Sağlık Bakanı Koca: Her vaka hasta değildir

Sağlık Bakanı Koca Her vaka hasta değildir

Sağlık Bakanı Koca Her vaka hasta değildir

SaÄŸlık Bakanı Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına iliÅŸkin, “Her vaka, hasta deÄŸildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoÄŸunluÄŸu bunlar oluÅŸturuyor.” dedi.

SaÄŸlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilkent YerleÅŸkesi’nde yapılan Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı‘nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Arzu edilen ve insanlığı aynı ÅŸekilde ilgilendirecek gündem deÄŸiÅŸikliÄŸinin henüz gerçekleÅŸmediÄŸini vurgulayan Koca, “Åžu ana dek, yaklaşık 33 milyon insana virüs bulaÅŸtı, bir milyonu aÅŸkın ölüm gerçekleÅŸti. Avrupa’da vaka sayılarında artış var. Dünya SaÄŸlık Örgütü, salgında hayatını kaybedecek insan sayısının 2 milyonu bulabileceÄŸini ileri sürüyor.” bilgisini verdi.

Koca, kendisinin de zaman zaman paylaştığı, bir anlamda küresel ölçekli koronavirüs tablosu verilerinin, devletlerin Dünya Sağlık Örgütüne yaptığı resmi beyanlarını esas aldığını belirterek, söz konusu sayıların tespit edilmiş olanları içerdiğini söyledi.

Dünyanın vaka tespitinde yeterince atak ve kararlı, hatta istekli olmadığını ifade eden Koca, “Böyle olunca, salgına karşı gerekli ataklığı gösterenler aleyhine sonuçlar çıkarılabilecektir. Dünya nüfusunun bu denli hareketli olduÄŸu bir çaÄŸda yaÅŸanan bir salgında endiÅŸe verici olan, tespit edilen vakalar deÄŸildir. EndiÅŸe verici olan, vaka tespit edilmemesidir. Salgında gözle görülmeyen her risk, izole edilmiÅŸ riskten çok daha fazla korkutucudur.” uyarısında bulundu.

Bakan Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“Aziz vatandaÅŸlarım, eÄŸer aziz ülkemiz hakkında ÅŸu veya bu spekülasyon varsa, konuya böyle bakmalısınız. Amacı hastalıkla etkin mücadele olan vakaya ulaşır. İlerlemiÅŸ vakanın müracaatını beklemez. Salgını, bir nevi doÄŸal seyrine bırakmak ve sadece aşıya odaklanmak yerine, mücadeleyi günü gününe verir. Bunun örneÄŸi iÅŸte Türkiye’dir.

Bu dönemde sosyal davranışlarımız deÄŸiÅŸtiÄŸi gibi ruh durumlarımız, psikolojilerimiz de deÄŸiÅŸti. Bazı konularda fikir birliÄŸine daha kolay ulaşıyoruz, bazı konularda fikir birliÄŸine ulaÅŸmakta zorlanıyoruz. Belirsizlik karşısında toplumda endiÅŸe, tartışmalı bir hava olması olaÄŸandır. Bunun aşılabilir düzeyde tutulması, birlik ve beraberlik ruhuna zarar vermemesi önemlidir. Herkes bir yorum, bir sorun ileri sürebilir, baÅŸka kaygılar ortaya koyabilir. Bu noktada unutulmaması gereken, toplumun ortak bir meselesini ele aldığımız, bunu yaparken de toplumun görünen veya çıplak gözle görülmeyen çıkarlarını korumamız gerektiÄŸi gerçeÄŸidir. Yapılan eleÅŸtirilerde pergelin bir ayağı bu noktada olmalıdır. Pergelin bir ayağı buradaysa diÄŸer ayak istediÄŸi kadar geniÅŸ daire çizebilir.”

“Birçok yerde yaklaşık yarı yarıya bir düşüş saÄŸladık”

Bakan Koca, bazı iddialara da cevap vereceğini ifade ederek bu iddiaların sağlık çalışanlarının tepeden tırnağa ter döktüğü, test sayılarının arttığı, vakaların temaslıları için seferber olduğu, salgınla mücadelede yerel tedbirlerin devreye sokulduğu, il il dolaşmaya başlanılan bir dönemde ileri sürüldüğü değerlendirmesinde bulundu.

Koca, şunları kaydetti:

“Herkes biliyor ki virüsün son tırmanışından sonra birçok yerde yaklaşık yarı yarıya bir düşüş saÄŸladık. Aşı için önümüzde 2-3 aylık zaman kaldığı da düşünülürse tünelin ucu ve ışık göründü. Bazıları bu tünelden, emek vermeden, sırf konuÅŸarak baÅŸarılı çıkmak istiyor ve hazır alaca karanlıktayken yarın unutulacak bazı iddialar ileri sürüyor. Bu yolun emekçilerinin cevap hakkı vardır. Bu, tedbirlere uyan ve devletine net güven duyanların da hakkıdır.

Onlar adına konuşacağım. Her şeyden önce kelimeleri yerli yerinde kullanmak gerekir. Salgınla birlikte hayatımıza giren bazı kelimeler oldu. Aşı konusunda katedilen yol, bu kelimelerde bazı değişikliklere yol açtı. Artık dalgalardan, piklerden değil, tedaviden, bağışıklıktan bahsediyoruz. Testten ve vakadan bahsederken, şimdi daha çok taşıyıcıdan, hastadan, ağır hastadan söz ediyoruz.

Åžunu bilmemiz gerekiyor. Her vaka hasta deÄŸildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoÄŸunluÄŸu bunlar oluÅŸturuyor. İz sürücüler olan filyasyon ekiplerimiz ağırlıkla bunları tespit ediyor. Bu kiÅŸilere asemptomatik pozitifler diyoruz. Bunların salgın açısından önemi, bulaÅŸtırıcı yani taşıyıcı olmalarıdır. EÄŸer tespit ve izole edilmezlerse, salgının büyümesine yol açarlar. Gerekli destekle izole edildiklerinde, bu kiÅŸilerin testi, ortalama 1 hafta sonra zaten negatif çıkmaktadır.”

“Test sonucu pozitif çıkanların her biri bir vakadır”

Söz konusu ÅŸartlar yerine getirildiÄŸi için bu gruptakilerin salgın açısından artık birinci derece önemi olmadığını dile getiren Koca, “Bu durum, salgının rutini olmuÅŸtur. Asemptomatik koronavirüs pozitifleri, sürecin birinci dereceden sorunu görmek, salgına bakışta hala mart ayında kalmış olmak demektir. Küresel ölçekte geçerli bakış açısı da budur. Yukarıdaki açıklığa ilave olarak, basitçe bilmemiz gereken diÄŸer ÅŸey, semptom gösteren kiÅŸinin taşıyıcı olduÄŸu gerçeÄŸidir.” ifadelerini kullandı.

Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“Salgının ilerlemiÅŸ aylarında, sayıca biriken ve salgınla mücadelede önem arz eden kiÅŸiler, hastalar bunlar arasından çıkmaktadır. Artış gösteren hasta sayısına karşı, öne çıkan konumuz, saÄŸlık sisteminin gücünü korumasıdır. Her gün açıklanan ve üzerinde durduÄŸumuz ‘Yeni Hasta Sayısı’ asıl dikkat konusu olmalıdır.

O halde durumun özü ÅŸudur. Test sonucu pozitif çıkanların her biri bir vakadır. Bunların büyük kısmı belirti göstermeyen taşıyıcılardır. Kalan kısmı ise hastalık bulgusu olup tedavi altına alınan hastalardır. Bir kısmını evde, önemli bir kısmını da hastanede takip ve tedavi ediyoruz. Hastanede tedavi altına aldıklarımızı ayrıca yatan hasta olarak raporluyoruz.”

“Kayıplarımıza saygı gösterin”

Ağır hasta tanımını da yapan Koca, “Kovid-19’un viral solunum yolu enfeksiyonu olmanın ötesine geçip, sistemik hastalık halini alması ve hastayı dış desteÄŸe ihtiyaç duyar hale getirmesi durumunda, hastayı ‘ağır hasta’ olarak tanımlıyoruz. Kan oksijen düzeyi belli düzeyin altında olan veya entübe edilen hastalarımızı bu ÅŸekilde rapor ediyoruz.” dedi.

Koca, belirtisi ister olsun ister olmasın, testi pozitif çıkmış herkesi ifade eden vaka kelimesi ile hasta kelimesinin anlamının aynı olmadığının altını çizdi. Hastayla ağır hasta arasındaki farkın açık olduğunu dile getiren Koca, şu açıklamalarda bulundu:

“Sahadaki mücadele ile hastanedeki mücadele de artık kısmen ayrıdır. Salgının altıncı ayında öne geçen, saÄŸlık sisteminin kendisidir. Bunlar anlaşıldığı zaman her ÅŸey önem sırasında yerini bulur.

İkinci ve son derece önemli bir konumuz var. Bu konu, ahlakın, üzerinde spekülasyon yapmayı men ettiÄŸi bir konudur. Ölüm sayıları hakkında ilginç iddialar var. Bu konudan bir tartışma galibiyeti bekleyenlere sesleniyorum. Sayısal bir galibiyet arıyorsanız, lütfen ruhaniyeti çiÄŸnemeyin. Kayıplarımıza saygı gösterin. Ölüm sayılarıyla skor arayışında olanlar, sayıları gerçeÄŸinden yüksek göstermeye çalışanlar nerede dayanak arıyor?”

“Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni deÄŸildir”

Türkiye’de ölüm bilgilerinin iki kaynakta toplandığını, bunlardan birisinin belediyelerin defin kayıtları, diÄŸerinin ise Türkiye İstatistik Kurumu olduÄŸunu belirten Koca, iki ayrı veritabanının birlikte kullanımının yanlış olduÄŸuna iÅŸaret etti.

Ayrıca ölüm raporlarında bulunan bazı kategorik bilgilerin yanlış yorumlandığına dikkati çeken Koca, ölüm sayıları konusuna açıklık getirmek istediğini ifade etti.

Bakan Koca, “Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni deÄŸildir, 2013’ten beri kullanılmaktadır.” diye konuÅŸtu.

Belgede yer alan, “ölüm ÅŸekli” ile “ölüm nedeni” hanelerinin önemli olduÄŸunu belirten Koca, ‘ölüm ÅŸekli’ hanesinde, bir kiÅŸinin örneÄŸin silahlı saldırı gibi adli bir vakada mı yoksa normal ÅŸekilde mi hayatını kaybettiÄŸinin cevabının yer aldığını söyledi.

Bu hanede, hastalığa baÄŸlı doÄŸal ölümün izahı için “bulaşıcı hastalık” veya “bulaşıcı olmayan hastalık” açıklamasının da eklendiÄŸini ifade eden Koca, ÅŸu bilgileri paylaÅŸtı:

“Kayıtlar bu yılki toplam ölümlerin yaklaşık onda 1’inde ölüm ÅŸeklinin bulaşıcı hastalık sonucu doÄŸal ölüm olduÄŸunu göstermektedir. Onda 9’u ise bulaşıcı olmayan hastalık, yaÅŸlılık ve benzeri ÅŸeklinde iÅŸaretlenmiÅŸtir. Bu hanedeki bilgi ölümün nedenini hastalık bazında göstermez. Buradan Kovid-19 ölüm sayıları anlaşılmaz. Bulaşıcı tek hastalığın Kovid-19 olduÄŸunu düşünen varsa yanılıyor. Raporda ‘ölüm nedeni’ hanesi asıl bilgi veren kısımdır. Bu hanede hastayı takip eden doktorun kaydı ikinci bir hekim tarafından onaylanarak kesinleÅŸmektedir. Defin sonrası alınan kesim ölüm raporunda hastanın onaylanmış ölüm nedeni bu hanede yer almaktadır. İstatistiklerde Kovid-19’un ölüm nedeni olarak gösterilebilmesi buradaki veriye dayanır.”

Vefat sayılarına iliÅŸkin yanıltıcı iddiaların, bazı belediyelerin açıklamalarına dayandığını vurgulayan Koca, belediyelerin e-devlet veritabanında da yer alan “mezarlık bilgi sistemi”nde söz konusu ildeki defin sayılarının yer aldığına dikkati çekti.

Defin raporlarının ise kişilerin öldüğü ilde verildiğini aktaran Koca, ölen kişinin ya öldüğü ilde ya resmen ikametinin olduğu ilde ya da ailesinin uygun gördüğü ilde defnedildiğini söyledi.

“Belediyelerin verileri, kendi illerindeki defin sayılarını ortaya koyar”

Üç ayrı yer ve ilin söz konusu olduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:

“Belediyelerin verileri, kendi illerindeki defin sayılarını ortaya koyar. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde dağılım, ölen kiÅŸilerin ikamet adresine göre yapılmaktadır. Yani kiÅŸi İstanbul’da yaÅŸadığı halde ikamet adresi ÅŸayet Sivas ise TÜİK onu Sivas olarak kaydeder. Dolayısıyla belediye ile TÜİK verileri arasında bir fark oluÅŸur. Bu farkı yılın 9. ayında görürsünüz. Fakat 31 Aralık’tan yeni yıla devrettiÄŸinizde toplam vefat sayıları iki kaynakta eÅŸitlenir. 11 il belediyesi verilerine bakıp sonuç çıkarmak veya bu iki kaynağı harmanlamak yanlıştır. Yılın sonu beklenirse TÜİK verileri ile diÄŸer verilerin çakıştığı zaten görülecektir. Åžu bilinmelidir, devletin ve salgınla mücadelenin itibarını zedelemek isteyen, kendi itibarını zedeler. Birinin ölümünü saklamaya ise imkan yoktur. 2020 yılındayız. Hayatta olanı ölmüş gösteremeyeceÄŸiniz gibi öleni de hayatta göstermeniz mümkün deÄŸildir. TÜİK verilerine göre geçen yılın ilk 9 ayında ölüm sayısı 329 bin 274’tür. Yıllık öngörülen yüzde 2,2 artışla bunun ÅŸimdi 336 bin 518 olması beklenmektedir. Åžu ana kadar Kovid-19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleÅŸmiÅŸtir. Aradaki fark 7 bin 244’tür. Kovid-19 kaynaklı tespit edilen ölüm sayısı ise 8 bin 62’dir. Daha az veya daha fazla deÄŸildir.”

Ölüm nedenlerinin TÜİK tarafından Dünya SaÄŸlık Örgütü’nün standart sınıflamasına göre yayınlandığını aktaran Koca, bu sınıflamada enfeksiyon ve parazit hastalıkları baÅŸlığı altında 21 alt baÅŸlık ve 932 hastalık bulunduÄŸunu belirtti.

Bunlar arasında bağırsak enfeksiyonları, hepatit, tüberküloz, AIDS’in yer aldığını dile getiren Koca, Kovid-19’un ise ÅŸu an için en çok akla gelen olduÄŸunu belirtti.

GeçtiÄŸimiz yılın ilk 9 ayında 21 baÅŸlık altındaki 932 hastalık sebebiyle 8 bin 977 kiÅŸinin öldüğünü, bu yıl ise Kovid-19 hariç 8 bin 785 olduÄŸunu ifade eden Koca, “Geçen yıla göre üstelik daha azdır. Kovid ölümlerinin bulaşıcı hastalık baÅŸlığı altında verilmediÄŸi açıktır. Bunları sırf ‘bulaşıcı hastalık sebebiyle ölüm’ diye Kovid-19 hanesine yazan varsa yanılıyor.” diye konuÅŸtu.

Bakan Koca, bu tür açıklamaları yapmak zorunda bırakıldıkları için üzgün olduklarını da vurguladı.

“Yolun en güç kısmını aÅŸtığımıza inanıyorum”

Koca, sözlerine şöyle devam etti:

“Salgınla mücadele sürecinde devletimiz, halkının saÄŸlığı kadar ulusal çıkarlarını da korumaktadır. Çünkü bu virüsün saldırısı sadece insan vücuduna deÄŸildir, eÄŸitimedir, hayatın bütün alanlarınadır. Salgın, devletin vatandaÅŸlarına karşı yükümlülüklerini de hedef almaktadır. O yüzden mesuliyeti olmayan bazı kiÅŸilerin tenkitleri fotoÄŸrafın bir noktasına mercekle bakıp leke aramaktan farksızdır. Yolun en güç kısmını aÅŸtığımızda inanıyorum. Tedbirleri titizlikle devreye soktuÄŸumuzda korkunun yerini özgüven alıyor.”

Son 3 hafta içinde yapılan bölgesel müdahalelerin sonuçlarını gördüklerini belirten Koca, yüksek artışlardan söz edilen birçok ilde başarı sağladıklarını söyledi.

Diyarbakır, Van, İzmir ve Samsun’a deÄŸerlendirme ziyaretleri yaptıklarını anımsatan Koca, ÅŸu açıklamaları yaptı:

“DeÄŸerlendirmelere civar illeri de dahil ettik. Bir haftayı da İstanbul’da yapılan çalışmaları gözden geçirmeye ayırdık. Böylece toplam 23 ilimizin saÄŸlık altyapısını ve yürütülen faaliyetleri detaylı bir ÅŸekilde masaya yatırma fırsatı bulduk. 2 hafta önceki toplantımızda Ankara’daki durumu deÄŸerlendirmiÅŸ, sayılarda artışının yüksek olduÄŸunu ifade etmiÅŸtim. Bu artış sadece Ankara ile sınırlı deÄŸil, Anadolu’nun birçok bölgesini etkileyen bir durumdu. En fazla dikkat çeken yer Ankara’daydı. Ankara’da hasta sayısı son 2 hafta içinde yarı yarıya azaldı. Bunu hastanelerimizdeki yoÄŸunluÄŸun azalışından da anlamak mümkündür. Testlerin erken sonuçlanması, tedaviye daha erken baÅŸlanması, filyasyon ekiplerinin arttırılıp filyasyon süresinin kısaltılması, temaslı takibi ve izolasyon, semptomlulardan hızla numune alınması ve izolasyon etkili olan ve bilinen unsurlardır. Aile hekimlerinin yanı sıra Ankara özelinde kurulan çaÄŸrı sisteminde 110 görevli evleri arayıp semptom takibi yapıyor. Son bir ayda oluÅŸturduÄŸumuz 120 kiÅŸiden oluÅŸan doktor ekipleri evlere giderek hasta takibi yapıyor. Üçer kiÅŸiden oluÅŸan 780 filyasyon ekibimiz sahada, sadece Ankara için söylüyorum. Bu tedbirlerle son 10 gün içinde günlük hasta sayısı yüzde 60’a yakın oranda azaldı. İstanbul’un iki katı olan vaka sayısı, İstanbul’un da altına indi. Buna paralel olarak yoÄŸun bakımda yatan hasta sayımız da ağır hasta sayımızda da azalmış oldu.”

“Ortalama temaslıyı tespit etmemizin süresi 8 saate kadar indi”

Aşı konusunda denemelerin çok ötesine geçildiÄŸini, Türkiye’nin tedarik giriÅŸimlerine baÅŸladığını vurgulayan Koca, “YaÅŸ ve kronik hastalık önceliÄŸini gözeten bir programımız olacak. BaÄŸlantılı olduÄŸumuz ülkeler aşıdan sonuç aldıklarını rapor etmektedir. Bu sürece paralel olarak yerli aşı çalışmalarımız devam ediyor. Halen 13 çalışma var. Bunlardan faz 1 deneylerine baÅŸlamak üzere olanlar var. Hayvan deneyleri büyük ölçüde tamamlanmıştır. Çok yakında kendi aşımızın üretimine baÅŸlayacağımıza inanıyorum.” diye konuÅŸtu.

Her gün yayımlanan koronavirüs tablosuna yeni bir sütunun daha eklendiğini belirten Koca, yeni sütunda yer alan bilgileri açıkladı.

Yatak doluluk oranının yüzde 49,3, eriÅŸkin yoÄŸun bakım doluluk oranının yüzde 67,1, ventilatör doluluk oranının yüzde 32,3, aile hekimi izleme oranının yüzde 82 olduÄŸu bilgisini paylaÅŸan Bakan Koca, “Ortalama filyasyon iz sürme süremiz 13 saate kadar düştü. Ortalama temaslıyı tespit etmemizin süresi 8 saate kadar indi.” dedi.

Yeni eklenen sütunun daha çok sağlık kuruluşlarındaki doluluk oranını gösterdiğini dile getiren Koca, şöyle devam etti:

“Sahada daha aktif olmak istiyoruz. Åžu dönemde yaygın filyasyon yapmak istiyoruz. Özellikle bunun son derece sonuç bildirici olduÄŸunu çok iyi biliyoruz. Dünyada yapılmayan filyasyonu her geçen gün daha da etkin hale getirerek, özellikle erken dönemde daha yoÄŸun test yapan, filyasyonu güçlü kılan ve izole eden bir yaklaşımın pandemide sonuç alacağına inanıyoruz.”

Vaka ve zatürre sayısını gösteren bir tabloyu da paylaşan Koca, tabloya göre 10-12 ilde vaka sayısında biraz artış olduğunu, 1 ilde de pnömoni oranın biraz yükseldiğini ifade etti.

Türkiye’deki yatak doluluk oranlarına iliÅŸkin de bilgi veren Koca, servis yatak doluluÄŸunun 234 bin 316, yoÄŸun bakım doluluÄŸunun 40 bin 850, ventilatör doluluÄŸunun ise 24 bin 299 olduÄŸunu kaydetti.

“Doluluk oranlarında sadece kovid hastalarından bahsetmiyoruz”

İllerde vaka sayılarına iliÅŸkin ise Koca, “İstanbul’da vaka sayısı yüzde 2,8 oranında düştü.” dedi.

Koca, İstanbul’da servis yatak doluluk oranının yüzde 51,1, yoÄŸun bakım doluluk oranının yüzde 61,3, ventilatör doluluk oranının ise yüzde 35,8 olduÄŸunu aktararak, “Doluluk oranlarından bahsederken sadece kovid hastalarından bahsetmiyoruz. Kovid hastaları dışında bütün hastaların doluluk oranından bahsediyoruz.” bilgisini verdi.

Ankara’da servis yatak doluluk oranının yüzde 50,1, yoÄŸun bakım doluluk oranının yüzde 76,5, ventilatör doluluk oranının ise yüzde 25,8 olduÄŸunu belirten Koca, Ankara’da son haftada vaka sayısının yüzde 24,8 düştüğünü, 3 hafta öncesine göre ise vaka sayısındaki düşüşün yüzde 60 civarında olduÄŸunu söyledi.

İzmir’de vaka sayısının yüzde 26’ya düştüğünü ifade eden Koca, servis yatak doluluk oranının yüzde 47,9, yoÄŸun bakım doluluk oranının yüzde 74,5, ventilatör doluluk oranının ise yüzde 46,6 olduÄŸunu kaydetti.

Konya’nın da vaka sayısında artışın olduÄŸu illerden biri olduÄŸuna dikkati çeken Koca, ilde son günde vaka sayısının yüzde 43,5 oranında düştüğünü belirtti.

Bakan Koca, Konya’da servis yatak doluluk oranının yüzde 46,6, yoÄŸun bakım doluluk oranının yüzde 73,8, ventilatör doluluk oranının ise yüzde 29,9 olduÄŸunu aktardı.

“Akıllı bileklik” uygulaması

Akıllı bileklikle ilgili bir soru üzerine Bakan Koca, “akıllı bileklik” uygulamasını zorunlu olmadıkça kullanmaktan yana olmadıklarını söyledi.

Koca, akıllı bileklikte GPRS üzerinden çalışan, Google Maps, HES’in çakıştırıldığını ve kesildiÄŸinde veya belli bir mesafeden sonra hareket edildiÄŸinde uyarı veren bir sistemden bahsedildiÄŸini anlatarak, şöyle devam etti:

“Bununla ilgili yazılım yapıldı, bir noktaya gelinmiÅŸ oldu. Ayrıca sabit, evde gerektiÄŸinde sabit bir yere takılabilen, mesafeyi bizim ayarlayabilir olduÄŸumuz, aileden birden fazla kiÅŸi varsa gerektiÄŸinde birden fazla kiÅŸinin takip edilebilir olduÄŸu, yani 30, 40, 50 metre gibi nasıl bir aralık vermeniz gerekiyorsa onun tanımlandığı ve o mesafe aşıldığında yine uyarı sistemi ile devreye giren bir sistem üzerinde çalışıldı, ÅŸu an yapıldı.”

Akıllı bilekliÄŸin daha çok evde izole olmak istemeyen veya evde izole olmasından endiÅŸe edilen kiÅŸilerde uygulanmasının önemine deÄŸinen Koca, “Sabit olanın ise akıllı telefonu olmayan kiÅŸiler için gerektiÄŸinde devreye girmek üzere kullanılmasını düşünüyoruz. Yani yaygın, herkese bileklik tarzında deÄŸil, daha çok evde izole olma durumunda sıkıntı gördüğümüz, şüpheli bulduÄŸumuz ve sorun yaÅŸadığımız kiÅŸiler için.” diye konuÅŸtu.

Fahrettin Koca, izole olmayan kiÅŸilere karşı ÅŸu an yurt alternatifi sunulduÄŸunu anımsatarak, “O durumda bileklik alternatifi sunmak istiyoruz. Önümüzdeki haftalar bu konuyla ilgili geliÅŸmeyi daha net ifade etmiÅŸ olurum.” ifadesini kullandı.

“Yüz yüze eÄŸitim kabine toplantısında gündem olacak”

Bir gazetecinin, yüz yüze eÄŸitime baÅŸlayan okul öncesi ve 1’inci sınıflar için herhangi bir vaka geliÅŸip geliÅŸmediÄŸi ve ara sınıflarda da ne zaman yüz yüze eÄŸitime geçileceÄŸi yolundaki sorusu üzerine Koca, ÅŸu bilgileri verdi:

“Bugün eÄŸitimle ilgili durum konuÅŸuldu Bilim Kurulumuzda. Åžu ana kadar hazırlık ve 1’inci sınıflarla ilgili yüz yüze olan eÄŸitimde ciddi herhangi bir sorun yaÅŸamadık. Pazartesi günü kabine toplantısında da Bilim Kurulunun önerisi gündeme alınmış olunur. Bilim Kurulunun daha önce de düşündüğü hazırlık, 1 ve 2’nci sınıflar ÅŸeklindeydi. Muhtemelen 2’nci sınıflar 8 ve 12’ler için bununla ilgili Bilim Kurulunun önerisi var, bunu netleÅŸtirip sunmuÅŸ olacağız. Gelecek hafta daha net bir karar alma sürecine gelinirse zaten açıklanmış olur.”

Bakan Koca, toplum bağışıklığının sağlandığı iddiasının hatırlatılması üzerine de bununla ilgili daha önce 153 bin kişiyle Türkiye genelinde bir çalışma yapıldığını belirtti.

O araştırmada hem antikor bağışıklığı hem de PRC yöntemi ile bir çalışma yapıldığına işaret eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O dönemde rakamları açıklamıştık. 0,28 taşıyıcılık, yüzde 0,82 gibi de koruyuculuk bağışıklık söz konusu idi. Aradan 2 aydan fazla zaman geçmiÅŸ oldu. Biz bu çalışmayı yeniden tekrarlama kararı aldık. Gelecek hafta baÅŸlamış olur. Aradaki farkı da taşıyıcılık ne durumda, salgının arttığı ÅŸu dönemde artı bağışıklık durumunu da aradaki farkı görmek istiyoruz. Önümüzdeki haftalar buna baÅŸlamış olacağız. Sonuçlar çıktıkça da sizinle paylaşırız.”

Fahrettin Koca, açıkladığı ülke genelindeki yatak doluluk ve ventilatör rakamlarına özel hastanelerin dahil olup olmadığı ve İçişleri Bakanlığının HES kodunun ulaşımda kullanılması uygulamasının sorulması üzerine de Bilim Kurulunun daha önceki toplantılarında HES kodunun yaygın kullanılması noktasında önerisi olduğunu hatırlattı.

HES kodunun yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Koca, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede ulaşımda da HES kodunun yaygın kullanılmasının önemini biliyoruz. Kart sistemine iÅŸlenerek pozitif ve riskli olan kiÅŸilerin binmesi önlenmiÅŸ olacak ama yabancı olan herhangi cep telefonu olmayan kiÅŸilerle ilgili sorun yaÅŸanabilir. Biz daha çok ağırlıklı bu dönemde pozitif olup, kartları olan kiÅŸilerin geçiÅŸlerinde gerektiÄŸinde bloke edebileceÄŸimiz bir sistemin devreye girmesini önermiÅŸtik. Bununla ilgili de İçiÅŸleri Bakanlığımızın bir genelgesi oldu. O da bundan sonraki süreçte yaygın olarak kullanılacak.”

Bakan Koca, HES kodu uygulamasının konaklama tesislerinde de kullanılacağını vurguladı.

İl hıfzıssıhha kurullarının gerektiÄŸinde HES uygulamasını yaygınlaÅŸtırabileceÄŸini ifade eden Koca, “İl hıfzıssıhha kurullarının kendi bölgelerinde gerektiÄŸinde daha yaygın parklar dahil olmak üzere bu kararları alabilir diyoruz.” ifadesini kullandı.

“Ek ödeme tartışmaları son derece talihsiz”

Fahrettin Koca, sağlıkçılara ve diğer yardımcı görevlilere verilen ek ödeme ile ilgili yapılan haberlerin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

“Son derece talihsiz buluyorum. Burada kastedilen hizmetliler sınıfı var. Bu yardımcı hizmetlilerin ek ödemeleri düşük. Yardımcı hizmetliler içerisinde bahçıvan da berber de var. 11 tanımlanmış sınıf var. Bunun içinde gassal da bulunuyor. Yani vefat edenleri yıkayan, özellikle Kovid özelinde yıkayan kiÅŸilerle ilgili yapılan bir uygulamaydı. Burada da yüzde 100 gibi görünen oran ortalama 200-250 liradan bahsediyoruz.”

Berber, bahçıvan gibi o sınıfa ocakta verilen ek ödemenin tamamlandığını ve yüzde 100 gibi bir rakama tekabül ettiÄŸini vurgulayan Koca, “Yüzde 100 oranı 200-250 liraya karşılık gelen bir ÅŸey. Maaşının yüzde 100’ü deÄŸil. Yanlış ifade ediliyor. Buradaki sınıf da gassallarla ilgili olan, cenazeyi yıkayan kiÅŸilerle ilgili bir durumdu. Bunun istismarı hiç doÄŸru olmamıştır. Bunun siyasete kurban edilmemesi gerekiyor.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Tablodaki bütün veriler, bütün rakamlar doÄŸrudur”

Futbol müsabakalarının seyircili oynanmasına iliÅŸkin Bilim Kurulu’nun Türkiye Futbol Federasyonu ile bir görüşmesinin olup olmadığına iliÅŸkin soru üzerine Koca, konunun bu hafta gündeme gelmediÄŸini belirterek önümüzdeki haftalarda salgının seyrine göre gerektiÄŸinde localardan baÅŸlamak üzere gündeme alabileceklerini söyledi.

Koca, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in bir evraka dayandırarak dile getirdiÄŸi toplam vaka sayısı ile ilgili iddialara iliÅŸkin ÅŸu ifadeleri kullandı:

“Belge diye iddia edilen evrak üzerinde bir tarih yok, hangi tarih aralığında alındığına dair bir not yok, ayrıca bizim SİNA olarak kullandığımız yazılım programımızda böyle bir ara yüz yok. 10 Eylül olduÄŸu söylenen gün yapılan test sayısı 112 binlerde. 112 bin testin yapıldığı gün için 152 bin olduÄŸu söyleniyor. Neresinden bakıp yorum yapacaksınız? Ben konuÅŸmamda da ifade etmeye çalıştım. Özellikle salgının seyrinde yapılan mücadele son derece önemli. Biz sahada tespit edilen herkesin özellikle filyasyonunu yapıyoruz, temaslı takibini yapıyoruz. Herhangi bir vatandaşımızı gizleyerek temaslı takibi yapmıyoruz ve burada temaslı takiplerini bütün vakalar için yapıyoruz. Ben vaka ve hasta tanımını da konuÅŸmamda izah etmeye çalıştım ve bunun dışında bütün vakalar ayrıca güvenlikli alan oluÅŸturma noktasında devrede olan HES sistemimizin içinde. Yani bütün vakalar HES’te söz konusu. Dolayısıyla siz vakayı gizleyerek filyasyonu önleyebilir misiniz? Vakayı gizleyerek HES kodunda güvenlikli alanı örttüğünüzde, ortadan kaldırdığınızda bu salgınla mücadele edebilir misiniz? EÄŸer denilen ÅŸekilde olmuÅŸ olsaydı ÅŸu dönemde bu kadar vakanın iddia edildiÄŸi bir ortamda hastanedeki yatak doluluk oranlarımız halen niye yüzde 50’nin altında? YoÄŸun bakımlardaki doluluk oranlarımız halen niye yüzde 66’larda? Dolayısıyla vatandaşımız ÅŸunu bilsin, bizim verdiÄŸimiz tablodaki bütün bilgilerin hepsi, tamamının doÄŸru olduÄŸunu söylemek istiyorum. Altını özellikle çiziyorum, tablodaki bütün veriler, rakamlar doÄŸrudur. Mücadelede de özellikle ÅŸu dönemde yapılan mücadelede de gizlenerek herhangi bir ÅŸey yapılmıyor. Mücadele hem filyasyon hem HES kodu dahil olmak üzere hem temaslı takibi dahil olmak üzere bütün pozitif tespit edilen vakalar üzerinden yapılıyor. Siz eÄŸer bunu yapmazsanız Ankara gibi bir ilimizde, 2-3 hafta önce İstanbul’un iki katı kadar olan bir ilimizde yüzde 60’a yakın vaka oranını düşünebilir misiniz? Gizleyerek bu yapılabilir mi?”

Koca, vaka sayılarına ilişkin açıklamasına şöyle devam etti:

“Ben doluluk oranlarını söylerken hastanede yatan vakaların toplam yatak içindeki oranını kastediyorum. YoÄŸun bakım yatak sayımız ne kadar? YoÄŸun bakım yatak sayımız 28 bin. Sadece salgın döneminde ilave ettiÄŸimiz yoÄŸun bakım yatak sayısı 3 bine yakın oldu. Ağır vaka sayımız ne kadar? 1500’lerde. Yani ilave ettiÄŸimiz 3 bin yatağın yarısını ancak ağır hastalarımız oluÅŸturmakta. Dolayısıyla sadece Kovid-19’lu hastalarla ilgili deÄŸil, bütün hastaların oranı olarak yüzde 66 olarak doluluk oranlarını söylüyoruz. Sadece Kovid-19’lular için söylemiyoruz. Kovid-19’lular, 28 bin ağır hastanın yüzde 66’sını ve bunun da aÅŸağı yukarı yüzde 5’ine yakınını ağır hastalar oluÅŸturuyor. Denilen olmuÅŸ olsa böyle mi olur diyorum?”

“Her vakanın hasta kabul edilmediÄŸini söylediniz. Tablodaki yeni vaka sayısı, yeni hasta sayısı olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸti. Bu asemptomatik pozitifler bu rakam içerisinde deÄŸil mi? EÄŸer deÄŸillerse Türkiye’de kaç asemptomatik pozitif vaka var ve bunlar da tabloya eklenebilecekler mi?” sorusu üzerine Koca, 29 Temmuz’dan itibaren günlük hasta sayısı olarak verdiklerini ifade etti.

Koca, saÄŸlıkta istihdama iliÅŸkin baÅŸlatılan çalışmanın devam ettiÄŸini belirterek, “Önümüzdeki haftalar bununla ilgili sayılar ve hangi alanlarda alım yapılacağı netleÅŸmiÅŸ olacak. Bunun çok uzun süreceÄŸini düşünmüyorum. Bu alımın bu yıl içinde gerçekleÅŸeceÄŸini özellikle yeni açılan hastanelerimizle ilgili olacağını da söylemek istiyorum.” dedi.

Virüs bulaÅŸtırma katsayısı R0 deÄŸerinin ÅŸu anda kaç olduÄŸuna iliÅŸkin soruyu Koca, “R0 deÄŸeri ÅŸu anda düşüyor. Özellikle son 2 hafta içinde giderek azaldığını ve 1’in altına doÄŸru düştüğünü söylemek istiyorum. Bundan sonraki dönemde daha çok 1’in altında seyrederek bu vaka sayılarının azalacağını ifade edebilirim.” diye yanıtladı.

“Vaka sayıları, hasta sayılarının ortalama ne kadar üstünde?” sorusuna ise Koca, “Hasta sayısı, sadece hastaneye yatan hasta sayısı deÄŸildir. Hasta derken semptomu olan kiÅŸilerden bahsediyoruz. Semptomu olan hastanede yatan veya yatmayan kiÅŸileri günlük hasta sayısı olarak vermiÅŸ oluyoruz.” karşılığını verdi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir