TCMB/PPK Özeti: TL mevduat ve KKM hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırıldı
TCMBPPK Özeti TL mevduat ve KKM hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırıldı
TCMB/PPK Özeti: TL mevduat ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırılarak sistemden yaklaşık 550 milyar TL likidite çekilmiştir
TCMB Para Politikası Kurulunun 23 Mayıs’taki toplantısına iliÅŸkin özet yayınlandı.
Özette, küresel büyüme görünümü yılın ilk çeyreğinde sınırlı bir iyileşme gösterirken, iş gücü piyasalarındaki sıkılığın sürdüğü ifade edildi.
Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2024 yılında yüzde 2,1 artarak 2023 yılındaki yüzde 1,8’in sınırlı oranda üzerinde büyüyeceÄŸinin tahmin edildiÄŸi ve küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyrini sürdüreceÄŸinin deÄŸerlendirildiÄŸi belirtilen özette, ÅŸu bilgiler verildi:
“GeliÅŸmiÅŸ ülkelerin birinci çeyrek büyüme verileri iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanmayı desteklerken, öncü göstergeler söz konusu toparlanmanın daha çok hizmet sektörü kaynaklı olduÄŸuna iÅŸaret etmektedir. ABD ekonomisi büyüme eÄŸilimi, diÄŸer geliÅŸmiÅŸ ülke ekonomilerinden olumlu ayrışmaya devam etmiÅŸtir. Jeopolitik geliÅŸmeler ve enflasyonda kalıcı düşüş saÄŸlamak amacıyla sürdürülen sıkı para politikaları, 2024 yılında küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir. Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri, küresel enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmeye devam edeceÄŸini ima etmektedir. 2023 yılında enflasyonda görülen keskin düşüşe raÄŸmen birçok ülkede özellikle hizmet enflasyonundaki katılık dikkati çekmektedir.
GeliÅŸmekte olan ülkelerde (GOÜ) faiz indirimleri parasal sıkılığı koruyacak ÅŸekilde sürdürülürken, geliÅŸmiÅŸ ülke merkez bankalarının da 2024 yılı içinde faiz indirimlerine baÅŸlamaları beklenmektedir. Ancak enflasyonda gözlenen katılık, jeopolitik geliÅŸmeler ve emtia fiyatlarına iliÅŸkin risklerin artmasına baÄŸlı olarak, merkez bankalarının faiz indirimlerinde temkinli bir yaklaşım izleyecekleri deÄŸerlendirilmektedir. DiÄŸer taraftan, geliÅŸmiÅŸ ülkelerin büyüme ve enflasyon görünümleri ile para politikalarına yönelik beklentiler farklılaÅŸmaya devam etmiÅŸ, artan küresel belirsizlikle birlikte risk iÅŸtahı ve GOÜ’lere yönelen portföy akımları son dönemde dalgalı bir seyir izlemiÅŸtir.”
Özette, finansal koşullardaki sıkılık önemli ölçüde korunmakla birlikte yurt içi ve yurt dışı yerleşiklerin Türk lirası varlıklara yönelimiyle piyasada oluşan likidite fazlasının Türk lirasının mevduat faizleri üzerinde etkili olduğu ifade edilerek, Türk lirası mevduat faizlerinin 26 Nisan haftasından bu yana 163 baz puan azalarak 17 Mayıs itibarıyla yüzde 58,68 seviyesinde gerçekleştiği, aynı dönemde Türk lirası cinsi ticari kredilere olan talebin yavaşlamasıyla birlikte ticari kredi faizlerinin 336 baz puan düşüşle yüzde 63,70 seviyesinde oluştuğu vurgulandı.
Bireysel tarafta ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizlerinin 327 baz puan gerileyerek yüzde 78,04 olarak gerçekleştiği, konut kredisi faizlerinin yatay bir seyir izleyerek yüzde 44,88 seviyesine geldiği, taşıt kredisi faizlerinin ise son dönem kampanyaların sona ermesiyle 17,44 puan yükselerek yüzde 43,59 olduğu ve 17 Mayıs 2024 itibarıyla kampanya öncesi seviyesine yaklaştığı belirtildi.
Özette, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkilerinin yakından izlendiği vurgulanarak şunlar ifade edildi:
“Atılan parasal ve miktarsal sıkılaÅŸma adımlarının etkisiyle Mart PPK döneminden bu yana belirgin ÅŸekilde yavaÅŸlayan Türk lirası kredi büyümesinin, yurt içi talepte ilk sinyalleri görülen yavaÅŸlamayı desteklemesi beklenmektedir. Bu kapsamda, bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 26 Nisan haftasından bu yana azalarak yüzde 3,28 seviyesinden 17 Mayıs itibarıyla yüzde 1,44 seviyesine gelmiÅŸtir. Söz konusu orandaki gerilemenin arkasında, ihtiyaç kredilerinde yüzde 2,49’dan yüzde 2,70’e gelen sınırlı artışa raÄŸmen bireysel kredi kartlarında yüzde 5,01’den yüzde 1,12 seviyesine belirgin düşüş yatmaktadır. Taşıt kredilerindeki büyüme oranları negatif bölgede kalmaya devam etmiÅŸ ve 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde eksi 1,40 olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Türk lirası ticari kredilerdeki zayıf seyir de korunmuÅŸ ve 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 0,03 ile yatay denebilecek bir düzeyde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Kur etkisinden arındırılmış YP ticari kredilerdeki büyüme ise Türk lirası ticari kredilerden ayrışan bir seyirle yüzde 2,89’dan yüzde 4,88’e yükselmiÅŸtir.”
Makroihtiyati çerçevede sadeleÅŸme ve piyasa mekanizmasının iÅŸlevselliÄŸini artırma amacı kapsamında 9 Mayıs 2024 itibarıyla menkul kıymet tesisi uygulamasının sonlandırıldığı anımsatılan özette, “TCMB brüt uluslararası rezervleri, nisan ayı PPK toplantı haftasından bu yana 15,05 milyar ABD doları artarak 17 Mayıs 2024 itibarıyla 139,1 milyar ABD doları seviyesine yükselmiÅŸtir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 22 Mayıs 2024 itibarıyla 263 baz puan seviyesine gerilemiÅŸtir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 22 Mayıs itibarıyla yüzde 11,95 seviyesine yükselirken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 22,14 seviyesine yükselmiÅŸtir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana hisse senedi piyasasında yurt dışında yerleÅŸik yatırımcıların pozisyon deÄŸiÅŸimi oldukça sınırlı kalırken, neredeyse tamamı Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) kaynaklı olmak üzere toplam 5,54 milyar ABD doları net portföy giriÅŸi gerçekleÅŸmiÅŸtir.” ifadesi kullanıldı.
“Nisan-mayıs dönemine iliÅŸkin yüksek frekanslı veriler ve saha gözlemleri, yurt içi talepte dengelenmeye yönelik birtakım sinyaller içermektedir”
Özette, yakın döneme ilişkin göstergelerin yurt içi talepte ilk çeyreğe kıyasla yavaşlamaya işaret ettiği, perakende satış hacim endeksinin ocak ve şubat aylarındaki aylık bazda yüksek artışlardan sonra mart ayında yatay seyrettiği, çeyreklik bazda ise endeksin büyümesinin hızlandığı belirtildi.
Ticaret satış hacim endeksinin de bu dönemde aylık ve çeyreklik bazda arttığı bilgisi verilen özette, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Hizmet üretim endeksi, hizmetler sektörü faaliyetinde çeyreklik bazda ılımlı bir artışa iÅŸaret etmiÅŸtir. Aynı dönemde kartla yapılan harcamalarda yüksek oranlı artış olmuÅŸtur. Bu çerçevede, talebin seviyesi enflasyon üzerinde bir risk unsuru olarak görülmeye devam etmiÅŸtir. Nisan-mayıs dönemine iliÅŸkin yüksek frekanslı veriler ve saha gözlemleri ise yurt içi talepte dengelenmeye yönelik birtakım sinyaller içermektedir. Bu kapsamda, nisan ayı itibarıyla imalat sanayi PMI verileri, üretimde yeni sipariÅŸlerdeki düşüş kaynaklı bir yavaÅŸlama ima etmiÅŸtir. Kartla yapılan harcamalara dair veriler ve firma görüşmelerinden edinilen tüketim harcamalarına iliÅŸkin tespitler, ikinci çeyrekte iç talepte ilk çeyreÄŸe kıyasla yavaÅŸlamaya iÅŸaret etmektedir.
Mart ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 0,3 gerilerken, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 4,3 artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi yüzde 3,5 oranında yükselmiştir. Bu güçlü artışta, diğer ulaşım araçları imalatı başta olmak üzere tipik olarak yüksek oynaklık sergileyen kalemlerdeki yükselişler de etkili olmuştur. Söz konusu kalemler dışlandığında, çeyreklik değişim oranı yüzde 2 ile genel endeksin değişimine kıyasla daha ılımlı gerçekleşmiştir. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı ise nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak yüzde 77 seviyesinde gerçekleşerek çeyreklik bazda yatay bir seyir ima etmiştir.
Mart ayı itibarıyla mevsimsellikten arındırılmış istihdam, çeyreklik bazda yüzde 1,7 oranında artarak 32,4 milyon kiÅŸi seviyesinde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Bu dönemde iÅŸ gücüne katılım oranı çeyreklik bazda artmış, iÅŸsizlik oranı ise 0,1 puan gerileyerek yüzde 8,7 düzeyinde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Anket göstergeleri ise imalat sanayi firmalarının geleceÄŸe yönelik istihdam beklentilerinde düşüşe iÅŸaret etmektedir.”
Özette, mart ayında cari iÅŸlemler açığının aylık bazda 4,5 milyar dolar olarak gerçekleÅŸtiÄŸi, yıllıklandırılmış olarak ise 31,2 milyar dolara gerilediÄŸi belirtilerek, “Söz konusu gerilemede, enerji ithalatında yıllık bazda devam eden düşüş ile altın ve enerji hariç dış ticaret açığındaki yavaÅŸlamakla birlikte süregelen azalış etkili olmuÅŸtur. DiÄŸer yandan, altın dış ticaret açığı önceki aya kıyasla nispeten yatay seyretmiÅŸtir.” denildi.
TÜİK tarafından turizm istatistiklerinde yapılan revizyon neticesinde seyahat gelirlerinin 2012-2023 dönemi için yukarı yönlü güncellendiği, böylelikle hizmet gelirlerinin sürükleyicisi niteliğindeki seyahat gelirlerinin cari işlemler dengesine sunduğu güçlü katkının geriye dönük olarak daha da belirginleştiği bilgisi verilen özette, mart ayında yıllıklandırılmış olarak hizmetler dengesinin verdiği fazlanın önceki aya benzer seviyede korunduğu ifade edildi.
Özette, geçici dış ticaret verilerinin nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracatta yatay bir görünüme, ithalatta ise artışa işaret ettiği belirtilerek şunlar kaydedildi:
“Altın ithalatı nisan ayında da tarihsel ortalamalarının üzerinde gerçekleÅŸirken, yıllıklandırılmış olarak 23 milyar ABD doları civarında yatay seyrini sürdürmüştür. Bununla birlikte tüketim malı ithalatı nisan ayında artarak cari iÅŸlemler dengesindeki iyileÅŸmeyi sınırlamıştır. Nisan ayına iliÅŸkin geçici dış ticaret verileri mayıs ayı için yüksek frekanslı verilerle beraber deÄŸerlendirildiÄŸinde, 3 aylık ortalama eÄŸilimler, ihracatta görece yatay bir seyir ile ithalatta artış ima etmektedir. Tüketim malı ithalatının seyri, parasal sıkılaÅŸtırmanın iç talep üzerindeki etkilerinin deÄŸerlendirilebilmesi açısından çeÅŸitli diÄŸer göstergelerle beraber yakından takip edilmektedir.
Cari açığın finansmanı tarafında ise bankacılık sektörünün yıllıklandırılmış uzun vadeli borç çevirme oranı, mart ayında yüzde 123 seviyesinde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 97 civarında olmuÅŸtur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının bir önceki aya kıyasla iyileÅŸtiÄŸi gözlenmektedir.”
TCMB Para Politikası Kurulunun 23 Mayıs’taki toplantısına iliÅŸkin yayımlanan özette enflasyonda yaÅŸanan geliÅŸmelere iÅŸaret edilerek, tüketici fiyatlarının nisanda yüzde 3,18 yükseldiÄŸi, yıllık enflasyonun 1,30 puan artışla yüzde 69,80 olduÄŸu kaydedildi.
Söz konusu dönemde temel mal, hizmet, enerji ve alkol-tütün-altın gruplarının yıllık enflasyona olan katkısı yükselirken, gıda grubunun katkısının gerilediği; diğer yandan, mevsimsel etkilerden arındırıldığında aylık tüketici enflasyonundaki yavaşlama eğiliminin sürdüğü bilgisi paylaşıldı.
Nisanda hizmet grubunda aylık fiyat artışının yüksek seyretmeye devam ettiği, kira ve lokanta-otel gibi alt gruplara ek olarak ulaştırma hizmet fiyatlarının bayramın da etkisiyle güçlü artış katettiği belirtilen özette, şu ifadeler yer aldı:
“Temel mal grubunda mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon bu dönemde otomobil fiyatlarındaki ılımlı artışın da etkisiyle yavaÅŸlamıştır. Gıda grubunda aylık fiyat artışını iÅŸlenmemiÅŸ gıda grubu sürüklerken, iÅŸlenmiÅŸ gıda enflasyonundaki ılımlı seyir korunmuÅŸtur. Kırmızı et fiyatlarındaki artış hızı yavaÅŸlamakla birlikte sürmüş, gıda grubu bilhassa et fiyatları olmak üzere doÄŸrudan etkilerinin yanı sıra yemek hizmetleri kanalıyla dolaylı olarak da manÅŸet enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiÅŸtir. Bununla birlikte, bu dönemde 3 yıllık bir sürenin ardından yıllık gıda enflasyonu manÅŸet enflasyonun altına gerilemiÅŸtir. Tütün ürünlerinde ise üretici firma kaynaklı olarak fiyat artışları gerçekleÅŸmiÅŸtir. Enerji grubu fiyatlarına bakıldığında, Türk lirası cinsi petrol fiyatlarındaki geliÅŸmelere paralel olarak akaryakıt fiyatlarındaki yükseliÅŸ, doÄŸal gaz fiyatlarındaki mekanik etki kaynaklı düşüşle dengelenmiÅŸtir. Bunun sonucu olarak enerji grubu fiyatları aylık bazda deÄŸiÅŸmemiÅŸtir. Nisanda bedelsiz doÄŸal gaz kullanımının aylık tüketici enflasyonuna mekanik etkisi eksi 0,14 puan olmuÅŸtur.”
“Nisanda aylık enflasyonun ana eÄŸilimi sınırlı zayıflama kaydetti”
Nisanda aylık enflasyonun ana eğiliminin sınırlı bir zayıflama kaydettiği belirtilen özette, mevsimsellikten arındırılmış verilerle B ve C endekslerinin aylık artış oranlarının sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,2 seviyelerinde gerçekleşerek önceki aya göre bir miktar zayıfladığı aktarıldı.
B ve C endekslerinde mevsimsellikten arındırılmış 3 aylık ortalama artışların sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 3,6 olduğuna dikkat çekilen özette, fiyat artışlarının işlenmiş gıdada ılımlı seyrini sürdürdüğü, temel mal ve hizmet gruplarında yavaşladığı kaydedildi.
“Bu dönemde Medyan, SATRIM ve diÄŸer ana eÄŸilim göstergeleriyle yayılım endeksi yataya yakın seyretmiÅŸtir.” denilen özette, ÅŸu deÄŸerlendirmelere yer verildi:
“Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler, emtia fiyatlarındaki oynaklıklar ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Hizmet sektöründe hakim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve ÅŸokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Yıllık enflasyon nisanda temel mal grubunda yüzde 57,1 olurken, hizmet sektöründe yüzde 97 ile yaklaşık 40 yüzde puan daha yukarıda gerçekleÅŸmiÅŸtir. Ayrıca, hizmet sektörüne ait yayılım endeksi nisanda tarihsel ortalamasının yaklaşık yüzde 40’ı kadar üzerinde seyrederek, artışların sektör geneline yayılmaya devam ettiÄŸini göstermektedir. Bu bakımdan, yakın dönem tüketici enflasyonu gerçekleÅŸmeleri dikkate alındığında, belirli hizmet kalemlerinde enflasyonun bir süre daha yüksek seyretme riski bulunmaktadır. Kira, haberleÅŸme ve lokanta-otel gibi hizmet sektörlerinin bu baÄŸlamda öne çıkacağı deÄŸerlendirilmektedir.”
“Konut fiyatlarındaki artış enflasyonun altında”
TCMB PPK Toplantı Özeti’nde, yeni ve yenilenen sözleÅŸmelerde kira artış oranının, tüketici fiyat endeksindeki mevcut yıllık seviyenin altında olmakla birlikte nispeten yüksek seyrettiÄŸi belirtilerek, “Öte yandan, konut fiyatları yıllık artışı mart itibarıyla yüzde 52 seviyesine gerileyerek yıllık tüketici enflasyonunun altında kalırken, mevsimsellikten arındırılmış veriler bu kalemdeki aylık artışın da son aylarda önemli ölçüde yavaÅŸladığına iÅŸaret etmiÅŸtir.” denildi.
Konut fiyatlarındaki bu durumun ilerleyen dönemde kira enflasyonunu sınırlayacak bir unsur olduğu kaydedilirken, kira artışını yüzde 25 ile sınırlayan regülasyonun yakın gelecekte yürürlükten kalkacak olmasının kira enflasyonuna etkisinin yakından takip edileceği paylaşıldı.
“HaberleÅŸme hizmetlerinde yüksek aylık fiyat artışları gözlenmekte”
Özette, haberleşme hizmetlerinde cep telefonu görüşme ve internet ücretleri öncülüğünde yüksek aylık fiyat artışlarının gözlendiği, tarihsel olarak ılımlı bir eğilim sergileyen haberleşme grubunda yıllık enflasyonun nisan ayı itibarıyla yüzde 66,3 ile tüketici enflasyonuna yakın gerçekleştiği bildirildi.
Haberleşme grubunda belirli hizmet kalemlerinin taahhüt bazlı abonelik yapısının ve geçmişte ortaya çıkan maliyet baskılarının tüketici fiyatlarına gecikmeli ve kontrat yenileme hızına bağlı olarak kademeli olarak yansımasına neden olduğu belirtilen özette, şu ifadeler kullanıldı:
“Bir diÄŸer hizmet kalemi olan lokanta-otel alt grubundaki aylık enflasyon, baÅŸta et olmak üzere gıda fiyatlarının etkisiyle yüksek seyrini sürdürmektedir. Öte yandan, karkas et fiyatlarında süregelen yüksek artışların yerini düşüşe bırakması önümüzdeki dönemde yemek hizmetleri üzerindeki yukarı yönlü baskıları sınırlayacaktır. Yurt içi üretici fiyatları nisan ayında yüzde 3,60 artmış, yıllık enflasyon 4,19 puan yükselerek yüzde 55,7 olmuÅŸtur. Ana sanayi gruplarına göre incelendiÄŸinde, enerji ile dayanıksız ve dayanıklı tüketim grupları yüksek aylık fiyat artış oranlarıyla öne çıkmıştır. Yıllık enflasyon sermaye malı dışındaki gruplarda yükselmiÅŸtir. 2023 Ekim’den itibaren gerileyen uluslararası emtia fiyatlarında ocak ayında baÅŸlayan artış eÄŸilimi nisanda da sürmüştür. Nisanda enerji ve enerji dışı emtiada fiyatlar yükselirken, enerji dışı emtiada endüstriyel metal ve altın fiyatlarındaki artış öne çıkmıştır. Mayısın ilk 3 haftası itibarıyla, enerji dışı emtia fiyatlarındaki artış yavaÅŸlarken enerji grubunda fiyatlar gerilemiÅŸ, dolayısıyla dış fiyat kaynaklı baskılar bir miktar zayıflamıştır.”
Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksinin nisanda tarihsel eğilimine göre bir miktar düştüğü belirtilen özette, takip edilen konteyner navlun endekslerinin, nisanda bir önceki aya oranla gerilediği, mayıs ayının ilk 3 haftası itibarıyla yeniden artış gösterdiği anımsatıldı. Taşımacılık maliyetlerinin izleyen aylardaki gelişiminin ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yakından takip edilecek bir unsur olarak öne çıktığı vurgulandı.
“Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre enflasyon beklentileri tüm vadelerde düşmüştür”
Özette, Mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre enflasyon beklentilerinin tüm vadelerde düştüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi:
“12 ay sonrasına iliÅŸkin enflasyon beklentisi 2 yüzde puan aÅŸağı yönlü güncellemeyle yüzde 35,2’den yüzde 33,2’ye, 24 ay sonrasına iliÅŸkin beklenti ise 0,8 yüzde puan düşüşle yüzde 22,1’den yüzde 21,3’e gerilemiÅŸtir. Buna ek olarak önceki ay yatay seyreden cari yıl ve gelecek yıl sonuna iliÅŸkin enflasyon beklentileri bu dönemde azalarak sırasıyla yüzde 43,6 ve yüzde 25,6 olmuÅŸtur. 5 yıl sonrasına iliÅŸkin enflasyon beklentisi ise yüzde 12,3 seviyesinden yüzde 11,8’e gerilemiÅŸtir. Enflasyon beklentileri tüm vadelerde gerilese de mevcut seviyeler Mayıs Enflasyon Raporu enflasyon tahminlerinin üzerinde seyrederek enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk teÅŸkil etmeye devam etmektedir. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir. Öncü göstergeler, mayıs ayında enflasyonun ana eÄŸiliminin Mayıs Enflasyon Raporu öngörüleriyle uyumlu olarak nispeten yatay seyredeceÄŸine iÅŸaret etmektedir.”
Özette, öncü verilerin, son dönemde döviz kurundaki ılımlı görünümün yansımasıyla, kur geçişkenliği görece yüksek olan dayanıklı mallarda fiyat artışlarının önemli ölçüde yavaşladığına işaret ettiği belirtildi.
Giyim ve ayakkabı alt grubunda fiyatların sezon geçişine bağlı olarak yükseldiği, hizmet grubunda aylık enflasyonun bir önceki aya kıyasla yavaşladığı, temel mallara göre yüksek seyrini sürdüreceğinin öngörüldüğü paylaşıldı.
Diğer taraftan, bir süredir ılımlı bir görünüm arz eden işlenmiş gıdada aylık enflasyonunun bu ay güçlendiği, işlenmemiş gıda fiyatlarının ise sebze fiyatları öncülüğünde gerilediği kaydedildi.
Kırmızı et fiyatlarındaki artışın, karkas et fiyatlarındaki düşüşe istinaden, mayısta önemli ölçüde yavaşladığı belirtilen özette, aylık bazda yüksek seyretmesi öngörülen işlenmiş gıda enflasyonunda et ile süt ürünlerinin öne çıktığı bildirildi.
Mayısta tüketici enflasyonu üzerinde enerji grubunun etkisinin belirgin olacağı aktarıldı.
“Aylık enflasyondaki ılımlı seyre karşın, yıllık tüketici enflasyonu mayıs ayında kayda deÄŸer bir oranda yükselecektir”
Özette, enerji grubunda uluslararası ham petrol fiyatlarındaki azalışa bağlı olarak gerileyen akaryakıt fiyatlarına karşın, 25 metreküp bedelsiz doğal gaz kullanımının sona ermesinin etkisiyle mayısta yüksek bir aylık artış gerçekleşeceği, nitekim, söz konusu uygulamanın sona ermesiyle oluşan mekanik etkinin, mayısta aylık tüketici enflasyonunu 0,7 puan yukarı çekeceğinin tahmin edildiği anlatıldı.
Doğal gaz kaynaklı bu etki arındırıldığında, mevsimsel etkilerden arındırılmış tüketici enflasyonunun nisana göre gerilemesinin öngörüldüğü belirtilen özette, şu ifadeler yer aldı:
“Aylık enflasyondaki ılımlı seyre karşın, yıllık tüketici enflasyonu mayısta kayda deÄŸer oranda yükselecektir. Bu geliÅŸmede, önceki politika metinlerinde deÄŸinildiÄŸi üzere, enerji fiyatları kaynaklı baz etkisi belirleyici olacaktır. Nitekim bir önceki yılın mayıs ayında doÄŸal gazın bedelsiz olarak kullanılmasına baÄŸlı olarak, enerji fiyatları oldukça yüksek bir oranda düşmüştü. Bu doÄŸrultuda, yıllık enflasyonun mayısta tüketici fiyatlarında söz konusu baz etkisiyle belirgin oranda yükselmesi, buna karşın B ve C göstergelerinin yıllık deÄŸiÅŸimlerinin ise ılımlı seyretmesi beklenmektedir.”
“Enflasyonda belirgin ve kalıcı bozulma öngörülmesi halinde para politikası duruÅŸu sıkılaÅŸtırılacaktır”
“Kurul, parasal sıkılaÅŸtırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruÅŸunu yinelemiÅŸtir.” ifadesinin yer aldığı özette, aylık enflasyonun ana eÄŸiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş saÄŸlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruÅŸunun sürdürüleceÄŸi vurgulandı.
Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı belirtilen özette, şu bilgiler yer aldı:
“Para politikasındaki kararlı duruÅŸ, yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel deÄŸerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtasıyla aylık enflasyonun ana eÄŸilimini düşürecek ve dezenflasyon yılın 2. yarısında tesis edilecektir. Son dönem kredi büyümesi ve mevduat geliÅŸmeleri göz önünde bulundurularak, makro finansal istikrarı koruyacak ve parasal aktarım mekanizmasını destekleyecek ek adımlar atılmıştır. Yurt içi ve yurt dışı yerleÅŸiklerin Türk lirası finansal varlıklara talebiyle oluÅŸan likidite fazlasının ilave tedbirlerle sterilize edilmesine karar verilmiÅŸtir. Bu çerçevede, Türk lirası mevduat ve kur korumalı mevduat hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırılarak sistemden yaklaşık 550 milyar lira likidite çekilmiÅŸtir. Ayrıca, KKM hesaplarının daha hızlı azalmasını saÄŸlamak amacıyla zorunlu karşılık faiz ve komisyon uygulamalarında deÄŸiÅŸiklikler yapılmıştır.”
Özette, yabancı para kredi büyümesindeki hızlanma dikkate alınarak bu kredilere aylık yüzde 2 büyüme sınırı getirildiği, sınırı aşan kredi tutarı kadar Türk lirası cinsinden zorunlu karşılığın bir yıl boyunca bloke olarak tesis edilmesine karar verildiği anımsatıldı.
Merkez Bankası tarafından yapılan düzenlemelerin sonuçlarının takibine iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerin de yer aldığı TCMB PPK Toplantı Özeti’nde ÅŸu ifadeler kullanıldı:
“TCMB tarafından yapılan düzenlemelere iliÅŸkin etki analizleri söz konusu çerçevenin tüm bileÅŸenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarıyla birlikte bütüncül bir bakış açısıyla deÄŸerlendirilerek yapılmaktadır. Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaÅŸtırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eÄŸilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaÅŸtıracak parasal ve finansal koÅŸulları saÄŸlayacak ÅŸekilde belirleyecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eÄŸilimine iliÅŸkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doÄŸrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.”
Kaynak: AA
