Türk profesörün “ÅŸeffaf görüntüleme” teknolojisi yapay zeka desteÄŸiyle kansere yeni çözümler getirecek
Türk profesörün şeffaf görüntüleme teknolojisi yapay zeka desteğiyle kansere yeni çözümler getirecek
Prof. Dr. Ali Ertürk’ün, tüm organizmayı ÅŸeffaflaÅŸtırarak tek hücreyi bile daha önce görülmemiÅŸ netlik ve detayda görüntüleyen yeni icadı, en büyük kanser araÅŸtırması kurumlarından biri tarafından yeni dönemin baÅŸlangıcı olarak tanımlandı.
Hücreleri, dokuları ve fare gibi tüm organizmaları şeffaflaştırma teknolojisi, kanser ilacı araştırmalarına yeni bakış açıları kazandırdı.
​​​​​​​Bu teknoloji sayesinde, daha önce görülemeyecek kadar küçük tümörlerin saptanması mümkün hale geldi.
Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden 2003’te mezun olan ve halen Almanya Münih Üniversitesi Doku MühendisliÄŸi ve Rejeneratif Tıp Enstitüsü BaÅŸkanlığını yürüten Prof. Dr. Ali Ertürk, 2018’de dokuların ve ölü farenin ÅŸeffaflaÅŸtırılması teknolojisini geliÅŸtirdi.

Ertürk, son çalışmasında ise bu teknolojiyi kullanarak organların ve dokuların daha önce görülmemiş netlik ve detayda taranmasını sağlayarak özellikle kanser araştırmaları açısından büyük bir gelişmeye öncülük etti.
Dünyanın en büyük kanser araştırması kurumlarından Cancer Research UK tarafından yapılan açıklamada, yeni tarama tekniğinin çok zengin potansiyel taşıdığı ve mevcut teknolojilerle kıyaslandığında kanser teşhis ve tedavisinde yeni bir dönemin başlattığı ifade edildi.
Açıklamada, kanser hücrelerinin daha oluşmaya başlarken görüntülendiği yeni teknolojinin, bu aşamadaki kanserlerin tedavisinde de büyük başarı getireceği, daha az hayvan deneyi yapılarak yapay zekayla hastalık teşhis ve tedavisinde önemli bir aşamaya geçildiği belirtildi.

“Sütü suya çevirmek…”
Prof. Dr. Ali Ertürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce ölü dokuları patentli bazı kimyasal solüsyonların içinde suyunu çıkartıp “ÅŸeffaflaÅŸtırabildikleri” bir çalışma yaptıklarını, bunu ölü fareler üzerinde gösterdiklerini söyledi.
Son araÅŸtırmalarında ise bu farelerin içinin iyi ÅŸekilde görüntülenmesini saÄŸladıklarını ifade eden Ertürk, DISCO ÅŸeffaflığı adını verdikleri yöntemin “sütü suya çevirmeye benzediÄŸini” kaydetti.
Ertürk, “Sütün içine bakıldığında bir ÅŸey göremezsiniz. Süt birdenbire su olsa, bu sefer lazerli mikroskoplarla içini tarayabilirsin. Tek bir kanser hücresini düşünün. Bu yöntemle artık kanser daha oluÅŸmadan tümör oluÅŸmaya baÅŸlayan hücreyi görüntüleyebiliyoruz.” dedi.
Şeffaflaştırdıkları dokuları, geliştirdikleri lazer sayesinde tüm detaylarıyla görüntüleyebildiklerini bildiren Ertürk, şu bilgileri verdi:
“Bütün fareyi ÅŸeffaf hale dönüştürdükten sonra içindeki biyolojik sistemleri hücre seviyesinde tarayabiliyoruz. Bu ÅŸekilde kanser gibi hastalıkları hücre seviyesinde görüntüleyip hücre seviyesinde çözümler bulabiliyoruz. Büyük kanserleri görmek, bulmak çok sorun deÄŸil. Ama insanlar genelde büyük kanserlerden deÄŸil hücre seviyesindeki küçük kanserlerden ölüyor. Bu küçük kanserler vücuda yayıldıktan sonra deÄŸiÅŸik bölgelerde büyüyüp insanı öldürebiliyor. Bu mekanizmaları iyi anlayabilmemiz için kanser araÅŸtırmalarını fareler üzerinde hücre seviyesinde yapıyoruz. GeliÅŸtirdiÄŸimiz yeni teknoloji hücre seviyesindeki detayları görmemizi saÄŸlıyor. GeliÅŸtirdiÄŸimiz bu görüntüleme teknolojileri yapay zekayla detaylı ve hızlı ÅŸekilde analiz ediliyor. Bu ÅŸekilde artık hücre hücre vücutta oluÅŸan hastalıkları anlayıp onlara karşı yeni tedaviler geliÅŸtirebiliyoruz. Küçük küçük kanser hücrelerini görüp, böylece onları daha yayılmadan yok edebilecek yeni çözümler araÅŸtırabiliyoruz.” dedi.
Bu çalışmada yapay zekanın önemine işaret eden Ertürk, şöyle devam etti:
“Şu an beyinle ilgili hastalıkları çözmemiz çok kolay deÄŸil. Halen daha çok kompleks olan insan beynini anlamış deÄŸiliz. Bunu baÅŸarabilmek için çok hızlı ilerleyen, çok hızlı araÅŸtırma yapabilen tekniklere ihtiyacımız var. Bizim geliÅŸtirdiÄŸimiz ÅŸeffaflık metodunu yapay zeka ile birleÅŸtirerek yıllarca sürebilecek çalışmaları artık belki saatler içinde tamamlayabiliyoruz. Böylece kompleks olan belki milyonlarca sebebi olan Alzheimer gibi hastalıkların çok hızlı ÅŸekilde sebeplerine tek tek bakıp onlara karşı yeni ve güçlü çözümler bulabilecek bir konuma ulaÅŸtık. Bu yüzden çok heyecanlıyız. Bizim bu araÅŸtırmamız bize daha önce yapamadığımız, yavaÅŸ yavaÅŸ ilerleyen bilimi çok hızlı yapmamızı saÄŸlıyor. Yapay zekayı kullanarak yakın zamanda kompleks olan hastalıkları kanser, Alzheimer gibi hastalıklara daha etkili çözümler bulabileceÄŸimizi düşünüyorum.”

Amaç teşhis ve tedavide yapay zekaya geçmek
Prof. Dr. Ertürk, farenin, biyolojik araÅŸtırmalarda en çok kullanılan organizma olduÄŸunu belirterek, “Genetik olarak yüzde 90’nın üzerinde insanla benzerlik var. Ancak fare üzerinde deney yapmak çok kolay deÄŸil. Farelerle alınan sonuçlar, her zaman insanlarda çalışmıyor. İlaç geliÅŸtirme araÅŸtırmaları ise 10-15 sene sürüyor ve maliyeti de 2 milyar doları bulabiliyor. İlaç geliÅŸtirmek için çok bilgi gerekiyor. Fareler üzerinde vücudun hücre düzeyindeki haritasını çıkarıp yapay zekaya geçmeyi hedefliyoruz.” diye konuÅŸtu.
“Yapay zeka ile ilgili bölümler yazsınlar”
Bilimde hedefin çok fazla hayvan deneyi yapmadan bilgisayarda yapay zekayı eÄŸiterek biyolojik hastaları çözmek, en iyi ilaçları ve tedavileri geliÅŸtirmek olduÄŸunu kaydeden Ertürk, “Amacımız, vücuttaki deÄŸiÅŸik hastalıkları, sistemleri anlayıp onları yapay zekada simüle etmek ve hızlı bir ÅŸekilde hastalıklara çözüm bulabilecek yöne gitmek. Bunu baÅŸarmak artık daha kolay.” dedi.
Ertürk, gençlere yapay zeka ile ilgili bölümleri tercih etmelerini, yapay zeka uzmanlarına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Ali Ertürk, kanser ve alzheimer gibi hastalıklar için yeni tedaviler geliştirmeyi hedefleyen biyoteknoloji girişimi üzerine çalıştığını da sözlerine ekledi.

Görüntülemede yeni dönem
Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özçelik ise mezunları Ertürk’ün geliÅŸtirdiÄŸi teknolojinin kanser ilaçları çalışmalarında kullanılacağını söyledi.
Biyopsi örneklerinde alınan dokuların da bu teknikle artık ÅŸeffaflaÅŸtırılabileceÄŸini dile getiren Özçelik, “Yeni çalışma, görüntülemede yeni bir dönemin baÅŸlangıcı. Bundan sonraki kanser teÅŸhis ve tedavi yöntemleri bu teknik üzerinde ilerleyecektir.” dedi.​​​​​​​
Kaynak: AA
