Venezuela Dışişleri Bakanı Plasencia: Ekonomik yaptırımlar bir çözüm yolu olarak düşünülemez

Venezuela Dışişleri Bakanı Plasencia Ekonomik yaptırımlar bir çözüm yolu olarak düşünülemez

Venezuela Dışişleri Bakanı Plasencia Ekonomik yaptırımlar bir çözüm yolu olarak düşünülemez

Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia, “Ülkelere karşı uygulanan ekonomik yaptırımlar bir çözüm yolu olarak düşünülemez. Yaptırımlar herhangi bir şeyi iyileştirmeye yönelik bir tedbir olarak değerlendirilemez. Acı çektiren bir yoldur.” dedi.

Antalya Diplomasi Forumu 2022’de (AFD) düzenlenen “Latin Amerika ve Karayipler’in dinamizmini canlandırmak” başlıklı panelde, yaklaşık 750 milyon nüfusa sahip Latin Amerika ve Karayip bölgesinin dünya genelinde yaşanan son gelişmeler karşısındaki mevcut durumu siyasi, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2022’de “Latin Amerika ve Karayipler’in dinamizmini canlandırmak” paneli düzenlendi.

Moderatörlüğünü Meksika merkezli düşünce kuruluşu COMEXI’nın Başkanı Sergio Alcocer’in üstlendiği panele, Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia, Surinam Dışişleri Bakanı Albert Ramdin, Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Merkezi (LAMER) Müdürü Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu ve Karayip Devletleri Birliği (ACS) Genel Sekreteri Rodolfo Sabonge katıldı.

Venezuela Dışişleri Bakanı Plasencia, Venezuela’nın dünyanın en fazla petrol rezervine sahip ülkelerin başında geldiğini belirttiği konuşmasında, buna karşılık ülkesinin son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilgili olarak ABD önderliğinde Venezuela’ya uygulanan ekonomik yaptırımları işaret etti.

Plasencia, uygulanan bu yaptırımlar nedeniyle Venezuela’nın petrol üretimini düşürmek zorunda kaldığını, yapısal olarak sanayilerinin etkilendiğini ve yedek parça bulmakta sorunlar yaşadıklarını dile getirerek, “Ülkelere karşı uygulanan ekonomik yaptırımlar bir çözüm yolu olarak düşünülemez. Yaptırımlar herhangi bir şeyi iyileştirmeye yönelik bir tedbir olarak değerlendirilemez. Acı çektiren bir yoldur. Biz yaptırımlara karşıyız. Bu yaklaşım uluslararası düzene karşı atılan tek taraflı bir adımdır.” ifadelerini kullandı.

Venezuela’nın ülkelerinde yer alan hiçbir yabancı şirkete yönelik herhangi bir yaptırım uygulamadığını kaydeden Plasencia, ABD şirketleri başta olmak üzere tüm yabancı şirketlerin geri dönerek Venezuela’da yeniden iş yapabileceklerini belirterek, “Yaptırımlar bütün ülkeler için kötüdür. Yaptırımların amacı ülkelerde bulunan hükümetleri devirmek olsa da asıl zararı bu ülkelerdeki halk görüyor.” dedi.

Surinam Dışişleri Bakanı Albert Ramdin de son yılların en önemli gelişmelerinin başında yer alan Kovid-19 salgınında küçük ülkelerin yalnız bırakıldığına dikkati çekerek, “Uluslararası dayanışma çok etkili değildi. Küçük ülkeler bu süreçte biraz yalnız bırakıldı. Buğdaydan tutun enerji arzına kadar etkilerini onlar daha yoğun hissetti. Petrol ve diğer enerji kaynaklarında alım gücü daha yüksek olan ülkeler daha avantajlı konumdayken, Karayip bölgesi örneğinde görüldüğü gibi küçük ülkeler olumsuz olarak daha fazla etkilendi.” diye konuştu.

Ramdin, dünya genelinde iş birliğinin artması, çok taraflı anlaşmaların daha fazla yaygınlaşması gerektiğini kaydederek, uluslararası arenada görülen dengesiz güç dağılımının artık daha fazla tepki çektiğini belirtti.

“Karayip bölgesinde 25 milyon insan iklim odaklı olarak göç etmek zorunda kalacak”

ACS Genel Sekreteri Rodolfo Sabonge, iklim değişikliğinin Karayip bölgesinde yaratacağı tahribata dikkati çektiği konuşmasında, “Karayip bölgesinde 25 milyon insan iklim odaklı olarak göç etmek zorunda kalacak. Bu bir zincir etkisi. Biz iklim temelli sorunları bireysel olarak görmeye devam edemeyiz, sistematik olarak ele almalıyız.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgınının da bölge ülkeleri için çok büyük sorunlara neden olduğunu dile getiren Sabonge, şunları söyledi:

“Bizim en önemli vazifemiz daha fazla birlik ve beraberlik içinde çalışmak olmalıdır. Çünkü Karayip bölgesindeki ülkeler olarak bizler küçük ülkeleriz. Burada çok güçlü ekonomiler yok. Odaklanabileceğimiz noktalardan biri de turizm. Ulaşımın dünya genelinde çökmesiyle Karayiplere seyahat etmek zorlaştı ve çok büyük zarar gördük. Bu zararın etkilerini azaltabilmek için birlikte çalışmak zorundayız.”

LAMER Müdürü Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu, Türkiye’nin coğrafi olarak Latin Amerika bölgesine uzak olsa da Osmanlı İmparatorluğu döneminden bu yana ilişkilerin mevcut olduğunu belirterek, “Türkiye özellikle son 20 yıldır Latin Amerika konusunda etkili bir politika geliştiriyor. Bu süreçteki çabalar meyvelerini veriyor. Örneğin, Latin Amerika kıtasında 6 olan büyükelçilik sayımız şu an 17 oldu. Orada çalışan insanlar, ellerinden geldiğince bu iki coğrafyayı yakınlaştırmaya çalışıyorlar.” dedi.

Türk televizyon dizilerinin bölge ülkelerinde çok başarılı olduğuna dikkati çeken Kutlu, Latin Amerika’da herhangi bir AVM’de gezerken Türk TV dizilerinden karakterlerin yer aldığı içeriklerle karşılaşılabileceğini belirtti.

Türkiye’nin fiziksel mesafeyi aşarak, ticari ilişkilerini artırmaya çalıştığını dile getiren Kutlu, “Türkiye bölgede ticareti kolaylaştıran anlaşmaları işleme koymaya çalışıyor. Türkiye’nin bazı büyük şirketleri bu bölgede rol oynuyor. Ciddi liman projeleri var. Bu şirketler benzer yatırımları Afrika’da ya da Orta Asya’da da yapmıştı, Şimdi de Latin Amerika’da bu projeleri başlattı.” ifadesini kullandı.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.