Bakan Soylu: 1 Temmuz itibarıyla mahallelerde ikamet edebilecek yabancı oranı yüzde 20’ye düşürülecek

Bakan Soylu 1 Temmuz itibarıyla mahallelerde ikamet edebilecek yabancı oranı yüzde 20'ye düşürülecek

Bakan Soylu 1 Temmuz itibarıyla mahallelerde ikamet edebilecek yabancı oranı yüzde 20'ye düşürülecek

Bakan Soylu, 781 mahallenin yabancılara kapatıldığını hatırlatarak “1 Temmuz itibarıyla yüzde 25 olan oranın yüzde 20 olarak uygulanması kararını verdik. Böylelikle 1200 mahalle hem geçici koruma statüsüne hem ikamet iznine kapatılmış oldu.” dedi.

İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, Göç İdaresi BaÅŸkanlığında düzenlenen Göç Bilgilendirme Toplantısı’nda dünyanın her yerinde göçle ilgili olaÄŸanüstü bir hal olduÄŸunu söyledi.

Meksika-ABD sınırında yaşananlara değinen Soylu, Suriye kaynaklı kitlesel göçün ise tek bir olayla başladığını ve kısa sürede büyüdüğünü anımsattı.

Türkiye’nin bütün bunlara yönelik 2011 yılı başından itibaren göç politikasını belirlediÄŸini kaydeden Soylu, hem sınır dışında hem sınır içinde kamplar oluÅŸturulduÄŸunu, gelen her kiÅŸinin kimlik bilgilerinin alındığını, saÄŸlık tedbirlerinin devreye sokulduÄŸunu ve herkesin insani ihtiyaçlarını karşılamak için adımlar atıldığını anlattı.

Bakan Soylu, 2002 yılından itibaren Afganistan’dan da bir göç dalgasının oluÅŸtuÄŸunu ve bunun İran’a, oradan da Türkiye’ye ve Avrupa’ya yöneldiÄŸini söyledi.

Türkiye’de birilerinin sürekli olarak “Ülke istila ediliyor.” diye deÄŸerlendirmeler yaptığını belirten Soylu, “2011’den itibaren Türkiye’deki Suriyeli vatandaÅŸ sayısını çünkü en çok oradan yaptık, söylüyoruz. Bir de Almanya’yı söyleyelim. Almanya, istila mı oldu? Almanya’nın toplam aldığı vatandaÅŸ sayısı, Alman İstatistik Kurumunun ortaya koyduÄŸu veriyle 2010’dan itibaren 1 milyon 354 bin 200 kiÅŸiyi birçok uyruktan vatandaÅŸ almış. Yaklaşık 650 bin Suriyelinin de Almanya’da potansiyel vatandaÅŸ olma hakkı var. Bütün bu deÄŸerlendirmeleri yaparken biraz sakin, biraz soÄŸukkanlı olmak gerek.” diye konuÅŸtu.

“506 bin kiÅŸi gönüllü olarak Suriye’ye döndü”

Türkiye’nin bir ulusal eylem planı, göç strateji belgesi, düzensiz göç strateji belgesi olduÄŸunun altını çizen Soylu, kaçak göçün kaynağında durdurulması konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Bunun yanında etkili sınır güvenlik tedbirlerinin alındığını vurgulayan Soylu, sağlıklı ve seri işleyen bir mekanizmanın mutlaka kurulması gerektiğini, bunu da sağladıklarını anlattı.

Türkiye’nin rakamlar itibarıyla dünyada eÅŸi ve benzeri görülmeyen göçle mücadele ortaya koyduÄŸuna dikkati çeken Soylu, “Biz sınırlarda 2 milyon 626 bin 170 kiÅŸinin Türkiye’ye girmesini engellemiÅŸiz, 1 milyon 246 bin göçmeni de son 6 yılda yurt içinde yakalamışız. Bunun, Türkiye’ye kaçak yollarla girmiÅŸ veya bir vizeyle beraber girmiÅŸ, ondan sonra kaçaÄŸa düşmüş 334 bin 696 kiÅŸiyi geri göndermiÅŸiz. Sadece o kadar mı? DeÄŸil. 27 bin kiÅŸiyi de terke davet etmiÅŸiz yani 361 bin 740 kiÅŸiyi biz son 6 yılda göndermiÅŸiz.” bilgisini paylaÅŸtı.

Son 6 yılda Avrupa’ya geçen 667 bin kiÅŸinin olduÄŸunu bildiren Soylu, 506 bin kiÅŸinin de gönüllü olarak Suriye’ye döndüğünü anlattı.

Sınır duvarlarının da bazı kesimler tarafından eleÅŸtirildiÄŸini ifade eden Soylu, “EÄŸer biz sınır duvarlarını doÄŸuda yapmasaydık, eÄŸer güneyde yapmasaydık, göçü kaynağında durdurmamış olsaydık, sınırlarımızda biriken toplam 8 milyon insan daha Türkiye’ye gelecekti. Biz aldığımız tedbirlerle sadece 8 milyonu sınırlarımızın biraz ötesinde tuttuk. Bu da büyük bir politikadır.” diye konuÅŸtu.

“Son dönemde Åžam’dan gelenler var”

Geçici koruma kapsamında Türkiye’deki Suriyeli sayısının 2017’den bu yana yatay seyir izlediÄŸini dile getiren Soylu, 3 milyon 764 bin kayıtlı Suriyeli bulunduÄŸunu, bunun 122 bininin ise pasif yani Türkiye’de bulunmadığını kaydetti.

Özellikle son dönemde Åžam’dan ciddi Suriyelinin Türkiye’ye geldiÄŸinin tespit edildiÄŸini bildiren Soylu, Åžam’ın geçici koruma statüsü verilmiÅŸ bir alan olmadığını söyledi.

Soylu, “Bundan sonra aynen göçün ilk yıllarında olduÄŸu gibi Åžam ağırlıklı geldikleri için bunları kamplarımıza (5 ayrı ildeki kamp) alacağız. Belli bir süre burada barındıracağız, nereden geldiÄŸini tespit ettikten sonra da geri göndermiÅŸ olacağız. Bundan sonra Suriye’den yeni gelenleri tespit edebilmek için kamp sistemini yeniden devreye koyuyoruz. Bu da önemli bir adım. Özellikle Åžam’dan gelenleri tespit edebilmek için kamp sistemini yeniden devreye koyuyoruz ve bunu devam ettireceÄŸiz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“1200 mahalle hem geçici koruma statüsüne hem ikamet iznine kapatılmış oldu”

Yeni alınan başka bir karara ilişkin de Bakan Soylu, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz ülkemizde yabancıların belirli bölgelerde yoÄŸunlaÅŸmasının önlenmesi amacıyla yabancı sayısının toplam kiÅŸi sayısına oranının yüzde 25’ini geçtiÄŸi 54 ildeki toplam 781 mahalleyi tüm yabancılara kapatmıştık. Hem geçici korumaya hem ikamete kapatmıştık. ‘Daha fazla burada bir yabancı yoÄŸunlaÅŸması olmasın’ diye. 1 Temmuz 2022 tarihi itibarıyla yüzde 25 olan oranın yüzde 20 olarak uygulanması kararını verdik. Böylelikle 781 mahalle 1200 mahalleye çıkmış oldu ve 1200 mahalle hem geçici koruma statüsüne hem ikamet iznine kapatılmış oldu. Böylece buralarda artık bir ikamet izni verilmemiÅŸ olacak yani yüzde 20’ye düşürmüş olduk, o mahalledeki yabancı sayısı oranını.”

Bakan Soylu, bir soru üzerine Ramazan Bayramı gibi Kurban Bayramı’nda da Suriyeliler için bayram izni uygulaması olmayacağını bildirdi.

Soylu, Göç İdaresi BaÅŸkanlığında düzenlenen Göç Bilgilendirme Toplantısı’nda Türkiye’nin 1316 kilometre güvenlik duvarı yapılacak alanının olduÄŸunu belirterek, bunun 911 kilometresinin Suriye sınırında bulunduÄŸunu ve 837 kilometresinin inÅŸa edildiÄŸini bildirdi.

Ayrıca 940 kilometre aydınlatma, 303 kilometre kamera ve algılayıcı, 341 elektro-optik kule (5-10 km görme menzilli) ve 284 termal kameranın yerleÅŸtirildiÄŸini anlatan Soylu, Jandarma Genel Komutanlığınca Van, Hakkari, AÄŸrı ve IÄŸdır’da halihazırda görev alan 14 komando taburu, 4 özel harekat taburu ve 9 asayiÅŸ komando bölüğüne ilave 2 özel harekat taburu, bir komando taburu ve 5 komando bölüğü, ayrıca 1000 özel harekat personeli ve Van Gölü’nde bir jandarma botunun görevlendirildiÄŸini kaydetti.

Sınır güvenliÄŸinin saÄŸlanması için uygulanan tedbirlerden biri olarak Van, Mardin ve Hakkari’de ilave toplam 59 tim, 1180 özel harekat personelinin görevlendirildiÄŸini belirten Soylu, Sahil Güvenlik Komutanlığınca Van Gölü Grup Komutanlığının kurulduÄŸunu ifade etti.

“Geri gönderme merkezi sayısı 30’a yükseldi”

Halihazırda görev yapan 780 güvenlik korucusuna ilave olarak 500 güvenlik korucusunun daha istihdam edilmeye baÅŸlandığını açıklayan Soylu, Türkiye’nin geri gönderme oranını yüzde 53’e çıkardığını dile getirdi.

Sınır dışı edilme olayının kolay olmadığını belirten Soylu, kendisinin yaptığı “Geldikten sonra Türkiye’de kalmak için pasaportlarını yırtıyorlar.” açıklamasının ise dedikodu konusu edildiÄŸini söyledi.

Kaçakların geri gönderilmemek için üzerlerinde hiçbir belge bırakmadıklarına ve bunun da kimlik belirlemeyi zorlaştırdığına dikkati çeken Soylu, buna karşı yeni önlemler aldıklarını ifade etti.

Bakan Soylu, sınır dışı edilme oranının Afganlarda yüzde 39, Pakistanlılarda ise yüzde 89’a ulaÅŸtığını bildirdi.

15 ülkeyle geri kabul anlaşmasının yapıldığını belirten Soylu, bu sayıyı AB ülkeleri dışında artırmaya çalışarak 17 ülkeye daha bunu teklif ettiklerini söyledi.

6 yeni geri gönderme merkezinin açılmasıyla merkez sayısının 30’a yükseldiÄŸi bilgisini veren Soylu, geri gönderme merkezi sayısının 30’a, kapasitesinin de 20 bine ulaÅŸtığını dile getirdi.

Düzensiz göçle mücadele tedbirleri kapsamında yurt genelinde her ay bir defa “Düzensiz Göçle Mücadeleye Yönelik Huzur Uygulaması” gerçekleÅŸtirilmeye baÅŸlandığını aktaran Soylu, düzensiz göçle mücadelenin yeni bir uygulama olmadığını ve kendilerine haksızlık yapıldığını vurguladı.

“Dünyada 7 ülke üretiyor, bir tanesi de biziz”

2019’da 454 bin kaçak göçmen yakaladıklarını bildiren Soylu, “Bu yıl yakaladığımız ÅŸu ana kadar 110 bin.” dedi.

Yıl sonu itibarıyla aldıkları bir kararı da dün itibarıyla uygulamaya geçirdiklerini anlatan Soylu, şöyle konuştu:

“Yaklaşık 78 ülkeden, bunların 27 tanesi Afrika ülkesi, bütün büyükelçiliklerimize milli ve yerli parmak izi programımızı ve parmak izi alma aparatlarını da gönderdik. Vize alanların tamamı parmak izlerini veriyorlar. Bu kiÅŸi gelirken de parmak izini veriyor, burada da kontrol ediyoruz. Ayrıca vize alırken bir taahhütname imzalatıyoruz, ‘Ben vizem dolunca döneceÄŸim.’ diye. Artık gelen kiÅŸi pasaportunu yırtsa da parmak izi eÅŸleÅŸtirmesinden biz onun kim olduÄŸunu anlayıp onu ülkesine gönderebilme kabiliyetine sahibiz. Ayrıca gelenlerin kameralar aracılığıyla fotoÄŸrafı çekiliyor ve eÅŸleÅŸtirmesi yapılıyor. Åžu anda yerli ve milli parmak izi sistemimiz çalışıyor. Dünyada 7 ülke üretiyor, bir tanesi de biziz.”

“Turizm amaçlı ikamet izni taleplerini reddediyoruz”

Bir başka önlem olarak taksicilere yabancı yolcuların il dışı seyahat izin belgelerinin kontrolü yükümlülüğünün getirildiğini ifade eden Soylu, ayrıca tır parklarına kamera sistemi kurulmasının ve tır parklarında fiziki güvenlik tedbirleri alınmasının zorunlu hale getirildiğini kaydetti.

İkamet izni sahibi tüm yabancıların biyometrik verilerinin alındığını anlatan Soylu, şu bilgileri paylaştı:

“Öğrenim vizesi ve tıbbi tedavi vizesi alarak ülkemize giriÅŸ yapanların turizm amaçlı ikamet izni talepleri reddedilmektedir. Burada da iki kaçak yol var: Öğrenci vizesi veya saÄŸlık vizesiyle geliyor, sonra ikamet vizesine baÅŸvuruyor, bu iki yolu tıkadık. BaÅŸka bir vize vermiyoruz, istismar alanını kesmiÅŸ olduk. 10 Åžubat 2022 tarihinden itibaren ülkemize giriÅŸ yaparak ilk defa turizm amaçlı ikamet izni talep eden yabancıların baÅŸvurularını reddediyoruz. Düşük tutarla konut edinerek ikamet izni alınmasını önlemek adına büyükÅŸehirlerde 75 bin, diÄŸer ÅŸehirlerde 50 bin dolar karşılığı gelen Türk lirası altındaki tapu satışlarına ikamet izni verilmiyor. Sahte kira kontratlarının önlenmesi amacıyla yabancıların ikamet izni taleplerinde noterden kimlik onaylı kira sözleÅŸmeleri istenmektedir. İkamet izni sahibi yabancıların yaptırmak zorunda olduÄŸu özel saÄŸlık sigortalarında sahteciliÄŸi önlemek adına sistemsel kontrol mekanizması getirilmiÅŸ ve iÅŸlevsel hale getirilerek saÄŸlık sistemimize olası yükleri azaltılmıştır.”

“Kırım Tatar Türklerine de uzun dönem ikamet vermeye baÅŸlıyoruz”

Türk soylulara yönelik kolaylaştırıcı işlemlere de değinen Soylu, Türk soyluların yoğun yaşadığı illerde, iş ve işlemlerin kamu hizmeti anlayışıyla oluşturulan özel ofisler aracılığıyla yürütüldüğünü söyledi.

Soylu, “Türk soylu Bulgaristan, Yunanistan, Ahıska ve Uygur Türklerine 8 yıl kesintisiz ikamet etme ÅŸartı aranmaksızın ve harca tabi tutmaksızın uzun dönem ikamet izni verilmekte olup Kırım Tatar Türklerine de uzun dönem ikamet vermeye baÅŸlıyoruz. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tahliye edilerek ülkemize geliÅŸleri saÄŸlanan Ahıska ve Kırım Tatarı 3 bin 326 soydaşımızın 6 ilimizde bulunan merkezlerde barınma ve her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Sayın CumhurbaÅŸkanı’mızın kararı 4 Haziran’da yayımlandı, Bitlis Ahlat’ta 1000 Ahıska Türkü aileyi iskan edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Bütün Suriyelilerin iller arasında seyahat edebilmesinin izne tabi olduğunu belirten Soylu, Sosyal Uyum ve Yaşam Eğitimi (SUYE) kapsamında 645 bin Suriyeliye eğitim verildiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir