimizin iÅŸine yarayacağını düşündüğümüz bir tasarım. Onu düşünerek geliÅŸtirdik.”
“27 ürün ürettik. Bunlar saÄŸlık çalışanları tarafından kullanıldı, denendi”
Projeyi geliÅŸtirirken saÄŸlık çalışanlarının da tecrübelerinden yararlandıklarını vurgulayan ErdoÄŸdu, “Åžu an geliÅŸtirdiÄŸimiz elle taşınan prototipi var ama sabit masa üzerinde kullanılabilecek veya farklı amaçla geliÅŸtirilecek farklı prototip tasarımlarımız da var. 27 ürün ürettik. Bunlar saÄŸlık çalışanları tarafından kullanıldı, denendi. Onların yönlendirmeleri neticesinde nihai ÅŸeklini oluÅŸturduk.” ifadesini kullandı.
Kaynak: AA
