MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türkiye’nin başarısı, dengeli, dürüst ve çok boyutlu dış politikanın mahsulüdür

MHP Genel Başkanı Bahçeli Türkiye'nin başarısı, dengeli, dürüst ve çok boyutlu dış politikanın mahsulüdür

MHP Genel Başkanı Bahçeli Türkiye'nin başarısı, dengeli, dürüst ve çok boyutlu dış politikanın mahsulüdür

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Türkiye, enerjinin ağırlık merkezine konuşlanmak üzeredir. Türkiye’nin başarısı, dengeli, dürüst ve çok boyutlu dış politikanın mahsulüdür.” dedi.

Bahçeli, partisince Konya’daki Kılıçarslan Şehir Meydanı’nda düzenlenen “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” başlıklı mitingde yaptığı konuşmada, Bartın’ın Amasra ilçesinde meydana gelen maden ocağı faciasından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.

Maden ocağında meydana gelen feci patlamada 41 maden işçisinin hayatını kaybettiğini anlatan Bahçeli, “110 madencimizden de 58’si kurtarılmıştır. Ayrıca yaralı kurtulan kardeşlerimiz şu anda hastanelerde tedavi edilmektedir. Onların da şifa bulacağına inancım ve ümidim tamdır. Yaşanan acı hepimizin ortak acısıdır. Felaketin ağırlığı hepimizin üzerine çökmüştür, fakat milletçe elbirliği yaparak bu sıkıntılı günlerin üstesinden Allah’ın izniyle geleceğiz. Böylesi felaketlerin tekrar etmemesi için bütün tedbirler sırasıyla alınacak, yaralar sarılacaktır.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, Amasra’ya bir genel başkan yardımcısı ile belediye başkanlarını görevlendirdiklerini belirterek, “Biz bir avuç kömür için bir ömür veren, her türlü risk ve tehlikeye açık halde çalışan fedakar ve cefakar kardeşlerimizle ailelerinin de yanındayız, yanında olacağız.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin 2023’te iki büyük siyasi ve tarihi süreci yaşayacağını vurgulayan Bahçeli, ilkinin, Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri, ikincisinin de Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Artık bütün yolların 2023 seçimlerine açıldığını vurgulayan Bahçeli, “Kararınız kaderinizi, iradeniz aydınlık bir geleceğin rotasını belirleyecektir. Vakit anbean yaklaşmakta, çember günbegün daralmaktadır. Bizim adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hedefimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesi, TBMM’de milletvekili sayısı ve siyasal destek itibarıyla çok güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi grubunun ve Cumhur İttifakı’nın tezahür etmesidir.” sözlerini sarf etti.

Bahçeli, Türkiye’nin önünün kesilmek istendiğini, Türkiye’nin büyümesinden rahatsızlık duyanların, söz dinleyen değil sözü dinlenen, sesi kesilen değil sesi yükselen, önü alınan değil ön alan bir Türkiye gerçeğini hazmedemediklerini bildirdi.

“Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyareti şaibelidir, A’dan Z’ye şüphelidir”

CHP’nin, kuruluş tarihi olan 9 Eylül 1923 çizgisinden bütünüyle koptuğunu ve uzaklaştığını kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu CHP’yi tanınmaz hale getirmiştir. HDP’ye bakanlık vaadinde bulunan bugünkü CHP’dir. Terörle mücadeleye karşı çıkan bugünkü CHP’dir. PKK’nın arkasında vagon olan bugünkü CHP’dir. FETÖ’ye el uzatan bugünkü CHP’dir. Türkiye düşmanlarıyla düşüp kalkan bugünkü CHP’dir. Milli haklarımıza, egemenlik hukukumuza itiraz edip kara çalan bugünkü CHP’dir. Aziz Atatürk yaşamış olsaydı, bugünkü CHP yönetiminin gözünün yaşına bakmaz, kulaklarından tuttuğu gibi kapının önüne koyar, alayını birden kovardı. Kılıçdaroğlu, ABD’ye gitti, NewYork’ta sokağa düştü, gizli ve gizemli toplantılar yaptı, Pensilvanya istikametini takip ederek 8 saatlik bir süre içinde de ortadan kayboldu. Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyareti şaibelidir, A’dan Z’ye şüphelidir. Hangi sözleri aldığı, hangi sözleri verdiği, Cumhurbaşkanlığı adayı için kimlerle dirsek teması içinde olduğu, izin ve icazet maksadıyla hangi kapıları aşındırdığı az çok malumumuzdur. Bu Kılıçdaroğlu, zalimlerin içimize sızdırdığı Truva atıdır. Bu Kılıçdaroğlu ve zilletin diğer partileri emperyalizmin maşasıdır. Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi gayrimilli, gayriahlaki, gayrimeşru bir savrulmanın tam göbeğindedir.”

Bahçeli, Rusya-Ukrayna savaşı karşısında ABD’nin telkin ve tembihlerine aynen riayet edip “Ukrayna’dan yana olamayız” diyen Kılıçdaroğlu’na, bir muhalefet zihniyetine, bir ittifak anlayışına “milli” ve “yerli” demenin mümkün olmadığını, akıl ve ahlak sahibi olduğunu iddia etmenin söz konusu olamayacağını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ABD’de, “Batı uygarlığının bir parçası olmak istiyoruz” dediğini anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zillet ittifakı itiraf edemese de biz büyük bir uygarlığın varisleriyiz. Konya Türk-İslam uygarlığının kemer taşı, mazisi çok eskiye dayanan ana omurgasıdır. Konya, yaşanmış Türk-İslam asırlarının canlı şahididir. Türk olmak, Müslüman olmak en kutlu, en yüksek, en göz kamaştırıcı uygarlıktır. Kılıçdaroğlu’nun uygarlık mantığı uyduluktur, uyuzluktur, uyuklamaktır, uyuşukluktur. Biz bu topraklarda devletler kurarken, yaktığımız medeniyet meşalesi cihana ışıklar salarken, bugünün uygar geçinen mihraklarının dedeleri Müslüman Türk kanını dökmek için her fırsatı kullanıyordu. Kılıçdaroğlu bunu göremediğinden dolayı zillet içindedir. Zaafları kendisinin bile taşımayacağı çok ciddi bir kambur haline gelmiştir.”

Bahçeli, MHP olarak cumhurbaşkanı adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP’nin TBMM’de güçlenmesi için kendisini dinleyenlerden destek isteyen Bahçeli, “Zillet ittifakının Türkiye’nin geleceğinde yeri olamaz, sözü olamaz, payı olamaz. Bu ittifakın adayı kim olursa olsun Türk milletine sökmez, milli iradeden geçer notu elde edemez. Hamdolsun bizim adayımız belli, kararımız nettir.” diye konuştu.

Alandaki vatandaşlara “Milliyetçi Hareket Partisine ‘evet’ diyor muyuz?, Cumhur İttifakı’nı TBMM’de güçlendiriyor muyuz? Yeni bir anayasa için milletvekili sayımızı zirveye çıkarıyor muyuz?” diye soran Bahçeli, gelen “Evet” cevabı üzerine “Bu ‘evet’ler Türkiye’yi dışarıda şikayet eden, içeride tahrip etmek için kuyruğa giren Kılıçdaroğlu’na Süleyman Şah’ın mahdumu Kılıçarslan’ın, muhterem ecdadımızın tamamının tarihten gelen kudret dolu ikazıdır.” ifadesini kullandı.

“Tarafımız kesinlikle barışçıl çözümdür”

Bahçeli, Türkiye’nin mazlumların umudu, gariplerin sığınağı, çaresizlerin barınağı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, barış, huzur ve istikrarın bir insan hakkı olduğu görüşündedir. Bu nedenle Rusya ile Ukrayna arasındaki tarafımız kesinlikle barışçıl çözümdür. Akan kanın durması arzumuzdur, silahların susması arayışımızdır, diplomatik müzakerelerin hakimiyeti beklentimizdir. Çatışmanın sonu yoktur, savaşın sonucu yoktur. Paylaşılamayacak hiçbir şey yoktur. Türkiye’nin aktif arabuluculuk misyonuyla tahıl koridoru açılmıştır. Afrikalı çocukların karnı doymuş, kursaklarından sıcak ekmek girmiştir. Rusya ile Ukrayna arasında esir takası gerçekleşmiş, buna arabuluculuk yapan ülkemiz küresel çapta takdir edilmiştir.”

“Avrupalılar nasıl ısınacaklarının derdinde, nasıl aydınlanacaklarının kaygısında”

Bugünlerde Türkiye’nin doğu-batı aksında gaz deposu olmasının gündeme geldiğine işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Putin, gaz tedarikinde en güvenilir güzergahın Türkiye olduğunu açıklamıştır. Kuzey akım hatları gözden düşerken, TürkAkım Projesi sivrilmiştir. Türkiye enerji jeopolitiğinde muazzam bir avantaja erişmiştir. Enerji darboğazıyla boğuşan Avrupa ülkelerinde sanayi üretimi günden güne düşmektedir. Enflasyon baskısının yanında ekonomik durgunluk bir sel misali yaygınlaşmaktadır. Avrupalılar nasıl ısınacaklarının derdindedir, nasıl aydınlanacaklarının kaygısındadır. Ülkemizin ise böyle bir sorunu asla söz konusu değildir. Zillet ittifakı üç maymunu oynasa da Türkiye enerjinin ağırlık merkezine konuşlanmak üzeredir. Türkiye’nin başarısı dengeli, dürüst ve çok boyutlu dış politikanın mahsulüdür. Allah’ın izniyle hayat pahalılığı da yenilecektir. Konjonktürel olarak yükselen enflasyon mutlaka indirilecektir.”

Bahçeli, ülkenin geleceği için Cumhur İttifakı’nın tarihsel yürüyüşünün kesintiye uğramaması gerektiğini söyledi.

“Demokrasi” diyenlerin, “Parlamenter Sisteme geri dönme çağrısı” yapanların bazı planlar içerisinde olduğunu ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Türkiye münafık ve müptezel niyetlere teslim edilemez. Terörle mücadeleye bakınız, sınır ötesinde ve yurt içinde hainler kaçacak delik aramaktadır. Teröristler ya teslim olacak ya olacaktır, aksi halde alayı birden imha edilecektir. Başka çare yoktur, diğer tüm yollar kapalıdır. Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Libya’da, Karabağ’da Türkiye’nin haklı, meşru ve hukuki gücü tedavüldedir. Hiçbir hakkımıza dudak bükülmemektedir. Nerede bir sorun alanı varsa Türkiye oradadır. Artık Tanzanya’da bile demir yolları yapan bir Türkiye vardır. Şu anda Türkiye’de beş bin şantiye gece gündüz faal haldedir ve 700 bin kardeşimiz çalışmaktadır. Yollar, köprüler, tüp geçitler, hızlı trenler, tüneller, havalimanları ülkemizin dört bir yanını sarmıştır. İstihdam, yatırım, ihracat, üretim seferberliği güven vermektedir. Diyeceğim şudur ki; Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, istiklalin mihmandarı olmaya sonuna kadar vardır ve bunda da kararlıdır.”

“Küfrün özgürlüğü olamaz”

TBMM’de kabul edilen “dezenformasyonla mücadele düzenlemesi” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Millet İttifakı’nca eleştirildiğini hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Ağızlarına ne geldiyse kurşun gibi söylüyorlar. ‘Sansür yasası’ diyorlar, ‘zulüm yasası’ diyorlar, özgürlüklere pranga vurulduğunu iddia ediyorlar. Nasılsa sahte hesap açıp fitne yayamayacaklar, huzursuzlukların sebebi budur. Sosyal medyada provokasyon yapamayacaklar, korkularının temeli bundandır. Yalan haber yapmayanın, hakaret etmeyenin, iftira atmayanın kabul ettiğimiz yasadan rahatsız olmasına hiçbir şekilde gerek ve yer yoktur. Kimin sesi çok çıkıyorsa, kimler feryat figan ediyorsa onlara dikkat ediniz, zira Türkiye’yi sosyal medya aracılığıyla karıştırmak isteyen işte bu emel ve yüzlerdir. Küfrün özgürlüğü olamaz, kötülüğün özgürlüğü olamaz, ihanetin özgürlüğü hiç olamaz. Rezaletin özgürlüğü olamaz. Yalan haberleri birer birer servis etmenin, iç barış ve huzur ortamını yıkıcı girişimlerin hakla, hukukla, basın ve yayın özgürlüğüyle hiçbir bağı olamaz. Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça. Türkiye sosyal medyada bulunmadı, buraya da teslim edilemez. Dijital teröre taviz vermeyeceğiz, sosyal medya infazlarına sessiz kalmayacağız. İnsan onuruyla oynayan alçaklara, fake hesaplardan saldıran kanı bozuklara inşallah göz açtırmayacağız.”

Bahçeli, milletin iradesinin ortada olduğunu belirterek, “Sayın Kılıçdaroğlu’na ve zilletin diğer ortaklarına Hz.Mevlana’nın sözüyle tavsiyede bulunuyorum; ‘Kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin. Zira bülbül güle, karga da çöplüğe götürür.’ Zillet ittifakı da çöptedir. Kılavuzları yanlıştır, pusulaları bozuktur, vicdanları tutsaktır. Türkiye’ye zilletten hayır gelmez. Bu zillet ittifakından hiçbir yol olmaz, olamaz.” dedi.

Bahçeli, MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli birlik ve beraberliğin yanında olduğunu vurgulayarak, “Zillet ittifakı, İmralı canisinin, terörist başı Gülen’in, PKK’nın, dağılmanın, kavganın, karışıklığın, karanlığın, sömürgecilerin yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, Konya’nın, Afyonkarahisar’ın, Burdur’un, Isparta’nın, Karaman’ın, mazlumların, mağdurların, ülkemizi büyütme, geliştirme ve zenginleştirme mücadelesi veren her insanımızın arkasındadır. Biz, bağımsız ve güçlü Türkiye’den tarafız. Biz, ‘Feda edilecek tek bir insanımız yok, birlikte Türkiye’yiz’ diyen tarafız. Biz, zalime Yavuz, mazluma Yunus olan tarafız. Biz, küresel oyunlara karşı milli duruştan tarafız.”

“Biz birlikte Türkiye’yiz” diyen herkesi öz kardeş kabul ettiklerini dile getiren Bahçeli, aydınlık, nurlu bir geleceğin Türkiye’yi beklediğine inancının tam olduğunu söyledi.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir