Sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı
Sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı
TBMM Genel Kurulunda sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçilmeden önce söz alan CHP Grup BaÅŸkanvekili Ali Mahir BaÅŸarır’ın, kanun teklifinin Anayasa’ya aykırı olduÄŸu iddiası üzerine usul tartışması açıldı.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ve AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan lehte, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise aleyhte söz aldı.
TBMM BaÅŸkanvekili Bekir BozdaÄŸ, usul tartışmasına iliÅŸkin lehte ve aleyhte yapılan konuÅŸmaların ardından yaptığı açıklamada, İçtüzüğün 38. maddesine göre Komisyonların, kendilerine havale edilen teklifleri, ilk önce Anayasa’nın metin ve ruhuna aykırı olup olmadığını tetkik etmekle yükümlü olduÄŸunu; esas komisyon olarak teklifi görüşen Tarım, Orman ve KöyiÅŸleri Komisyonu’nun 17 Temmuz’daki toplantısında, söz konusu teklifin Anayasa’ya aykırı olduÄŸu iddiasıyla verilen iki önergenin de Komisyon tarafından reddedildiÄŸini belirtti.
Genel Kurulda görüşmeleri sırasında da teklifin tümü üzerindeki görüşmeler esnasında Anayasa’ya aykırılık iddialarının dile getirilmesinin mümkün olduÄŸunu anımsatan BozdaÄŸ, ÅŸunları kaydetti:
“Teklifin Anayasa’ya aykırı olarak görülmesi halinde gerek Komisyonda gerek Genel Kurulda reddedilmesine imkan tanıyan çok sayıda kural bulunmaktadır. Usulüne uygun ÅŸekilde Komisyonda görüşülmüş ve Genel Kurul gündemine girmiÅŸ bir teklifin görüşmelerine Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla baÅŸlanmaması İçtüzüğe uygun düşmemektedir. BaÅŸkanlığımıza bu konuda verilmiÅŸ bir yetki de bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle teklifin görüşmelerine baÅŸlama yönündeki tutumumda bir deÄŸiÅŸiklik bulunmamaktadır.”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel BaÅŸkanı Erkan BaÅŸ’ın, teklifin, temel kanun olarak görüşülmesinin İçtüzük hükümlerine uygun olmadığı iddiasıyla da usul tartışması açıldı.
Usul tartışmasına ilişkin konuşmaların ardından TBMM Başkanvekili Bozdağ, tutumunda bir değişiklik olmadığını söyledi.
Genel Kurulda, teklifin tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.
Bölüm üzerinde söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, kanun teklifinde sahipsiz köpeklerin sokaktan toplanması, kısırlaştırılması ve sahiplendirilinceye kadar barınaklarda tutulmasının öngörüldüğünü ancak sonrasındaki durumunun ise belirsiz olduğunu söyledi.
Hayvanların sahiplendirilmesi konusunda vatandaÅŸlara teÅŸviklerin ortaya konulması gerektiÄŸini ifade eden Åžahin, “Buradaki temel sorun, barınakların yetersizliÄŸi ve mevcut koÅŸulların kötü halidir. Barınaklarda önce sahipsiz hayvanların yaÅŸatılabileceÄŸi özel yaÅŸam alanları, doÄŸal yaÅŸam parkları oluÅŸturulması gerektiÄŸini savunuyoruz. Toplayalım, kısırlaÅŸtıralım, aşılayalım ve doÄŸal yaÅŸam parklarında güven içinde yaÅŸatalım diyoruz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Åžahin, kanun teklifiyle merkezi yönetimin sorumluluÄŸu daha çok belediyelerin üzerine bıraktığını belirterek, “Belediyeler bu yükü tek başına kaldıramaz. Merkezi yönetimin belediyelere bütçe desteÄŸi saÄŸlaması önemlidir. Özel yaÅŸam alanları için belediyelere özel alanlar da tahsis edilmelidir.” dedi.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, kanun teklifinin hayvanları korumaya yönelik olmadığını öne sürerek, sokakların daha güvenli hale getirilmesi için çözümlerin olduğunu söyledi.
Veteriner Hekimleri Birliği, özel poliklinikler, hayvanseverler, kamu kurumları, belediyelerle beraber hayvan hakları kurulunun oluşturulmasını savunan Özlale, şunları kaydetti:
“Bu iÅŸe bir çözüm getirelim. Öbür türlü getireceÄŸiniz yasa, sizin elinizi kana bulamaktan baÅŸka hiçbir iÅŸe yaramaz. EÄŸer bizler bu seferberlikte de baÅŸarılı olursak zaten sokak hayvanlarının yaÅŸama süresi maalesef 5 ila 7 yıl, çok deÄŸil dört sene içerisinde sokak hayvanlarının sürdürülebilir bir sayıya ulaÅŸacağını görebiliriz. Yani çözüm var ve bu çözüm insanların güvenliÄŸi ile sokak hayvanlarının yaÅŸam hakkı arasında bir tercih yapmayı da gerektirmiyor.”
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, kanun teklifinin hazırlanırken uzman görüşlerinin alınmadığı eleştirilerinin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, komisyon görüşmeleri sırasında da uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının dinlendiğini söyledi.
Yasanın özünde sokaklarda hem hayvanların hem de insanların hayatını koruyabilmek olduÄŸunu dile getiren Varlı, “Kanunun özünde de ‘Al kısırlaÅŸtır ve sahiplendir’ var. Barınaklar konusunda ciddi eksiklikler var. Bunların bir an önce tamamlanması lazım. Barınakları hayvanların orada en iyi ÅŸartlarda yaÅŸayabileceÄŸi hale getirmemiz lazım. Bunun Türkiye’de birçok belediye de örnekleri var. Belediyelere verilecek yetkiler, Tarım ve Orman Bakanlığının da katkısıyla barınakları yapıp hayvanlara en iyi koÅŸulları saÄŸlamamız lazım.” dedi.
Varlı, hayvan hakları konusunda daha önce birçok yasanın çıkarıldığını hatırlatarak, “Bu yasalar yetirince kabul görmemiÅŸ ya da uygulanmadığı için bugün hayvan popülasyonunda çok ciddi artış var. Bu popülasyonu azaltmak ve en asgariye indirmek için zaten bu yasa yapılıyor.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, insanların da bir kuÅŸ ve balık kadar yaÅŸam hakkına sahip olduÄŸunu savunarak, “Onların yaÅŸam hakkı bir Mecliste durdurulduÄŸu takdirde insanın da yaÅŸam hakkı yoktur. Burada ‘Sokakta yaÅŸayan köpekler nasıl öldürülecek?’ diye tartışıyorsak yarın ‘Biz, bu insanların önce hangilerini öldürelim, sonra nasıl öldürelim?’ deriz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Sahipsiz hayvanlarla ilgili sorunun çözümü için önerilerde bulunan Çubuk, “Canlı, özellikle cins canlı üretimi engellenmeli, hayvan dövüştürme engellenmeli, dövüştürülen canlılar korunmalı, yunus parkları ve hayvanat bahçeleri kapatılmalı, canlıların satışı yasaklanmalıdır. Bunlar suç olarak tanımlanmalı ve cezaları caydırıcı olmalı. Bir cins hayvanı üretip satana 80 bin lira ceza, devede kulaktır. Hayvanlara yönelik ÅŸiddet, iÅŸkence, cinayet suçları mala zarar olarak deÄŸil cana zarar olarak tanımlanmalıdır.” diye konuÅŸtu.
“Teklifi derhal geri çekin”
CHP Grup BaÅŸkanvekili Gökhan Günaydın, kanun teklifinin, Meclisin ziyaretçiye kapatıldığı bir pazar günü görüşüldüğünü belirterek, “Meclisi kapatmak yerine keÅŸke bu localarda kanun teklifini destekleyen, desteklemeyen tüm yurttaÅŸlarımız olsaydı da onların gözetimi ve denetimi altında bu yasayı konuÅŸabilseydik.” dedi.
BaşıboÅŸ hayvan popülasyonunun artması, barınakların yetersiz olması ve kısırlaÅŸtırmaların yapılmaması gerekçesiyle kanun teklifinin hazırlandığını dile getiren Günaydın, daha düne kadar Türkiye’nin neredeyse tüm belediyelerinin AK Parti’de olmasına raÄŸmen bu eksikliklerin tamamlanmadığını söyledi. Günaydın, “Son 15 yılda 1 milyon 200 bin hayvan kısırlaÅŸtırılmışsınız, CHP’li belediyeler ise 2019’dan 2024’e kadar 1 milyon 300 bin hayvan kısırlaÅŸtırmış. Demek ki biz, sizin 15 yılda yaptığınızdan daha fazlasını 5 yılda yapmışız.” diye konuÅŸtu.
Günaydın, 2002 yılında 120 barınak olduÄŸunu, son 20 yılda sadece 200 barınak daha yapıldığının altını çizerek, 2028 yılına kadar yaklaşık 4 milyon hayvanı içine alacak barınak inÅŸa edilmesinin mümkün olmadığını savundu. Bu kanun teklifiyle özellikle CHP’li belediyelerin zor duruma düşeceÄŸini savunan Günaydın, “Hayvan barınağının tanesi 60 milyon lira. 1600 barınak için 96 milyar lira bütçeye ihtiyaç var. Bir barınağın aylık maliyeti 20 milyon lira. Sizin bu barınakları çalıştırabilmeniz için ayda 35 milyar, yılda 960 milyar lira kaynaÄŸa ihtiyacınız var. Bu kaynağı nereden bulmayı planlıyorsunuz?” diye sordu.
Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Teklifi derhal geri çekin, Türkiye Belediyeler BirliÄŸi dahil olmak üzere herkesle müzakereyi yapın, paydaÅŸlarla yeniden görüşün, sorumluluÄŸu sadece belediyelere deÄŸil bakanlıklara da dağıtın. 2019 Komisyonunda olduÄŸu gibi fonu kur, belediyelere fon ver, 2 milyon diÅŸi köpeÄŸi, yılda 700 binini kısırlaÅŸtıracak ÅŸekilde kampanyaya gir, aşılamayı etkinleÅŸtir, yılda 30 bin civarında olan sahiplendirmeyi 100 bine çıkar, saldırganlık eÄŸitimi gösteren köpekleri öldürme, rehabilite et. Bir tek yurttaşımıza sahipsiz köpek saldırmasın, bunun önlemini al, bunun üzerinden propaganda yapma. STK’lerle birlikte çalış, hayvan öldürmekten vazgeç.”
“Kontrol edilemeyen köpek popülasyonu maddi ve manevi kayıplara sebep oluyor”
AK Parti Grup BaÅŸkanvekili Bahadır YeniÅŸehirlioÄŸlu, hayvanların rahat yaÅŸamalarını, iyi ve uygun muamele edilmesini, hayvanların acı ve eziyet çekmelerine karşı en iyi ÅŸekilde korunmalarını saÄŸlamak amacıyla 2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nun kabul edildiÄŸini, 2021 yılında da aynı kanunda yapılan deÄŸiÅŸikliklerle hayvanların mal statüsünden çıkarılarak canlı statüsüne alınmasının saÄŸlandığını anlattı.
Mevcut kanunun, başıboş köpeklerin rahat yaşamasını ve can güvenliğini tam anlamıyla sağlayamadığı gibi insanların ve diğer canlıların yaşadıkları sorunları çözmekte yetersiz kaldığının altını çizen Yenişehirlioğlu, şöyle konuştu:
“BaşıboÅŸ, sahipsiz köpekler, son yıllarda popülasyonu kontrol altına alınamaması nedeniyle giderek büyüyen bir sorun haline gelmiÅŸtir. Sayıları her geçen gün artan ve sokaklarda sürüler halinde yaÅŸamaya baÅŸlayan başıboÅŸ köpekler, en temel insan hakkı olan yaÅŸam hakkını dahi tehdit eder bir boyuta ulaÅŸmıştır. Halihazırda yaÅŸanan sahipsiz hayvan sorununun farklı boyutları da bulunmaktadır. Bir bölgede sahipsiz hayvan sorununun artması sonucunda orada yaÅŸayan insanların, vücut bütünlüğü, can güvenliÄŸi ve yaÅŸam standartları tehlikeye girmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü verileri doÄŸrultusunda 2019-2023 yıllarında hayvana çarpma ÅŸeklinde 3 bin 534 trafik kazası, buna baÄŸlı olarak 55 ölüm, 5 bin 147 yaralanma meydana gelmiÅŸtir. Sahipsiz hayvanların kamusal alanlarda beslenmesi vatandaÅŸlar arasında sözlü ve fiziksel tartışmalara sebep olmakta, bu da toplumsal gerginliÄŸi arttırmaktadır. BaşıboÅŸ köpek saldırısı sonucu yaralanan ve hayatını kaybedenlerin medyaya yansıyan haber ve görüntüleri infiale neden olmakta ve bu da kamu kurumlarına güvenin azalmasına neden olmaktadır.”
YeniÅŸehirlioÄŸlu, “Kontrol edilemeyen sahipsiz köpek popülasyonu nedeniyle artan saldırılar, kuduz vakaları, zoonoz hastalıklarıyla maddi ve manevi kayıplara sebep olunmaktadır. Bu durum Anayasa ile koruma altına alınan saÄŸlık, güvenlik, yaÅŸam hakkı, maddi varlık ve vücut bütünlüğünün korunması gibi insan haklarının ihlalleriyle sonuçlanmaktadır. Sahipsiz hayvanlar, koyun, keçi, inek, tavuk gibi ekonomik deÄŸeri olan hayvanlara saldırarak maddi kayıplara sebebiyet vermektedir. Ülkemiz DSÖ’nün yayımladığı kuduz riski temasının yüksek olduÄŸu ülkeler kategorisinde yer almaktadır.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
KonuÅŸması sırasında muhalefet milletvekillerinin sık sık sataÅŸmada bulunduÄŸu YeniÅŸehirlioÄŸlu, Genel Kurula hitabının bir bölümünde sesini yükseltti. Sahipsiz hayvanların koyun, keçi, inek, buzağı, tavuk gibi ekonomik deÄŸeri olan çiftlik hayvanları için tehdit oluÅŸturduÄŸunu belirtirken “sahipsiz hayvanlar” ifadesini yüksek sesle söyleyen YeniÅŸehirlioÄŸlu’na muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi.
Tartışmalar üzerine Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi.
Aranın ardından yeniden söz alan YeniÅŸehirlioÄŸlu, Mecliste en uzlaÅŸmacı, herkesle diyalog kuran ve muhabbeti önemseyen biri olduÄŸunu belirterek, “Kürsüde okuduÄŸum metnin dışında doÄŸaçlama bir ÅŸey söylemedim. KonuÅŸmamı yaparken sesler yüksekti. EleÅŸtiriler yükselince doÄŸal olarak oradaki konuÅŸmacı sesini yükseltiyor, el kol hareketleri yapabiliyor. Bir Allah’ın kulunu kastettiysem öbür dünyada gün yüzü görmeyim. Öyle bir kastım yok. Hepiniz benim için deÄŸerlisiniz, anlamlı ve önemlisiniz. Kalbinizi istemsiz, bilinçsiz olarak kırdıysam hepinizden helallik istiyor, özür diliyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci: Kısırlaştırılan hayvan sayısı 2 milyon 504 bin 595
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci, 2004 yılından itibaren kısırlaştırılan hayvan sayısının 2 milyon 504 bin 595, aşılanan hayvan sayısının 2 milyon 846 bin 387, sahiplendirilen hayvan sayısının da 533 bin 4 olduğunu söyledi.
KiriÅŸci, TBMM Genel Kurulunda, sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından milletvekillerinin soru ve eleÅŸtirilerini yanıtladı.
Bugüne kadar ne kadar hayvanın kısırlaÅŸtırıldığı sorusu üzerine KiriÅŸci, Hayvanları Koruma Kanunu’nun çıktığı yılın 2004 olduÄŸunu anımsatarak, “KısırlaÅŸtırılan hayvan sayısı bu süre zarfında 2 milyon 504 bin 595, aşılanan hayvan sayısı 2 milyon 846 bin 387, sahiplendirilen hayvan sayısı ise 533 bin 4 adettir.” bilgisini paylaÅŸtı.
Sahipsiz hayvanlar sorununun çözümü için kedi ve köpek üretiminin, satışının ve ithalatının neden yasaklanmadığına ilişkin soru üzerine Kirişci, kedi ve köpek de dahil olmak üzere ev hayvanlarının, üretim ve satış yerlerinin çalışma izinlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verildiğini belirtti. Kirişci, şöyle devam etti:
“Kedi ve köpeklerin izinsiz üretimi veya satışında 2024 yılında 73 bin lira idari para cezası uygulanmaktadır. Ülkemizde ticari amaçla kedi, köpek ithalatı yapılmamakta olup sadece sahipleri ya da sahiplerin adına sorumluluÄŸunu alanların beraberinde giriÅŸleri söz konusu olmaktadır. İthalatı yapılan ev hayvanları süs kuÅŸ ve akvaryum balıklarıdır. Bunun haricinde hayvanat bahçelerinde sergilenmek üzere az sayıda hayvana izin verilmektedir. Yıllar itibarıyla sınır kapılarımızdan alınan süs kuÅŸu ve akvaryum balıklarının sayıları 2020 yılında 460 bin 625, 2021’de 351 bin 391, 2022’de 39 bin 544, 2023’te 539 bin 874 adet olmuÅŸtur.”
Denetimlerin Tarım ve Orman Bakanlığınca büyükÅŸehirlerde 15 günde bir, diÄŸer belediyelerde de ayda bir yapıldığını bildiren KiriÅŸci, “Tespit edilen kabahatler için cezai uygulamalar eksiksiz olarak ilgililere bildirilmektedir.” dedi.
KiriÅŸci, 2004’te çıkarılan kanunun uygulanmadığına yönelik eleÅŸtiriler üzerine de “Bu kanun teklifinin tam da bu eksikliÄŸi gidermeye yönelik pek çok yönü bulunmaktadır. Zira, sorumluluklarını yerine getirmeyenlere, bu sorumluluklarını yerine getirmedikleri için herhangi bir iÅŸlem bulunmamaktadır. Burada belediyeleri, belediye baÅŸkanlarını, belediye meclis üyelerini kastederken hayvanı sahiplenip daha sonra kendi haline bırakanlara da aynı ÅŸekilde cezai iÅŸlemler uygulanmaktadır.” karşılığını verdi.
“322 adet barınağın kapasitesi 105 bin”
Belediyelere getirilen sorumluluklar ve bu yasa için ayrılacak bütçe konusunda denetim yapılıp yapılmadığına ilişkin soru üzerine Kirişci, şunları kaydetti:
“Böyle bir bütçe zaten yok. İlk defa bu kanun teklifiyle beraber, hayvanların sokaklardan alınması, gerekli iÅŸlemlerin yapılması ve hayvan barınaklarının imarı ve inÅŸasıyla beraber hayvanlara bakma ve sahiplenilinceye kadar barınaklarda tutulmasıyla ilgili giderler için artık yeni uygulamada, büyükÅŸehirlerde binde 3 net gelirin, 25 binin üzerindeki belediyeler için de binde 5 oranında bütçeden gerekli ayrım yapılmalıdır. Bu gerçekten önemli bir düzeltmedir, önemli bir iyileÅŸtirmedir. Hayvanlar mal statüsünden çıkarılıp can statüsüne alınmıştır. Bu da gerçekten biz hayvanseverleri ziyadesiyle mutlu eden, memnun eden bir uygulama olmuÅŸtur.”
Barınak sayılarına ilişkin de bilgi veren Kirişci, şunları söyledi:
“Barınak sayısı 322 adet olup halen kapasitesi 105 bindir. Burada ‘4 milyon hayvanı da bu barınaklarda tutacaksak ne kadar barınağına ihtiyacımız var?’ sorusu geliyor. Takvim olarak 31 Aralık 2028’in bildirilmesinin esas amacı aslında budur. Dolayısıyla bu kanun yürürlüğe girdiÄŸinden itibaren 4 yıl süreyle belediyelerin kendi bütçelerinden bahsedilen oranlar nispetinde bu parayı ayıracaklar ve buradan hareketle de bu barınakları yapacaklar.”
Görüşmelerden
AK Parti Grup BaÅŸkanvekili Bahadır YeniÅŸehirlioÄŸlu, İsrail DışiÅŸleri Bakanı Yisrael Katz’ın sosyal medya hesabından CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a yönelik sözlerine tepki gösterdi.
“Biraz önce Gazze Kasabı (İsrail BaÅŸbakanı Binyamin) Netanyahu’nun tetikçisi Katz, CumhurbaÅŸkanımız Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan’ı hedef alan alçak bir paylaşımda bulundu.” ifadesini kullanan YeniÅŸehirlioÄŸlu, şöyle devam etti:
“CumhurbaÅŸkanımız Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan’ı aklı sıra Saddam Hüseyin’le kıyaslayan bu çapsızın etrafa saldırma motivasyonu, maÄŸlubiyete yaklaÅŸmış olmanın getirdiÄŸi ÅŸuursuzluÄŸun tezahürüdür. CumhurbaÅŸkanımız Recep Tayyip ErdoÄŸan daima mazlumların yanında durmuÅŸ, adaleti ve insan haklarını savunmuÅŸ bir dünya lideridir. Hukuk tanımaz, saygıdan habersiz ve ahlaktan nasipsiz İsrail DışiÅŸleri Bakanı, geçmiÅŸten benzerlikler arıyorsa Netanyahu ile Hitler arasındaki gözü dönmüşlüğü, zalimliÄŸi ve vahÅŸiliÄŸi incelemelidir. UlaÅŸtığı sonuç kendisini doÄŸru sonuçlara ulaÅŸtıracaktır. İsrail’in eline kan bulaÅŸmış sözde DışiÅŸleri Bakanını ihtar ediyoruz. VerdiÄŸi uyduruk mesajla CumhurbaÅŸkanı’mızı tehdit etmek, varlık mücadelesini kan ve gözyaşı üzerine inÅŸa edenlerin haddi deÄŸildir. Böyle aciz tehditlere pabuç bırakmayacağız.”
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerin görüşmelerine geçildi.
Kaynak: AA
