Türkiye’nin Libya ekonomisindeki payı yüzde 30 seviyelerine çıkacak
Türkiye'nin Libya ekonomisindeki payı yüzde 30 seviyelerine çıkacak
MÜSİAD Libya Temsilcisi Karanfil, Türkiye’nin Libya ekonomisindeki payının ÅŸu an yüzde 13 seviyelerinde olduÄŸunu belirterek, “Libya’da istikrarın artırılmasıyla bu rakam yüzde 30 seviyelerine çok rahat çıkartılabilecek.” dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları DerneÄŸi (MÜSİAD) Libya Temsilcisi Murtaza Karanfil, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ile Libya arasındaki siyasi ve ekonomik iliÅŸkiler, Libya’nın geleceÄŸi ve Türkiye’nin bölge üzerinde oynadığı aktif rol konusunda deÄŸerlendirmelerde bulundu.
Karanfil, Türkiye’nin Libya’ya 2018’de 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleÅŸtirdiÄŸini, geçen yıl itibarıyla bu rakamın yüzde 29 artışla 2 milyar dolarlık seviyeye çıktığını bildirdi.
Türkiye’nin 2000’li yılların başında Libya’ya yönelik 96 milyon dolarlık ihracat hacmine sahip olduÄŸunu belirten Karanfil, Kaddafi rejiminin yıkıldığı 2011 ila 2014 yılları arasında Libya’da büyük bir istikrarın yakalandığını kaydetti.
2013 yılında Libya ile 2,7 milyar dolarlık ihracat yakalama baÅŸarısı gösterildiÄŸini aktaran Karanfil, “Ancak darbeci Hafter’in Libya’ya gelmesiyle bu rakam, istikrarın da bozulmasına paralel olarak azalmaya baÅŸladı. Hafter’in özellikle Sirte’den Bingazi’ye kadar olan ve ‘petrol hilali’ olarak bilinen bölgede hakimiyetini artırması, kartopu etkisi oluÅŸturarak kurun yükselmesine ve ekonominin çökmesine neden oldu.” ifadelerini kullandı.
Libya’nın 6 milyonluk nüfusa sahip bir ülke olmasına karşın 2010 öncesinde yaklaşık 90 milyar dolarlık petrol gelirine ulaÅŸtığını bildiren Karanfil, “Rusya ve Norveç’in ardından Avrupa’ya en çok enerji tedarik eden 3. ülke konumundaydı. 2016-2019 yılları arasında kendilerine ‘Petrol Tesisi Muhafızları’ adı veren bir grup tarafından yaklaşık 100 milyar dolar zarara uÄŸratıldı.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Karanfil, Türkiye’nin Libya ekonomisindeki payının ÅŸu an yüzde 13 seviyelerinde olduÄŸunu, Libya’da istikrarın artırılmasıyla bu rakamın yüzde 30 seviyelerine çok rahat çıkartılabileceÄŸini belirtti.
2011 öncesi Türk müteahhit firmalarının Libya’da yaklaşık 29 milyar dolarlık anlaÅŸmaya imza attığını aktaran Karanfil, “Devrim patlak vermeden önce 10 milyar dolarlık proje tamamlanmıştı. Ancak devrim ateÅŸinin yanmasıyla 19 milyar dolarlık proje, rafa kaldırılmak zorunda bırakıldı.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye, son yıllarda Afrika’ya dönük önemli bir açılım yaptı”
Murtaza Karanfil, Türk firmaların Libya’daki iç karışıklıktan dolayı inÅŸaat sektörünün haricinde de zarara uÄŸradığına iÅŸaret ederek, “Buna ilave olarak, tamamlanmış kısımlardan doÄŸan hak ediÅŸ alacakları 1 milyar dolar, teminat tutarı 1,7 milyar dolar, makine, ekipman gibi envanter ile diÄŸer zararlar toplamı ise yaklaşık 1,3 milyar dolar. Firmalar halen teminat mektupları için yılda 50 milyon dolar komisyon ödemeye devam ediyor. Bu önemli bir sorun ve yeniden inÅŸa sürecinde hükümet nezdinde yapılacak görüşmelerle bunun çözülmesi gerektiÄŸine inanıyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Sorunların çözümü noktasında Ticaret Bakanlığı öncülüğünde çalışmaların halen daha devam ettiğini aktaran Karanfil, şunları kaydetti:
“BildiÄŸiniz üzere, 2019’un başında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında mutabakat zaptı (MOU) konulu bir toplantı düzenlendi. Ticaret Bakanlığı öncülüğünde yürütülen bu süreci, bizler de yakından takip ediyoruz, destekliyoruz, düşünce ve önerilerimizi ifade ediyoruz.
Libya, Afrika’ya açılan kapı. Türkiye, son yıllarda Afrika’ya dönük önemli bir açılım yaptı. Libya, bu baÄŸlamda kilit öneme sahip. Libya ile sadece 3 günlük deniz yolu mesafesi uzaklığımız var. Bu, Libya’ya ulaÅŸan ürünlerin, Libya’da istikrarın tesisi halinde, kara yoluyla 3-4 gün içinde Orta Afrika’ya ulaÅŸması anlamına geliyor. Bu da Orta Afrika’nın, hatta Afrika’nın tamamında, Libya üzerinden tedarikçi ülke konumuna girebilmemize olanak saÄŸlayacak. Yani Libya’yla 3 günlük bir deniz mesafesi sonunda, bir hafta içinde Afrika’da istediÄŸimiz yere kolay bir ÅŸekilde ürün yetiÅŸtirebiliriz. Bu da ihracatta müthiÅŸ bir potansiyel demektir. Pandemi sürecinin ticaret üzerinde çok büyük etkisi oldu. Önümüzdeki 2 yılın bu ÅŸekilde istikrarsız geçeceÄŸini tahmin ediyoruz. Bu nedenle tüketici ülkelerin kendilerine yakın olan ülkeleri seçeceÄŸini düşünüyoruz.”
“Libya’da ‘Türkiye bizi kurtardı’ algısı oluÅŸmuÅŸ durumda”
MÜSİAD Libya Temsilcisi Karanfil, Türkiye’nin Libya’da devrimin baÅŸladığı ilk günlerden itibaren demokrasiden ve insan haklarından yana tavır aldığını belirtti.
Karanfil, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Devletimiz, darbeci Hafter’e karşılık BirleÅŸmiÅŸ Milletler’in tanıdığı ulusal mutabakat hükümetinin yanında yer aldı. Bu konuda küresel güçlerin, ulusal mutabakat hükümetine desteÄŸi sadece kağıt üzerinde kaldı. Türkiye’nin siyasi ve askeri desteÄŸi ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, Hafter güçleri karşısında büyük bir ilerleme kaydetti. Åžu an Libya’da ‘Türkiye bizi kurtardı’ algısı oluÅŸmuÅŸ durumda. Libya halkı, Türkiye hakkında gerçekten büyük bir minnet içinde. Libya müftüsünün 20 gün önce yayınladığı bir fetva var; Libya’da bütün devlet yetkililerine ve tüccarlara ithal edeceÄŸiniz ürünler Türkiye’de mevcutsa yurt dışına göndereceÄŸiniz her kuruÅŸun mümkünse Türkiye’ye gönderilmesi, Türkiye’de ticaret yapılmasına dair… Bu teveccühün, Türkiye lehine çevrilerek ticari anlamda adımlar atılması gerektiÄŸini düşünüyoruz.
Nitekim bu konuda, geçtiÄŸimiz günlerde Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti BaÅŸkanlık Konseyi BaÅŸkanı Fayez Al Sarraj da CumhurbaÅŸkanımızla bir araya gelerek görüşmelerde bulundu. Pandemi ortamını da göz önüne aldığımızda, önümüzdeki 2 yıl petrol gelirlerinin düşeceÄŸini ve bazı ülkelerin vergisel gelirlere yönelebileceÄŸini ifade edebiliriz. Onun için bizim Libya ile güvenlik anlamında, deniz yetki sahası anlamında iÅŸ birliÄŸi yaptığımız gibi ürünlerin serbest dolaşımı konusunda da iÅŸ birliÄŸi yapmamız gerektiÄŸini düşünüyorum. Belki ortak sanayi tesisleri kurarak ortak üretimler yapabiliriz. Özellikle lojistiÄŸi, üretim maliyetleri enerji olan kalemleri Libya’da ortak projelerle ‘kazan-kazan’ anlayışıyla gerçekleÅŸtirebiliriz.”
Kaynak: AA
