Volkswagen’in Almanya’daki fabrikalarını kapatma kararı otomotiv piyasasında “deprem” etkisi oluÅŸturdu

Volkswagen'in Almanya'daki fabrikalarını kapatma kararı otomotiv piyasasında deprem etkisi oluşturdu

Volkswagen'in Almanya'daki fabrikalarını kapatma kararı otomotiv piyasasında deprem etkisi oluşturdu

Volkswagen’in tasarruf ve maliyet azaltma önlemleri kapsamında tarihinde ilk kez Almanya’daki fabrikalarını kapatmayı deÄŸerlendirmesi ve 30 yıllık istihdam koruma anlaÅŸmasını erken sonlandırması Alman otomotiv sektöründe “deprem” etkisi oluÅŸturdu.

Son yıllarda otomobil endüstrisinde çığır açan teknolojilerin Çin ve ABD’den gelmesi Avrupa kamuoyunda tartışma konusu olurken, Volkswagen‘in son kararları bu tartışmaları artırdı.

Alman otomobil üreticileri, enflasyonist baskılar, yüksek enerji maliyetleri, Avrupa’daki yavaÅŸ ekonomik büyüme, yükselen aşırı saÄŸ ve Çinli otomobil üreticilerinin yanı sıra Tesla’nın rekabetiyle karşı karşıya kaldı.

Elektrikli araçlara geçiÅŸ, Almanya’nın otomotiv sektörü için ülkede ve Avrupa BirliÄŸi (AB) nezdinde çeÅŸitli düzenlemeler ve ham madde tedariki nedeniyle zorlu olmayı sürdürüyor. Sektör, batarya teknolojisine büyük yatırımlar yaparken, artan maliyetlerle boÄŸuÅŸmak zorunda kalıyor.

Volkswagen, geçen hafta yaklaşık 10 milyar avro tasarruf ve maliyet azaltma önlemleri kapsamında 87 yıllık tarihinde ilk kez, yaklaşık 300 bin kiÅŸiye istihdam saÄŸladığı Almanya’daki bazı fabrikalarını kapatmayı deÄŸerlendirdiÄŸini açıkladı.

Dünyanın en büyükleri arasında yer alan Bosch ve Continental gibi Alman otomobil tedarikçileri ve diÄŸer Avrupa otomotiv üreticileri, hem marjlar hem de talep düştüğü için on binlerce kiÅŸiyi iÅŸten çıkarma yoluna giderken, 1994’te bir iÅŸ güvencesi anlaÅŸması imzalayan Volkswagen, istihdamı azaltamadı.

Volkswagen Group’un Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, 2 yıl önce göreve baÅŸladıktan sonra, tasarruf ve maliyet azaltma önlemlerinin parçası olarak personel giderlerini 2026’ya kadar 5’te bir düşürmeyi planlıyordu.

Ancak iki yılda 3 milyar avroluk tasarruf hedefine ulaşılamamasının ardından Blume, daha fazlasını yapmak için geçen hafta düğmeye bastı. Blume, ÅŸirketin 30 yıllık iÅŸ güvencesi garantisini iptal ederek, 87 yıllık tarihinde ilk kez Almanya’daki fabrikaları kapatmayı deÄŸerlendirme planını açıkladı.

Bu da ülkede otomotiv sektörüne yönelik tartışmaları artırarak, otomotiv piyasasını derinden etkiledi. Volkswagen yönetimi, geçen hafta yalnızca demografik eğilimlere dayalı yeniden yapılandırmanın şirketin rekabet gücünü artırmaya yönelik kısa vadede gerekli yapısal düzenlemeleri gerçekleştirmek için yeterli olmadığını belirterek, mevcut durumda araç ve parça üretim tesislerinin kapatılmasının kaçınılmaz olduğunu açıkladı.

İş güvencesini sonlandırdığını duyuran Alman üretici, bu konuda tüm önlemlerin İşçi Konseyi ile değerlendirileceğini bildirmişti.

– İşçiler fabrika kapatmaya karşı

Söz konusu planın açıklanmasının ardından Volkwagen yönetimi, çalışan ve temsilcileriyle görüşmeye başladı. Fakat işçi sendikaları ve iş konseyi fabrikaların kapatılmasının kabul edilemez olduğunu açıkladı.

Volkswagen yönetiminin planları için işçilerle geçen hafta başlayan toplantısı şirketin son kemer sıkma planlarını protesto eden pankartlarla başladı.

Çalışanlar, “Biz Volkswagen’iz-siz deÄŸilsiniz”, “İş güvencesinden elinizi çekin” pankartlarıyla yönetim kurulunu “çifte standart” uygulamakla suçladı.

Buna ek olarak tesislerin kapatılması konusunda da markanın karşısına iÅŸ konseyinde oy haklarının yüzde 20’sine sahip olan ve istihdama öncelik veren AÅŸağı Saksonya eyaleti çıkıyor.

Volkswagen hissedarı olan eyalet yönetimi, fabrikaların kapatılmasını istemiyor.

– Volkswagen Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi

Küresel otomotiv endüstrisi büyük ölçüde deÄŸiÅŸim yaÅŸarken, Almanya’da 300 bin istihdam saÄŸlayan ve sadece yerel deÄŸil, ulusal refah için de çok önemli görülen Volkswagen, Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi olarak biliniyor.

Alman üretici, ülkenin küresel bir ekonomik güç merkezi olma statüsünün korumasına yardımcı olurken, çalışanlar, politikacılar ve şirket hissedarları işlerin kurtarılması için kararlı adımlar atılmasını talep etti.

Volkswagen Group, 17 Avrupa ülkesinde, Amerika, Asya ve Afrika’da 10 ülkede 114 üretim tesisiyle yaklaşık 650 bin kiÅŸiye istihdam saÄŸlıyor. Grubun geçen yıl gelirleri 350 milyar avroya ulaÅŸtı. Åžirketin Almanya’daki istihdamı ise yaklaşık 300 bin kiÅŸiyi buluyor.

Zorlu emisyon hedefleri ve AB’nin 2035’ten itibaren içten yanmalı motora sahip yeni araçların satışını yasaklama kararı, Avrupa’da otomotiv üreticilerini elektrikli araçlara odaklanmaya zorladı.

Volkswagen’deki kriz karşısında, zor durumda kalan Alman koalisyon ortağındaki üst politikacılar Brüksel’den daha fazla yardım talep etti. Alman siyasiler, Avrupa BirliÄŸi’ni otomobil üreticilerinin önüne sayısız engel koymakla suçladı.

Almanya Ekonomi Bakanı ve BaÅŸbakan Yardımcısı Robert Habeck, Volkswagen’in sadece Almanya’nın ünlü otomotiv endüstrisi için deÄŸil, aynı zamanda bir sanayi merkezi olarak geleceÄŸi için de “büyük bir sorumluluk taşıdığını” ve bu ÅŸekilde kalması gerektiÄŸini vurguladı.

Otomobil sanayisinin Almanya için önemi

Son yıllarda otomobil endüstrisinde çığır açan teknolojilerin Çin ve ABD’den gelmesi Alman kamuoyunda tartışma konusu olurken, Alman üreticiler, bu tartışmalardan sonra elektrikli otomobiller için 200 milyar avrodan fazla yatırım yapacaklarını açıkladı.

Alman otomotiv sektörü, toplam katma deÄŸerin yüzde 5’ini oluÅŸturuyor. Ülkede istihdamın yüzde 3’ü de otomotiv sektöründen saÄŸlanıyor.

Merkezi Münih’te bulunan Ekonomi AraÅŸtırma Enstitüsüne (Ifo) göre, Almanya’da üretilen otomobillerin yüzde 70’i İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve ABD’ye ihracat ediliyor. Ayrıca son yıllarda Çin de pazar büyüklüğü ile Alman üreticiler için önemli bir ihracat ülkesi haline geldi.

Alman hükümetinden elektrikli araçlar teşviki

Volkswagen’deki kriz, geçen yılın sonlarında elektrikli araç sübvansiyonunu sona erdiren Alman hükümetinin bataryayla çalışan otomobiller için potansiyel yeni vergi indirimleri açıklamasına sebep olması da dikkati çekti.

Alman hükümetinin geçen yıl elektrikli araçlar için yeÅŸil dönüşüme yönelik teÅŸvikleri sona erdirdikten sonra hazırladığı kanun taslağına göre, ÅŸirketler yeni satın aldıkları elektrikli ve nitelikli sıfır emisyonlu araçların deÄŸerinin yüzde 40’ına kadar olan kısmını vergi faturalarından düşebilecek.

Avrupa Komisyonu da endiÅŸeli

Volkswagen Group tarafından açıklanan kapsamlı tasarruf planları, Avrupa Komisyonunu da tedirgin etti.

Eski AB Komisyonu İç Pazar ve Sanayiden Sorumlu Üyesi Thierry Breton, Alman Handelsblatt gazetesine yaptığı açıklamada, “Fabrika kapatmaya yönelik açıklamalar beni çok endiÅŸelendiriyor.” ifadesini kullandı.

Breton, sektördeki durumun “güllük gülistanlık olmadığını” ve bunu örtbas etmenin bir anlamı olmadığını ifade ederek, otomotiv sektöründeki krizi Avrupalı üreticilerin müşterilerini elektromobilite konusunda ikna etmeyi baÅŸaramamasına baÄŸladı.

Breton, “Kamuya açık ÅŸarj istasyonları hala büyük ölçüde Almanya, Fransa ve Hollanda’da yoÄŸunlaÅŸmış durumda ve bu ülkeler AB’de kurulu kamuya açık ÅŸarj istasyonlarının neredeyse üçte ikisini oluÅŸturuyor.” ifadesini kullandı.

Aşırı sağ ve otomotiv sektörü

Öte yandan, Almanya’nın doÄŸu eyaletleri Thüringen ve Saksonya’da yapılan eyalet meclisi seçimlerinde aşırı saÄŸcı Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) elde ettiÄŸi baÅŸarı, Almanya genelinde endiÅŸeye yol açarken bu geliÅŸmenin Alman otomotiv sektörü üzerindeki olası etkileri de tartışılmaya baÅŸlandı.

Almanya BaÅŸbakanı Olaf Scholz’un “acı ve endiÅŸe verici” olarak nitelendirdiÄŸi ve 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa aşırı saÄŸcı bir partinin birinci tamamladığı eyalet seçimlerinin sonucu Alman iÅŸ dünyasında endiÅŸe oluÅŸturdu.

Volkswagen fiyatları artırdı

Alman haftalık “Kfz-betrieb” dergisinin Wolfsburg merkezli ÅŸirketin Alman bayilerine gönderdiÄŸi bir mektuba atıfta bulunarak yayınladığı habere göre, Volkwagen Group, markanın içten yanmalı motorlara sahip neredeyse tüm otomobil modellerinin fiyatlarını önemli ölçüde artırdı.

En yüksek artış yaklaşık 2 bin 500 avro ile yeni makyajlanan Touareg arazi aracında görülürken, en düşük artış 500 avro ile Taigo ve T-Cross modellerinde oldu.

En çok satılan Golf ve Tiguan’ın fiyatı yaklaşık 1100 avro artırıldı.

“Kriz, aÅŸağı yukarı Almanya’daki yasaların yapısının bir sonucu”

Otomobil uzmanı Prof. Dr. Ferdinand Dudenhöffer, AA muhabirine, Volkswagen’in söz konusu kararlarını deÄŸerlendirdi.

Volkswagen’in AÅŸağı Saksonya’ya çok güçlü bir ÅŸekilde baÄŸlı olduÄŸunu vurgulayan Dudenhöffer, markanın bu baÄŸlılığı ortadan kaldıracak fabrikaları uluslararası pazarlara açarak yeni bir strateji oluÅŸturması gerektiÄŸini belirtti.

Dudenhöffer, Volkswagen’deki kriz konusunda, “Skoda markasına bakarsanız Volkswagen’in araç üretiminde baÅŸarılı olduÄŸunu görürsünüz. Yani konu ürünler ya da teknolojisi deÄŸil. Bu kriz Almanya’daki yasaların yapısının bir sonucu.” dedi.

Almanya’nın ve Volkswagen’in elektrikli araçlara geçiÅŸte geride kalmadığını aktaran Dudenhöffer, buradaki sorunun ülkede bu araçlara verilen teÅŸviklerin durdurulması olduÄŸunu belirtti.

Prof. Dr. Ferdinand Dudenhöffer, “Bu nedenle elektrikli araç pazarı Almanya’da düşüşe geçti ve düşüşe geçen bir pazarda Volkswagen’in iÅŸi zor. Dolayısıyla en önemli ÅŸey, Alman siyasi sisteminin, Berlin’in otomotiv sektörüne zarar veren yanlış kararlar almış olmasıdır.” diye konuÅŸtu.

Alman otomotiv üreticilerin elektrikli araçları çok güçlü bir şekilde üretme planları olduğunu anlatan Dudenhöffer, ancak bu planların hayata geçirilmesinin siyasi nedenlerden mümkün olmadığını vurguladı.

Dudenhöffer, Çin’de elektrikli araç sektörünün çok güçlü olduÄŸunu ifade ederek, Çinli üreticilerin Avrupa ve Almanya’ya kıyasla büyük hacimlerde elektrikli araç sattıkları için büyük maliyet avantajlarının bulunduÄŸunu söyledi.

Avrupa otomotiv sektörü için gelecek 5 yıl için de deÄŸerlendirmelerde bulunan Dudenhöffer, “Avrupa zayıflayacak. Çin daha da güçlenecek. Gördüğümüz ÅŸey, otomobil üreticilerinin adım adım Çin pazarına daha fazla girdiÄŸi, bütçelerini ve yatırımlarını daha çok Çin’e ve biraz da ABD’ye aktardığıdır. Avrupa, sadece otomotiv sanayisinde deÄŸil, bir bütün olarak sanayileÅŸmede giderek daha da zayıflayacak bir bölge olacak.” dedi.

“Avrupalı üreticiler Çin ile iÅŸbirliÄŸi yapmalı”

Dudenhöffer, Avrupa’da otomotiv üreticilerinin rekabet etmek ve güçlü kalmak için Çin ile daha fazla iÅŸbirliÄŸi yapması gerektiÄŸinin altını çizerek, ÅŸunları kaydetti:

“Çinli otomobil üreticileriyle daha fazla iÅŸbirliÄŸi yapmaları gerekiyor. Ek gümrük vergisi gibi çılgınca ÅŸeyleri durdurmanız gerekiyor. Çin ile iÅŸbirliÄŸi elektrikli araçlar kapsamında güçlü bir Avrupa pazarı oluÅŸturmak için çok önemli olacaktır. Çünkü bunu yaparsanız, ÅŸirketlerimiz de elektrikli araç teknolojisine girebilir ve daha yüksek hacim nedeniyle maliyet avantajları elde edebilir. Bunu yaparsanız Çin ile rekabet edebilirsiniz. Aksi takdirde kaybedersiniz.”

Alman otomotiv üreticilerin Türkiye’ye olası yatırımları konusunda deÄŸerlendirmelerde bulunan Dudenhöffer, “Türkiye pazarı otomotiv üreticileri için hizmet açısından çok küçük bir pazar. Yıllık yaklaşık 1 milyon araba satılıyor. Dolayısıyla sadece Türkiye pazarıyla yaÅŸayamazsınız. Türkiye AB’ye ve siyasi sisteme yaklaşırsa, bu Türkiye’deki tedarikçiler ve otomobil endüstrisi için ilginç olacaktır. Volkswagen, AB’ye, Avrupa’ya istikrarlı bir ihracat olduÄŸunu görürse Türkiye’ye büyük yatırımlar yapacaktır.” diye konuÅŸtu.

Kaynak: AA