Türkiye’de 4 solunum yolu enfeksiyonunda belirgin artış yaÅŸanıyor

Türkiye'de 4 solunum yolu enfeksiyonunda belirgin artış yaşanıyor

Türkiye'de 4 solunum yolu enfeksiyonunda belirgin artış yaşanıyor

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Balık, “Rhinovirüs dediÄŸimiz, nezle ve soÄŸuk algınlığı yapan virüs ilk sırada, ardından sırasıyla RSV, influenza ve Kovid-19’u görüyoruz.” dedi.

Balık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplumda son dönemde yaygın görülen solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin bilgileri paylaştı.

Türkiye’de sonbahardan kış mevsimi sonuna kadar solunum yolu enfeksiyonlarında her zaman artış yaÅŸandığını ancak ÅŸu anda bir salgın durumunun söz konusu olmadığını anlatan Balık, “Özellikle okulların açılmasıyla birlikte solunum yolu virüslerinde artış baÅŸlar, sonrasında dalgalanmalarla mayıs ayına kadar devam eder. Ülkemizdeki solunum yolu enfeksiyonlarının seyri genellikle hep bu ÅŸekildedir.” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Balık, viral enfeksiyonların “pik” yaptığı dönemlerin olabildiÄŸine iÅŸaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son günlerde solunum yoluyla bulaÅŸan bazı virüs enfeksiyonlarında belirgin bir artış var. Bunlar içinde özellikle ‘rhinovirüs’ dediÄŸimiz, nezle ve soÄŸuk algınlığı yapan virüs ilk sırada geliyor. Bize baÅŸvuran hastaların büyük bölümünün tablosu bu ÅŸekilde. Ardından sırasıyla RSV (respiratuvar sinsityal virüs), influenza ve Kovid-19’u görüyoruz.”


Fotoğraf: Dilara İrem Sancar/AA

“Sıradan soÄŸuk algınlığı belirtileri gösterenlerin test yaptırmasına gerek yok”

Bazı virüsleri özgün belirtileri dikkate alarak hekimlerin ayırt edebileceğini, bunun dışında sadece belirtiler üzerinden virüslerin saptanamayacağını aktaran Balık, testlerle virüsün kesin olarak belirlenebildiğini söyledi.

Prof. Dr. Balık, “Aslında risk grubunda olmayan, ağır enfeksiyon tablosu, özellikle zatürre bulguları bulunmayan, sıradan soÄŸuk algınlığı belirtileri gösteren kiÅŸilerin bu testleri yaptırmak için hastanelere, büyük saÄŸlık kuruluÅŸlarına gitmesine de gerek yok.” açıklamasında bulundu.

Zatürre belirtilerine dikkat edilmeli

Sıradan soğuk algınlığının göz yaşarması, burun akıntısı, öksürük, hapşırık, bazen ateş, boğazda gıcıklanma, kimi zaman da ishal, kusma belirtileriyle seyrettiğini dile getiren Balık, zatürre bulgularında ise mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Balık, “Zatürre belirtilerini kiÅŸiler şöyle anlayabilir; yoÄŸun öksürük, sürekli balgam çıkarma, nefes darlığı, yüksek ateÅŸ varsa bu durumda viral enfeksiyon akciÄŸere inmiÅŸ veya akciÄŸerde komplikasyon yapmış demektir. Bu, viral enfeksiyon veya ona sonradan eklenen bakteriyel enfeksiyon nedeniyle olabilir. Bu durumda mutlaka saÄŸlık kuruluÅŸuna baÅŸvurup muayene olmak gerekir.” diye konuÅŸtu.

“Hasta olan kiÅŸiler kalabalık ortamlarda mutlaka maske takmalı”

Prof. Dr. İsmail Balık, solunum yolu virüslerinin benzer ÅŸekilde bulaÅŸtığının altını çizerek, “Bu virüsler özellikle kalabalık ortamlarda solunum yolu üzerinden bulaşır. Bu nedenle hastalığın yaygın olduÄŸu dönemlerde mecbur kalmadıkça kalabalık ortamlardan uzak durarak virüs enfeksiyonlarından da kendimizi koruyabiliriz.” dedi.

Hastalık belirtisi gösterenlere mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durmayı öneren Balık, şöyle devam etti:

“Hastalık tablosu gösteren kiÅŸiler, otobüs, metro veya iÅŸ yeri gibi kalabalık ortamlara girme mecburiyetindeyse mutlaka maske takmalı. Hasta olanların maske takması toplumda enfeksiyonların yayılmasını, bulaşı engellemek açısından çok önemli bir koruma yöntemi.

Ayrıca risk grubundaki kiÅŸilere de bu dönemde kalabalık ortamda maske takmasını öneriyoruz. Sadece Kovid-19 deÄŸil tüm solunum yolu virüslerinden korunmak için maske çok faydalı bir korunma yöntemi, özellikle kış aylarında bunun sürdürülmesinde yarar var. Elbette el hijyeni de çok önemli, virüsler yüzeylere temasla da bulaÅŸabiliyor. ÖrneÄŸin, otobüste, metroda yüzeylere dokunduktan sonra elinizi yıkamadan aÄŸzınıza veya yüzünüze deÄŸdiÄŸinizde hastalık kolaylıkla bulaÅŸabilir.”

“SoÄŸuk algınlığı geçirenler asla antibiyotik kullanmamalı”

Virüslerin doktorların önerdiÄŸi özgün ilaçlarla tedavi edildiÄŸine vurgu yapan Balık, “Antibiyotikler ise sadece bakterilerden kaynaklı enfeksiyonların tedavisinde etkilidir, yani virüsler üzerinde antibiyotiÄŸin hiçbir etkisi yoktur. Dolayısıyla soÄŸuk algınlığı geçirenlerin asla antibiyotik kullanmaması gerekiyor. Bu tip hastalıklarda antibiyotik hiçbir iÅŸe yaramayacağı gibi antibiyotik direnci geliÅŸmesine de sebep olabilir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Antibiyotik tedavisine sadece bakteriyel enfeksiyon şüphesinde doktorlarca başlanabileceğini belirten Balık, soğuk algınlığı geçirenlere hekimlerin önerdiği ilaçları kullanma, bol sıvı alımı, dengeli beslenme, sigara ve alkolden uzak durma önerilerinde bulundu.

“Bulaşıcılık hastalığın sonuna kadar sürebilir”

Prof. Dr. Balık, okullarda da viral enfeksiyonların sık görüldüğüne işaret ederek, hasta olan çocukların yoğun belirtiler geçinceye kadar okula gönderilmemesinin önem taşıdığını aktardı.

BulaÅŸtırıcılık süresinin virüsten virüse deÄŸiÅŸtiÄŸini anlatan Balık, “Bulaşıcılık genel olarak semptomların ortaya çıkmasından 1-2 gün önce baÅŸlar ve hastalığın sonuna kadar sürebilir. Ancak özellikle semptomların yoÄŸun olduÄŸu dönemde iÅŸe, okula, kalabalık ortamlara gitmemek, gitmek zorunda kalındığında da maske takmakta yarar var.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir