CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: İstanbul Mutabakatı BM’nin son yıllarda imza attığı en büyük baÅŸarılardan biridir

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Mutabakatı BM'nin son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Mutabakatı BM'nin son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İstanbul Mutabakatı’na iliÅŸkin “Tahıl arzının sürdürülmesinde kritik öneme sahip bu mutabakat, BM’nin son yıllarda imza attığı en büyük baÅŸarılardan biridir.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Genel Kurul Salonu’nda BM’nin 77. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

Konuşmasına dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, Genel Kurulun ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Genel Kurul BaÅŸkanlığı görevini üstlenen Csaba Körösi’yi tebrik eden ErdoÄŸan, Genel Kurul toplantısı için belirlenen “iç içe geçmiÅŸ sınamalara dönüştürücü çözümler için dönüm noktası” temasını son derece isabetli bulduÄŸunu söyledi.

Toplantının, dünyanın birden fazla tehditle eş zamanlı olarak baş etmeye çalıştığı kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, koronavirüs salgınında alınan derslerin en başta geleninin, küresel sorunların çözümünde uluslararası dayanışmanın önemi olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin salgın sürecinde hiçbir ayrım gözetmeden 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluÅŸa destek saÄŸladığını hatırlatan ErdoÄŸan, yerli ve milli aşı TURKOVAC’ı tüm insanlığın hizmetine sunduklarını ifade etti.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadeleye verilen önemin göstergesi olarak Paris AnlaÅŸması’nı geçen yıl onayladığını anımsatarak, “Ulusal beyanımızla 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefimizi ve yeÅŸil kalkınma devrimimizi ilan ettik. BM Biyolojik ÇeÅŸitliliÄŸin Korunması SözleÅŸmesi’nin 16’ncı Taraflar Konferansı’na ev sahipliÄŸi yaparak bu alanda da öncü rol oynamayı sürdüreceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Salgının tedarik zincirlerinde yol açtığı aksaklıklar sebebiyle ağır darbe alan küresel ekonominin Rusya-Ukrayna savaşıyla yeni bir şok dalgasına daha maruz kaldığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artan enerji, gıda ve hammadde fiyatlarının oluÅŸturduÄŸu enflasyon baskısı dünya çapında tüm ekonomileri ve sosyal refahı menfi yönde etkilemektedir. GeliÅŸmeler enerji arz güvenliÄŸinin önemini de çarpıcı bir ÅŸekilde yeniden gündeme taşımıştır. Türkiye olarak öteden beri enerji konusuna bir rekabet deÄŸil, iÅŸ birliÄŸi alanı olarak baktık. Kendi ihtiyacımız yanında bölgesel ve küresel enerji güvenliÄŸini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Bu adımların isabeti ve önemi son geliÅŸmelerle bir kez daha anlaşılmıştır. YaÅŸanan süreç gıda güvenliÄŸini de riske atmıştır. Maddi ve teknolojik imkanların en üst seviyeye ulaÅŸtığı 21. yüzyılda dünya nüfusunun halen 5’te 1’inin açlığın ve yoksulluÄŸun pençesinde kıvranmasının izahı mümkün deÄŸildir. Dünya son geliÅŸmelerle 2030’da sıfır açlık seviyesine ulaÅŸmayı amaçlayan, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden de uzaklaÅŸmaya baÅŸlamıştır. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu karanlık tabloyu, umudun ışığıyla aydınlatabilmenin yegane yolu uluslararası iÅŸ birliÄŸi ve dayanışmayı hakkaniyetli ve adaletli bir yaklaşımla güçlendirmektir. Ortak kaderimizi etkileyen sınamalara karşı ortak gündemle harekete geçmemiz gereken bir döneme girdik.”

“BM’ye beslenen güven tazelenmiÅŸtir”

ErdoÄŸan, Türkiye olarak bu iradeyi, salgın ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi süreçleri yanında, Rusya-Ukrayna savaşının meydana getirdiÄŸi sarsıntılarla mücadelede de ortaya koyduklarını dile getirerek, “Ukrayna’da 7’nci ayını dolduran ihtilafın ilk gününden bu yana ‘savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmayacağı’ düşüncesiyle hareket ettik.” ifadelerini kullandı.

Bugün de yaÅŸanan krizin çözümünde diyalog ve diplomasinin anahtar rolüne vurgu yapan ErdoÄŸan, bu anlayışla oynadıkları kolaylaÅŸtırıcı rol sayesinde, tarafları önce Antalya Diplomasi Forumu’nda sonra da İstanbul’da bir araya getirdiklerini hatırlattı.

ErdoÄŸan, Ukrayna’dan hareket eden tahıl yüklü gemilerin İstanbul BoÄŸazı’ndan geçiÅŸine iliÅŸkin bir fotoÄŸrafı göstererek, ÅŸunları kaydetti:

“Sayın Genel Sekreterle birlikte yürüttüğümüz yoÄŸun çabalar neticesinde Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaÅŸmasını temin ettik. Bu geliÅŸmeyi saÄŸlayan İstanbul Mutabakatı’nın ikinci ayı dolarken, sevkiyatın her geçen gün ivme kazanmasını memnuniyetle izliyoruz. Tahıl arzının sürdürülmesinin saÄŸlanmasında kritik öneme sahip bu mutabakat, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin son yıllarda imza attığı en büyük baÅŸarılardan biridir. Dünyanın dört bir yanında uluslararası camiadan medet umanların BM’ye besledikleri güven bu baÅŸarıyla yeniden tazelenmiÅŸtir. İstanbul Mutabakatı taraflar açısından hayati önem arz eden meselelerde müzakerelerin sonuç verdiÄŸini de ispatlamıştır. Benzer bir yaklaşım, yine tüm insanlığın güvenliÄŸini ilgilendiren Zaporijya Nükleer Santrali’ndeki kriz konusunda da sergilenebilir. Son günlerde yeniden alevlenen savaşın, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı temelinde sonlandırılmasına yönelik gayretlerimizi artırarak sürdüreceÄŸiz.”

“Tüm üye ülkelerden destek bekliyoruz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Uluslararası kuruluÅŸları ve tüm ülkeleri, Türkiye’nin kalıcı barışın tesisine yönelik çabalarına samimi destek vermeye çağıyorum. Her iki tarafa da krizden ‘onurlu çıkış’ imkanı verecek, makul, adil ve uygulanabilir bir diplomatik çözümü beraberce bulmamız gerekiyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Diğer yandan milyonlarca insanı mağdur eden tüm bu felaketlerin, etkin çok taraflılığın Birleşmiş Milletlerde vücut bulması için daha fazla çaba gösterme sorumluluğunu, herkese bir kere daha hatırlattığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“BirleÅŸmiÅŸ Milletleri, kapsayıcı vasfına yakışan, daha adil bir dünya düzeni için çözümler üretebilen, tüm insanlık adına ortak iradenin vücuda getirildiÄŸi bir teÅŸkilat olarak yeniden yapılandırmamız ÅŸarttır. Bilhassa Güvenlik Konseyi’nin daha etkin, demokratik, ÅŸeffaf ve hesap verebilir bir yapı ve iÅŸleyiÅŸe kavuÅŸturulması, tüm insanlığın barış, adalet ve refah arayışında önemli bir dönüm noktası teÅŸkil edecektir. Bu yöndeki ortak vazifemizi unutturmamak için, ‘Dünya beÅŸten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ gerçeÄŸinin altını, her platformda en kuvvetli ÅŸekilde çizmeye devam edeceÄŸiz. İnanç ve azimle yürüttüğümüz bu mücadeleye, tüm üye ülkelerden destek beklediÄŸimizi, burada bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Türkiye’nin dış politikadaki vizyonunun daima “barış” odaklı olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, “Bölgemizden baÅŸlayarak tüm dünyada sulhusükunun hakim kılınması için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

BM bünyesinde yürüttükleri barış için arabuluculuk giriÅŸimleriyle çatışmaların çözümü konusunda çaba harcadıklarını belirten ErdoÄŸan, Avrupa’dan Latin Amerika’ya ve Afrika’ya kadar farklı coÄŸrafyalardaki anlaÅŸmazlıkların giderilmesinde yeri geldiÄŸinde arabulucu, yeri geldiÄŸinde kolaylaÅŸtırıcı olarak yapıcı rol üstlendiklerini vurguladı.

Türkiye’nin çatışma ve ihtilafların çevrelediÄŸi bölgenin tam kalbinde yer alan bir ülke sıfatıyla, sorunların deÄŸil çözümlerin parçası olmalarını saÄŸlayacak inisiyatifler aldığına dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Bu çerçevede Suriye krizine, Güvenlik Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararı temelinde halkın meÅŸru beklentileri doÄŸrultusunda kalıcı bir çözümün bulunmasının önemini tekrar vurguluyoruz. Çözümsüzlüğün sürmesi hem bölgemizin güvenlik ve istikrarını hem de Suriye’nin toprak bütünlüğünü giderek daha fazla tehdit etmektedir. Suriye’nin kuzeyindeki 4 milyonu aÅŸkın sivil, ülkemizin saÄŸladığı güvenlik ÅŸemsiyesi ve uluslararası yardımlar sayesinde hayata tutunmaktadır. Kuzeybatı Suriye’deki yardım mekanizmasının temelini oluÅŸturan kararının uzatılması için Güvenlik Konseyi mesuliyetini yerine getirmelidir.”

“Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktediriz”

“Ülkemize, güvenlik güçlerimize ve sivillere terör saldırıları gerçekleÅŸtiren, bölücü gündemiyle Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK ve türevlerine karşı Türkiye’nin kayıtsız kalması beklenemez.” ifadelerini kullanan ErdoÄŸan, “Bu terör örgütünü isim deÄŸiÅŸiklikleri gibi ucuz kurnazlıklarla meÅŸrulaÅŸtırmaya çalışanları, bir an önce teröristleri silahlandırmaktan ve desteklemekten vazgeçmeye, hatalarından dönmeye davet ediyoruz. Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir olduÄŸumuzu, terör örgütlerine karşı gerekeni yapmaktan asla çekinmeyeceÄŸimizi tekrar kuvvetle belirtiyoruz.” diye konuÅŸtu.

“Suriye’de yerleÅŸim yerleri projesi konusunda, herkesin dayanışma sergilemesini bekliyoruz”

Suriyelilerin ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu ÅŸekilde dönmelerini temin etmek için gerekli ÅŸartları oluÅŸturma konusunda da üzerlerine düşeni samimiyetle yaptıklarını dile getiren ErdoÄŸan, savaÅŸtan kaçan sivillerin insani ÅŸartlarda hayatlarını sürdürebilmeleri için Suriye’nin çeÅŸitli bölgelerinde 100 bin briket ev inÅŸa ettiklerini anlattı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, konuÅŸmasını, Suriye’de yapımı süren briket evlere iliÅŸkin görselleri Genel Kurul katılımcılarına göstererek sürdürdü.

Erdoğan, bu evlerin önemli bir bölümünü tamamlayıp teslim ettiklerini, ayrıca yaklaşık 1 milyon Suriyelinin topraklarına dönmesini sağlayacak 200 bin konut inşası için de hazırlıklara başladıklarını kaydetti.

ErdoÄŸan, “Güvenli bölgelerdeki 13 ayrı merkezde ve kırsallarında inÅŸa edilecek bu projenin hayata geçmesi için uluslararası toplumun desteÄŸine ihtiyaç vardır. Suriye’de hayata geçireceÄŸimiz yerleÅŸim yerleri projesi konusunda, herkesin gerekli çabayı göstermesini, dayanışma sergilemesini bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

Mülteci krizi

“Mülteci krizi, kendilerine daha iyi bir gelecek aramak için yola çıkan masumların botlarını batırıp onları ölüme terk etmekle, sınırlara duvarlar örmekle, insanları toplama kamplarına doldurmakla çözülemez.” diyen ErdoÄŸan, bu krizin çözümünün, insanı ve insan hayatını merkeze alan gayretlerden geçtiÄŸini belirtti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, hal böyleyken Yunanistan’ın Ege Denizi ve DoÄŸu Akdeniz’de göçmenlere yönelik zulümlerinin giderek arttığına dikkati çekti. Ege’de botları batırılan ve boÄŸularak hayatını kaybeden çocukların fotoÄŸrafını göstererek konuÅŸmasını sürdüren ErdoÄŸan ÅŸunları kaydetti:

“Türkiye olarak biz, yeni Aylan bebeklerin cesetleri kıyılara vurmasın diye çırpınırken, Yunanistan, hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege’yi bir mülteci mezarlığına çevirmektedir. Geçen hafta 9 aylık Asım bebek ve 4 yaşında Abdülvahap, aileleriyle birlikte Yunan sahil güvenlik güçlerinin botlarını batırması sonucu vefat etmiÅŸtir. Avrupa’nın ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler kurumlarının insanlığa karşı suç teÅŸkil eden bu acımasızlıklara artık bir ‘Dur’ demesinin vakti çoktan gelmiÅŸtir.”

Irak’taki istikrarsız ortam

Türkiye’nin, diÄŸer bir komÅŸusu Irak’ta da huzurun ve istikrarın hakim kılınması için her türlü çabayı sergilediÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Ülkede, Iraklılık kimliÄŸi temelinde siyasi birliÄŸin ve uzlaşının saÄŸlanmasını arzu ediyoruz. Irak’ta refahın sürdürülebilir ÅŸekilde artırılması ve terör örgütlerinin istismarlarının önlenmesi ancak bu ÅŸekilde mümkündür.” dedi.

ErdoÄŸan, Irak’taki istikrarsız ortamı istismar eden terör örgütlerinin Türkiye’yi hedef alan eylemlerine de asla müsaade edilmediÄŸini vurgulayarak ÅŸunları kaydetti:

“Bu kürsüden daha önce de defalarca vurguladığım gibi, terörizm belasıyla mücadeleyi, terör örgütleri arasında ayrımı reddeden, samimi ve etkin bir uluslararası iÅŸ birliÄŸiyle kazanabiliriz. Hangi isim altında olursa olsun tüm terör örgütleriyle mücadelesini yıllardır devam ettiren Türkiye’nin, müttefiklerinden ve dostlarından bu konuda samimi bir iÅŸ birliÄŸi ve dayanışma beklemek en tabii hakkıdır. Terör örgütleri ve zalim rejimler yerine ülkemizle iÅŸ birliÄŸi yaparak bölgenin güvenliÄŸine, istikrarına, huzuruna, refahına katkıda bulunmak isteyecek herkesle çalışmaya hazırız.”

Dünyanın güvenliÄŸi bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken yerlerden birinin de Kuzey Afrika ve DoÄŸu Akdeniz olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, bu çerçevede Libya’nın istikrar ve refahının baÅŸta komÅŸuları olmak üzere tüm bölge için kritik önem taşıdığına dikkati çekti.

ErdoÄŸan, Türkiye olarak BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin bu yöndeki çabalarını desteklediklerini vurgulayarak “Amacımız, Libya halkının egemenliÄŸini, birliÄŸini, bütünlüğünü koruyarak hak ettiÄŸi refah düzeyine eriÅŸmesini saÄŸlamaktır. Libya’da adil ve muteber bir seçimin yapılarak, meÅŸruiyetini halktan alan güçlü bir hükümetin iÅŸ başına gelmesi, hepimizin katkıda bulunacağı temel hedef olmalıdır.” diye konuÅŸtu.

Orta Doğu coğrafyasında kalıcı barış ve istikrarın tesisi açısından sona erdirilmesini gerekli gördükleri İsrail-Filistin ihtilafında, iki devletli çözüm vizyonuna güçlü destek verdiklerinin de altını çizen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Kudüs’ün tarihi ve kültürel kimliÄŸi ile Harem-i Åžerif’in kutsiyetine saygı gösterilmesi, iÅŸgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleÅŸim faaliyetlerinin durdurulması, Filistinlilerin can ve mal güvenliÄŸinin saÄŸlanması ÅŸarttır. Bölgedeki sorunun, adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme kavuÅŸturulabilmesi için, baÅŸkenti DoÄŸu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin devletinin kurulması dışında bir ihtimal yoktur. Türkiye olarak İsrail ile iliÅŸkilerimizi hem kendimizin hem bu ülkenin hem Filistin halkının hem de bölgenin huzuru, istikrarı, geleceÄŸi için geliÅŸtirmeyi sürdürmekte kararlıyız.”

Erdoğan, bu süreçte, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansının kurumsal ve mali kapasitesinin geliştirilerek Filistinli mazlumlara sahip çıkılmasının uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, İran ile yürütülen Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın küresel ve bölgesel istikrar için taşıdığı önemi daima vurgulayan bir ülke olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, “İran’ın nükleer programına iliÅŸkin hususların diplomasi ve diyalog yoluyla çözümüne yönelik görüşmelerin en kısa sürede sonuçlandırılarak uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz.” dedi.

“Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin daima yanlarında olmayı sürdüreceÄŸiz”

ErdoÄŸan, Azerbaycan’ın iÅŸgal altındaki topraklarını kurtarmasının, Güney Kafkasya’da kalıcı barışın ve istikrarın temini konusunda, tarihi bir fırsat penceresi açtığını bildirdi.

Türkiye olarak, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yürütülen süreçleri destekleyerek, bu fırsatın değerlendirilmesi için çok önemli adımlar attıklarını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Son günlerde yaÅŸanan çatışmalar bu güzel iklime gölge düşürmüş olsa da iki ülke arasında en kısa zamanda kapsamlı bir barış anlaÅŸması imzalanmasının mümkün olduÄŸuna inanıyoruz. Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin haklarını ve geleceklerini inÅŸa konusunda verdikleri mücadelede daima yanlarında olmayı sürdüreceÄŸiz. Ülkemizi de yakından ilgilendiren bölgedeki ulaÅŸtırma baÄŸlantılarının en kısa sürede açılması ise herkesin refahına katkı saÄŸlayacak bir geliÅŸme olacaktır.”

“Türkiye, bu zor günlerinde Afgan kardeÅŸlerini desteklemeyi sürdürecektir”

ErdoÄŸan, neredeyse yarım asırdır iÅŸgal, çatışma, terörizm, sefalet gibi sorunlarla boÄŸuÅŸan Afganistan’ın, yine bir sınamadan geçtiÄŸini dile getirerek “Ülkedeki geçici hükümetin, temel insan haklarının korunması doÄŸrultusunda atacağı adımlar, umut verici geliÅŸmelerin önünü açabilir. Türkiye, bu zor günlerinde Afgan kardeÅŸlerini desteklemeyi sürdürecektir.” dedi.

Hindistan ve Pakistan’ın, bağımsızlıklarını kazanmalarının üzerinden geçen 75 yıla raÄŸmen aralarında hala güçlü bir barış ve iÅŸ birliÄŸi tesis edilememiÅŸ olmasından üzüntü duyduklarını da ifade eden ErdoÄŸan, “DileÄŸimiz, KeÅŸmir’de adil ve kalıcı barış ve huzura ulaşılmasıdır. Yakın tarihte yaÅŸanan bir sel felaketi sebebiyle son derece sıkıntılı günler geçiren Pakistan halkına, tekrar geçmiÅŸ olsun diyoruz.” diye konuÅŸtu.

Erdoğan, afetin ardından başlatılan insani yardım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini aktararak uluslararası toplumun da Pakistan halkına içinden geçtikleri bu sancılı dönemde destek vermesini beklediklerini söyledi.

Türkiye’nin Rohinga Müslümanlarının anavatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı ÅŸekilde geri dönüşleri için desteÄŸinin sürdüğünü belirten ErdoÄŸan, “Çin’in toprak bütünlüğüne, tek Çin anlayışına ve egemenlik haklarına kesinlikle halel getirmeyecek ÅŸekilde, Müslüman Uygur Türklerinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususunda hassasiyet gösteriyoruz.” dedi.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin Balkanlar’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi, anlaÅŸmazlıkların diyalog yoluyla çözümü için ikili ve çok taraflı platformlarda yoÄŸun gayret sergilediÄŸini vurguladı. Bu anlayışla eylül başında Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan’ı kapsayan bir bölge turu gerçekleÅŸtirdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, “Bosna-Hersek’teki seçimlerin sorunsuz ÅŸekilde yapılması ile Belgrad-PriÅŸtine Diyalog Süreci’nde ilerleme saÄŸlanması, bölgenin istikrarına katkı verecektir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Güç gösterisi peÅŸinde koÅŸanlar, kendilerini komik duruma düşürmektedir”

Türkiye’nin Ege Denizi’nde ve DoÄŸu Akdeniz’deki tüm meselelerin iyi komÅŸuluk iliÅŸkileri çerçevesinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istediÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Bölgede, ülkemizle asla denk olmayan siyasi ve askeri seviyesine raÄŸmen, güç gösterisi peÅŸinde koÅŸanlar, kendilerini komik duruma düşürmektedir. DoÄŸu Akdeniz’de barış ve istikrarın sürmesi, tüm tarafların hak ve hukukuna saygı gösterilmesine baÄŸlıdır. Yunanistan’dan, gerginlik ve tahrik siyasetini bir kenara bırakarak, iÅŸ birliÄŸi ve dayanışma çaÄŸrılarımıza kulak vermesini bekliyoruz. Daha önce önerdiÄŸimiz DoÄŸu Akdeniz Konferansı’nın bu amaca hizmet edeceÄŸini düşünüyoruz. Muhataplarımızın, ÅŸimdiye kadar bu konuda en ufak bir adım dahi atamaması, kimin barış ve diyalogdan kimin de gerilimden yana olduÄŸunu göstermektedir. Türkiye, Ege ve DoÄŸu Akdeniz’deki haklarını sonuna kadar savunurken kendi siyasi hesapları uÄŸruna gerginlik stratejisi izleyenlerin oyunlarına da asla gelmeyecektir.”

“Uluslararası toplumu, KKTC’yi bir an önce resmen tanımaya davet ediyoruz”

Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde de adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılabilmesi için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte hep iyi niyetli ve yapıcı çaba sergilediÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, gerçekleri görmek isteyen herkesin, adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduÄŸunu bildiÄŸini, Kıbrıs Türk halkının egemen eÅŸitlik ve eÅŸit uluslararası statü haklarının tescil edilmesinin, adadaki çözümün anahtarı olduÄŸunu söyledi.

ErdoÄŸan, “Uluslararası toplumu, BirleÅŸmiÅŸ Milletler prensipleriyle çeliÅŸir ÅŸekilde, ambargolarla dünyadan koparılmaya çalışılan Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya davet ediyoruz.” dedi.

