Milli Eğitim Bakanı Özer: 3 bin yeni anaokulunu Türkiye’ye kazandıracağız

Milli Eğitim Bakanı Özer 3 bin yeni anaokulunu Türkiye'ye kazandıracağız

Milli Eğitim Bakanı Özer 3 bin yeni anaokulunu Türkiye'ye kazandıracağız

Milli Eğitim Bakanı Özer, “3-5 yaşındaki okullaşma oranlarını OECD ülkelerinin okullaşma oranlarına eriştirmek için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıkladığı gibi 3 bin yeni anaokulunu tüm Türkiye’ye kazandıracağız.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Van Valiliğini ziyaret etti, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’dan kentteki yatırımlarla ilgili bilgi aldı.

Bakan Özer, daha sonra Balcı, AK Parti Van milletvekilleri İrfan Kartal, Osman Nuri Gülaçar ve Abdulahat Arvas, Strateji Geliştirme Başkanı Mehmet Fatih Leblebici, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke ve ilçe milli eğitim müdürleriyle “İl Eğitim Değerlendirme” toplantısına katıldı.

Gazetecilere yaptığı açıklamada, Van’da eğitimin geldiği durum ve eğitimin kalitesiyle ilgili kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Özer, yeni okul yapımı, güçlendirme çalışmaları, mevcut okulların donatımları için bu yıl Van’a tahsis edilen 705 milyon liralık ödeneği bugünkü toplantıda 1 milyar 750 milyon liralık ilaveyle 2,5 milyar liraya çıkardıklarını söyledi.

“1110 bağımsız anaokulunu hizmete aldık”

Sadece Van’da değil tüm Türkiye’de sağlam olmayan okulları yıkıp yerlerine yeni okullar yaptıklarını belirten Özer, şöyle devam etti:

“Aynı zamanda güçlendirmeye ihtiyacı olan okulları destekliyoruz. Van’da güçlendirmeyle ilgili çalışmaları nihayete erdirmek için yaklaşık 170 milyon liralık ilave yatırım vermeye karar verdik. Bu çalışmayla birlikte Van’da güçlendirme ihtiyacı olan hiçbir okul kalmayacak. Van’da yıkım-yapım kararları çerçevesinde yıkıldığı halde yapılmayan 11 okul bulunuyordu. Bu okulları yatırım programına aldık. Bu da yaklaşık 380 milyonluk bir yatırıma karşılık gelmekte.

Milli Eğitim Bakanlığının şu an öncelikli politikalarının başında, okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranlarını artırmak geliyor. Yani 3-5 yaşındaki okullaşma oranlarını OECD ülkelerinin okullaşma oranlarına eriştirmek için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıkladığı gibi 3 bin yeni anaokulunu tüm Türkiye’ye kazandıracağız. Bugün itibarıyla bu proje kapsamında 1110 bağımsız anaokulunu hizmete aldık. Süreç çok başarılı şekilde devam ediyor. Bu projeyi başlattığımız zaman Türkiye’de 2 bin 872 bağımsız anaokulu vardı. Biz bir yılda mevcut anaokullarından çok daha fazla anaokulunu Türkiye’ye kazandırmak için yola çıktık. Bunun yaklaşık üçte birlik kısmını bitirdik. 1110 bağımsız anaokulunu hizmete aldık. Bütçeyle ilgili hiçbir sıkıntımız yok. İnşallah ülkemize 2022’nin sonuna kadar 3 bin yeni anaokulunu kazandıracağız.”

“Van’daki çalışmalarımız çok başarılı bir şekilde devam ediyor”

Van’da daha önce 35 bağımsız anaokulunun yapımına karar verdiklerini, bugün de 66 bağımsız anaokulu yapma kararı aldıklarını aktaran Özer, “Van’a 2022’nin sonuna kadar kazandırılacak anaokulu sayısı 101 olacak. Burada 690 milyon liralık bir ilave yatırımı ilimize kazandırdık. Tüm Türkiye’de doğal gaza erişimi olup da dönüşümü yapılmayan hiçbir okul bırakmama kararı aldık. Bu kapsamda Van’daki çalışmalarımız çok başarılı devam ediyor. Bugün itibarıyla doğal gaz erişimi yeni başlayan 39 ilave okulun dönüşümü 2022 yılının sonuna kadar tamamlanmış olacak. Öğrencilerimiz daha sıcak ortama kavuşmuş olacaklar.” diye konuştu.

Okulların onarımlarını çok önemsediklerini dile getiren Özer, çatı onarımından farklı noktaların tekrar elden geçirilmesine kadar okulları yeni eğitim öğretim yılına hazırlamaya çalıştıklarını ifade etti.

Valiliğin bu konuda detaylı bir program hazırladığını söyleyen Özer, şunları kaydetti:

“Bunun için 150 milyon liralık ilave yatırımı ilimize kazandırmış olduk. 2022-2023 eğitim öğretim yılı hazırlıklarını İstanbul’da 17 Haziran’dan bir hafta sonra başlatmıştık. İlk defa okullar açılmadan okulların temizlik ve kırtasiye malzemelerini, küçük onarım ve donatım bütçesini doğrudan okullarımıza göndermeyle ilgili seferberlik başlattık. Okulların ihtiyacıyla ilgili temizlik ve kırtasiye malzemeleri, küçük onarımı ve laboratuvar donatımlarıyla ilgili 88 milyon liralık bütçeyi bugün itibarıyla Van’a göndermiş bulunuyoruz. Van’da depremden dolayı ikili eğitimle ilgili sayı diğer illere göre nispeten yüksek. Bugün başlangıç olarak 250 milyon liralık bir ödenek vererek bu ikili eğitimin yüzde 30-40’ını ortadan kaldırmak için bir başlangıç yapıyoruz. 2023’ün sonuna kadar Van’da ikili eğitim yapan hiçbir okul bırakmayacağız. Onların gerekli yatırımlarını Valiliğimiz hazırlayacak.”

Van’a bugün itibarıyla eğitim anlamında çok önemli yatırımlar kazandırdıklarını vurgulayan Özer, “700 milyon liralık bir yatırımdan 2,5 milyarlık bir yatırıma. Yani yaklaşık 3 katın üzerinde bir yatırımı Van’ın eğitimine kazandırmış bulunuyoruz. İnşallah bu yatırımlar realize oldukça öğrencilerimiz çok daha sağlıklı ortamlarda eğitim alacaklar, öğretmenlerimiz çok huzurlu mekanlarda eğitim verecekler.” dedi.

Daha sonra, E​​​dremit ilçesindeki Uygulama Oteli konferans salonunda düzenlenen “2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Hazırlık Toplantısı”na katılan Bakan Özer, salgın süresince büyük fedakarlıkla çalışan öğretmenleri tebrik etti.

Salgında tüm öğretmenlerin canla başla çocukları geleceğe hazırladığını anlatan Özer, sadece beşeri sermayenin niteliğini artırma anlamında değil, aynı zamanda eğitim sisteminin ölçeği dikkate alındığında Türkiye’nin normalleşmesini hızlandırmak adına da çalışıldığını vurguladı.

“Eğer 18,9 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmeni okullarla buluşturamamış olsaydık Türkiye’nin bu kadar hızlı şekilde normalleşmesi mümkün değildi.” diyen Özer, korkmadan, yiğit bir şekilde çocuklar için inisiyatif kullandıklarını, fedakarlık yaptıklarını ve tarihe not düştüklerini belirtti.

Toplumun daha müreffeh, rekabet gücünün daha fazla olabilmesinin en önemli enstrümanının okul ve eğitim sistemi olduğunu dile getiren Özer, Türkiye’de okullaşma oranlarının hala istenilen seviyede olmadığını ifade etti.

Okullaşma oranlarının artması için son yıllarda eğitime çok önemli yatırımların yapıldığını anlatan Özer, şunları kaydetti:

“81 ve 922 ilçede yeni derslikler, yeni okullar yapılarak bu ülkenin çocuklarının, gençlerinin eğitime erişimi kolaylaştırılıyor. 300 binlik dershane sayılarından 857 binlik dershane sayılarına ulaştık. Yaklaşık bir milyona yakın dersliği olan bir eğitim sistemine sahibiz. Bu yatırımlar tüm okullaşma oranlarına yansıdı. 5 yaşta yüzde 11 olan okullaşma oranı bugün yüzde 93. Van ilinde yüzde 98,7 civarında. Türkiye ortalamasının da üzerinde. Ortaöğretimde yüzde 44 olan okullaşma oranı yüzde 90’ların üzerine çıktı. Yükseköğretimde yüzde 14 olan net okullaşma oranı yüzde 48,5’in üzerine çıktı. Yani eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranları arttı.

Sosyoekonomik seviye olarak dezavantajlı olan grupların hepsi ücretsiz bir şekilde eğitime erişebildi. Bu ülkede kız çocukların eğitime erişebilmesi için dünya kadar kampanyalar yapıldı. Hatta muhafazakar kesim kız çocuklarını okula göndermiyor diye sürekli suçlandı. Hem okul yapılmadı hem de suçlandılar ama gelinen noktada okullar yapıldığı zaman kız çocukların okullaşmasının erkek çocuklara eriştiği görüldü. Ortaöğretimdeki okullaşmada yüzde 98 seviyelerinde. Hatta yüksek öğretimde 2014’ten itibaren ilk defa kadınların okullaşma oranı erkekleri geçti.”

“Amaç öğretmenler arasında ayrım yapmak değil”

Bir dönem başörtülü kız çocuklarının eğitime erişiminin engellediğini hatırlatan Özer, eğitim sisteminin önündeki antidemokratik uygulamaların tamamen kaldırıldığını bildirdi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu Yönetmeliği’ne değinen Özer, şöyle devam etti:

“Öğretmenlik Meslek Kanunu 60 yıllık bir özlem ve yeni bir kariyer sistemi inşa ediyoruz. Süreçleri biliyorsunuz, başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik. Buradaki amaç öğretmenler arasında ayrım yapmak değil, bir öğretmeni diğerinden ayırmak değil. Mümkün olduğu kadar öğretmenlerimizi lisansüstü eğitime yönelterek sınavdan muaf olmalarını sağlamak. Bizim eğitim sistemimizdeki öğretmenlerin yaklaşık yüzde 10’u yüksek lisans mezunu. Doktora mezunu yüzde 0.29, yüzde 1 bile değil. Finlandiya’daki tüm öğretmenler yüksek lisans mezunu. Okul yöneticilerinin yüksek lisans ortalamalarına bakın, bizim rekabet ettiğimiz ülkelere göre gerçekten kötü durumdayız. O zaman ne yapmamız lazım, bunu telafi edecek bir mekanizma yaratmamız lazım. Bunun için böyle bir mekanizma yapıyoruz. Şimdi herkes sınava takılmış. Sınavda siz değerli okul yöneticilerimizin, öğretmenlerimizin yeterliliklerini ölçmekle ilgili bir derdimiz yok, haddimize de değil. Sadece uzman öğretmenlikteki 180 saatliğin bir değerlendirmesini yapacağız. Başöğretmenlikte de 240 saatlik küçük bir değerlendirmemiz olacak. 614 bin öğrenimiz bu süreçlere başvurdu. 90 bine yakın öğretmenimiz uzman öğretmenlik sınavından muaf oldu. Yüksek lisans yaptıkları için. Sadece eğitim bilimlerinde değil, istedikleri bölümde öğretmenlerimiz yüksek lisans yapabilir. Tezli, tezsiz hiçbir ayırım yok.”

Özer, Öğretmenlik Meslek Kanunu Yönetmeliğinin siyasi istismar konusu haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Yaklaşık 292 öğretmenimiz doktora yaptığı için başöğretmenlik sınavından muaf oldu. Bu, basit bir ölçme ve değerlendirme meselesidir. Amacımız sizlere yardımcı olmaktır. Sizlerin imkanını güçlendirmektir. Bu süreci nihayetlendirmek ve eğitim sistemimize çok sayıda uzman ve başöğretmen katarak daha güçlü hale gelmektir ama ayırım yapmak kesinlikle değildir. Başöğretmenliğe başvuran öğretmenler zaten eğitim sisteminde uzman öğretmenlerdir. Bu ülkenin gündeminde uzman öğretmenle diğer öğretmenler arasında ayrılıkla ilgili bir şey duydunuz mu şu ana kadar? Niye ayrılık olsun? İsteğimiz sizleri zorlamak değil, sizin imkanlarınızı artırmak. Özellikle bir istirhamım var, bunu siyasi bir istismar konusu haline getirmeyelim. Çünkü o istismar edenler, çoğunlukla 2000’li yıllardan önce bu vatandaşların çocuklarının eğitime erişimini engelleyenler, başörtü yasağını koyanlar, katsayı uygulamasıyla bu ülkeye ciddi maliyet ödetenlerdir. Sizin imkanlarınızın çok daha iyi olmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İlk kez temel eğitim okullarına bütçe göndermeye başladıklarını anlatan Özer, “Yıllardır liselere gönderiliyordu ama temel eğitim, anaokulu, ilk ve ortaokullara bütçe gönderilmiyordu. Şimdi doğrudan bütçeyi okula gönderiyoruz. 2022-2023 eğitim öğretim hazırlığı çerçevesinde 88 milyonluk bütçeyi okullarımıza göndermişiz. Bu kadar yatırım yapan bir Milli Eğitim Bakanlığı okulların ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz değildir. Gücümüz yettiği kadar sizin her türlü ihtiyacınızı karşılamak için gece ve gündüz demeden çaba sarf ediyoruz. İnanıyorum ki bu yatırımlarla, eğitim politikalarıyla eğitim sistemimizi çok daha iyi noktaya getireceğiz.” diye konuştu.

“Bütün okulları kitapla dolduracağız”

Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı da Van’daki bütün okulları kitapla dolduracaklarını belirterek, “Akademik anlamda da Van hak ettiği seviyeye gelecek. Eğitimcilere, öğretmenlere dost bir idareci olarak her zaman yanlarındayım. Benim görevim eğitimcilerin işini kolaylaştırmak, onlara yardımcı olmak. Bunu da meslek hayatımız boyunca yapmaya çalıştık. Çünkü onlar Türkiye’mizin geleceği olan çocukları hazırlıyorlar. Öğretmenler bir memur değil, bilginin taşıyıcısı aynı zamanda bir sanatkarlar.” şeklinde konuştu.

“Köy Yaşam Merkezi”nin açılışı

“2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Hazırlık Toplantısı”nın ardından Edremit ilçesine geçen Özer, “Dilkaya Köy Yaşam Merkezi”nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, son 20 yılda eğitimin tüm kademelerinde çok önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi.

Türkiye’de herkesin eğitime ücretsiz şekilde erişebilmesini sağladıklarını dile getiren Özer, köy yaşam merkezleriyle attıkları adımın eğitim politikaları için çok özel öneme sahip olduğunu kaydetti.

Yaşam merkezine dönüştürülen okullarda yıllar önce çocukların eğitim aldığını ifade eden Özer, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin dört bir köşesinde göçler nedeniyle ilçelere, illere gidildikten sonra bu okullarımız kullanılamaz hale geldi. Şu an yaklaşık 6 bin 970 köy okulu atıl durumdayken bunları başlattığımız projeyle hızlı bir şekilde köy yaşam merkezlerine dönüştürüyoruz. Burada yaptığımız üç şey var. Birincisi köylerimizdeki köy ilkokullarının açılması için ilgili yönetmelik değişikliğini yaparak öğrenci sayısına bakılmaksızın Türkiye’nin tüm noktalarında köy okullarının açılabilir olmasını sağladık. İkinci adım, köylerimizde anaokulları açmak için öğrenci sayısının 10 olması gerekirken yönetmelik değişikliğiyle 5’e düşürdük. Sadece bu adımla 1800 köydeki 20 bine yakın çocuğumuz anaokullarıyla buluştu. Üçüncüsü en kritik, köy yaşam merkezlerinde artık halk eğitimi merkezleri kuruyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak sadece eğitim çağı nüfusuna eğitim vermiyoruz. Yediden yetmişe herkese istedikleri her türlü eğitimi ayaklarına getiriyoruz.”

Köy yaşam merkezlerinde kuracakları halk eğitimi merkezleriyle tarımdan hayvancılığa, arıcılığa her alanda usta öğreticilerin vatandaşlara eğitim vereceğini anlatan Özer, bu sayede insanların kendi hayatlarını şekillendirme de çok daha güçlü hale geleceklerini vurguladı.

“Türkiye’de ilk kez yetişkin ve çocukların aynı mekanda buluştuğu eğitim kurumlarını hayata geçirmiş oluyoruz.” diyen Özer, şunları kaydetti:

“2022-2023 eğitim öğretim yılı başlayana kadar bin köy yaşam merkezi açmayı hedefliyoruz. Geriye kalan tüm köy okullarını, yıl sonuna kadar köy yaşam merkezlerine dönüştüreceğiz. Böylece şehirlerdeki kalkınma hamlelerini tekrar köyden başlatarak köyden illere, ilçelere göçü durdurmak, buraları çok daha muhkem, çok daha güçlü hale getireceğiz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Van’da 12 Eylül 2022’ye kadar planladığımız 20 yaşam merkezi var. Hangi köyde yaşam merkezi ihtiyacı varsa gerekli destekleri vererek inşallah 12 Eylül’e kadar tüm vatandaşlarımızın, annelerimizin, babalarımızın, kardeşlerimizin hizmetine sunmuş olacağız.”

Eğitim yatırımlarının ötesinde yıllardan bu yana düşündükleri bir projelerinin de olduğunu belirten Özer, “Türkülerimizin hikayelerini ortaya çıkartmak, çocuklarımızı türkülerle, onların hikayelerini bilerek yetiştirebilmek ve nesiller boyu bu kültür aktarımını sağlamak istiyoruz. Bu projeyi de Van’da başlatıyoruz. Güzel Sanatlar Lisesi’ne her türlü desteği vereceğiz. Türkiye’nin tüm illerinin, tüm bölgelerinin yıllardan beri, nesilden nesile aktarılan türkülerini hikayeleriyle birlikte ortaya koyacaklar. Öğrencilerimiz bunun performansını sergileyecekler. İnşallah tüm illerimizde gençlerimiz geçmişten tevarüs eden hikayelerle örülü, ağıtları, türküleri gelecek nesillere aktarmanın mutluluğunu yaşayacaklar.” ifadelerini kullandı.

Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı da bugün Van’ın geleceğine ilişkin önemli çalışmaların yapıldığına işaret ederek, “Van’a yapılacak 101 anaokulu kadınlarımız ve çocuklarımız için çok iyi olacak. Güçlendirilecek olan 14 okulumuz, depremden dolayı yıkılıp yapılacak 11 okulumuz, ikili eğitimi azaltmak için yapacağımız yeni okullar, 10 bin çocuğa 8 ay boyunca vereceğimiz 300 lira yardım, meslek liselerine gideceklere vereceğimiz yardımlar, Türkiye’nin en zengin kitaplarının olduğu kütüphanelerle ilimiz çok güzel olacak.” dedi.

AK Parti Van milletvekilleri İrfan Kartal, Osman Nuri Gülaçar, Abdulahat Arvas ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan da kentteki eğitim yatırımları hakkında bilgi vererek, Köy Yaşam Merkezi’nin hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından, Bakan Özer ve beraberindekiler açılışı yapılan Köy Yaşam Merkezi’ni gezdi, kadın kursiyerlerle sohbet etti.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.