Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 20 bin ek öğretmen ataması yapılacak
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, 20 bin ek öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.
Milli EÄŸitim Bakanı Ziya Selçuk, AA Editör Masası’na katılarak, gündeme iliÅŸkin soruları yanıtladı ve deÄŸerlendirmelerde bulundu.
Öğretmen ve öğrenciler arasında iletiÅŸim kurmak amacıyla oluÅŸturulan EÄŸitim BiliÅŸim Ağı’nın (EBA), 2023 vizyonu hedefleri doÄŸrultusunda yenilendiÄŸi ve 10 Åžubat’ta tanıtımının yapıldığı hatırlatılarak, “En önemli deÄŸiÅŸiklik de 11 ve 12’inci sınıflar için geliÅŸtirilen Akıllı Öneri Sistemi. Yeni EBA ve bu sistemin ayrıntılarını alabilir miyiz sizden?” sorusu üzerine Selçuk, bunun temelinde fırsat adaletinin yattığını söyledi.
Türkiye’de köyde ya da ÅŸehirde, nerede yaÅŸarsa yaÅŸasın herkesin en iyi içerik ve imkana ücretsiz kavuÅŸması gerektiÄŸine iÅŸaret eden ve sistemin temelinde bu fırsat adaletinin bulunduÄŸunu vurgulayan Selçuk, konunun uzun yıllardır Milli EÄŸitim ÅŸuralarında konuÅŸulduÄŸunu anlattı.
Teknoloji vasıtasıyla böyle bir imkanın bugün doğması, zamanın buna imkan vermesi sayesinde bunu yapabildiklerini ifade eden Selçuk, bunun sadece 11-12. sınıflara değil, öğrencilerin tamamına yönelik olduğunu bildirdi.
Öğretmenlerle ilgili de bir eÄŸitim platformu oluÅŸturulduÄŸunu dile getiren Selçuk, “Yani öğretmen eÄŸitimi açısından da yeni bir dönem baÅŸlıyor. Bunu da çok önemsiyorum. Çünkü öğrenci eÄŸitimi kadar öğretmenlere destek de çok önemli. Akıllı öneri sistemi, özellikle akademik destek dediÄŸimiz kısım çok önemli.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
Her öğrencinin kendi seviyesini belirlemesi ve seviyesine göre öneri almasının önemine dikkati çeken Selçuk, şöyle konuştu:
“Mesela, ben bir seviye tespit sınavı alıyorum, ilgi testi alıyorum, rehberlikle ilgili bireysel bazı ipuçları alıyorum, sonra sistem bana diyor ki, ‘senin ilgin ÅŸu alana, seviyen ÅŸu durumda, biz sana ÅŸu bölümleri önerdik.’ Çocuk daha sonra çalışmaya baÅŸlıyor ve çalışma temposuna göre o tercihler otomatik deÄŸiÅŸiyor. Yani yavaÅŸ çalışıyorsa düşürülüyor puanlar, sıralama.”
Çocuğa özel deneme sınavı
Sistemde anlık takip yapıldığının altını çizen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir çocuk diyelim ki bir konuda sorun yaşıyor ve soruyu çözemiyor. ÇözemediÄŸi sorunun neyle ilgili olduÄŸunu akıllı sistem biliyor ve çocuÄŸun önüne o soruyla ilgili bilmediÄŸi konunun hazır açıklamasını getiriyor. Otomatik olarak ekrana geliyor, çocuÄŸun eksik olduÄŸu yer. ÇocuÄŸa özel deneme sınavı yapılabiliyor. Yani ‘senin ihtiyacın ÅŸu konularda. Åžu konularda çok iyisin ama ÅŸu konularda zayıfsın.’ Dolayısıyla genel bir anlatım, genel bir içerik, genel bir sınav yok. Her ÅŸey kiÅŸiye özel. ÇocuÄŸun sevdiÄŸi ekran bile Türkiye’nin her yerinden o renkte açılır. Bu kadar kiÅŸiselleÅŸtirilmiÅŸ bir sistem geldi. Bunun arkasında yatan akıllı sistem, yapay zeka, çocukların hangi konuyu, hangi derinlikte, nasıl öğrenmesi gerektiÄŸini bireyselleÅŸtiriyor ve çocuÄŸa hedef veriyor. Haftalık, aylık, yıllık hedef veriyor ve çocuÄŸun o hedefi onaylamasını istiyor. Anne, babasına destek oluyor.”
Öğrencinin diÄŸer öğrenciler arasındaki seviyesini görebilmesi için de ayrı bir destek sistemi bulunduÄŸunu aktaran Selçuk, sistemin her bir konuya iliÅŸkin her bir öğrencinin yeterliliÄŸini saptadığını ve “Åžu konuları çalışman lazım”, “Basit düzeyde çalışman lazım”, “İleri düzeyde çalışman lazım”, “Daha çok zaman ayırman lazım”, “Daha az zaman ayırman lazım”, “Bunu atlayabilirsin, ÅŸu konuya geçmen lazım” gibi öneriler geliÅŸtirdiÄŸini dile getirdi. Selçuk, “Otomatik olarak bir okulda, bir sınıfta veya bir ortamda herkese her ÅŸeyin eÅŸit verildiÄŸi bir durum deÄŸil. KiÅŸiye özel bir yapı ve bu dünyada 2-3 ülkede varsa bir tanesi Türkiye’de.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de ders anlatma konusunda çok yetkin öğretmenleri seçtiklerini belirten Selçuk, öğretmenlerden bütün derslerin video kütüphanesini oluÅŸturmalarını istediklerini, böylece Türkiye’nin her yerindeki her öğrencinin istediÄŸi öğretmenden her dersi en iyi ÅŸekilde alabileceÄŸini anlattı. Her çocuÄŸa 3 gigabayt hediye ettiklerini aktaran Selçuk, “Bu konularla ilgili seyrederse ücretsiz olarak 3 gigabaytlık bir hakkı, kotası var ve bütün konuları istediÄŸi kadar tekrar ederek izleyebilir, çalışabilir.” dedi.

“Dünyada örneÄŸi yok”
KiÅŸiye özel test oluÅŸturulduÄŸunu, böylece zamanın boÅŸa harcanmasının önüne geçildiÄŸini vurgulayan Milli EÄŸitim Bakanı Selçuk, “Dünyada ulusal düzeyde benim bildiÄŸim yok. Akıllı sistemin uygulandığı lokal bazı çalışmalar bir kaç yerde var ama ulusal düzeyde herkese bunu ücretsiz eriÅŸim saÄŸlayarak yapabilmek Türkiye’de.” diye konuÅŸtu.
Selçuk, her öğrencinin bundan faydalanabileceğini, ikinci dönemden itibaren öğrencilerin sıralarına şifrelerin bulunduğu çıkartmaların yapıştırıldığını aktardı.
Deprem yaÅŸanan Elazığ’da üniversiteye ve LGS’ye hazırlanan öğrenciler bulunduÄŸunu hatırlatan Selçuk, “Bunların boÅŸ durması söz konusu deÄŸil. Özel gruplar, özel mekanlar oluÅŸturup bu sistem üzerinden bu çocukların eÄŸitimini, hem grup olarak sınıfta öğretmen desteÄŸinde hem de bireysel olarak yazılım, video desteÄŸiyle saÄŸlayabiliyoruz ve günlük olarak takip edebiliyoruz.” dedi.
Sistemde sadece sınava hazırlıkla ilgili öğeler bulunmadığını, on binlerce video, animasyon, çizgi film, ders desteÄŸi, öğretmen eÄŸitimleri için ücretsiz sertifikalar da yer aldığını belirten Selçuk, “Öğretmenimiz ‘masal anlatıcılığı, robotik, siber güvenlik konusunda sertifika almak istiyorum’ diyebilir. Bütün bunlarla ilgili de bir ortam var. Bunlar da öğretmenlerimize ücretsiz ve her veli buna bu ÅŸekilde ulaÅŸabilir.” ifadelerini kullandı.
20 bin öğretmen ataması yapılacak
AA Editör Masası’na katılacağının duyurulmasının ardından, sosyal medyadaki yorumların neredeyse tamamında ek atama beklentisinin yer aldığının belirtilmesi üzerine de Ziya Selçuk, ÅŸunları kaydetti:
“Gençler üniversiteleri, fakülteleri bitiriyorlar, bir beklentileri var iÅŸle ilgili. Biz de bu konuda son derece büyük bir gayret sarfediyoruz. Burada Sayın CumhurbaÅŸkanımıza çok özel bir teÅŸekkür borçluyum. Sayın Maliye Bakanımıza özel bir teÅŸekkür borçluyum. Bu dönem inÅŸallah 20 bin ek atama daha gelecek. 20 bini geçenlerde ilan etmiÅŸtik, bir 20 bin daha gelecek. Bunların zaten herkes biliyor, belli dönemleri var yıl içerisinde. Süreç baÅŸlatılacak ve bu uygun dönem içerisinde de bu yıl içerisinde tekrar bir 20 bin ek atama daha var. Bugün ilk bahar. Cemre düştü ve biz de bir müjde vermiÅŸ olalım. Bu arada ekonomide özellikle 2019 üçüncü çeyrekten itibaren ortaya çıkan geliÅŸmelerden dolayı -aslında 20 bin ile sınırlıydı- fakat bu iyileÅŸmenin neticesinde 20 bin ek daha geldi ve bu bizi çok mutlu etti. Çünkü öğretmenlerimizin bu konudaki beklentilerini biliyoruz ve bu konuyla ilgili çalışmamız devam ediyor.”
Atamalar için yıl içinde iki dönem bulunduÄŸunu, bu dönemi bütün öğretmen adaylarının bildiÄŸini belirten Bakan Selçuk, “Çok uzun zamandır beklenen bir ÅŸeydi, müjdeyi burada vermiÅŸ olduk.” dedi.
“Tüm Bakanlar depremin yaÅŸandığı ilk gün bölgede oldu”
Elazığ’da meydana gelen depremin ardından Bakanlık olarak yürütülen çalışmalar, okullardaki hasar durumuna iliÅŸkin soru üzerine ilgili tüm Bakanların depremin yaÅŸandığı ilk gün bölgede olduÄŸunu anımsattı.
Beslenme, barınma, psikososyal destek, fiziksel ihtiyaçları ve sağlık ihtiyaçları noktasında çalışmaların hızla koordine edildiğini, anlık bir ulaşım sağlandığını, vatandaşlarla görüşüldüğünü anlatan Selçuk, devletin büyük bir kararlılıkla ilk günden itibaren sahada olmasının önemine vurgu yaptı.
Selçuk, dakikalarla söylenebilecek bir süre içerisinde kurumların bölgeye ulaşmasının, vatandaşların bu tip olaylarda devletin hızlı müdahale edeceğine yönelik güveni de güçlendirdiğini söyledi.
“Elazığ’da 30 civarında okul binamızda eÄŸitim yapılmamasına karar verildi”
Bakan Selçuk, eÄŸitim alanında da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte küçük çocukların rehabilitasyonu, sosyal, psikolojik desteÄŸi ile ilgili de ciddi tedbir alındığını belirterek, “Milli EÄŸitim Bakanlığı olarak şöyle bir yönümüz de var, okullarımız barınma yeri haline geldi. Yani orada beslenme, gece konaklamakla ilgili tedbirler alındı, ihtiyaçlar oluÅŸturuldu. Okul bahçelerine çadırlar kuruldu.” diye konuÅŸtu.
Japonya’da da okulların toplanma alanı olduÄŸunu ve Türkiye’de bu kültürün oturduÄŸunu gördüklerini aktaran Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekiplerimiz tarafından bütün okullarımız gece yarısından itibaren denetlenmek üzere ziyaret edildi. Hangi okulumuzda ne var ne yok aynı gün sabah bununla ilgili ön notlar ortaya kondu. Netice itibarıyla Elazığ’da 30 civarında okul binamız hasarlı olduÄŸu için o okullarımızda eÄŸitim yapılmamasına karar verdik. Güzel olan taraf ÅŸu, hemen bu binaların nasıl, nereye yapılacağı, kimler tarafından ne ÅŸekilde yapılacağının da birkaç gün içinde çözümlenmiÅŸ olması bizi rahatlattı.”

“Pazar günü ekibimizle beraber Elazığ’da olacağım”
Bu noktada yenilenen EÄŸitim BiliÅŸim Ağı’ndaki (EBA) akademik destek sisteminin lise ve üniversite giriÅŸ sınavlarıyla ilgili çocukların ihtiyacı olan çalışma ortamını, desteÄŸi, kaynağı saÄŸladığını söyleyen Selçuk, çocuklara rehberlik yapacak öğretmenlerin de ayarlandığını kaydetti.
Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz de oraya gitmek, destek olmak istiyoruz diyen o kadar çok gönüllü öğretmen var ki. Psikolojik danışmanlarımız, branÅŸ öğretmenlerimizden binlerce talep geldi. Akademik destek programı da bu çocuklarımıza özel olarak sunuldu. İnternet altyapısı gibi her ÅŸey halledildi. Önümüzdeki pazar günü ekibimizle beraber Elazığ’da olacağım. Velilerimizle de görüşme yapacağız. Çocuklarınızla ilgili bu tedbirleri aldık ama baÅŸka isteÄŸiniz var mıdır, neler yapabiliriz, ne tür eksiklikler var diyeceÄŸiz. Bunları yerinde tekrar tespit edip, pazartesi günü de okulları açacağız.”
“11 bin öğrencimiz bazı okullarla iliÅŸkilendirildi”
Bakan Selçuk, “Toplam 11 bin öğrencimiz bazı okullarla da iliÅŸkilendirildi. Her bir öğrencimiz için de kiÅŸisel tedbir alındı. Hiçbir sıkıntı yok demek doÄŸru deÄŸil, önemli olan sıkıntıyı çözmemiz. Onları da çözmüş olmanın rahatlığı içindeyiz. Konteyner kentte konaklayacak öğrenci ve ailelerimiz olacak. Onlarla ilgili de tedbirler devam ediyor, orada da biz ortam oluÅŸturuyoruz. Ayrıca 500 gönüllü öğretmenimiz hala çalışmalara devam ediyor.” dedi.
Psikososyal destek çalışmalarına iliÅŸkin de Selçuk, “20 bin öğrencimize ve vatandaşımıza ihtiyaç belirttikleri ya da biz ihtiyaç gördüğümüz için psikososyal destek saÄŸladık, saÄŸlamaya da devam ediyoruz.” bilgisini paylaÅŸtı.
Bakan Selçuk’tan velilere LGS kontenjanı müjdesi
Milli EÄŸitim Bakanı Selçuk, Liselere GeçiÅŸ Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak merkezi sınava iliÅŸkin, “Bu yıl 1 milyon 600 binin üzerinde öğrenci sınava katılacak. Sınavla girilecek okulların kapasiteleriyle ilgili bir artış söz konusu olacak mı?” sorusu üzerine, ÅŸunları kaydetti:
“İkinci bir müjdeyi daha verelim. VatandaÅŸlarımızın şöyle bir beklentisi var, ‘Geçen sene yaklaşık 120 bin civarında öğrenci, sınavla alan okullara yerleÅŸtirildi fakat bu sene öğrenci sayısı arttı. Bu 120 bin öğrenci devam ettiÄŸinde öğrencilerin stresi artıyor ve ‘biz o 120 binin içine nasıl gireceÄŸiz.’ Bu iÅŸin müjde tarafı ÅŸu, biz 120 bin olarak bakmıyoruz, yüzde 10 civarında olarak bakıyoruz. Yani öğrencinin sınavla alınacak kısmının yüzdelik dilimi önemli. Yani okullarımızda 120 bin kiÅŸilik kontenjan var, dolayısıyla yine 120 bin kiÅŸi alacağız diye bir bakış açımız yok. Geçen sene yüzde 10 civarında aldıysak, bu sene de bütün öğrencilerimizin yüzde 10’unu alacağız.”
 “Her türlü tedbir alınıyor”
Bakan Selçuk, merkezi sınava katılacak öğrenciler ve velilere, “Velilerimiz, öğrencilerimiz strese girmesinler. Biz bununla ilgili en az bir senedir çalışıyoruz. Okul okul, mahalle mahalle, ilçe ilçe… Sayın Valilerimizle de beraber her bir ilçe, il müdürümüzle defalarca toplantılar yapıp, sınıf sınıf çalışmalar yapıyoruz. Bu konuyla ilgili her türlü tedbir alınıyor, merak etmesinler.” çaÄŸrısını yaptı.
Böylelikle velilerde asıl stres oluÅŸturan “Acaba bu yüzde 10 olmazsa yine geçen seneki gibi olursa” faktörünün ortadan kaldırıldığını, kontenjanların oranının yüzde 10 civarında olacağını vurgulayan Bakan Selçuk, LGS kontenjanlarına iliÅŸkin, “Biz çocuklarımızı asla maÄŸdur etmeyiz. Rahat olsunlar onlar için de kontenjan oluÅŸturduk.” dedi.
“‘Fırsat adaleti’ imkanı az olan yerlerdeki çocuklar için”
“Sınavsız girilen okulların eÄŸitim kalitesiyle ilgili ÅŸu ana kadar neler yapıldı?” sorusunu yanıtlayan Bakan Selçuk, “Türkiye’de okullar arasındaki imkan ve öğrenme farkını azaltmak bizim 2023 Vizyon Belgemizin ana hedeflerinden bir tanesi.” deÄŸerlendirmesinde bulundu. “Fırsat adaleti”nin imkanı az olan yerlerdeki çocuklar için olduÄŸunu belirten Selçuk, şöyle devam etti:
“Diyelim ki bir tasarım beceri atölyesi yaptık. 6 bin 400 civarında tasarım beceri atölyesi yaptık. Bunun yaklaşık 300 milyon liranın üzerinde maliyeti var. Bu atölyeleri nereye yaptık diye sorarsanız, çevredeki okullara yaptık. Yani imkanı daha az olan okullara yaptık. Niye merkezdekilere yapmıyoruz? Çünkü merkezde bazı imkanlar daha yüksek. O yüzden de o bahsettiÄŸiniz okullara pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bu anlamda da güçlenmesi için öğretmen eÄŸitimlerinde öncelik tanıyoruz. Öğretmen eÄŸitiminde içeriÄŸi, okulların fiziksel imkanın zenginleÅŸtirilmesini, okulun finansmanını, bu çerçevede hem genel olarak hem de okul bazında iyileÅŸtirme devam ediyoruz.”

“Ne gerekirse yapmanın sözünü de buradan veriyoruz”
“Sosyal medyada 5 ayda 250 kitap okuduÄŸunu söyleyen 10 yaşındaki Atakan Kayalar’ın ailesi sizden destek istedi. Atakan’ın durumuyla ilgili ne söylersiniz?” sorusu üzerine Selçuk, konuya pedagojik açıdan bakmak gerektiÄŸini belirtti. Selçuk, kendi alanının psikolojik danışma ve rehberlik olduÄŸunu ifade ederek ÅŸunları söyledi:
“Biz bir çocuÄŸun durumunun sosyal medyada bu kadar yer alması ve bir çocuÄŸun üzerinden bu kadar tartışma yapılmasını onaylamayız. Burada herhangi bir çocuÄŸumuzun durumundan ziyade, diÄŸer çocuklar üzerinde oluÅŸan baskıya hiç kimse dikkat etmiyor. Yani bu önemli bir durum ve adı geçen çocuÄŸumuzun da aşırı bir yüklenmeye ve sosyal medyada bir tüketim öznesi olarak yer almasına, beklenti patlamasına ve çocukla ilgili kendi çocukluÄŸu açısında oluÅŸabilecek sıkıntılar vesaire diye düşündüğümüzde bizim tavrımız ÅŸu olur, efendim bu doÄŸru mu yanlış mı? Bu doÄŸru ve yanlış deÄŸil. Bu sadece ihtiyacın dili üzerinden bakmak. Åžimdi biz ne yaptık, duyduÄŸumuz anda itibaren ilgili uzmanlarımızı aileyle görüştürdük, tedbirlerimizi aldık. Rehberlik AraÅŸtırma Merkezi uzmanları, Atakan ve ailesiyle pedagojik ve eÄŸitsel süreçle ilgili iletiÅŸimde… Bireysel olarak ihtiyacı neyse biz bunu giderebilecek altyapıya sahibiz. Testlere ve hangi alanda hangi uzmanımızın ya da öğretmenimizin ne tür desteÄŸine ihtiyacı var buna baktık. Biz bunu yaparız ama sessizce yaparız. Bunu çıkıp sürekli sosyal medyada ya da medyada dillendirmek, çocuÄŸun kiÅŸiliÄŸi açısından ve baÅŸka çocukların psikolojisi açısından, baÅŸka ailelerin beklentisi açısından birtakım olumsuz durumlara yol açabilir. Bu konuyu burada kapatmak istiyorum. Biz gereken her türlü uzmanlığa sahibiz. Üniversitelerimizde uzmanlarımız var, Milli EÄŸitim Bakanlığımızda uzmanlarımız var. Ne gerekirse yapmanın sözünü de buradan veriyoruz. Kamuoyu bunu daha fazla tartışmasın.”
“MaÄŸduriyeti önlemiÅŸ olduk”
Selçuk, “Özel okullarla ilgili yeni yönetmelik çalışması dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikle neler deÄŸiÅŸti?” sorusuna, ÅŸu yanıtı verdi:
“Bizim şöyle bir yaklaşımımız var. Hangi konuda karar alacaksak ilgili paydaÅŸlarla aylarca çalışıyoruz. Bu Milli EÄŸitim Bakanlığının içinde kendi kendimize aldığımız bir karar deÄŸil. Özel eÄŸitimle mi ilgili, evet bunu yapıyoruz. Özel öğretimle mi ilgili, bunu yapıyoruz. Ders geçmeyle mi ilgili, öğretmenlerimiz, müfettiÅŸlerimiz, okul müdürlerimiz olmadan asla karar almayız. Burada da özel öğretim ile ilgili paydaÅŸların tamamını defalarca davet edip birlikte çalıştık. Velilerimizi, öğretmenlerimizi, okul müdürlerimizi davet ettik. Bununla ilgili özel çalıştaylar yaptık. ‘Neye ihtiyacımız var?’ dedik. Sistemin akışkan olması, sistemin makul olması, sistemin eÄŸitim boyutunun yükselmesi anlamında onlarca beklenti var. Bunların yüzde 100’e yakınını çözdük. İki üç tanesinden somut örnek vereyim, mesela velilerimiz diyelim ki özel okula ön kayıt yaptırıyor, resmi okulda da kayıt hakkı kazanıyor. Bu özel okula ödedikleri ücretin yüzde 10’unda kesinti ya da iadesi konusunda bir problem vardı. Bununla ilgi velilerden binlerce istek geldi. Biz bu yönetmelikle bunu çözmüş olduk. ‘Kurumlardan ayrılan öğrenci veya kursiyerlerin ücret iadeleri ayrılış tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde ödenir’ diye bir kaide getirdik. Dolayısıyla bu maÄŸduriyeti önlemiÅŸ olduk. Yani hiç gitmediÄŸi bir okul, hiç baÅŸlamadığı bir ders konusunda birtakım maÄŸduriyetler vardı. Birçok özel öğretim kurumumuz da bu konuda düzenleme olmamasına raÄŸmen olumlu yaklaşım içindeydi.”
“Okulların en az 500 metrekare bahçesi olmasını istiyoruz”
Okulların fiziki koÅŸullarıyla ilgili birtakım sıkıntıların söz konusu olduÄŸuna dikkati çeken Selçuk, “Özel okul açma standartlarını yükseltmek istiyoruz. Bu standartların bir kısmı kanuni düzenleme gerektiriyor. Bununla ilgili de Meclis’teki süreç devam ediyor. Yüce Meclisimiz bu konuyla ilgili gereken çalışmalara karar verecek.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Özel okullarla ilgili mağduriyet yaşanmamasını, velilerin sıkıntıya girmemesini, bazı finansal sorunların eğitimsel sorunlara yol açmamasını, eğitimden kazanılan finansmanın başka alanlarda kullanılmamasını istediklerini aktaran Selçuk, bu konulardaki taleplerini taslak olarak ortaya koyduklarını dile getirdi. Bakan Selçuk, şöyle konuştu:
“Bu yasal kısmı. Åžimdi konuÅŸtuÄŸumuz yönetmelik kısmı. Yönetmenlikte de bizim düzenleyebileceÄŸiniz hususlarla ilgili ve mesela en az 500 metrekare bahçe olmasını istiyoruz. Yani hiç bahçesiz bir okul olmaz. Çocuklar bir ana caddenin üstünde üç metre sonra ana yolun olduÄŸu bir yerde okumamalı. Standartları yükseltmek istiyoruz.”
CoÄŸrafi Bilgi Sistemine de (CBS) deÄŸinen Selçuk, “Türkiye eÄŸer bir okula yatırım yapacaksa, yeni bir inÅŸaat yapacaksa, bu gösteriyor. Diyor ki ‘Buraya yapman lazım, 1 liran varsa buraya yatır.’ Bununla ilgili her bir okulun imar durumu, okul bahçesi, duvarı, sınıfı, laboratuvarı hepsi burada ve biz özel okul açmak isteyen kiÅŸilerin de baÅŸvuru evraklarına bununla ilgili verileri eklemesini istiyoruz ki standartları herkese açık hale gelsin. ‘Birisi bir yerde bir okul açsın da onun standardı deÄŸiÅŸik olsun, öbürünün standardı deÄŸiÅŸik olsun.’ deÄŸil. Her ÅŸey CBS’ye girecek ve ulusal düzeyde de ÅŸeffaflaÅŸacağız.” dedi.
“Spordan, sanatsal aktivitelerinden vazgeçmemeli”
EÄŸitimde fırsat adaleti üzerinden gittiklerini ifade eden Selçuk, “Aksi takdirde eÄŸitimin istikameti bozuluyor, amacı deÄŸiÅŸiyor. Biz gerçekten insan yetiÅŸtirmek deÄŸil de sadece katı anlamda ‘sınava adam hazırlamak’ gibi bir yarıştırma amacına dönüyoruz. Bu da istediÄŸimiz bir ÅŸey deÄŸil.” dedi.
Selçuk, olimpik ve paralimpik branşlarda ulusal ve uluslararası düzeyde bazı yarışmalarda başarılı olan çocuklar bulunduğuna işaret ederek şöyle devam etti:
“Her ÅŸey sadece matematik, fizik veya kimya deÄŸildir. Spor ve sanat da önemlidir. Çocuk ‘Ben sınava hazırlanıyorum.’ diyerek spordan, sanatsal aktivitelerinden vazgeçmemeli. Bunun için TÜBİTAK ve sporla baÄŸlantılı kurumlar aracılığıyla derece elde eden çocuklarımızın özel öğretim kurumlarında ücretsiz okumasıyla ilgili yeni bir ÅŸey getirdik. ‘Bunlara puan vererek, bu belgeleri dikkate alarak kayıt yapalım.’ diye bir avantaj getirdik. Bunu Türkiye’de orta vadede daha da büyüteceÄŸiz. Sporla, sanatla, bilimle ilgilenen herkese bir ek avantaj saÄŸlamakla ilgili bazı hazırlık çalışmalarımız da var.”
Voleybol Federasyonuyla voleybol okulu açtıklarını ve bunların hem akademik hem spor taraflarıyla ilgilendiklerini vurgulayan Selçuk, İstanbul’da lisanslı sporcu sayısında yüzde 200’ün üzerinde artış olduÄŸunu söyledi. Selçuk, “Sadece bu protokolle oldu. İnanılmaz bir raÄŸbet var. Bu aldığımız tedbirlerle voleybolun altyapısı müthiÅŸ geliyor.” diye konuÅŸtu. Selçuk, kendisinin de Federasyonda uzun yıllar çalışmış biri olarak bunu çok önemsediÄŸini bildirdi.
Hakemlik lisesi açılacak
Futbol Federasyonuyla hakemlik lisesi açmayı planladıklarını anlatan Selçuk, “Okuldan gelen hakemler olmalı. Nasıl olsa hakemlik ihtiyacı var. O zaman federasyonla ortak açtığımız bu okuldan gelsin bu çocuklar. ‘Ben baÅŸka bir ÅŸey istemiyorum, hakem olmak benim hayalim, niye ÅŸu ya da bu tercihinde kalıyorum.’ Sana özel yer var, tam da bu sorunu çözmek için.” dedi.
Müzik, sanat, resim için de destekleri olduğunu ve orta vadede bu desteği ulusal ölçekte yaygınlaştıracaklarını belirten Selçuk, geçen yılın eylül ayından itibaren her bir çocuğun bilim, sanat ve spor alanında yaptıklarının kayıt altına alındığı bir sistemin altyapısının oluşturulduğunu söyledi. Selçuk, şunları kaydetti:
“Dünyanın, Türkiye’nin neresine giderse gitsin biz çocuÄŸun e-Portfolyosu’ndan her türlü projesini, baÅŸarısını, belgesini, olimpiyatını görüyoruz. Åžimdi bunu oluÅŸturuyoruz. Åžu anda oluyor. İkinci aÅŸamada bunların hepsini dikkate alacağız. Bir taraftan da Gençlik ve Spor Bakanlığımızla tarama yapıyoruz. Hangi çocuÄŸun, hangi spora yeteneÄŸi var. Okul okul, sınıf sınıf 1 milyon 200 bin civarında öğrenciye bunu yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Dolayısıyla nokta atışı sporcuyu belirliyoruz. Sonra onu nokta atışı voleybola, hokeye gönderme imkanımız var. Bunun dijital altyapısını kurmuÅŸ olmak çok önemli. Bu bilgiler ne olacak, kim dikkate alacak, bu karneye nasıl yansıyacak? Bütün bunların altyapısı bitti, hayata geçti.”
Kaynak: AA

