Türk Silahlı Kuvvetlerinin “hayatta kalma” eğitiminde bir ilk

Dünyanın alanındaki en gelişmiş özelliklere sahip Denize Düşen Helikopterden/Mecburi İniş Yapan Uçaktan Kaçma Kurtulma Simülatörü, 4 bin metrekarelik bir tesis halinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin en zorlu şartlarda hayatta kalmasını sağlamaya yönelik eğitim olanaklarına, Türkiye için ilk olan Denize Düşen Helikopterden/Mecburi İniş Yapan Uçaktan Kaçma Kurtulma (DUNKER) Simülatörü eklendi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı projesi olarak Meteksan Savunma tarafından geliştirilen simülatör, anahtar teslim bir tesis olarak teslim edildi ve eğitim faaliyetlerine başlandı.

Alanında Türkiye’nin ilk yerli ve milli simülatörü olan DUNKER ile suya düşen helikopterden ve mecburi iniş yapan uçaktan kaçma ve kurtulma, kurtarma helikopteri benzetimi ile arama/kurtarma, paraşütle suya inme, gemiyi terk ve gemiye alınma maksatlı eğitimler verilecek. Söz konusu eğitimler, askeri personel kadar, petrol tesisleri gibi denizde konuşlu alanlarda görev yapan sivil personel açısından da önemli ve uzmanlık gerektiren yetenekler arasında gösteriliyor.

Dünyadaki benzer tesislere göre daha gelişmiş özelliklerle donatılan DUNKER sayesinde NATO ve farklı ülkelere hizmet ihracı sağlama imkanı da olacak.

En tehlikeli ana hazırlayan simülatörler

Meteksan Savunma Platform Simülatörleri Direktörü Göksenin Tümer, AA muhabirine, şirket olarak elektromekanik simülatör sistemlerine yönelik çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Bugüne kadar Deniz Kuvvetleri için yara savunma simülatörü, yangın eğitim simülatörü geliştirdiklerini anlatan Tümer, bunların yurt dışına satışında da önemli noktaya geldiklerini ifade etti.

Yara savunma simülatörünün, benzerleri içerisinde en çok ülke referansına sahip, ihracatta şirkete önemli katkılar sağlayan bir ürün haline geldiğini belirten Tümer, yangın eğitim simülatörüne yönelik olarak da sivil alanda kullanım amaçlı çalışmaları olduğunu, Akkuyu Nükleer Santrali için bir proje yürüttüklerini ve ihracat çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Tümer, bu simülatörlerin gerçekçi ortamlarda personelin hayatta kalmasına veya platformları kurtarmaya yönelik olduğunu dile getirerek, söz konusu simülatörlere son olarak DUNKER’ın eklendiğini kaydetti.

DUNKER’ın savunma sanayisi anlamında Türkiye için yeni bir proje olduğunu, tamamen yerli ve milli olanaklarla geliştirildiğini vurgulayan Tümer, dünyada ise askeri ve sivil kullanım örnekleri bulunduğunu söyledi. Projenin bu yılın başında teslim edildiğini ve aktif olarak kullanıldığını ifade eden Tümer, bu alanda da önemli bir yurt dışı satış potansiyeli bulunduğuna değindi.

Teknolojinin yardımıyla gerçekçi senaryolar

Tesisin Deniz Hava Komutanlığında bulunduğunu anlatan Tümer, şöyle konuştu:

“Projelendirme aşamasından inşaat projelendirmesine, simülatör ekipmanlarının projelendirilmesi, üretilmesi daha sonra devreye alınması da dahil olmak üzere tümüyle anahtar teslim bir çalışma yaptık. Simülatör, büyük bir havuz barındıran bina içerisinde konuşlu. Yaklaşık 4 bin metrekarelik kapalı alanı olan bir simülatör binasından bahsediyoruz. Eğitimin gerçekleştirildiği havuz, çeşitli eğitim donanımları, teknik merkezler, alanlar ve ofislerin bulunduğu kısımlardan oluşuyor. Denize düşen helikopterden/mecburi iniş yapan uçaktan kaçma kurtulma eğitimini gerçekçi bir ortamda yapıyoruz. Helikopter benzetimimiz var. Bu, senaryolar çerçevesinde kontrollü şekilde suya düşüşte olduğu gibi suyun içerisine daldırılıyor ve iki yönde 180 dereceye kadar alabora oluyor. Personel de bu zor şartlarda su altından doğru prosedürleri kullanarak kurtulmaya çalışıyor. Eğitimin devamında da personelin kurtarma helikopteriyle alınması, can sallarına geçmeleri, gemi güvertesine tırmanmaları gibi tamamlayıcı senaryolar var. Ayrıca tesis içerisinde paraşütle suya inme, sığ sularda kaçma/kurtulma ön eğitimleri gibi eğitimler gerçekleştiriyoruz. Eğitimler tek başına ya da birbiriyle bağlantılı olarak farklı zorluk derecelerinde ayarlanabiliyor. Ortamı daha da gerçekçi hale dönüştürebilmek için dalga, rüzgar, yağmur üretimi ve ses efektleriyle fırtına ya da savaş ortamı benzetimleri gerçekleştirebiliyoruz. Bu sayede istediğimiz güçlük derecesinde gerçekçi bir ortam sağlamış oluyoruz.”

Benzerlerinden daha gelişmiş ve yetenekli

Göksenin Tümer, söz konusu eğitimlerin daha önce basit yöntemlerle ya da yurt dışından hizmet alınarak karşılandığını, bu tesisle önemli bir yetkinlik elde edildiğini söyledi.

Yurt dışındaki benzerleriyle karşılaştırıldığında sivil alandaki çözümlere göre DUNKER’ın çok daha fazla gerçekçi özelliğe ve senaryoya sahip olduğuna işaret eden Tümer, mevcut sivil çözümlerin daha çok denizlerdeki petrol arama faaliyetlerinin eğitim ihtiyaçlarına yönelik geliştirildiğini belirtti.

Tümer, “Bizim gerçekleştirdiğimiz yapı ve özelliklerdeki askeri tesis sayısı daha kısıtlı. DUNKER’ın en yeni teknoloji, otomasyon ve kontrol sistemiyle benzerlerinde olmayan ilave yetenekleri var. Bu özellikleriyle teknolojik anlamda benzerlerinden ayrışıyor.” dedi.

Tümer, talep halinde yaklaşık 2,5 yıllık sürede anahtar teslim çözümü yurt dışında oluşturabileceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir