Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yüksek teknoloji ihracatı 9,6 milyar dolarla tarihi zirvede
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yüksek teknoloji ihracatı 9,6 milyar dolarla tarihi zirvede
Bakan Kacır, yüksek teknoloji ihracatının 9,6 milyar dolarla tarihi zirvede olduÄŸunu belirterek, “AR-GE’ye, inovasyona daha fazla yatırım yapacağız. GiriÅŸimcimizin önünü daha fazla açacağız ve bu rakamları daha ileri seviyelere çıkaracağız.” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye’nin ihracatın yüzde 40’tan fazlasını Avrupa BirliÄŸi ülkelerine yaptığını belirten Kacır, Ocak 2020 ile kıyaslandığında Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya’nın sanayi üretimleri düşerken Türkiye’nin sanayi üretiminin yüzde 30,6 yükseldiÄŸini, dolayısıyla Türkiye’nin son dönemde sanayileÅŸme kabiliyetini artırmış bir ülke olduÄŸunu söyledi.
Kacır, yaklaşık 10 milyar dolar olan imalat sanayi ihracatının 2002’den bugüne 108 milyar dolara yükseldiÄŸini vurgulayarak, şöyle konuÅŸtu:
“2002’de yüzde 28,5 olan bu oranın 2024’te yüzde 40,2 seviyesine, ÅŸu anda son 12 ay itibarıyla yüzde 42,7 seviyesine yükseldiÄŸini görüyoruz. Yüksek teknoloji ihracatımız da tarihi zirve noktadadır, yıllık 9,6 milyar dolara eriÅŸmiÅŸtir. Bu yapacak iÅŸimiz kalmadı anlamına elbette gelmiyor. Hep beraber daha çok çalışacağız, AR-GE’ye, inovasyona daha fazla yatırım yapacağız. GiriÅŸimcimizin önünü daha fazla açacağız ve bu rakamları çok daha ileri seviyelere çıkaracağız.”
Bakanlıkta bir girişimci bilgi sistemi olduğuna dikkati çeken Kacır, 4 milyon girişimin hem yatırımlarını hem performansını takip edebilecekleri hem de tüm verileri girişimci bilgi sistemine alarak çok yoğun şekilde etki değerlendirme faaliyetleri yaptıklarını anlattı.
“Tekstilde Türkiye dünyanın en önemli üreticileri arasında”
Kacır, hazır giyim tekstil sektörlerinde yaşanan istihdam kaybı ile ilgili gelen bir soruya ise şu yanıtı verdi:
“Biz her daim hem sektör temsilcileriyle hem emekçilerimizle hem yatırımcılarımızla bir aradayız. Bu yılın ilk 10 ayında 100 binden fazla iÅŸletmeyi KOSGEB’teki çalışanlarımız aracılığıyla bizzat yerinde ziyaret ettik. Ve her biriyle anketler yaptık. Özellikle emek yoÄŸun sektörlerde istihdamı korumaya yönelik politikalar konusunda sahadan topladığımız doÄŸrudan verilerle politikalarımızı inÅŸa etmeye gayret ediyoruz. Bizim hiçbir sektörü gözden çıkarmamız söz konusu deÄŸil. Biz bu sektörleri ülke olarak kolay elde etmedik. Onlarca yılın emeÄŸiyle gayretiyle bu sektörler bugünlere geldi. Bugün hazır giyimde, tekstilde Türkiye dünyanın en önemli üreticileri arasındadır. 1 milyona yakın kardeÅŸimiz bu sektörlerde istihdam edilmektedir. Dolayısıyla bizim bu sektörleri gözden çıkarmamız asla bahis mevzuu deÄŸil. İl bazlı duruma baktığınızda bu sektörlerde 2023’ten bugüne Batman’da, Bingöl’de, Mardin’de, Siirt’te, Şırnak’ta istihdam artışı var. Demek ki Türkiye’nin tüm vilayetlerinde durum aslında aynı deÄŸil. Biraz daha büyük ÅŸehirlerimizde, Marmara Bölgesi’nde, Ege Bölgesi’ndeki ÅŸehirlerimizde bu sektörlerde istihdam kaybı yaÅŸanırken özellikle DoÄŸu Anadolu’da, GüneydoÄŸu Anadolu’da bizim de çokça teÅŸvik verdiÄŸimiz yatırımlarda halen istihdam artışları devam etmektedir. Bu Türkiye’nin önünde bu konuda halen geniÅŸ bir fırsat penceresi olduÄŸunu gösteriyor. CoÄŸrafyamız istikrara, huzura kavuÅŸtukça ben inanıyorum ki DoÄŸu Anadolu illerimizde, GüneydoÄŸu Anadolu illerimizde bu alanda yapılacak yatırımların önü çok daha açık olacaktır.”
İstihdamı koruma teşviğinin ölçeği genişletilecek
Bakanlık olarak bu konuda birkaç politikayı eş zamanlı devreye aldıklarını aktaran Kacır, şöyle devam etti:
“Birincisi özellikle istihdam teÅŸviklerini 6. bölge illeri dediÄŸimiz, cazibe merkezi illeri dediÄŸimiz bölgelerde daha ileri seviyelere çıkardık. 12 yıl olan sigorta primi iÅŸveren paylarının süresini 14 yıla çıkardık. 10 yıl sigorta primi işçi paylarını halen biz ödüyoruz. Aynı zamanda ilk kez teÅŸvik sistemimizde bu yıl mayıs ayında yaptığımız deÄŸiÅŸiklikle yurt içinde taşınan yatırımlara yine istihdam teÅŸviklerinden yararlanma imkanı getirdik. Yani 1. bölge illerinden 4, 5, 6. bölge illerine taşınan bir yatırım adeta sıfır bir yatırım gibi yine istihdam teÅŸviklerinden yararlanma fırsatına sahiptir. Dolayısıyla arzumuz aslında bu sektörlerin ülke içinde makul bir hızla yer deÄŸiÅŸtirmesini saÄŸlamaktır. Bu OSB’lerimizi geliÅŸtirerek, altyapılarımızı kurarak ve istihdam teÅŸviklerini, yatırım teÅŸviklerini sunarak bu sektörlerin geleceÄŸe taşınmasını amaçlıyoruz. Ülke genelinde bu sektörlerde istihdamı korumayı da önceliklendirdiÄŸimiz için geçen yıl KOSGEB aracılığıyla bir istihdamı koruma programı baÅŸlattık. KOBİ ölçeÄŸindeki hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerindeki iÅŸletmelerimize geçtiÄŸimiz yılın son 3 ayında 2024’ün son 3 ayındaki ortalama istihdamlarını korumaları koÅŸuluyla bu yıl boyunca her bir istihdam ettikleri çalışan için aylık 2 bin 500 lira doÄŸrudan destek ödemelerini yapıyoruz. Bunun yanında önümüzdeki dönemde 2026 yılı itibarıyla bunun ölçeÄŸini daha da geniÅŸletmeyi deÄŸerlendiriyoruz. Meclisimizdeki bir kanun teklifi genel kurulda da onaylandıktan, kanunlaÅŸtıktan sonra önümüzdeki yıl biz bu teÅŸvikleri sektörlerin büyük ölçekli firmalarını da kapsayacak ÅŸekilde yaygınlaÅŸtıracağız.”
Rakamlarla sektörlerde istihdam artışları
Türkiye’nin hazır giyimde, tekstilde marka deÄŸerinin yükselmesini arzu ettiklerini belirten Kacır, bu anlayışla tekstil sektöründe faaliyet gösteren 76 AR-GE ve 53 tasarım merkezine bugüne dek 13 milyar liranın üzerinde destek saÄŸladıklarını söyledi.
Kacır, mobilya sektöründe faaliyet gösteren 15 AR-GE ve 14 tasarım merkezine 2,9 milyar lira destek verdiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Deri sektöründe faaliyet gösteren bir AR-GE merkezimize 173 milyon lira. Aynı zamanda teknoparklarımızda hazır giyim ve tekstil alanında faaliyet gösteren 59 firmaya da bugüne dek 6,5 milyar lira destek saÄŸladık. Bir yandan bu sektörde markalarımız AR-GE ve tasarım yetkinlikleriyle güçlensin, bir yandan biz makul yöntemlerle bu sektörlerde istihdamı korumayı baÅŸarabilelim ama orta uzun vadede de bu sektörleri ülkemizin farklı illerinde yeniden kümelendirerek daha fazla yol almayı baÅŸaralım istiyoruz. Bu sektörlerin dışındaki sektörlerde yine pandemi öncesiyle kıyasladığımızda çok ciddi istihdam artışları elde ettik. Gıdada yüzde 25, içecekte yüzde 30, aÄŸaç, aÄŸaç ürünlerinde yüzde 20, kağıt, kağıt ürünlerinde yüzde 23, kimyasal imalatında yüzde 35, temel eczacılıkta yüzde 26, kauçuk plastikte yüzde 23, diÄŸer metalik olmayan minerallerin imalatında yüzde 31, ana metal sanayinde yüzde 27, fabrikasyon metal ürünleri imalatında yüzde 27, bilgisayar, elektronik, optik ürünlerinde yüzde 41, elektrikli teçhizatta yüzde 28, motorlu kara taşıtlarında yüzde 32, makine ekipmanda yüzde 28, mobilya imalatında yüzde 25 pandemi öncesiyle kıyasladığımızda artış kaydettik. Dolayısıyla imalat sanayinin genelinde bir istihdam problemi olduÄŸunu söylemek rakamlarla baÄŸdaÅŸmayan bir yaklaşım olur. Fakat istihdamı korumamız gereken sektörlerde de üzerimize düşeni yapmaya devam edeceÄŸiz.”
“Savunma sanayisi stratejik bir alan”
Kacır, savunma sanayi sistemlerine ilişkin de değerlendirmede bulunarak, burada parası ödense dahi pek çok sistemin veya teknolojinin başka ülkelerden tedarik edilmesinde sorunlar yaşanabileceğini aktardı.
Savunma sanayisinin stratejik bir alan olduğunun altını çizen Kacır, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla biz sistem geliÅŸtirme süreçlerine baÅŸlarken bir yandan sistemi ortaya çıkarırken bir yandan da tüm kritik alt sistemleri, çekirdek teknolojileri, yerli ve milli imkanlarla geliÅŸtirme sürecini baÅŸlatırız. Bugüne kadar attığımız bu adımlarla geçtiÄŸimiz dönemde bize verilmeyen seyir füzelerinin turbojet motorlarını biz ÅŸimdi yerli milli olarak geliÅŸtiriyor ve üretiyoruz. Helikopterlerimizin motorlarını yerli, yerli milli olarak geliÅŸtiriyoruz, üretiyoruz. İHA’larımızın, SİHA’larımızın motorlarını yerli milli olarak geliÅŸtiriyoruz, üretiyoruz. Radar altı metre alıcılarını yerli olarak geliÅŸtiriyoruz. Küresel konumlama sistemlerini yerli olarak geliÅŸtiriyoruz. KAAN’ın pek çok kritik alt sistemini, görev bilgisayarını, uçak yönetim sistemlerini yerli olarak geliÅŸtirmenin yanında motorunu da yerli ve milli olarak geliÅŸtiriyoruz. KAAN gün gelecek yerli motorumuzla da uçacak. Åžu andaki prototiplerimiz yurt dışından tedarik ettiÄŸimiz motorlarla uçuyor. Ama biz her halükarda bu stratejik sistemin motorlarını da diÄŸer stratejik alt sistemlerimizde olduÄŸu gibi yerli milli olarak geliÅŸtirme sürecini baÅŸlattık.”
Bölgeler arası farklılık azalıyor
Kacır, son 22 yılda bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltma yönünde ciddi bir mesafe kat ettiklerini belirterek, en yüksek ve en düşük kişi başı gelire sahip bölgeler arasındaki farkın 4,8 kattan 4,1 kata kadar düştüğünü aktardı.
Terörsüz Türkiye’yi gerçekleÅŸtirdikçe, bölgede huzuru, güveni sadece Türkiye’de deÄŸil, komÅŸularla birlikte tahkim ettikçe gelecek dönemde Türkiye’nin bölgeler arası geliÅŸmiÅŸlik farklarını çok daha hızlı ÅŸekilde daha iyi bir düzeye indirmiÅŸ olacaklarını ifade eden Kacır, ÅŸu deÄŸerlendirmeleri yaptı:
“Van’ı tekstil üretim üssü haline getirdik. DoÄŸu Anadolu Kalkınma Ajansımızın yürüttüğü projelerle 41 tekstil fabrikası kurduk, 7 bine yakın istihdam saÄŸladık. DoÄŸu Karadeniz’de turizm sektörüne odaklandık. Son 20 yılda DoÄŸu Karadeniz’de ziyaretçi sayısı yaklaşık 3 katına yükseldi. Åžanlıurfa’da ayakkabı sektörüne 24 hazır fabrika binası yaptık. 2013 yılında 11 kiÅŸi çalışıyordu Åžanlıurfa’da ayakkabı sektöründe, geçtiÄŸimiz yıl 4 bin 200’den fazla istihdam saÄŸlandı. Göbeklitepe’nin hikayesini dünyaya tanıttık. Göbeklitepe artık dünya çapında bir turizm merkezi. 2018 yılında 80 bin kiÅŸinin ziyaret ettiÄŸi Göbeklitepe’yi ÅŸimdi yılda 800 bin kiÅŸi ziyaret ediyor. Göbeklitepe UNESCO kalıcı miras listesine girdi. Adıyaman’da badem üretimini baÅŸlattık. 2014’te 1500 ton olan badem üretimi 15 kat artarak 24 bin tona eriÅŸti ve badem üretim miktarında birinci oldu. Şırnak’ta 2014’te 2 bin ton olan yer fıstığı üretimi 18 kat arttı. 36 bin 500 tona yükseldi. Trakya tohum AÅž’yi kurduk. İlk yerli milli hibrit ay çiçeÄŸi tohumunu ürettik. Harran Üniversitesi Teknopark’ta 58, Gaziantep Üniversitesi Teknopark’ta 188, Gaziantep OSB Teknopark’ta 88, Dicle Üniversitesi Teknopark’ta 75 ve Batman Üniversitesi Teknopark’ta 31 firmamız aktif olarak faaliyetlerini sürdürmekte. Sulamaya açılan alan 2002 yılı sonunda 198 bin hektarken 2024 yılı sonunda 675 bin hektara ulaÅŸtı. 93 bin hektar alanda da inÅŸaat çalışmaları devam ediyor. Dolayısıyla GAP projesi bizim en önemli kalkınma projelerimizden biri olmayı sürdürüyor.”
Kacır, enerji üretim kapasitelerinin yüzde 42’sinin güneÅŸ ve rüzgar enerji santrallerinden elde edildiÄŸini belirterek, GES’lerde kurulu güçlerinin 24 gigavat, RES’lerde 14 gigavatı aÅŸtığını, 2002’den bu yana 28 gigavat GES, 17 gigavat RES yatırımına teÅŸvik belgesi düzenlediklerini sözlerine ekledi.
“Satın alma gücü paritesi bakımında AR-GE harcamasını en çok artıran ikinci ülkeyiz”
Sanayiciler için Türkiye’deki elektrik ve doÄŸalgaz tüketim maliyetlerinin Avrupa’nın pek çok ülkesine kıyasla daha ucuz olduÄŸunu belirten Kacır, “Biz teÅŸvik verirken baÅŸvuran firmaların siyasi veya dünya görüşüne bakmıyoruz. Bizim bütün sistemimiz objektif kriterlerle çalışmaktadır. Bizden teÅŸvik alan sanayicilerimiz her siyasi görüşten olabilir.” diye konuÅŸtu.
Kacır, 2024’te imalat sanayisinde kapanan firma sayısının 6 bin 449, kurulan firma sayısının ise 17 bin 634 olduÄŸu bilgisini vererek, 2025’in 9 ayında kapanan imalat sanayi firma sayısının 3 bin 999, kurulan firma sayısının da 11 bin 428 olduÄŸunu söyledi.
Türkiye’de 2002’de AR-GE harcamalarının 1,2 milyar dolar olduÄŸunu, geçen yıl ise bu rakamın 19,9 milyar dolara yükseldiÄŸini vurgulayan Kacır, ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“2002-2023 döneminde OECD 47 üye ve gözlemci ülkesi arasında dolar cinsinden satın alma gücü paritesi bakımında AR-GE harcamasını en çok artıran ikinci ülkeyiz. Özel sektörümüzün AR-GE harcamalarındaki payı yüzde 20’lerden yüzde 65’lere çıktı. AR-GE teÅŸviklerinin özel sektör AR-GE harcaması içindeki payı 2019’da yüzde 13 iken, 2024’te yüzde 25’e yükseldi.”
Kacır, 2024’te AR-GE merkezleri ve teknoparklarda saÄŸladıkları desteklerin 150 milyar liraya eriÅŸtiÄŸini dile getirerek, gelecek yıl TÜBİTAK aracılığıyla AR-GE’ye 2026 bütçesinden 58,5 milyar lira kaynak ayıracaklarını bildirdi.
Bilimsel çalışmaların kendileri için çok deÄŸerli olduÄŸunu dile getiren Kacır, 2002’de Türkiye’de yaklaşık 9 bin bilimsel yayın bulunduÄŸunu, 2024’te bu sayının 52 bini geçtiÄŸini, son 5 yılda Türkiye’nin dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 14’üncü sıraya yükseldiÄŸini dile getirdi.
Kacır, yurt dışındaki insan kaynağını Türkiye’ye kazandırmak için yürüttükleri çalışmalara iliÅŸkin bilgi vererek, 2025’te ASELSAN’dan 43 çalışanın farklı nedenlerle yurt dışına gittiÄŸini, yurt dışından söz konusu ÅŸirkete 112 uzman geldiÄŸini aktardı.
Astronot programı
Astronot programına gelen eleÅŸtirilere yönelik de açıklamalarda bulunan Kacır, bugüne kadar 600’den fazla astronotun farklı ülkeler tarafından uzaya gönderildiÄŸine iÅŸaret etti.
Kacır, Astronot Alper Gezeravcı’nın da bilimsel deneyler yapmak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu’na gittiÄŸini hatırlatarak, “Çok sayıda bilim insanımızın ortaklaÅŸa çalıştığı projeleri orada yürüttü. Bilim, ve teknolojiyi konuÅŸacağız ama bazıları astronot programından rahatsız olacak. Bu dünyanın hiçbir yerinde olmaz.” diye konuÅŸtu.
Astronot programının Cumhuriyetin 100. yılı için planlandığını ancak fırlatma hava koÅŸullarından ve farklı teknik sebeplerden dolayı ertelenerek Ocak 2024’te gerçekleÅŸtirilebildiÄŸini anımsatan Kacır, o günden bugüne astronotların 500’den fazla program yaptığını söyledi.
Kacır, bu konunun polemik malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Komisyon olarak ne zaman arzu ederseniz biz hem astronotlarımızı hem tüm bu misyonun parçası olan bilim insanlarımızı bir araya getirelim. Sizin komisyonunuza yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi versinler. Biz bu misyondan sonra ne yapıyoruz? Uluslararası Uzay İstasyonunu yeniliyoruz. Kendi sanayimiz bu yenileme projelerinde bir endüstri paydaşı olabilir mi? Biz uzay istasyonunun farklı modüllerini üretebilir miyiz? Bu misyon vesilesiyle bu konularda uluslararası iÅŸbirlikleri geliÅŸtiriyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin önünde atılan her bir adım yeni ufuklar açıyor.”
Çip ve süper bilgisayar
Çip konusunda ise TÜBİTAK’ta halihazırda akıllı mühimmatların fotodedektör çiplerini ürettiklerinin bilgisini veren Kacır, “Hedefimiz öncelikle TÜBİTAK’ta bir endüstriyel üretim safhasına geçmek, aynı zamanda da HIT 30 programı vesilesiyle büyük ölçekli bir çip üretim yatırımını Türkiye’ye kazandırmak.” ifadesini kullandı.
Avrupa BirliÄŸi’nde dünyanın en büyük süper bilgisayarlarına ortak olduklarının altını çizen Kacır, özellikle veri yönetiÅŸimini ve Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması ve Türk yapay zeka geliÅŸtiriciler tarafından iÅŸlenmesini çok önemsediklerini söyledi.
“Otomotivde ilk kez teÅŸvik vermiyoruz”
Kacır, otomotiv sektöründe yeni nesil teknoloji yatırımlarını önceliklendirdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“Togg bizim bu alanda attığımız en stratejik adımdır. Togg’a sahip çıkmaya, desteklemeye devam ediyoruz. Bunun yanında yeni yatırımları Türkiye’ye kazandırmak için de gayret gösteriyoruz. BYD yatırımı da bunlardan biridir. İstiyoruz ki yeni nesil araç teknolojilerinde lider markalar Türkiye’de yatırım yapsınlar ve bunlara mevzuatımız ne öngörüyorsa o çerçevede teÅŸvikler sunuyoruz. Bu firmaların yükümlülükleri var, sorumlulukları var. Biz ilk defa otomotiv sektörüne teÅŸvik veriyor, ilk defa gümrük vergisi ve benzeri teÅŸvik enstrümanlarını kullanıyor deÄŸiliz. Türkiye bu konuda çok uzun yıllar içinde tecrübe kazanmış bir ülke. Bizim iktidarlarımız döneminde de Türkiye’de üretilen otomobil sayısı 5 misline çıktı. Dolayısıyla bu alanda yeni teknolojileri Türkiye’ye kazandırmak için gayretlerimizi sürdüreceÄŸiz.”
Komisyonda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yanı sıra GAP Bölge Kalkınma İdaresi BaÅŸkanlığı, DoÄŸu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi BaÅŸkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi BaÅŸkanlığı, DoÄŸu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi BaÅŸkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri GeliÅŸtirme ve Destekleme İdaresi BaÅŸkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraÅŸtırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı’nın 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.
Kaynak: AA
