MHP Genel Başkanı Bahçeli: Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır

MHP Genel Başkanı Bahçeli Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır

MHP Genel Başkanı Bahçeli Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır

MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, “Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir ÅŸey asla gündeme alınmayacaktır.” dedi.

MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, MHP ve Cumhur İttifakı’nın, Türkiye’nin, Türk milletinin, hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbu olduÄŸunu söyledi.

Üç Hilal’in sadece bugünün deÄŸil yarınların da partisi, geçmiÅŸle geleceÄŸi birbirine baÄŸlayan fazilet, feraset fikir köprüsü, milli umutların düşmeyeceÄŸi sancağı olduÄŸunu belirten Bahçeli, “Bizim folluÄŸumuzda kuluçkaya yatıp baÅŸka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan baÅŸka kapı diplerinde ustalık taslayanların milliyetçi Ülkücü Hareket’i hakkıyla idrak, layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkansızdır.” ifadesini kullandı.

Devlet Bahçeli, “çamur zihniyetlere” yüzlerinin dönük, kapılarının sürgülü olduÄŸunu vurguladı.

Türkiye’nin geçtiÄŸi tarihi eÅŸiÄŸin herkese, özellikle siyaset müessesesine ihmal edilemez sorumluluklar yüklediÄŸini ifade eden Bahçeli, makeste buluÅŸmak varken makusun tezgahında bocalamanın akıl ve mantık ihlalinden baÅŸka bir ÅŸey olmadığını dile getirdi.

“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin, Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesi olduÄŸunu kaydeden Bahçeli, “Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa, kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maÅŸadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura baÅŸvuruyor, bu suretle ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ hedeflerini sekteye uÄŸratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü iÅŸbirlikçidir.” diye konuÅŸtu.

“Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalı”

Türk milletinin hangi kökenden, hangi meslekten, hangi mezhepten olursa olsun bütün mensuplarının bir arada kardeşçe yaÅŸamasını temin ve teÅŸvik etmenin demokratik rejimin asli görevi olduÄŸunu dile getiren Bahçeli, bu sürecin önünde engel ve sıkıntı oluÅŸturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileÅŸtirmenin de TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduÄŸunu belirtti.

Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaÅŸmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye deÄŸil anarÅŸiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuÅŸ da aynısıyla böyle doÄŸacaktır çünkü özünü milletimizin ortak deÄŸerleri ve özlemlerinin belirlediÄŸi ‘kamu ruhu ve alanı’nı taÅŸa tutmanın ve tartışmaya açmanın ne demokrasiye ne de ülkemize bir faydası dokunacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeÄŸe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir.

Bilinmesini özellikle arzu ederim ki demokratikleÅŸme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiÄŸi sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu saÄŸlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukuki yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluÅŸturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki sorumsuzluk örneÄŸi, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diÄŸer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır. Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalı.”

Suriye’de yaÅŸanan olaylara dikkati çeken Bahçeli, “Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeÅŸlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle baÄŸdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeÅŸlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiÅŸ bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluÅŸmuÅŸtur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle iliÅŸkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen geliÅŸmedir.” sözlerini sarf etti.

MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli, “CHP Genel BaÅŸkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve ÅŸahsıma beyhude çaÄŸrılar yapması, tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir ÅŸey asla gündeme alınmayacaktır.” dedi.

Bahçeli, 30 Ocak 2026 tarihinde, Åžam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateÅŸkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aÅŸamalı entegrasyonu hususunda anlaÅŸmaya varıldığını hatırlattı.

Bu geliÅŸmenin Suriye’nin egemenliÄŸinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın saÄŸlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavÅŸak noktası olduÄŸuna dikkati çeken Bahçeli, devlet otoritesinin saÄŸlandığını, SDG/YPG’li teröristlerin bulundukları mevcut hatlardan çekileceÄŸini, hükümete baÄŸlı birliklerin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuÅŸlanacağını söyledi.

SDG/YPG’ye baÄŸlı üç tugaydan oluÅŸan bir tümen kurulacağını belirten Bahçeli, “Ayn el Arab’taki silahlı unsurlar ise Halep’e baÄŸlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır. Askeri ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleÅŸtirileceÄŸi anlaşılmaktadır. Yapılan anlaÅŸmanın uygulama süreci dün baÅŸlamıştır.” diye konuÅŸtu.

Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağının netleÅŸtiÄŸini söyleyen Bahçeli, ÅŸunları kaydetti:

“Artık komÅŸu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar iÅŸgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır. 27 Åžubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliÄŸi tarafından yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum ÇaÄŸrısı’ 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuÅŸ ve çok önemli bir etap böylelikle geçilmiÅŸtir.

Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliÄŸi 27 Åžubat 2025 tarihinden itibaren verdiÄŸi tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün laÄŸvedilmesini ve silahların yakılmasını saÄŸladı mı? SaÄŸladı. 27 Åžubat çaÄŸrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileÅŸenleri için baÄŸlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliÄŸine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.”

“Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz”

MHP Lideri Bahçeli, Araplar, Kürtler, Türkmenler, diÄŸer halkların birlik, dirlik ve kardeÅŸlik içinde yaÅŸaması için tarihi bir fırsat kapısının aralandığını ve herkesin somut geliÅŸmeleri benimsediÄŸini dile getirerek, “Türkiye’de olduÄŸu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaÅŸanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır. Nusaybin’de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır ve Tarsus’ta sahaya çıkan provokatörler, Ayn el Arap üzerinden milli birliÄŸimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparsa yapsınlar, Pir Sultan Abdal’ın sözleriyle alayına sesleniyorum, ‘Koyun beni hak aÅŸkına yanayım, Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.'” ifadelerini kullandı.

Nefreti aşılayanların, fitneyi körükleyenlerin, ebedi Türk-Kürt kardeÅŸliÄŸini bozmayı planlayanların kaybedeceÄŸini söyleyen Bahçeli, “Kürt kardeÅŸlerimizi mahut terör örgütüyle bir ve eÅŸit görenler kaybedecek.” diye konuÅŸtu.

Bölücü terör örgütünün Kürtleri vesayet altında tutmasına hizmet edenlerin, bunu dileyenlerin iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklarını ifade eden Bahçeli, “Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz.” dedi.

– “Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin”

CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in “Suriye devletinin terörle mücadelesini endiÅŸe verici” bulmasını “Ahmet eÅŸ Åžara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediÄŸini” dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olduÄŸunu söyleyen Bahçeli, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTÅž’ye kravat takmakla olmaz’ demiÅŸ. Anlayacağınız halt etmiÅŸ, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, daÄŸ taÅŸ gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuÅŸmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü saÄŸlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır, gelecek olan da her zaman hep yektir.”

Bahçeli, Özgür Özel’in erken seçim konusundaki açıklamalarına iÅŸaret ederek, ÅŸu ifadeleri kullandı:

“CHP Genel BaÅŸkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve ÅŸahsıma beyhude çaÄŸrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir ÅŸey asla gündemde yer almayacaktır. CHP Genel BaÅŸkanı, seçim kapısını arala diye mırıldansa da, bizim Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türk ve Türkiye Yüzyılının cümle kapısıdır. BaÅŸka kapılara yüz sürmek, baÅŸka kapılardan medet ummak CHP’nin beklentisi ve dileÄŸi olsa da, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peÅŸinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaÅŸması siyasi akıl ve mantık dışıdır. CHP Genel BaÅŸkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu organize yolsuzluk çetesine Türkiye’nin kaç bucak olduÄŸunu muhakkak gösterecektir.”

“Siyonizmin dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması kabul edilemez”

Bahçeli, dünyada her geçen gün daha da karmaşıklaşan kriz ve kargaşanın gittikçe kökleşip derinleştiğini, bu durumun insanlığın müşterek geleceğini, münhasır huzur ve istikrar özlemini ciddi şekilde tahdit ve tehdit ettiğini dile getirdi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluÅŸturulan kurallara dayalı uluslararası düzenin, gelinen aÅŸamada iÅŸlevini yitirdiÄŸini savunan Bahçeli, mevcut sistemin “yıkık dökük bir harabeden ya da yoÄŸun bakımda can çekiÅŸen umutsuz bir hastadan farkı kalmadığını” söyledi.

Yeni bir dünya düzeni kurma arayışının, mevcut enkaz kaldırılmadan oldukça maliyetli ve meşakkatli olacağını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Çok kutuplu küresel kuvvet dengesinin yeni baÅŸtan tesis ve tezahürü geciktikçe, gücün tek merkezde temerküzü amacıyla askeri ve ekonomik baskıların, buna baÄŸlı dayatmaların cesameti artıkça dünya yaÅŸanabilir olmaktan çıkacak, ateÅŸ her yeri saracaktır. BilindiÄŸi üzere, 19-23 Ocak 2026 tarihleri arasında Davos’ta düzenlenen 56’ncı Dünya Ekonomik Forumu aynı zamanda AB ile ABD arasında kızışan çok boyutlu cepheleÅŸmenin ağırlık merkezine dönüşmüştür. Kaynayan ve kanayan küresel sistem düşe kalka iflas bayrağını çekmiÅŸtir.

ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahaleleri, sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz talepleri bağımsız devletlerin egemen eÅŸitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar gelmiÅŸtir. Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komÅŸu ülke İran ve bölgemiz için deÄŸil dünyanın tamamını yakıcı ÅŸekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiÅŸ ve devÅŸirilmiÅŸ köstebek liderleri iÅŸbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peÅŸ peÅŸe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan baÅŸka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizmin dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir ÅŸekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde deÄŸildir.”

Bahçeli, “Rodrigez Modeli” olarak tedavüle sokulan, sipariÅŸ edilmiÅŸ, boyunduruk altına alınmış kukla yönetici sisteminin gayri meÅŸruluÄŸu, gayri hukukiliÄŸi ve gayri ahlakiliÄŸinin tartışılmaz bir gerçek olduÄŸunu vurgulayarak, “İran’ın veya diÄŸer egemen eÅŸitliÄŸe haiz bağımsız devletlerin geleceÄŸini müessir ÅŸekilde tayin ve temin edecek tek güç kendi halklarının irade haysiyetidir. Bu itibarla ABD ile İran arasında diyalog ve diplomasi öne çıkmalıdır. Sayın CumhurbaÅŸkanımızın tarafları uzlaÅŸtırma ve yatıştırma çabası saygındır ve takdire layıktır. İran’ın huzur ve güvenliÄŸi, aynı ÅŸekilde Suriye’nin huzur ve güvenliÄŸi bölgesel istikrarın kilit taşıdır. Bu taşı yerinden oynatmak, İran’a askeri operasyon yapmak zincirleme ve altından kalkılması kolay olmayan sorunları dalga dalga gün yüzüne çıkaracaktır.” diye konuÅŸtu.

Rusya ve Ukrayna’dan sonra İran’ı da içine alacak savaÅŸ ve sıcak çatışma havasının küresel boyut kazanması halinde kabus senaryolarının gerçek olacağını söyleyen Bahçeli, “Katar’ın arabuluculuÄŸu, Türkiye’nin yoÄŸun gayretleri ABD ile İran arasındaki anlaÅŸmazlığa sebep olan konu baÅŸlıklarının mutabakatla çözümüne katkı saÄŸlamalıdır. Bölgemiz yeni bir savaşı kaldıramaz. Tarafları aklı selime çekecek orta bir yolun bulunması barışçıl ortama musallat olan sisi dağıtacaktır.” dedi.

“Milliyetçi Hareket Partisi doÄŸru bildiÄŸi yoldan ayrılmayacaktır”

Bahçeli, partisinin AR-GE BaÅŸkanlığı bünyesinde hazırlanan “İnsanlığın Huzuru” çalışmasının raflarda tozlanması yerine herkesin baÅŸvuru eseri olması gerektiÄŸini söyledi.

Türk milletinin dünyanın en gözde ve zorlu coğrafyasında yaşayan, bundan böyle de yaşamaya devam edecek büyük bir millet olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Ne tarihimizi ne de coÄŸrafyamızı deÄŸiÅŸtirme imkanına sahip deÄŸiliz. Ama hep birlikte daha güzel bir gelecek inÅŸa edebiliriz. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bu muazzez hedef için vardır, bunun içinde var olmaya devam edecektir. Türkiye, yeni yüzyılın ikinci çeyreÄŸinde, yeni bir heyecan ve atılım ruhuyla hareket etmek mecburiyetiyle karşı karşıyadır. Türkiye, Avrasya’nın ve Afrika’nın bir barış ve istikrar bölgesine dönüşmesi, dünyanın insani bir boyut kazanması için büyük bir dinamizme kavuÅŸmak ve böyle bir iddianın sahibi olmak durumundadır.

Bunun temel ÅŸartı, kalkınma ve demokratikleÅŸme sürecini tamamlamak, büyük devlet geleneÄŸini ve tecrübe birikimlerini yeni yüzyılın ÅŸartlarında yeniden yorumlamaktır. Biliyor ve inanıyoruz ki, tarih ÅŸuuruyla dolup taÅŸan, kültür ve medeniyetiyle barışık bir siyaset etme tarzı, sadece demokrasiyi ve cumhuriyeti güçlendirmekle kalmayacaktır. Aynı zamanda bu coÄŸrafyayı yeniden istikrara ve refaha taşıyacak dinamikleri de harekete geçirecektir. Türk milleti ve devleti bunu baÅŸaracak potansiyele sahiptir.”

“Süper Güç Türkiye”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye ve dünya sorunlarıyla ilgilenmeye devam edeceÄŸini kaydeden Bahçeli, siyaseti bir amaç deÄŸil, millete ve ülkeye hizmet aracı gördüklerini dile getirdi.

Bahçeli, ilkelerden, nezaketten ve hoşgörüden vazgeçmenin söz konusu olmadığını belirterek, hiçbir Türk milliyetçisinin ve hiçbir dava insanının günübirlik yaşayamayacağını, savurgan ve sorumsuz davranamayacağını söyledi.

Åžeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye “gerçek inanç ve dava insanları sabah doÄŸup akÅŸam ölenlerden olamaz” öğüdünü hatırlatan Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı nereden kaynaklanırsa kaynaklansın küçük siyasi hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir.” dedi.

Hiçbir Türkiye sevdalısının buna göz yummayacağını belirten Bahçeli, “‘Süper Güç Türkiye’ yolundaki yürüyüşümüz devam edecektir. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluÅŸ sebebimizdir. Bunun için her ÅŸeyimizdir, her ÅŸeyden de azizdir. Milliyetçi Hareket Partisi böyle bir anlayışın samimi temsilcisi, yürekli savunucusudur, can pahasına olsa bile ülkesinden ve ülkülerinden taviz vermeyecektir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, sözlerini, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve DemirtaÅŸ yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” ifadeleriyle tamamladı.

Öte yandan Bahçeli’nin, dairesel bir form içerisinde Turan Haritası ile Türk Savaşçısı yorumu kabartma olarak tasarlanan ve yakut taşlarla süslenen bir rozet ve yine dairesel bir form içerisinde Turan Haritası ve Türk Savaşçısı yorumu kabartma olarak tasarlanan, yan yüzeylerinde Ayyıldız, Selçuklu Kartalı, Üç Hilal, Bozkurt figürleri ile 16 Türk Devlet Bayrağı gravürünün yer aldığı bir yüzük taktığı görüldü.

Kaynak: AA