Avrupa BirliÄŸi üyesi Yunanistan’ın, Ege Denizi’ndeki düzensiz göçmenlere uyguladığı insanlık dışı geri itmelerin yanında, Müslüman Türk azınlığa karşı da hukuki yükümlülüklerini ihlal eden ayrımcı ve baskıcı politikalar izlediÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Temennimiz, Yunanistan’ın tüm bu sorunlu faaliyetlerine son vermesi, Avrupa BirliÄŸi baÅŸta olmak üzere uluslararası kuruluÅŸların da yapılan insanlık dışı ve hukuksuz uygulamalara sırtını dönmeyi bırakmasıdır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliÄŸine katkı saÄŸlıyoruz”

ErdoÄŸan, küresel ve bölgesel planda ortaya çıkan her yeni meydan okumanın, Türkiye’nin Avrupa BirliÄŸi ile iÅŸ birliÄŸinin deÄŸerini bir kez daha açıkça ortaya koyduÄŸunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Bu yıl NATO’ya katılımının 70’inci yıl dönümüne ulaÅŸan güçlü bir müttefik olarak, gerek diplomasi hamlelerimiz gerekse askeri kabiliyetlerimizle Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliÄŸine katkı saÄŸlıyoruz. Avrupalı kimliÄŸimizle kıtanın güvenlik, istikrar ve refahına katkılarımız sürerken en batıdaki Asyalı olarak da ‘Yeniden Asya’ giriÅŸimiyle, bu kıtada da aynı amaçla çalışıyoruz.”

Son dönemde küresel düzeydeki sorunların ağırlaÅŸan yansımalarıyla karşı karşıya bulunan Afrika ülkeleriyle dayanışmayı güçlendirecek adımları da birbiri ardına hayata geçirdiklerini anlatan ErdoÄŸan, bu kapsamda 16-18 Aralık 2021’de Afrikalı heyetin geniÅŸ katılımıyla 3’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ni gerçekleÅŸtirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin, kıtanın barış, kalkınma ve refah yolculuÄŸuna eÅŸit bir ortak olarak eÅŸlik etme iradesini her fırsatta gösterdiÄŸinin altını çizen ErdoÄŸan, “Latin Amerika ile de karşılıklı saygı temelinde güçlenen iÅŸ birliÄŸimizi, ikili planda ve bölgesel teÅŸkilatlarda kurumsal düzeyde artırmaya devam etme kararlılığındayız.” ifadesini kullandı.

“İslam düşmanlığını da tıpkı antisemitizm gibi bir insanlık suçu olarak görüyoruz”

ErdoÄŸan, uluslararası sistemin çeÅŸitli krizlerle sarsıldığı bu dönemde, insanlığı bekleyen en büyük tehlikelerden birinin de, “birlikte yaÅŸama” iradesinin kaybedilmesi olduÄŸunu belirterek, “Irkçı, ayrımcı, yabancı ve İslam düşmanı tutumlarda son yıllarda yaÅŸanan artıştan derin endiÅŸe duyuyoruz.” dedi.

BM Genel Kurulu kürsüsünden Yeni Zelanda’da Müslümanlara karşı gerçekleÅŸtirilen terör saldırısının yıl dönümü olan 15 Mart tarihinin, ‘İslamofobiyle, İslam Düşmanlığıyla Mücadele Uluslararası Günü’ olarak ilan edilmesi çaÄŸrısında bulunduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, önce İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatında, sonra da BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulunda alınan kararlarla bu çaÄŸrının hayata geçirildiÄŸini söyledi.

Uluslararası toplumun İslam düşmanlığıyla mücadeledeki kararlılığının bir niÅŸanesi olarak gördükleri bu yaklaşımın, fiiliyata da yansımasını canı gönülden temenni ettiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Daha önce de defalarca vurguladığım gibi İslam düşmanlığını da tıpkı antisemitizm gibi bir insanlık suçu olarak görüyoruz.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan, Genel Kurul’un 77’nci toplantısının, insanlığın umut ve beklentilerine cevap teÅŸkil edecek baÅŸarılara imza atacak ÅŸekilde verimli geçmesini diledi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir