Prof. Dr. Selvi: 1. Dünya Savaşı’nda Kafkasya’da Rus ordusu içerisinde 150 bin Ermeni gönüllüsü vardır
Prof. Dr. Selvi 1. Dünya Savaşı'nda Kafkasya'da Rus ordusu içerisinde 150 bin Ermeni gönüllüsü vardır
Prof. Dr. Haluk Selvi, Birinci Dünya Savaşı’nda Ermeni komitacıların Rus cephesine geçtiÄŸini belirterek, “DoÄŸu Anadolu’da ve Kafkasya’da Ermeni komitaların Türklere yönelik katliamları Rus iÅŸgali altındayken gerçekleÅŸtirildi.” dedi.
Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Selvi, Ermeni tehcirinin sebepleri ve tehcire giden süreçte Ermeni örgütlerinin çıkardığı olayları ve isyanları AA muhabirine değerlendirdi.
Ermeni örgütlerinin faaliyetlerinin 3 ayrı parametrede ele alınması gerektiğini kaydeden Selvi, bunlardan ilkinin Sultan 2. Abdülhamid dönemi, ikincisinin 2. Meşrutiyet dönemi, üçüncüsünün ise 1. Dünya Savaşı başlar başlamaz çıkan olaylar olduğunu söyledi.
“TaÅŸnak ve Hınçak komiteleri silahlanmaya baÅŸladı”
2. MeÅŸrutiyetle birlikte Ermeni çetelerin siyasal hayata katıldığını, bu çetelerin Balkan savaÅŸlarından sonra kanun dışı düzene geçtiÄŸini belirten Selvi, “1913 yılında TaÅŸnak ve Hınçakların kongreleri baÅŸlıyor. Köstence’de 1913 AÄŸustos’ta toplandılar, bu toplantı dönüm noktasıydı. Artık ‘Biz artık legaliteyi bırakıyoruz, Anadolu Ermenileri silahlanacaklar ve kendi geleceklerini tayin edecekler, savaÅŸ ve silahlı düzene geçiyoruz’ diyorlar. TaÅŸnak ve Hınçaklar, Rusya ve İngiltere’nin yönlendirmesiyle birleÅŸtiler, ittifak kurdular.” ifadelerini kullandı.
Haluk Selvi, hem Hınçakların Köstence’deki kongresinde hem de 1914’te TaÅŸnakların İstanbul’daki kongresinde alınan karar çerçevesinde hızlı bir ÅŸekilde silahlanmaya baÅŸlanıldığını aktardı.
“Ermeni komitaları Osmanlı askerlerine giden desteÄŸi engellediler”
Mart 1915’te Çanakkale muharebelerinin devam ettiÄŸi dönemde Yozgat, Sivas, Erzurum gibi illerde TaÅŸnak ve Hınçakların organize ettiÄŸi büyük olayların çıktığını aktaran Selvi, sözlerine şöyle devam etti:
“Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir taraftan askeri Çanakkale’ye, güneyde Irak cephesine, Basra Körfezi’ne, Sina cephesine sevk ediyor, diÄŸer taraftan da bu karışıklıkları önlemek için Ermeni komitacılarla uÄŸraşıyor. Bu yüzden, devlet enerjisini ikiye bölmüş oluyor. Kafkasya’da Rus ordusu içerisinde 150 bin Ermeni gönüllüsü vardır. Sarıkamış harekatının baÅŸarısızlığının arkasındaki en önemli sebeplerden birisi Erzurum ve Van’da Osmanlı askeri birliklerinin lojistik desteÄŸini engelleyen Ermeni komitalarıdır. Arkadan destek ve yardım gelememiÅŸtir. Telgraf tellerini kestiler. Sevk ve idare sırasındaki Osmanlı askerlerinin götürdüğü yardımları kestiler.”
Rusya’da BolÅŸevik ihtilalinin ardından, Ruslar geri çekilse de iÅŸgal edilen Osmanlı topraklarında kalan Ermeni komitacıların katliama devam ettiklerini dile getiren Selvi, Erzurum, Erzincan’dan baÅŸlayıp Bakü’ye kadar olan sahada, 1918 yılında ÅŸubat ayından nisana kadar büyük bir katliam yapıldığını kaydetti.
Prof. Dr. Selvi, şunları aktardı:
“DoÄŸu Anadolu’da ve Kafkasya’da Ermeni komitaların Türklere yönelik katliamları Rus iÅŸgali altındayken gerçekleÅŸtirildi. Rus iÅŸgali sahasında Erzincan’a kadar gelmiÅŸlerdi, Trabzon’un doÄŸusundan bütün iller Rus iÅŸgali altında. 1916’dan 1918’e kadar Ruslar hakim olmuÅŸlar. Ancak Rus ordusu Brest Litovsk AnlaÅŸmasıyla iÅŸgal ettiÄŸi bölgelerden çekilmeye baÅŸlarken, kendi erzakı ve toplarını taşıyabilmek için zaman kazanmak amacıyla biraz da kaos için burada Ermeni komitalarını bırakıp çekildiler. Erzurum’un yöneticisi artık Albay Morel ve Andranik’ti.”
Ermeni mezaliminin asıl uygulandığı tarihin 1918 yılı olduÄŸunu ifade eden Selvi, “Tehcirle birlikte 650 bin Ermeni yerinden oynatıldı. Bu sevk sırasında açlık, salgın hastalıklar, çeteciler yüzünden yaklaşık 55 bin Ermeni hayatını kaybetti. Trabzon, Erzurum, Erzincan, Van’a kadar girmiÅŸ olan Rusya’ya gönüllü olarak katılan Ermeni komitalar vardı. 1917’de BolÅŸevik ihtilali oldu, Rusya geri çekilirken, arada tampon olarak Ermenileri bıraktı. Ermeni çete reisi Andranik’in gerçekleÅŸtirdiÄŸi katliamlar süreci, 1918 Ocak’tan 1918 Mayıs’ına kadar sürer. 5 aylık süreçte 1 milyona yakın Müslüman hayatını kaybetmiÅŸtir.” diye konuÅŸtu.
 “Türklere ait toplu mezarlarda cenazelerin üzerinde balta izleri var”
Osmanlı Devleti’nin 1918 ile 1920 yılları arasında köy köy tahkikat yaptırdığını ve görgü tanıklarının anlattıklarını not ettiklerini bildiren Selvi, toplu mezarlardan çıkan cenazelerin üzerinde balta, kılıç izleri bulunduÄŸunu belirtti.
Cenazelerin toplu olarak gömüldüğünü ifade eden Selvi, şu bilgileri verdi:
“Kars Subatan’da 570 sivil vatandaÅŸ samanlıklara doldurularak yakıldı. Van Zeve’de, Erzurum Alaca’da birçok sivil aynı ÅŸekilde öldürüldü. İnsanlar böyle öldürülmüş, vücudunda kurÅŸun izin yok. Peki o toplu mezardakiler Türklere ait olduklarını nereden biliyoruz? Çünkü ilk sözlü tarih çalışmalarımızda bizde bunları gösterenler köylülerdi. Bu cenazelerin boyunlarında muskalar var. Kafa yapılarından biliyoruz. Açtığınızda da Türklere ait olduÄŸunu gösteren gümüş yüzükler bulunuyor, Kur’an bulunuyor.”
Ermenilerden sadık olan tebaadan Osmanlı’nın seferberlik çaÄŸrısına katılanların da olduÄŸunu aktaran Selvi, “Osmanlı devletine sadık olan Ermeniler de vardı, ordu içerisinde görevli olan Ermeniler, bir vatandaÅŸ olarak da görevlerini yerine getirdiler. Komitacıları ayrı bir statüde tutmak gerekiyor.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
“Tehcir kararı bir zorunluluktu”
1 Mayıs 1915’te Rusların Van’ı kuÅŸattığını, 15 Mayıs’ta da ÅŸehrin düştüğünü hatırlatan Selvi, Andranik, Hamazsb, Dro birliklerinin Van’ın bütün köylerine saldırmaya baÅŸladığını söyledi.
Selvi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu bölgeyi çok iyi bilen Ermeni komitacılar Rus ordusuna öncülük ediyorlardı. Van’ın düşmesinin en önemli sebepleri, arkadaki Ermeni komitalarının iletiÅŸim hatlarını kesmeleri, lojistik desteÄŸi engellemeleri ve Rus ordusu içerisindeki Andranik ve Hamazsb’ın destekleridir. Van ve çevresindeki köylerde, Ermeni komitaları Müslümanlar’a karşı acımasız katliama giriÅŸtiler. Osmanlı devleti bir karar vermek zorundaydı artık. Osmanlı Bakanlar kurulu toplandı. Hükümet Ermenileri sevk etmek zorunda kaldı. Bu bir zorunluluktu.”
Kaynak: AA
