Varank: Türkiye’nin Otomobili’nin tasarımları için tescil baÅŸvuruları yapıldı
Varank Türkiye'nin Otomobili'nin tasarımları için tescil başvuruları yapıldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Avrupa, Rusya, ABD’nin de aralarında olduÄŸu bazı yerlerde Türkiye’nin Otomobili’nin tasarımları için tescil baÅŸvuruları yapıldı.” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası‘nda gündeme iliÅŸkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
“Türkiye’nin Otomobili”nde bundan sonraki yol haritası ve gelecek dönemde atılacak adımlara iliÅŸkin detayları paylaÅŸan Varank, bunun büyük heyecan uyandıran önemli bir proje olduÄŸunu söyledi.
Varank, bu projenin CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın vizyoner liderliÄŸi ve takipçiliÄŸi sayesinde hayata geçirildiÄŸini ifade ederek, bunun ülkenin 60 yıldan beri beklediÄŸi bir proje olduÄŸunu dile getirdi.
Devrim arabası tecrübesinden sonra bu konunun adeta bir tabu haline getirildiÄŸini ve etrafında siyasi tartışmaların yapıldığını anlatan Varank, “Kimileri Türkiye’nin gücüne inanmamış, ‘Yerli otomobil yapamayız.’ demiÅŸ, kimileri ise 60 sene evvelinden Türkiye’ye güvenerek bizim bu iÅŸleri baÅŸarabileceÄŸimizi dile getirmiÅŸ. Bu tartışmalar çerçevesinde bugün geldiÄŸimiz noktada, Sayın CumhurbaÅŸkanımızın ısrarla talep etmesiyle bu vizyoner projeyi hayata geçirmiÅŸ olduk.” diye konuÅŸtu.
Vatandaşın gösterdiÄŸi ilgiden son derece memnuniyet duyduklarını vurgulayan Varank, Türkiye’nin Otomobili’ne iliÅŸkin yapılan araÅŸtırmanın sonuçlarını da paylaÅŸtı.
“Türkiye’nin Otomobili’ni satın almak isteyen vatandaÅŸlarımızın oranı yüzde 89”
Varank, araştırmaya ilişkin şu bilgileri verdi:
“Vatandaşımıza ‘Bu aracı kaç kiÅŸi gördü?’ diye sorulmuÅŸ. Vatandaşımızın yüzde 95,4’ü bu araçları görmüş ve Türkiye’nin Otomobili’nden haberdar olmuÅŸ. Bu projeyi destekleme oranı yüzde 97,6. Sanırım bu oranda Türkiye’de desteklenen baÅŸka proje görülmemiÅŸtir. Tasarımların beÄŸenilme durumunu vatandaÅŸlarımıza sormuÅŸlar. Tasarımların beÄŸenilme oranı yüzde 98,4. Bu aracı satın almak isteyenlerin oranı yüzde 89. Burada önemli bir nokta var, soru sorulan katılımcıların sadece yüzde 55’inin aracı var. Aracı olmayanların satın alma isteÄŸi ise yüzde 96,2. Türkiye’nin Otomobili’nin bir dünya markası olabileceÄŸine inanma oranı yüzde 90,3. Gerçekten bu oranlar müthiÅŸ rakamlar. Türkiye genelinde 1500’den fazla denekle yapılmış bir araÅŸtırma. Bunu TOGG’dan bağımsız olarak bir firma çalışmış, bizimle paylaÅŸtılar. Yakında kamuoyuyla da diÄŸer rakamları paylaÅŸacaklar. Vatandaşımızın bu kadar toplumsal kabulle bu iÅŸe sahip çıkması hem bizim açımızdan gurur verici hem de bizleri önemli bir sorumluluÄŸun altına soktu. Sayın CumhurbaÅŸkanımız, bu projeyi an be an, gün gün takip ediyor. Bizler de Türkiye’nin Otomobili Projesi’ni baÅŸarmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”
“Plan çerçevesinde 2022 sonunda ilk otomobiller seri üretimden çıkacak”
Bakan Varank, bu projenin özel teşebbüs tarafından yürütüldüğünü, devlet olarak onların işlerini kolaylaştırma, gerekli mevzuat çalışmaları yapma, teşviklerle bu projenin başarılı olmasını sağlama hususlarında çalıştıklarını bildirdi.
Bu özel teşebbüsün, en rasyonel, en ekonomik, en mantıklı ve en verimli kararları alarak profesyonel yönetimleriyle yollarına devam edeceğine dikkati çeken Varank, gelecek süreçte iki temel konunun gündemlerinde olacağını ifade etti.
Varank, fabrika alanı için Gemlik’te 1 milyon metrekarenin biraz üzerinde bir arazinin tahsisinin yapıldığı bilgisini vererek, “İlk hedef, 2020’nin birinci yarısında temel atma törenini yapıp fabrikanın inÅŸaatına baÅŸlamak. Projede firma profesyonel bir ÅŸekilde önümüzdeki 15 yılını tasarlamış, planlamış durumda. Hangi yatırımları yapacaklar, hangi modelleri geliÅŸtirecekler, hangi yatırımlara ihtiyaçları var, marka stratejileri nasıl olacak, bunların tamamı planlanmış durumda. Plan çerçevesinde 2022 sonunda ilk otomobiller seri üretimden çıkacak.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Bu sene içinde marka belirlenecek”
İkinci öncelikli konunun da marka oluşturulması ve marka tanıtımı olduğunu belirten Varank, şunları kaydetti:
“TOGG, öncelikle geniÅŸ bir pazar araÅŸtırmasıyla çalışmaya baÅŸladı. Bundan sonra da markayla ilgili, tasarımlarla uyumlu, Türk karakteristiÄŸini yansıtan, Türk milletinin sahiplenebileceÄŸi, uluslararası arenada da aykırı kaçmayacak, kolay telaffuz edilebilen, tescil edilebilecek bir marka oluÅŸturabilmek için çok detaylı çalışma yapılıyor. Bu sene içinde marka belirlenecek.”
Varank, TOGG isminin vatandaÅŸlar tarafından sahiplenildiÄŸini ve Türkiye’nin tamamının bu ismi duyduÄŸunu sözlerine ekledi.
“Ön sipariÅŸ uygulaması daha baÅŸlamadı”
Türkiye’nin Otomobili için CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın verdiÄŸi ön sipariÅŸin manevi deÄŸerinin çok yüksek olduÄŸunu ifade eden Varank, “Onun çaÄŸrısından sonra hem biz hem TOGG çok fazla talep alıyoruz. Aracı almak isteyenler, yurt içi ve dışından bayilik isteyenler, gönüllü çalışmak isteyenler, projede çalışacak öğrencilere burs vermek isteyenler. Bu taleplerin hepsini biz kaydediyoruz.” diye konuÅŸtu.
Ön ödemeli sipariş modelinin teknik bir konu olduğuna dikkati çeken Varank, dünyada bu konuda hem başarılı hem de başarısız uygulamaların olduğunu anlattı.
Varank, ön ödeme alınarak sipariÅŸ kaydının yapılmadığına iÅŸaret ederek, “Bizi arayan herkesi kayıt altına alsak da bu, marka lansmanından sonra ÅŸirketin düşünüp, uygulayacağı metot olacak. Bu hem halkın sahiplenmesi hem de finansmanda kolaylık getirmesi açısından önemli uygulama. Bu konuda TOGG kararını kamuoyuyla paylaÅŸacak. Åžu aÅŸamada para ödenerek ön sipariÅŸ modeli uygulaması baÅŸlamadı. Bunu TOGG ileriki günlerde ilan edecek.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Lansman için yaklaşık 1,5 ay çalıştık”
Aracın lansman sürecinin heyecanı yükselttiğini anımsatan Varank, lansman için yaklaşık 1,5 ay çalışıldığını ve insanların etkilenmesini istediklerini söyledi. Ürün, geleceğin çizgilerini taşısa da bunun nasıl sunulduğunun da önemli olduğunun altını çizen Varank, çok sıkı çalışma yaptıklarını aktardı.
Varank, çok uygulanmayan bir yöntemin kullanıldığını ifade ederek, arabanın yerden hidrolik sistemle yukarı kaldırılıp, kendi etrafında döndürülmesinin oldukça riskli ancak çok etkileyici lansman metodu olduğunu kaydetti.
Söz konusu metot uygulanırken hiç olmayacak sorunlarla karşılaÅŸma riskinin bulunduÄŸunu belirten Varank, “Bu iÅŸte baÅŸarma ÅŸansınız da var, rezil olma ÅŸansınız da var. Devrim otomobilinde, benzin konmadığı için koca proje kenara itilmiÅŸ. Biz çok gayret gösterdik, çok güzel lansman oldu.” ifadelerini kullandı.
Varank, Anadolu’da gittikleri her yerde insanların önce arabayı sorduÄŸunu belirterek, önce teÅŸekkür eden insanların, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’a selam gönderdiklerini ve “Bize bunu baÅŸardığımızı, baÅŸarabileceÄŸimizi göstermesi bizim için gurur verici” dedikten sonra konuÅŸmaya baÅŸladıklarını, bunun kendilerini sevindirdiÄŸini söyledi.
“Rekabetimizde hiçbir engel yok”
Otomotiv sektörünün yüz yıllık bir süreç olduÄŸunu, çok geleneksel markaların bulunduÄŸunu ancak elektrik baÄŸlantılı ve otonom araçların yeni teknoloji olduÄŸunu dile getiren Varank, “Biz bu araçlarla yeni bir teknolojinin kapısını aralamış oluyoruz. Yüz yıldır araba üreten firmalarla, yeni teknoloji gündeme geldiÄŸinizde sizler yeni baÅŸlayan ülke olarak aynı seviyede iÅŸe baÅŸlamış oluyorsunuz. Bu fırsat penceresi onlar için de sizin için de aynı.” diye konuÅŸtu.
Bakan Varank, aracı sıfırdan elektrikli olarak üretirken yeni teknolojileri, start-upların geliştirdiği teknolojileri de işin içine katacak şekilde proje geliştirdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bu manada bizim bunlarla rekabetimizde hiçbir engel yok. Zaten dış basındaki yansımalarda, özellikle bizdeki muhalif medya ile karşılaÅŸtırdığınızda çok daha insaflı ve ayakları yere basan yorumları görebiliyorsunuz. Çünkü bu iÅŸin doÄŸası bunu gerektiriyor. Çin’de de Avrupa’da da Amerika’da da bu iÅŸler, yeni çıkan firmalarlarla, elektrikli otomobil üretimiyle süreçler iÅŸliyor. Biz de bunu doÄŸru zamanda yakalamış bulunmaktayız ve bunu doÄŸru yerde yapıyoruz.”
“Araç piyasaya çıktığında altyapı hazır olacak”
Otomobilin 7-8 saatte ucuz maliyetle ÅŸarj edebileceÄŸini dile getiren Varank, aracın kısa sürede ÅŸarj edilmesi istenilmesi durumunda bir altyapı ihtiyacının ortaya çıkacağını anlattı. Varank, “Bu altyapıyı oluÅŸturmak için Çevre ve Åžehircilik, Enerji Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile çalışmalara baÅŸladık. Benzin istasyonlarının bunlara entegre edilmesi, fazla ziyaret edilen yerlerde 3-4 istasyonun zorunlu hale getirilmesi uygulamalarına yakın zamanda baÅŸlayacağız, bunun yol haritasını bitirmek üzereyiz. 2022’de araç piyasaya çıktığında altyapı hazır olacak.” diye konuÅŸtu.
Aracın fiyatıyla ilgili soruya ise Varank, “Bugünden araçla ilgili bir fiyat verme ÅŸansımız yok. Bu ticari bir giriÅŸim. Bunun bütün çalışmalarını TOGG yapıyor. Aracın rakipleriyle rekabet edebilecek bir fiyatla piyasa çıkacağını söylüyorlar.” dedi.
“Fabrikanın temeli birkaç ay içinde atılacak”
Bursa Gemlik’te inÅŸa edilecek fabrikanın temelinin birkaç ay içinde atılmasının planlandığını anlatan Varank, şöyle devam etti:
“Åžu anda 100-150 prototipi arkadaÅŸlarımız üretecek. Bunların bir kısmı testlerde kullanılacak. 2022’nin başında muhtemelen fabrika çalışmaya baÅŸlar ve o yılın sonunda nihai üretimler yapılır hale gelir. 2022’nin sonunda Holografik Asistan Teknolojisi’ni belki de bu araçta göreceÄŸiz, dünyadaki tek teknoloji olarak piyasaya çıkmış olacak. Bu sistem yolculukta birçok avantaj saÄŸlayacak.”
“‘Mobilite ekosistemini’ hayata geçireceÄŸiz”
Dünyayla rekabet için yeni teknolojilerin kullanıcısı değil üreticisi olunması gerektiğini ifade eden Varank, bunun teknoloji geliştirme bölgeleriyle yapılabileceğini söyledi.
Varank, “BiliÅŸim Vadisi ile ilgili hedeflerimiz var. Türkiye’nin Otomobili GeliÅŸtirme Grubunun (TOGG) buraya gelmesiyle ‘mobilite ekosistemini’ hayata geçireceÄŸiz. Burada ‘akıllı mobilite’ geliÅŸtirecek bir kümelenmeyi oluÅŸturmak istiyoruz. Lansmandan sonra 32 firmanın baÅŸvurusu oldu. Ar-Ge faaliyetlerinde, baÄŸlantılı teknolojilerde, 5G sisteminde, otonom sürüş teknolojilerinde ve pil yönetimi sistemlerinde faaliyetler yürüten firmalar burada çalışmalarına baÅŸlamak istiyor.” diye konuÅŸtu.
Geçen yıl oluşturulan Türkiye Açık Kaynak Platformuna da değinen Varank, burada yerli açık kaynak kodlu yazılımların daha fazla geliştirilmesini, bu sayede dışa bağımlılığın azaltılmasını ve olası risklerin önüne geçilmesini istediklerini bildirdi.
Varank, bu alanda ABD’de güzel örnekler olduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Açık kaynağın etrafında kümelenmelerle güzel iÅŸler baÅŸarılabiliyor. Türkiye’de bunun fitilini ateÅŸlemek istiyoruz. BiliÅŸim Vadisi’ne yeni nesil bir yazılım okulu kuracağız. Burası yeni nesil açık kaynak eÄŸitimi verecek okullardan biri olacak.” ifadelerini kullandı.
“YeteneÄŸi olan herkese kapılarımızı açacağız”
Okulda inovatif çözümlerin yer alacağını vurgulayan Varank, şöyle devam etti:
“OyunlaÅŸtırılmış ve proje odaklı yazılım eÄŸitimleriyle mezuniyet düzeyine bakmaksızın yeteneÄŸi olan herkese kapılarımızı açacağız. BaÅŸarılı bir program ve mezunlarının yüzde 90’ının iÅŸ bulabileceÄŸi bir uygulama. 2023’e kadar en az 500 bin yazılımcı geliÅŸtirme hedefimiz var. Bu okulların bu hedefe faydası olacak.”
Dünyayla rekabet için Ar-Ge ve inovasyonla katma değerli ürünler üretilebileceğine dikkati çeken Varank, şunları kaydetti:
“İşçilik, lojistik, enerji maliyetlerinin birbirine çok yaklaÅŸtığı dönemde Ar-Ge ve inovasyonla katma deÄŸerli ve farklı ürünler üretmeniz mümkün. Bunun için bir ekosistem gerekiyor. Üniversiteleri sanayiyle entegre etmek, akademik bilgiyi ticariye dönüştürebileceÄŸiniz, giriÅŸimciliÄŸi destekleyeceÄŸiniz ortamları oluÅŸturmak, gelecek için mentörlük yapabilmeniz gerekiyor. Bunları yapabileceÄŸiniz alanlara biz teknoloji geliÅŸtirme bölgeleri diyoruz. Bu manada BiliÅŸim Vadisi çok önemli. CumhurbaÅŸkanımızın müjdelediÄŸi İzmir’de kurmayı planladığımız İzmir Teknoloji Üssü Projemiz vardı, biz bu projeyi de BiliÅŸim Vadisi ile entegre ediyoruz. İzmir’de Yüksek Teknoloji Enstitüsünün yanındaki arazide yine BiliÅŸim Vadisi’nin devamını hayata geçireceÄŸiz. Aynı zamanda burasının Marmaray ile baÄŸlantılarını da kuracağız, bu sayede İstanbul ile baÄŸlanacak. Yani İzmir ile İstanbul arasında Gebze, Kocaeli ve Bursa gibi endüstri olan bölgeyi çok önemli bir konum haline getireceÄŸiz.”
Mustafa Varank, BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de Türkiye ziyareti sırasında BiliÅŸim Vadisi’ni gezdiÄŸini, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan ile görüşmesinde “Burasını Türkiye’nin Silikon Vadisi olarak deÄŸerlendiriyorum.” dediÄŸini aktardı.
“Türkiye gerçekten otomotiv konusunda güçlü bir ülke”
Türkiye’nin yüksek oranda yerlilikle ürettiÄŸi araçlar olmasına raÄŸmen kendi markası bulunmadığını belirten Varank, “Markaya, firmaya baÄŸlı olduÄŸunuz için fikri sınai mülkiyet haklarına sahip olamıyorsunuz. Özellikle ticari araçlarda yüzde 70-80’lere ulaÅŸan yerliliÄŸe sahip araçlarımız var. TÜBİTAK eliyle motorları geliÅŸtiren araçlar var ama bir markanın altında çalışıldığı için onlara baÄŸlı kalmanız gerekiyor. YerliliÄŸe çalışıyoruz ama yatırımcıları üzmeyelim. Sonuçta bunlar Türkiye’deki yatırımlar ve dünyanın en büyük firmaları Türkiye’de araç üretiyorlar, ihracat yapıp katma deÄŸer oluÅŸturuyorlar. Kazan-kazan iliÅŸkimiz var.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Varank, Türkiye’nin Otomobili için tescil baÅŸvurularının yapıldığını hatırlatarak, “Avrupa, ABD, Rusya ve Türkiye’de bunların tescil baÅŸvuruları yapıldı, bir kısmının süreçleri de devam ediyor. Türkiye gerçekten otomotiv konusunda güçlü bir ülke. Biz çoktan bu iÅŸi yapabilecek kabiliyete sahiptik ama 60 yıldır bu gerçekleÅŸemiyordu. Cesur bir siyasi anlayışla neticeye ulaÅŸmış olduk. Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 bize ait olan, yatırım ve mühendislik kararlarını bizim verdiÄŸimiz, kazanılan her kuruÅŸun Türkiye’de kalacağı bir aracımız oldu.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin Otomobili için alım garantisinin Volkswagen için uygulanacağı söylentilerinin doÄŸru olmadığını belirten Varank, “Alım garantisini ilk kez sadece Türkiye’nin Otomobili GiriÅŸim Grubu (TOGG) için uyguladık. Kendilerine devletimiz 2035 yılına kadar 30 bin araç alım garantisi verdi. Bunun dışında hiçbir firmaya garanti vermedik. Volkswagen konusunda basına yansıyan çoÄŸu mesele asparagastan ibaret. Asla alım garantisi söz konusu deÄŸil.” diye konuÅŸtu.
Ana Muhalefet Lideri Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun, “yerli otomobil projesine karşı çıkmanın Türkiye’nin çıkarları açısından doÄŸru olmadığı ve otomobili denemek istediÄŸini” ifade ettiÄŸi hatırlatılarak, “Size resmi bir teklif ulaÅŸtı mı?” diye sorulması üzerine Varank, ÅŸunları kaydetti:
“Sayın KılıçdaroÄŸlu’nun ilgisini ben medyadan gördüm. Gerçi bu bilgi bir hafta geç basına yansıdı. Çünkü kendi partisinin belediye baÅŸkanlarının sosyal medya paylaşımları oldu, ‘Biz bunu destekliyoruz, satın alırız.’ diye. Kendisi bir hafta sonra destek açıklaması yaptı. Resmi herhangi bir talep gelmedi. Gelirse tabii ki deÄŸerlendiririz. Bu Türkiye’nin otomobili, gördüğünüz gibi halkımızın sahiplendiÄŸi bir proje. Kendisi gelip TOGG’u, Ar-Ge merkezini, BiliÅŸim Vadisi’ni de gezebilir, oradaki ekosistemi ve Ar-Ge’ye ne kadar önem verdiÄŸimizi de görebilir.”
26 projeye 76 milyar liralık destek
Proje Bazlı TeÅŸvik Sistemi ile 2016’dan bu yana 26 projeye destek verdiklerini belirten Varank, “Bunlar kritik ihtiyaçları karşılayıp dışa bağımlılığı azaltacak Türkiye’deki teknolojik dönüşümü hızlandıracak dev yatırımlar. Bunların büyüklüğü 76 milyar lirayı buluyor. Faydalanmak için hem yerli hem yabancı yatırımcılarımız baÅŸvurularını yapıyor. Bir kısmı son aÅŸamada bir kısmı devam ediyor. Özellikle yer tahsisi ve finansal konuların netleÅŸmesi bekliyoruz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Varank, bu yıl söz konusu projelerin bir kısmında temel atmalar gerçekleştirilerek, ekonomide oldukça önemli getiri ve istihdam sağlanacağını aktardı. Teşvik kapsamında kimya, petrokimya, ulaştırma ve maden gibi sektörlerde projelerin yer aldığını vurgulayan Varank, şöyle devam etti:
“ÖrneÄŸin petrokimya, ülkemizin 13 milyar dolarlık ithalat yaptığı bir sektör. Oldukça geliÅŸmiÅŸ petrokimyaya dayalı bir sanayimiz var. Mesela bu teÅŸviklerden birisinin Ceyhan Petro Kimya Endüstri Bölgesi’nde temelleri bu yıl atılacak. TeÅŸvikler zaman zaman tartışma konusu oluyor. Bu süreçler oldukça ÅŸeffaf. Bütün firmalara aynı teÅŸvikleri uyguluyoruz ve tamamı Resmi Gazete’de yayınlanıyor, yani teÅŸvik verdiklerimiz ya da iptal edilenler. Bu sene itibarıyla tamamlanan yatırım teÅŸvik belgelerini de yayınlıyoruz. Böylece önemli verileri kamuoyuyla paylaşıyoruz. 2019’da 137 milyar liralık 5 bin 691 proje için yatırım teÅŸvik belgesi düzenledik. Bu projeler tamamlandığında 210 binin üzerinde yeni istihdam oluÅŸmasını bekliyoruz. Ayrıca 107 milyar liralık 4 bin 92 yatırım teÅŸvik belgesinin tamamlama vizesini gerçekleÅŸtirdik. Bu yatırımlarla 170 bin kiÅŸiye istihdam saÄŸlanacak.”
Milli Uzay Programı ilan edilecek
Türkiye Uzay Ajansının faaliyetlerine iliÅŸkin soru üzerine Varank, bunun Türkiye’nin 20 yıllık hayali olduÄŸunu söyledi.
Varank, ülkeler arasındaki uzay yarışının hızlandığını vurgulayarak, “Bu alanda oyuncu olmayan ülkeler uzay alanında faaliyet yürütüyor. Türkiye’nin Uzay Ajansı ile ülkemizdeki uzaya dönük faaliyetleri tek elden yürütmek için bir yapı oluÅŸturduk.” diye konuÅŸtu.
Milli Uzay Programı’nın 2020’de ilan edileceÄŸini anlatan Varank, programın ülkeyi uzay alanında üst lige taşıyacağını dile getirdi. Varank, “Program teknolojik yeterlilik seviyelerini yakalamak için faaliyetler yürütecek yol haritaları çizecek. Ülkemizi uzay alanında dışa bağımlılığını azaltacak kabiliyetlerin geliÅŸtirilmesi için destekler verecek. Bu alanda insan kaynağının geliÅŸtirilmesi için faaliyetler yürütecek. Meteoroloji, doÄŸal afetler gibi alanlarda uzay teknolojilerinin daha iyi kullanılması için yol haritası belirlenecek.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Varank, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanında faaliyetlerine deÄŸinerek, ÅŸunları kaydetti:
“Ülkemizde bu alanda faaliyetler yürütülüyor. Kendi uydumuzu üretebiliyoruz. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AÅž (TUSAÅž) uydu test merkezimiz var. Türksat gibi uydu iÅŸletmecisi bir ÅŸirketimiz var. Üniversitelerde uzaya dönük faaliyetler var. Uzay Ajansı tüm faaliyetleri tek bir elden yürütecek. Aynı alanda farklı kurumların çalışmasının önüne geçecek, verimliliÄŸi artıracak. Uluslararası arenada ülkemizin uzay alandaki hak ve menfaatlerini ajans sayesinde takip edeceÄŸiz.”
Kaynak: AA
