Reuters’ın Türkiye’ye iliÅŸkin kullandığı fotoÄŸrafa gazetecilerden tepki

Reuters'ın Türkiye'ye ilişkin kullandığı fotoğrafa gazetecilerden tepki

Reuters'ın Türkiye'ye ilişkin kullandığı fotoğrafa gazetecilerden tepki

İngiliz haber ajansı Reuters’ın Türkiye ve Fransa’da Kovid-19 kısıtlamalarının 1 Temmuz’dan itibaren esnetileceÄŸini duyurduÄŸu haberinde, Türkiye için tercih ettiÄŸi fotoÄŸraflar basın meslek örgütleri, gazeteciler ve Türk halkından büyük tepki topladı.

Fransa’ya dair haberde, tedbirlerin esnetilmesiyle turistlerin Paris’e döndüğü, bir çiftin pandemi nedeniyle yarıda kalan balayını burada tamamladığı anlatılırken, Türkiye’ye iliÅŸkin haberde kepengi kapalı dükkanlar önünde bir kağıt toplayıcısının fotoÄŸrafı servis edildi. Reuters’ın haberde kullandığı bu fotoÄŸraf, “algı operasyonu” olarak deÄŸerlendirildi.

Haberlerde Türkiye’ye ait olduÄŸu belirtilen fotoÄŸraf, Türk medyasının temsilcileri ile gazeteciler ve basın meslek örgütleri tarafından “Türkiye’deki mevcut durumla ilgisi olmadığı” ve “manipüle edildiÄŸi” belirtilerek, eleÅŸtirildi.

“Çok bariz, aÅŸağılık bir manipülasyon”

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun, uluslararası haber ajanslarının eskiden belli bir tarafsızlıklarının söz konusu olduğunu, prestijli kanallar olduklarını ifade etti.

CoÅŸkun, “Artık bir referans olmaktan çıktılar. Taraf haline geldiler. Manipülasyon yapmaya baÅŸladılar. Bu da bunun en çarpıcı örneÄŸi. Bu son yasakların, kısıtlamaların kaldırılmasıyla ilgili fotoÄŸraf artık bunun zirve noktası. Türkiye’ye bakışlarını bundan daha iyi ortaya koyamazlardı. Çok bariz, aÅŸağılık bir manipülasyon olduÄŸunu düşünüyorum.” diye konuÅŸtu.

“Türkiye’nin turizmden hak ettiÄŸi payı almaması için paylaşılan bir fotoÄŸraf”

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu da uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye aleyhinde imaj oluşturmak için her fırsatı değerlendirdiklerini, bunun son olarak da Kovid-19 ile mücadeledeki adımlarıyla alakalı geldiğini söyledi.

LikoÄŸlu, Reuters’ın haberinde kullandığı fotoÄŸrafları şöyle yorumladı:

“Uluslararası bir haber ajansının, görevi reklam deÄŸil haber olan bir ajansın böyle bir yalanıyla karşı karşıyayız. Türkiye’nin normalleÅŸmenin ardından turizmden hak ettiÄŸi payı almaması için, turistlerin Türkiye’yi tercih etmemesi için Türkiye güvenli bir ülke deÄŸilmiÅŸ, yeni misafirleri ağırlamaya hazır deÄŸilmiÅŸ gibi bir imajı oluÅŸturmak için ne yazık ki paylaşılan bir fotoÄŸraf. Bu fotoÄŸraf ne zaman, nerede çekildi bilmiyoruz. GeçtiÄŸimiz haftalarda Türkiye’nin turistik alanlarıyla ilgili yerlerinde çekilseydi çok daha gerçekçi, hareketli fotoÄŸraflar ortaya çıkabilirdi. Kasıtlı, nerede, ne zaman çekildiÄŸini bilmediÄŸimiz bir fotoÄŸraf. Türkiye’nin ya da ülkelerin turizm konusundaki hazırlıklarını haber yapan bir anlayış bu fotoÄŸrafı paylaÅŸtı. Uluslararası bir haber ajansına, tarafsız olduÄŸu iddia edilen bir habercilik anlayışıyla baÄŸdaÅŸmayan bir davranış. Ama Türkiye olarak bunları zaten biliyoruz, tanıyoruz.”

“Artık çok daha ince hesaplanmış içeriklerin servis edildiÄŸini görmeye baÅŸladık”

DiriliÅŸ Postası Genel Yayın Yönetmeni Recep Yeter, uluslararası haber ajanslarının ve medya kuruluÅŸlarının Türkiye’yle ilgili konuları ele alırken gazeteciliÄŸin temel kriterleri olan tarafsızlık, objektiflik gibi ilkeleri yok saydıklarını, görmezden geldiklerini gözlemlediklerini vurguladı.

Yeter, özellikle son 10 yılda yüzlerce kez örnekleriyle gördüklerine iÅŸaret ederek, “Son dönemde, özellikle son 3 yıldır bu yaklaşımın farklı bir biçim aldığını görüyoruz. Daha önceden çok daha keskin ÅŸekilde, düşmanca bir yaklaşımla tavır sergilenirken artık çok daha ince hesaplanmış özenle oluÅŸturulmuÅŸ içeriklerin servis edildiÄŸini görmeye baÅŸladık. İçerisine baktığınızda haberde herhangi bir olumsuz yaklaşım söz konusu deÄŸilken, habere iliÅŸtirdiÄŸi bir fotoÄŸraf ya da habere koyduÄŸu bir baÅŸlıkla aslında herkes için sıradan kabul edilebilecek bir haberin tamamen farklı algılanmasına sebep olmak üzere özel bir çalışmanın yapıldığını görüyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Bir algı operasyonu”

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet de haberin Türkiye’yle ilgili kısmının kötü niyetle yapıldığı kanaatinde olduÄŸunu, özellikle bu tür fotoÄŸrafların seçilmiÅŸ olmasının niyet anlamında bu haberi sorgulatır hale getirdiÄŸini belirtti.

Salgın sürecinde gerek Reuters’ın merkezi İngiltere’de gerekse bu haberde daha sevimli gösterilen Fransa’da ciddi sıkıntılar yaÅŸandığını, saÄŸlık sistemlerinin taşıyamadığını, çok fazla insanın hayatını kaybettiÄŸini, yeterli derecede müdahalede bulunamadıklarını anlatan Acet, “Türkiye, özellikle ilk 6 ayda bütün dünyaya model olacak bir baÅŸarı hikayesi yazmasına raÄŸmen Avrupa ülkeleri -ki bunların arasında da İngiltere ve Fransa önde geliyordu- deyim yerindeyse periÅŸan oldular. Bu anlamda da Türkiye’ye karşı yapılan haksızlık var. Burada çok açık bir algı operasyonu yürütülmüş.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Reuters’ın son dönemde Türkiye’ye karşı negatif tutum içerisinde olduÄŸunun baÅŸka örnekler üzerinden de bilindiÄŸine dikkati çeken Acet, bu örneÄŸin ise kötü niyetle yapılan bu tür haberlerin, yaklaşımların artık zirve noktalarından birini temsil ettiÄŸini söyledi.

Aşılamada Türkiye’nin hızlı bir atak yaptığına da deÄŸinen Acet, “Geçen hafta, günde vatandaÅŸlarına en fazla aşı yapan ülke oldu. Yapılan toplam aşılamada da en son dokuzuncu sıradaydı. Muhtemelen bu daha da ön sıralara doÄŸru ilerleyecek. Yani fotoÄŸrafta yansıtıldığı gibi ‘koronavirüs Türkiye’de hayatı kilitledi, Türkiye saÄŸlıksız, güvensiz’ algısının ne kadar haksız ve art niyetli olduÄŸunu, aşılarla ilgili veriler de geldiÄŸimiz nokta da ortaya koyuyor.” diye konuÅŸtu.

“Åžantaj gazeteciliÄŸini halen devam ettiriyor”

Gazeteci Erem Åžentürk, Reuters’ın bunu sürekli ve özenli olarak, birkaç sebeple yaptığını belirtti.

Bu sebeplerden birincisinin, baÅŸta Avrupa olmak üzere Türkiye’nin turizm potansiyeli olan yerlere karşı turizm rekabeti adına yapmaları olduÄŸunu aktaran Åžentürk, “İkincisi, 1980’lerin gazeteciliÄŸi vardı, ‘Bana para verirsen seninle ilgili iyi haber yaparım, para vermezsen kötü haber yaparım. ‘Åžantaj gazeteciliÄŸini halen devam ettiriyor. Üçüncüsü, bir Türkiye algısı var. Türkiye çok uzun zamandır bu algıya karşı mücadele ediyor. Bu mücadele içinde Türkiye’nin gelip çarptığı en büyük engellerden biri her seferinde Reuters olmuÅŸtur. Çünkü bu sayede diyecekler ki ‘Size yapılacak muamele, turizm, uluslararası ticaret ve kültür iliÅŸkileriniz, uluslararası eÄŸitim iÅŸ birlikleriniz gibi birçok milletlerarası kategoride ipleriniz bizim elimizde.’ tehdidi Reuters’ın en önemli ÅŸeylerinden biri.” dedi.

“Bu çifte standart, Fransız ve Batılı gazetecilerin de karşı çıkması gereken bir durum”

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş da algı yönetiminin dünyada var olan Batı merkezli çifte standartları giderek derinleştirdiğini, haberciliğin, medyanın, kitle iletişim araçlarının, gazetecilik faaliyetlerinden çok egemen küresel sistemin enstrümanları haline gelmesinin yeni dünyanın en büyük krizi olduğunu söyledi.

Reuters’ın bunu ilk kez yapmadığını belirten KurdaÅŸ, ÅŸunları kaydetti:

“Batılı bir ülkeyi mutlu, zengin ve güçlü ama Müslüman bir ülkeyi ise sorunlu göstermek bu haber ajanslarının ve Batı medyasının varlık sebebi haline gelmiÅŸ. Küresel sistem oluÅŸturulan algısal gerçekler üzerinde devamını saÄŸlıyor. Ama bir gün gelecek fotoÄŸraflar bu ülkeleri ve bu sistemi ayakta tutmaya yetmeyecek. Gün gelecek, hakikatler algısal gerçekleri yenecek. Bu olay, bu çifte standart sadece biz Türkiye’dekilerin karşı çıkması, tepki göstermesi gereken bir gazetecilik çirkinliÄŸi deÄŸil, bizim kadar Fransız ve Batılı gazetecilerin de karşı çıkması gereken bir çirkinlik, bir durumdur.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir