Uluslararası finans devi Barclays’e göre Türkiye’nin enflasyon politikası ve para politikası güven veriyor

Uluslararası finans devi Barclays'e göre Türkiye'nin enflasyon politikası ve para politikası güven veriyor

Uluslararası finans devi Barclays'e göre Türkiye'nin enflasyon politikası ve para politikası güven veriyor

Barclays Küresel Ekonomik Araştırma Başkanı Christian Keller, Türkiye ekonomisinde enflasyonun düşüş eğilimini sürdürdüğünü belirterek, enflasyon ve para politikasının güven verdiğini ve yatırımı cazip kıldığını söyledi.

Keller, Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) Davos’ta düzenlenen 56’ncı Yıllık Toplantıları kapsamında, AA muhabirinin Türkiye ekonomisi ve küresel geliÅŸmelere iliÅŸkin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin ekonomik büyüme konusunda “yukarı yönlü ÅŸaşırtma” eÄŸiliminde olduÄŸunu dile getiren Keller, ekonominin dinamizminin genellikle beklentilerden daha iyi olduÄŸunu söyledi.

Keller, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonu düşürme planının devam ettiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enflasyonun bu yıl sürekli olarak düşeceÄŸini görüyoruz. Merkez Bankası politikasını bu enflasyon patikasına göre ayarlıyor. Politika faizlerini ancak enflasyonun düştüğünü gördüğünde veya bunu net bir ÅŸekilde öngörebildiÄŸinde deÄŸiÅŸtiriyor. Böylece olayların arkasından sürüklenmiyor ve yatırımcılar reel faizin belirli bir seviyede olacağına güvenebiliyor. Bu da yatırımı cazip kılıyor. Bence bu plan, oldukça iyi iÅŸledi. Türkiye’ye para giriÅŸi var, Merkez Bankası rezerv biriktirebiliyor ve aynı zamanda Türkiye ekonomisi rekabet açısından zarar görmüş görünmüyor.”

Keller, uygulanan “istikrar programının” devam etmesi ve güvenilirliÄŸin yeniden kazanılmasının çok önemli olduÄŸunun altını çizerek, “Merkez Bankası güvenilirliÄŸini geri kazanma konusunda iyi bir iÅŸ çıkarıyor.” diye konuÅŸtu.

Dünyada artan belirsizliklere iÅŸaret eden Keller, “Türkiye, belirsizlikle baÅŸa çıkma konusunda en iyi ülkelerden biri. Uzun zamandır da böyle. Ayrıca Türkiye ÅŸu an Avrupa, Çin veya Rusya gibi Trump’ın negatif odağında ve merkezde deÄŸil. Birçok yükselen piyasa ekonomisi, farklı taraflar arasındaki dengeyi doÄŸru kurarlarsa bu süreçten iyi çıkabilir. Ayrıca eÄŸer Avrupa ÅŸimdi silkinip daha fazla yatırım yapar ve ekonomisi biraz daha büyürse, Türkiye bundan da fayda saÄŸlayabilir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Dikkatler Trump’ın Davos konuÅŸmasında

Christian Keller, son dönemde artan jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiye büyük yansımaları olduÄŸunu belirterek, “Jeopolitik hakkında konuÅŸmak her zaman ilginçti ama artık çok sonuç doÄŸuruyor ve gerçek bir etkisi var.” yorumunda bulundu.

ABD BaÅŸkanı Donald Trump’ın bugün Davos’ta yapacağı konuÅŸmanın küresel piyasalar ve nihayetinde reel ekonomi için oldukça belirleyici olacağını dile getiren Keller, Trump’ın mesajlarını tahmin etmenin zor olduÄŸunu söyledi.

Keller, Trump’ın Grönland konusunda daha fazla saldırganlaÅŸmamasını beklediÄŸini kaydederek, ÅŸu açıklamalarda bulundu:

“Muhtemelen ABD iç ekonomisinden ve satın alma gücüne yönelik uygulayacağı politikalardan söz edebilir. Davos’ta olduÄŸumuz için yabancı yatırımcıları yatırım yapmaya davet ederek ABD ekonomisi için çok güçlü bir tablo çizmeye çalışacaktır. Zaten küresel ÅŸirketlerin üst yöneticileriyle de toplantısı var. Bence onun taktiÄŸi hep aynı, yatırımcılara ‘Gelin, ABD’ye yatırım yaparsanız her ÅŸey yolunda olur, yapmazsanız sizi gümrük vergileriyle üzerim’ diyor. Yani ‘havuç ve sopa’ taktiÄŸi. Geçen yıl Davos’a sadece video konferans yoluyla baÄŸlandığında da aynısı yapmıştı.”

Keller, ABD ekonomisinin Trump’ın iddia ettiÄŸi kadar güçlü olmadığını ancak “dayanıklı” olarak tanımlanabileceÄŸini söyledi.

ABD ekonomisinde iÅŸsizliÄŸin nispeten düşük seyrettiÄŸini ve enflasyonun gümrük vergilerinden sonra korkulduÄŸu kadar yükselmediÄŸini anlatan Keller, ülke ekonomisinin büyümesinde biraz yavaÅŸlama olabileceÄŸini ancak büyümenin yüzde 2’nin üzerinde kalacağını öngördüklerini aktardı.

Avrupa ve ABD arasında Grönland gerilimi

Barclays Küresel Ekonomik AraÅŸtırma BaÅŸkanı Keller, ABD ve Avrupa arasında Grönland geriliminin tırmanması ve Trump’ın açıkladığı yüzde 10’luk gümrük vergisinin 1 Åžubat’ta uygulanmaya baÅŸlanması halinde Avrupalıların da misilleme yapma ihtimali bulunduÄŸuna dikkati çekti.

Avrupa’nın daha önce yaklaşık 90 milyar dolarlık ABD malına vergi koyacaklarını duyurduÄŸunu anımsatan Keller, ÅŸunları kaydetti:

“Tüm bu riskler, Avrupa ihracatına darbe vurur. Ancak bence asıl ilginç kısım, Avrupa’nın bunun ötesinde ne yapacağı. Daha birleÅŸik politikalar izlemeye baÅŸlarlar mı? Pazarlarını daha fazla entegre ederler mi? Avrupa’nın hizmet sektörü ve sermaye piyasalarında hala birçok ticaret engeli var. EÄŸer bu durum, Avrupa’nın uzun süredir konuÅŸtuÄŸu reformları nihayet yapması için tetikleyici olursa, sonuçta Avrupa için iyi bir sürece de dönüşebilir.”

ABD BaÅŸkanı Trump, Grönland ile ilgili tartışmalarda dünya barışının tehlikede olduÄŸunu savunarak, ABD’nin Grönland’ı almasına karşı çıktıkları gerekçesiyle 8 Avrupa ülkesine gümrük vergileri getireceÄŸini açıklamıştı.

Bu ülkeler arasında Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya bulunuyor.

Kaynak: AA