“Mart başı itibarıyla kademeli normalleÅŸme sürecini baÅŸlatıyoruz”

Mart başı itibarıyla kademeli normalleşme sürecini başlatıyoruz

Mart başı itibarıyla kademeli normalleşme sürecini başlatıyoruz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “İllerimizi, Bakanlığımızın belirlediÄŸi kriterlere göre 4 gruba ayırarak mart başı itibarıyla kademeli normalleÅŸme sürecini baÅŸlatıyoruz.” dedi.

Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’nde yapılan CumhurbaÅŸkanlığı Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi.

KonuÅŸmasına kendisini dinleyenleri selamlayarak baÅŸlayan ErdoÄŸan, Kabine Toplantısı’nda güvenlikten saÄŸlığa Türkiye’nin gündemindeki tüm meseleleri enine boyuna deÄŸerlendirdiklerini belirtti.

Bu çerçevede geçen günlerde Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesine yapılan harekatla ilgili ayrıntılar üzerinde durduklarını aktaran ErdoÄŸan, bu harekatta ÅŸehit düşen 3 asker ile PKK’lı teröristler tarafından alçakça katledilen 13 vatandaÅŸa Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz millete baÅŸsaÄŸlığı diledi.

Türkiye’nin 40 yıldır bölücü terörle mücadele eden, bu uÄŸurda pek çok kayıplar veren, acılar çeken bir ülke olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, bu süreçte devlet olarak her yolu deneyerek, terör bataklığını kurutmaya çalıştıklarını vurguladı.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin siyasi ve sosyal çalkantı ile boÄŸuÅŸtuÄŸu dönemlerin, terörün en çok azdığı yıllar olduÄŸuna dikkati çekerek, 1990’lı yılların kaotik ortamında terör örgütünün hem askerler, güvenlik güçleri ve diÄŸer kamu görevlileri ile hem de sivil vatandaÅŸlara karşı acımasız saldırılar gerçekleÅŸtirdiÄŸini anımsattı.

Örgütün bu dönemde yaptığı katliamlarda bebeklerden çocuklara, kadınlardan yaşlılara kadar ayrım gözetmeksizin herkesi hedef aldığını ifade eden Erdoğan, milletin birlik ve beraberliğine sahip çıkarak, devletin de tüm kurumlarıyla güçlü bir mücadele vererek gözünü kin ve kan bürüyen örgütün hedefine ulaşmasını engellediğini kaydetti.

Erdoğan, bölge ülkelerinin ve küresel güçlerin piyonu haline dönüşen örgütün bir süre kendi kabuğuna çekildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Türkiye üzerinde hesabı olan çevreler, 2013 yılından itibaren pek çok araç ile birlikte PKK’yı da yeniden harekete geçirdiler. Bu dönemde terör meselesini suhuletle çözüme kavuÅŸturmak için tüm riskleri göze alarak çeÅŸitli adımlar attık. Hiçbir insanımızın kanı dökülmesin, yüreÄŸi yanmasın, analar aÄŸlamasın, çocuklar yetim kalmasın diye her türlü gayreti samimiyetle gösterdik. Buna raÄŸmen milletimizin birliÄŸine, ülkemizin bütünlüğüne göz diken çevrelerle birlikte hareket eden terör örgütü yeniden eylemlere baÅŸladı. Özellikle 2015 temmuz ayından itibaren yoÄŸunlaÅŸan saldırılar çeÅŸitli ilçelerimizin çukurlarla kuÅŸatılmaya çalışılmasına kadar vardı. Sur, İdil, Cizre, Silopi, Nusaybin, Derik, Dargeçit ilçelerimizde yaÅŸanan hadiseler, güvenlik kuvvetlerimizin müdahalesi ile bastırılmıştır. Sadece bununla kalınmamış, sınırlarımız içinde kapsamlı terör operasyonları yürütülmüştür.”

“Büyük ölçüde bertaraf edildi”

Bu saldırıların ardından gelen 15 Temmuz darbe giriÅŸiminin, terör olaylarıyla Türkiye’de oluÅŸturulmak istenen iklimin asıl amacını ortaya serdiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Türkiye’ye terörden darbeye her yöntemi kullanarak diz çöktürmeye çalışanlara karşı milletimiz, istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıkarak tarihi bir ders vermiÅŸtir.” dedi.

Sadece 15 Temmuz gecesi 251 kişi şehit olurken 2 bin 734 kişinin yaralanarak gazilik unvanı ile şereflendiğini belirten Erdoğan, güney sınırları boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu kırmak için çok sayıda harekat gerçekleştirildiğini söyledi.

ErdoÄŸan, Fırat Kalkanı ile baÅŸlayan, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı ile süren bu harekatlar sayesinde Türkiye’nin Suriye sınırlarının önemli bir bölümünü güvenli hale getirdiklerini vurgulayarak, Irak sınırının ötesinde de terör örgütünün Türkiye’ye sızmasını önlemek üzere kalıcı üs bölgeleri oluÅŸturduklarını aktardı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Ülkemizin temmuz 2015 yılından bugüne kadar sınırları içinde ve dışında yürüttüğü operasyonlarda verdiÄŸi ÅŸehit sayısı 401’i asker, 443’ü jandarma, 299’u polis, 116’sı güvenlik korucusu olmak üzere 1259’dur. Yine bu dönemde terör örgütlerinin saldırılarında 770 vatandaşımız hayatını kaybederken 5 binin üzerinde vatandaşımız da yaralanmıştır. Buna mukabil aynı dönemde yurtiçinde 6 bin, yurtdışında 6 bin 900 olmak üzere 12 bin 900’ün üzerinde terörist imha edilmiÅŸtir. Bu operasyonlarda 1300’e yakın terörist yaralı, yine 1300’ü aÅŸkın terörist saÄŸ ele geçirilirken 2 bin 243 terörist de teslim olmuÅŸtur. Böylece etkisiz hale getirilen terörist sayısı 17 bin 750’yi bulmuÅŸtur. Bir baÅŸka ifade ile terör örgütünün yıllarca uÄŸraÅŸarak kurduÄŸu kadronun önemli bir bölümü bu 5 yıllık süreçte büyük ölçüde bertaraf edilmiÅŸtir.”

“Kimsenin şüphesi olmasın”

“Elbette tek bir ÅŸehidimizin tırnağını bile bu teröristlerin topuna birden deÄŸiÅŸmeyiz ama milletimizin her bir ferdinin, ülkesinin istiklali ve istikbali söz konusu olduÄŸunda karşısındaki ister terörist olsun ister darbeci, gözünü kırpmadan ÅŸehadete yürüyeceÄŸinden de kimsenin şüphesi olmasın.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Burada rakam olarak ifade ettiÄŸimiz her bir ÅŸehidimizin, her bir gazimizin, hatta her bir teröristin nihayetinde bir can olduÄŸunu asla unutmuyoruz. Biz ne Batılılar gibi insanı metalaÅŸtıran ne PKK ve DEAÅž benzeri sapkın örgütler gibi körü körüne ölümü yücelten ne de FETÖ’cüler gibi iradesini tek kiÅŸinin eline teslim eden bir anlayışa sahibiz. Medeniyetimizin temelinde ‘insanı yaÅŸat ki devlet yaÅŸasın’ anlayışı vardır. Önceki akÅŸam UNESCO Yunus Emre Yılı programında bir kez daha rahmetle andığımız büyüklerimiz bize hep ‘önce insan’ demeyi, hayata insan merkezli bakmayı öğütlemiÅŸtir. Evet, bizim ezanımız, bayrağımız, vatanımız baÅŸta olmak üzere kutsallarımız söz konusu olduÄŸunda gözümüz dünyayı görmez. Evet, bizim dünyanın en köklü devlet geleneÄŸine sahip bir millet olarak tarihimiz ÅŸanla, ÅŸerefle, zaferle doldur. Evet, biz, inancımız ve deÄŸerlerimiz yolunda mücadele ederken ÅŸehitlik ve gazilik ile müşerref olmayı en üstün vasıf olarak kabul ederiz. Bu vasıfları diÄŸer toplumlardan ayırt edici özelliklerimiz olarak iftiharla da taşırız ama bizim elimizde tek bir masumun kanı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Bizim geçmiÅŸimizde tek bir coÄŸrafyanın veya toplumun sömürülmesinin ayıbı yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Bizim sırtımızda kendi çıkarı için dünyanın kalanını ateÅŸe atma bencilliÄŸinin kamburu yoktur, olmamıştır, olmayacaktır. Ne ecdadımızdan böyle bir miras aldık, ne kendimiz böyle bir zillete bulaÅŸtık, ne de evlatlarımıza böyle bir utanç bırakacağız.”

“Önce siz aynaya bakın ve kendi gerçeklerinizle yüzleÅŸin”

ErdoÄŸan, Türkiye’yi kimi zaman tarihiyle kimi zaman da yürüttüğü harekatları ve izlediÄŸi politikalarla yargılamaya kalkanların hiçbirinin geçmiÅŸinin ve bugününün temiz olmadığını vurguladı.

“Katran karasından beter halleriyle ülkemize insanlık, hak, adalet, özgürlük, demokrasi dersi vermenin peÅŸine düşenlere diyorum ki, önce siz aynaya bakın ve kendi gerçeklerinizle yüzleÅŸin.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, “Sırça köşklerinizin en küçük bir krizde, en küçük bir sarsıntıda, en küçük bir rüzgarda nasıl temellerinden sarsıldığını biz görüyoruz. Eminim sizler de farkındasınız. Biz ise binlerce yıllık köklü geçmiÅŸimizde nice fırtınalar atlattık, Allah’ın izniyle nicelerini de sapasaÄŸlam atlatırız. Çünkü biz hiçbir zaman zalim olmadık, zalimin yanında yer almadık, zalime teslim olmadık.” diye konuÅŸtu.

Her zaman mağdura kucak açtıklarını ve mazluma el uzattıklarını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hakkını arayanla birlikte olduk, hukukunu koruyanın safını tercih ettik. Suriye’de, Libya’da, KarabaÄŸ’da, Somali’de, Filistin’de, Irak’ta, Bosna’da, Kıbrıs’ta bunu yaptık. Velhasıl müdahil olduÄŸumuz her yerde aynı onurlu tavrı gösterdik. Bunun için bir bedel ödememiz gerekiyorsa da ödedik. Bu bedeli yeri geldi sokaklarımız karıştırılarak ödedik, yeri geldi siyasi kaos denemesiyle ödedik. Yeri geldi terör örgütleri sınırlarımız içinden ve dışından üzerimize salınarak ödedik. Yeri geldi darbe giriÅŸimiyle ödedik. Yeri geldi ekonomik tuzaklarla ödedik. Yeri geldi uluslararası alanda haksız, hukuksuz baskılara maruz kalarak ödedik ama hiçbir zaman eÄŸilmedik, hiçbir zaman diz çökmedik, hiçbir zaman teslim olmadık. Milletimizle birlikte bir olduk, iri olduk, diri olduk, hep birlikte kardeÅŸ olduk ve önümüze çıkan tüm engelleri birer birer aÅŸmayı baÅŸardık.

Bugün Türkiye, geleceÄŸine her zamankinden çok daha büyük umutlarla bakmaktadır. Bugün Türkiye, kendine her zamankinden çok daha fazla güvenmektedir. Bugün Türkiye, bölgesel ve küresel liderlik hedefine doÄŸru öyle lafta deÄŸil, bizzat sahada adım adım yürümektedir. Bugün Türkiye, yönetimleri ne derse desin dünyadaki tüm mazlumların ve maÄŸdurların gönlünde taht kurmuÅŸtur. İnÅŸallah 2023 hedeflerimize ulaÅŸtığımızda tüm bu hususlarda ülkemizi çok daha ilerilere taşımış olacağız.”

“Terör örgütünü kınamayan hiç kimse kendini bu ülkenin partisi olarak takdim edemez”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Terörle mücadele meselesi, her türlü siyasi çekiÅŸmenin, hesabın, günlük polemiklerin üzerinde tutulması gereken milli bir konudur.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin bütünlüğü ve milletin birliÄŸi ile ilgili kritik bir konuda her siyasi partinin sorumluluk duygusu ile hareket etmesini beklemenin en tabii hakları olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalplerinden kopup gelen bir hisle, tam tarifini yaparak, amasız, fakatsız, lakinsiz bir ÅŸekilde terör örgütünü kınamayan hiç kimse kendini bu ülkenin partisi, bu ülkenin siyasetçisi olarak takdim edemez. PKK ile arasına mesafe koyamadığı için bizim nezdimizde hiçbir zaman gerçek bir siyasi kurum haline gelemeyen bir parti var. Bu parti kendi resmi hesabından PKK ile irtibatlarını belgeleyen bir paylaşımda bulunduÄŸu için İletiÅŸim BaÅŸkanımızı ‘hesap vereceksiniz’ diye tehdit ediyor. Terbiyesize bakın. Alçaklıkta demiyorum, çukurlukta sınır tanımayan bu terör örgütü yardakçılarına Cumhur İttifakı olarak diyoruz ki; asıl bu millet sizden onca ÅŸehidimizin, onca gazimizin hesabını soracak. Hem de öyle bir soracak ki bir daha kimse benzer ihanetlere teÅŸebbüs edemeyecek.

Hadi bunlar tescilli terör yardakçısı. Peki bu ülkenin ikinci büyük partisi durumundaki CHP’ye ne oluyor? KılıçdaroÄŸlu dün yine çıktı tamamı yalan, tamamı yanlış, tamamı hezeyan olan bir sürü zırvayı arka arkaya sıraladı. Arada bize de güya sorular soruyor. Bu soruları dünyadan ve ülkemizden haberi olmayan, tüm ömrü kuytu köşelerde geçmiÅŸ bir meczup sorsa diyeceÄŸiz ki mazurdur. Ama öyle deÄŸil. CHP’nin başındaki adamcağız, hayatının bir bölümü memuriyetle, kalan kısmı siyasetle geçmiÅŸ, kasetle gelmiÅŸ de olsa bunca yıldır CHP’nin genel baÅŸkanlık koltuÄŸunu cebren ve hile ile iÅŸgal etmiÅŸ bir adamcağızdır. Buna raÄŸmen böyle sorular sorabiliyorsa biz bunun arkasında baÅŸka niyetler ararız. Söylediklerine bakarak her ÅŸeyden önce bu zatın, PKK terör örgütünün nasıl bir alçak yapı olduÄŸundan, bugüne kadar hangi katliamları yaptığından, kimlerden destek aldığından, insanlıkla uzaktan yakından ilgisi bulunmadığından habersiz olduÄŸunu anlıyoruz. Yine bu zatın, terörün uluslararası boyutundan, terör örgütlerinin uluslararası alanda nasıl bir aparat olarak kullanıldığından, uluslararası iliÅŸkilerin görünen ve görünmeyen boyutlarıyla nasıl yürüdüğünden zerre kadar malumatı olmadığını görüyoruz.”

“Yaptığımız hiçbir operasyonu zaten sahiplenmediler”

Pençe Kartal-2 Harekatı bölgesinde yer alan Gara’da terör örgütü PKK’ya karşı yürütülen operasyonun sorumlusunun, BaÅŸkomutan ve yürütmenin başı olan CumhurbaÅŸkanından, Milli Savunma ve İçiÅŸleri Bakanlıklarına, askerinden polisine ve istihbaratçısına kadar tüm mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Bunlar kendilerini herhalde bu devletin bir mensubu olarak görmedikleri için, bunun için olsa gerek, geçmiÅŸte Suriye’den KarabaÄŸ’a, Libya’dan DoÄŸu Akdeniz’e kadar yaptığımız hiçbir operasyonu zaten sahiplenmediler.” dedi.

Milletle birlikte gerektiğinde yedi düvele meydan okuyarak, gerektiğinde büyük çatışmaları göze alarak, gerektiğinde tüm güçleriyle haykırarak, gerektiğinde de sessizce bu harekatları gerçekleştirdiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Terör örgütüne samimi bir kınama yapmaya dilleri varmayanların, yaÅŸanan acı hadise karşısında ÅŸahsımızı ve devleti suçlama konusunda gösterdikleri canhıraÅŸ gayreti ibretle takip ediyoruz. Türkiye’nin terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadeleye destek vermeyip tam tersine her fırsatta alenen veya sinsice teröristlere arka çıkanların, acı verici bir hadise yaÅŸandığında kürsüden bize parmak sallama riyakarlığına yönelmeleri sadece midemizi bulandırıyor.

Halbuki dün Milli Savunma Bakanımız ve İçiÅŸleri Bakanımız bizzat gidip operasyonla ilgili hem CHP’nin başındaki zatı hem de İYİ Parti Genel BaÅŸkanını bilgilendirdiler. Ayrıca bakanlarımız Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda tüm milletvekillerimize de konu ile ilgili gereken izahatı verdiler. Yapılan bilgilendirme toplantısının hemen ardından CHP Grup Toplantısında sergilenen pespayelik, söz konusu zatın rezil karakterinin artık iyice bildiÄŸimiz, tanıdığımız tezahüründen baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. GeçtiÄŸimiz çarÅŸamba günü grup toplantımızda CHP’nin belediyecilikteki baÅŸarısızlıklarına dikkat çekmek için söylediÄŸim bir ifadeyi Gara’daki operasyonla iliÅŸkili hale getirecek kadar alçalabilen süfli zihniyet karşısında adeta sözün bittiÄŸi yerdeyiz. İlk seçimde bu zatın hak ettiÄŸi dersi son defa alacağına inanıyorum. Böyle bir konuyla huzurlarınıza çıkmak mecburiyetinde kaldığım için de bizleri dinleyen her bir vatandaşımdan helallik istiyorum. Ekranları başında bizleri izleyen vatandaÅŸlarıma özellikle bunları da hatırlatmanın faydalı olacağına inanıyorum.”

 “GeleceÄŸimizi yüksek teknolojide, araÅŸtırma geliÅŸtirmede, inovasyonda arıyoruz”

Ülke olarak bir yandan terörle bir yandan salgınla uÄŸraşırken demokratik ve ekonomik kalkınmayı ileriye taşıyacak çalışmaları da asla ihmal etmediklerini belirten ErdoÄŸan, “Türkiye’nin yeni baÅŸarı hikayelerini teknoloji öncülüğünde özgün iÅŸlere imza atan mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, bilim insanlarımızla birlikte yazacağız.” dedi.

Bunun için “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonuna sımsıkı sarılacaklarını vurgulayan ve “GeleceÄŸimizi yüksek teknolojide, araÅŸtırma geliÅŸtirmede, inovasyonda arıyoruz.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, “Milli Teknoloji Hamlemiz, özellikle bunun bir parçası olan Milli Uzay Programı’nı geçtiÄŸimiz hafta ilan ettik. Bu alanda gelecek 10 yıldaki hedeflerimizi ve yol haritamızı milletimizle ve tüm dünya ile paylaÅŸtık. İnandığımız ve kendimizi adadığımız müddetçe bu hedeflere ulaÅŸma konusunda önümüzde hiçbir engel göremiyoruz.” diye konuÅŸtu.

Son 18 yılda yaptıkları yatırımlarla bugün uzay alanında olgunlaÅŸmış insan kaynağına sahip, ileri düzeyde tasarım ve mühendislik kabiliyetlerine ulaÅŸmış bir Türkiye’nin olduÄŸunu anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Kendi uydularını geliÅŸtirebilen, üretebilen, test edebilen dünyadaki az sayıda ülke arasındayız. Daha önemlisi gözünü uzaya dikmiÅŸ, kainatın bilmezlerini çözmeye azmetmiÅŸ tutkulu gençlere, tutkulu evlatlara sahipsiz. Bu heyecanla devam ettiÄŸimiz müddetçe aya ulaÅŸmak ya da uzaya bir Türk vatandaşını göndermek gibi hedefler emin olun yalnızca birkaç adım ötemizdedir. Milli Uzay Programı’nın ve Türkiye’nin bu alandaki vizyonunun milletimizce büyük bir heyecan ve teveccühle karşılandığını görmek bizleri ayrıca memnun etti. Ayrıca bu milletin derdi ile dertlenemediÄŸi gibi heyecanını paylaÅŸamayan, baÅŸarılarıyla gururlanamayan nasipsizler burada da hemen kendilerini gösterdiler. Biz ‘Samanyolu galaksi’si diyoruz onların aklı halen samanda. Dünyanın dört bir yanındaki uzman ve araÅŸtırmacılar tarafından da takdirle karşılanan bu vizyoner atılıma ‘uzay masalı’ diyecek kadar küçüldüler. GeleceÄŸe attığımız her adımı ‘yapamazsınız, baÅŸaramazsınız’ diyerek önemsizleÅŸtirmeye çalışanları kendi masal dünyalarında bırakıp ‘Allah’ın izniyle en iyisini yaparız’ demeye devam edeceÄŸiz.”

“TOGG hedeflediÄŸimiz tarihte milletimizin hizmetine sunulacak”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye’nin Otomobili Projesi”nin son sürat devam ettiÄŸini, geçen yıl Gemlik’te temelini attıkları fabrika inÅŸaatının da gece gündüz sürdüğünü belirterek, “Åžu ana kadar 35 bin zemin güçlendirme kolonu imal edildi, boya, enerji ve gövde binalarının alt yapı çalışmaları tamamlandı. Otomobilimizin teknolojik donanımına iliÅŸkin de geçtiÄŸimiz hafta önemli bir adım attık. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Türkiye’nin Otomobili GiriÅŸim Grubu (TOGG) arasında meteorolojik verilerin anlık paylaşımına yönelik bir iÅŸbirliÄŸi gerçekleÅŸtirdi.” ifadelerini kullandı.

Bu sayede TOGG’un, Meteorolojinin anlık verilerinden yararlanarak sürücüyü uyarırken, yapay zeka ara yüzü sayesinde kendisini de geliÅŸtireceÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Fikri mülkiyet haklarının tamamı size ait olan bir otomobile sahip olduÄŸunuzda iÅŸte bu ÅŸekilde hangi teknolojiyi isterseniz onu aracınıza ekleyebiliyorsunuz. EÄŸer bu araç Türkiye’nin yerli ve milli otomobili olarak geliÅŸtirilmeseydi böyle bir imkanı da elde edemeyecektik. İnÅŸallah bu ve benzeri birçok yenilikçi teknoloji ile TOGG hedeflediÄŸimiz tarihte milletimizin hizmetine sunulacak.” diye konuÅŸtu.

“Sanayi üretimini en çok artıran G20 ülkesi olmayı baÅŸardık”

