Milli hava araçlarının “kuş çarpma testleri” Türkiye’de yapılacak: 1,8 kilogramlık kuştan 25 tonluk etki

Milli hava araçlarının kuş çarpma testleri Türkiye'de yapılacak 1,8 kilogramlık kuştan 25 tonluk etki

Milli hava araçlarının kuş çarpma testleri Türkiye'de yapılacak 1,8 kilogramlık kuştan 25 tonluk etki

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk Kuş Çarpma Test Tesisi kapılarını Anadolu Ajansına açtı.

Türkiye’nin özgün hava aracı projelerinin “kuş çarpma testleri” artık yurt içinde yapılacak.

Milli Muharip Uçak, Hürjet, Gökbey gibi hava araçlarının gelişim ve üretim süreçlerine destek olacak Türkiye’nin ilk Kuş Çarpma Test Tesisi kapılarını Anadolu Ajansına açtı.

Kuş Çarpma Test Tesisi ile havacılığın en büyük tehditlerinden biri olarak nitelendirilen kuş çarpmasında hava araçlarının en az zararı görmesini sağlamak için yürütülen çalışmalarda kullanılacak altyapı Türkiye’ye kazandırıldı. Tesiste, çeşitli kütlelerde jel formda oluşturulmuş kuş kalıplarının top sistemine benzer bir yöntemle fırlatılması sonucu hava aracı bileşeninin aldığı hasar tespit edilecek. Elde edilecek test verileri hava aracının tasarımına yansıtılacak.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Yapısal Test Müdürü Ömer Faruk Türkmen, AA muhabirine, tesisin 2 ay önce faal hale geldiğini, son rötuşların ardından test yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Üreticilerin hava araçlarını iki koşulda test etmesi gerektiğini belirten Türkmen, şöyle konuştu:

“Hava aracını kaza dayanım ve beka açısından sertifiye etmeleri gerekiyor. Bu da temel olarak jelatinin atılması, çarpma sonrasında sıkıntı yaşanmaması durumunda sertifika alınmasıyla tamamlanıyor. İkincisi ise tasarımlarımızı mükemmelleştirmek için yaptığımız çalışma. Attığımız jelatinin ağırlığı, boyutu, hacmi, geometrisi, çarpma hızı, çarptığı zaman oluşturduğu etki, gerilimi, kuvveti hatta çarptıktan sonra jelatinin dağılmasını, uçağın aldığı şekli, bütün her şeyi kaydedebiliyoruz, ölçebiliyoruz. Bu datalar, bilgisayarlı ortamda yani simülasyon yapılan ortamdaki dataların iyileştirilmesi için kullanılıyor. Bu datalarla birlikte tasarımı bir üst seviye taşıyabiliyorsunuz, iyileştirebiliyorsunuz, değiştirebiliyorsunuz. Bu sayede ‘Bu olmadı, diğerine geçelim’ şeklinde değil, tasarım ve ölçümle sonuca ulaşabiliyoruz.”

Parçalar yurt dışına gitmeyecek, test maliyeti düşecek

Türkmen, test tesisi kurulmadan önce uçağın en kritik parçaları için kuş çarpma testlerinin yurt dışında yapıldığını ifade etti.

“Örneğin Hürkuş’un kanopisi yurt dışına giderdi, belirli ağırlık ve hızda jelatin atıldıktan sonra kırılıp kırılmadığı test edilirdi. Testi geçti ya da geçmedi, bunun dışında bilgi yoktu ve daha çok sertifikasyona yönelik testlerdi.” diyen Türkmen, sınırlı sayıdaki bu merkezlerin test takviminde yer bulmakta zorluklar yaşandığını, sınırlı test yapılabildiğini, bunun da kendi proje takvimlerini olumsuz etkilediğini anlattı.

Kuş çapma testlerinin Türkiye’de yapılmasının maliyet açısından da önemli avantaj sağladığını vurgulayan Türkmen, “Yurt dışında ödenen ücretin 5’te biriyle bu testleri yapabiliyoruz.” dedi.

Türkmen, tesisin Türk Havacılık ve Uzay Sanayii yanında ASELSAN, TEI, saydam yapılar yapan alt yükleniciler, rüzgar türbinleri ve kanatları yapan firmalara da hizmet verebileceğini dile getirdi.

Projeler birbirini beklemeyecek

“Tesiste yapılacak testlerde şirketin yürüttüğü projeler arasında bir öncelik olup olmayacağına, testlerin hangi projeyle başlayacağına” ilişkin soruya karşılık Türkmen, “Hepsiyle başlayacağız. Önce Hürjet, Milli Muharip Uçak, Gökbey diye sıralamamız yok. Hepsini belki 1 gün arayla yapabilecek altyapı kurduk. Kullandığımız jelatin kuş modelini, sabotları buna göre hazırladık, altyapımızı ve personel istihdamını buna göre yaptık, mühendislerimizi buna göre yetiştirdik ve alanımızı da buna göre kurduk. Yani bir proje diğerini bekliyor diye bir şey olmayacak burada. Kim önce getirirse parçasını, onlardan başlayacağız.” yanıtını verdi.

Altyapı sayesinde yapılan atışa ilişkin bütün ölçümleri alabildiklerine işaret eden Türkmen, bunun simülasyon ortamındaki verilerle karşılaştırılmasıyla çok büyük zaman kazancı sağlandığını ve kaza dayanım, beka açısından da tasarımın mükemmelleştirildiğini söyledi.

Türkmen, hava aracına uygulanacak kuş çarpma testi için bir sayı söz konusu olmadığını aktararak, şunları kaydetti:

“Aslında belli bir sayı yok. Hava araçları iniş ya da kalkışı esnasında kuş sürüleriyle karşılaşıp bir darbe alıyorlar. Aslında hava aracı kuşa çarpıyor. Bu esnada hava aracının bekasının olması yani görevine devam edebilmesi, inişini yapabilmesi lazım. Bir jeti düşündüğümüzde, önde bir radom, burun var. Daha sonra kanopi, hücum yüzeyleri, dikey kuyruk hücum yüzeyi diyebilirsiniz. Buralarda birbirinden farklı kaç parça varsa o kadar test söz konusu. Mesela bir proje için 6 test kampanyası düşünüyoruz. Bu test kampanyalarıyla 1-2 kalibrasyon atışından sonra data alma atışlarına geçilir. Tekrarlanabilirliği sağlamak adına en az 3 atış yapmak zorundasınız. 3 atıştan da aynı sonuçları alıp almadığınıza bakarsınız. Bu dataları kaza dayanım ve beka ekiplerine aktarıp, onların analizleriyle karşılaştırılmasını sağlarsınız.”

1,8 kilogramlık kuştan 25 tonluk etki

Ömer Faruk Türkmen, kuş çarpma testi için belirlenen standartlara uygun olarak 0,5’ten 3,5 kilograma kadar kuşları simüle eden bir jelatin kuş oluşturduklarını söyledi.

Test sürecine ilişkin de bilgi veren Türkmen, şöyle konuştu:

“Çalıştığımız projelerden birinde 1,8 kilogramlık bir kuşu, jelatin modelle yapıyoruz. Geometrisini, uzunluğunu, hacmini, yoğunluğunu belirliyoruz. Kuşlar havalanıyor, uçağımız buna çarpıyor. Uçağı çarptıramayacağımız için testte uçağı sabit tutuyoruz ve kuşu hareketlendiriyoruz. Kuş jelatinin hızına ve ağırlığına göre basınç değerini belirliyoruz. Fırlatmayı yaptığımız namlunun ucunda 2 lazer sensörümüz var. Namlu çıkış hızını buradan ölçüyoruz. Ayrıyeten 3 tane hızlı kameramız var. Yani ilerleyiş hızını, çarpışma hızını, çarpma açısını, çarptıktan sonra dağılımının her şeyini buradan ölçüyoruz. Test parçasını bağladığımız yerde yük, basınç, gerilim, ivme ölçerlerimiz var. Böylece atışın tamamını ölçebilir halde kuş jelatinini fırlatıyoruz. En önemlisi bu altyapı bizde. Günün birinde radomu değiştirmek isteyebiliriz, ayrı bir radar takmak isteriz, kanopiyi değiştirmek isteriz, hiç sorun değil. Yeni tasarımı için atışlar yaparız ve datalarını toplarız.”

1,8 kilogramlık kuşun uçağın hızıyla birleştiğinde bir projede yaklaşık 25 tonluk bir etki yaratacağını vurgulayan Türkmen, testin başarılı olması için uçak parçasının etkiye dayanması ve bekasını devam ettirmesi gerektiğini bildirdi.

Ömer Faruk Türkmen, bu süreçte verilen desteklerin önemine işaret ederek, “Hem Genel Müdürümüz hem Savunma Sanayii Başkanımız hem de Cumhurbaşkanımız bize çok büyük destek oluyor. Bize zaten sadece destek lazım. Bu destek sayesinde mühendislerimiz çok hızlı şekilde bu altyapıları kurabiliyorlar. Genele bakıldığında kuş çarpma altyapısı aslında çok küçük bir altyapı. Yıldırım test tesisi, yapısal test tesisi ve Demir Kuş’u kapsayan çok büyük bir altyapı kurulumu var. Bilgisayar ortamında yapılan işlerin tamamen gerçekle korele edilip, eşleştirilip mükemmelliğe ulaşması için bize büyük fayda sağlıyor.” dedi.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.