Üretim cephesinde de Türkiye’nin yoluna güçlü ÅŸekilde devam ettiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, geçen hafta 2020’nin son ayına iliÅŸkin sanayi üretim verilerinin açıklandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Buna göre sanayi üretimimiz beklentileri aÅŸarak bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9 artış gösterdi. Böylece 2020 yılının son çeyreÄŸinde sanayi üretimini en çok artıran G20 ülkesi olmayı baÅŸardık. Sanayi üretimindeki bu güçlü artış Türkiye’nin 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatacak nadir ülkelerden olduÄŸunu bir kez daha teyit etti. Hatırlayacaksınız salgın baÅŸladığında IMF Türkiye’nin 2020’de yüzde 5 daralacağını öngörmüştü. Bugün geldiÄŸimiz noktada IMF Türkiye’nin yüzde 1,2 büyüyeceÄŸi yönünde, önceki tahminini güncellemek zorunda kaldı. Bu süreçte üreterek büyüyen bir Türkiye için durmak bilmeden çalışan sanayicilerimizi ve emekçilerimizi tebrik ediyorum. Tedarik zincirlerinde yaÅŸanan tüm aksaklıklara raÄŸmen üretim sektörümüz bırakın yurt içi talebi karşılamayı, uluslararası taahhütlerde tüm dünyaya örnek olacak bir gayret ortaya koydu. Nitekim bu baÅŸarı ihracatımıza da yansıdı. GeçtiÄŸimiz yıl 169,5 milyarlık bir ihracat rakamına ulaÅŸarak küresel ihracat içerisindeki payımızı ilk defa yüzde 1’in üzerine çıkardık. Küresel doÄŸrudan yatırımların yüzde 42 gerilediÄŸi bir dönemde Türkiye yaklaşık 8 milyar dolarlık uluslararası doÄŸrudan yatırım çekmeyi baÅŸardı.”

Sermaye piyasalarından otomobil ve konut satışlarına kadar her alanda umut verici yükseliÅŸlerin yaÅŸandığı bir yılı geride bıraktıklarını söyleyen ErdoÄŸan, “Ekonomimizin bu dönemde gösterdiÄŸi performans inÅŸallah salgın sonrası süreçte ülkemize duyulan güveni çok daha üst seviyelere taşıyacaktır. Bu yılın ilk 40 gününde organize sanayi bölgelerimizdeki elektrik tüketimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artarak yeni dönemin iÅŸaretlerini vermeye baÅŸladı. Geleneksel pazarlarımızdaki aşılama oranı yükseldikçe dış talebin önümüzdeki dönemde ivme kazanmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kısa çalışma ödeneği son kez uzatıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın tedbirlerinden etkilenen hizmet sektörleri başta olmak üzere sıkıntı yaşayan esnafların ve şirketlerin bulunduğunu da bildiklerini belirterek, hayata geçirdikleri toplamı 311 milyar lirayı bulan destek ve teşviklerle bu sıkıntıları bir nebze hafifletmenin gayreti içinde olduklarını aktardı.

Sadece sosyal koruma kalkanı kapsamında sosyal destek, kısa çalışma ödeneÄŸi, nakdi ücret desteÄŸi, iÅŸsizlik ödeneÄŸi, normalleÅŸme desteÄŸi baÅŸlıkları altında millete aktardıkları kaynağın 53 milyar lirayı bulduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Kısa çalışma ödeneÄŸinin süresini son defa olarak mart ayı sonuna, asgari ücretteki artış miktarı kadar yükselttiÄŸimiz nakdi ücret desteÄŸinin süresini de 17 Mart’a kadar uzattık.” dedi.

Çiftçilere destek müjdesi

KonuÅŸmasında çiftçilere iki müjde veren ErdoÄŸan, “Gübre desteklerini, küresel emtia fiyatlarındaki geliÅŸmeleri göz önünde bulundurarak, yüzde 100 artışla iki katına çıkarıyoruz. BuÄŸday, arpa, çavdar, yulaf gibi hububat ürünlerinde dekara 8 lira olan desteÄŸi 16 liraya yükseltiyoruz, Bay Kemal. Organik ve organomineral gübre kullanan üreticilerimize ise ilave olarak dekara 10 lira olan destekleme ödemesini, dekara 20 liraya yükseltiyoruz Bay Kemal. Bu destek ödemeleri çiftçilerimizin kaynaÄŸa en çok ihtiyaç duydukları ilk bahar döneminde hesaplarına yatırılacaktır.” diye konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçiler üretmeye devam ettikleri müddetçe desteklere devam edeceklerini söyledi.

“Mart ayı itibarıyla kademeli normalleÅŸme sürecini baÅŸlatıyoruz”

Erdoğan, Kovid-19 salgınının seyrine göre tedbiri elden bırakmayacak şekilde normalleşme adımlarının atılacağını bildirdi.

Son kabine toplantısının ardından okullarda kademeli olarak yüz yüze eğitime geçişin müjdesini paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan, yoğun kar yağışı sebebiyle bazı illerde yüz yüze eğitime geçiş ertelenmiş olsa da belirlenen kriterlere ve takvime göre bu sürecin devam edeceğini kaydetti.

Kabine toplantısında salgının seyrini ayrıntılı olarak tekrar deÄŸerlendirdiklerini aktaran ErdoÄŸan, “Kimi ÅŸehirlerimizde karşımıza gayet iyi fotoÄŸraf çıkarken, kimi ÅŸehirlerimizde hala sıkıntının ciddi düzeylerde olduÄŸunu gördük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve milletin el ele vererek, tedbirlere uyarak bu musibetin üstesinden gelineceğini vurguladı.

Aşı çalışmalarının hızla sürdüğünü, ÅŸu anda 5,5 milyonun üzerinde aşılama kampanyasının tamamlandığını ifade eden ErdoÄŸan, “Nerdeyse bunun dünyada benzeri yok. Bu iÅŸi baÅŸaran Türkiye oldu. Bir yandan birinci aşı gruplarının kapsamı adım adım geniÅŸletilirken, diÄŸer yandan ikinci aşı sürecine de baÅŸlandı. Halihazırda 5 milyon 700 bin aşılama sayısına ulaÅŸmış durumdayız. İlk etapta ihtiyaç duyacağımız aşılarla ilgili gereken baÄŸlantıları yaptık, tedariklerini parça parça gerçekleÅŸtiriyoruz.” diye konuÅŸtu.

Asıl önem verdikleri yerli aşı geliştirme çalışmalarını da yakından takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mart, aşılamada çok büyük mesafe kat edeceÄŸimiz ve inÅŸallah gerçekten oldukça yüksek rakamları göreceÄŸimiz bir ay olacaktır. Bu çerçevede illerimizi, SaÄŸlık Bakanlığımızın belirlediÄŸi kriterlere göre 4 gruba ayırarak mart ayı başı itibarıyla kademeli normalleÅŸme sürecini baÅŸlatıyoruz. İllerimizi vaka ve aşı oranları gibi kriterlere göre ‘düşük’, ‘orta’, ‘yüksek’ ve ‘çok yüksek riskli’ olarak sınıflandıracağız. NormalleÅŸme takvimini de buna göre yürüteceÄŸiz.”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, salgın tedbirleri sebebiyle iÅŸine ara vermek zorunda kalan esnafı rahatlatacak adımların da atılacağını belirterek, “Restoran, kafe, kıraathane ve benzeri esnafımızı rahatlatacak adımların yol haritası önümüzdeki günlerde açıklanacaktır.” dedi.

“Türkiye, bu küresel salgın krizini gerçekten baÅŸarıyla yürütmüş bir ülkedir”

Halen uzaktan eğitimle faaliyetlerine devam eden öğrencilerin durumunun da illerdeki vaka sayısına göre değerlendirileceğine işaret eden Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:

“Hafta sonu uygulamasından baÅŸlayarak, sokaÄŸa çıkma sınırlamasını da illerimizdeki vaka, aşılama ve diÄŸer ilgili kriterlere göre aÅŸamalı ÅŸekilde kaldırıyoruz. Burada önemli olan vaka sayısının tüm illerimizde sürekli azalmasıdır. VatandaÅŸlarımız bu konuda ne kadar dikkatli olur, ne kadar hassas davranır, kendi illerindeki görünümü ne kadar iyileÅŸtirirlerse normalleÅŸme takvimi de o derece hızlı ilerleyecektir. Türkiye, bu küresel salgın krizini gerçekten baÅŸarıyla yürütmüş bir ülkedir. Biraz daha sabrederek, biraz daha fedakarlık yaparak, bu musibeti tehdit olmaktan çıkartabilecek bir yerde duruyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda tüm vatandaşlardan yürütülen çalışmalara destek olmasını istedi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir