İçiÅŸleri Bakanı Soylu: İBB’de İmamoÄŸlu döneminde iÅŸe alınmış 505 kiÅŸinin iÅŸe girmelerinde engel durum söz konusu

İçişleri Bakanı Soylu İBB'de İmamoğlu döneminde işe alınmış 505 kişinin işe girmelerinde engel durum söz konusu

İçişleri Bakanı Soylu İBB'de İmamoğlu döneminde işe alınmış 505 kişinin işe girmelerinde engel durum söz konusu

İçiÅŸleri Bakanı Soylu, İBB’deki terör soruÅŸturmasına iliÅŸkin, “505 kiÅŸi İmamoÄŸlu döneminde alınmış ve bunların bizatihi iÅŸe girmelerinde engel durum söz konusu. Bu kadar açık ve net.” dedi.

İçiÅŸleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Ekrem İmamoÄŸlu’nun “Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile iÅŸten çıkarılanları, daÄŸda terörist olarak bulunanları, devlete ve kamuya girmesi mümkün olmayan kiÅŸileri iÅŸe almadıklarını” söyleyemediÄŸini ifade ederek, “Çünkü bunların hepsi İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine alındı.” dedi.

Bakan Soylu, İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine (İBB) yönelik terör soruÅŸturması ve İmamoÄŸlu’nun bu konudaki açıklamalarına yönelik Emniyet Genel Müdürlüğü Åžehit Demet Sezen Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi.

Türkiye’nin 40 yıldır terörle mücadele ettiÄŸini belirten Soylu, terör örgütü mensuplarının meÅŸru alanlara sızması ve bunları kullanmasının en büyük tehlikelerden olduÄŸunu söyledi.

Soylu, bu durumla mücadele için devletin çeşitli karar ve önlemler aldığını kaydederek, bu kapsamda terörle mücadele kararları, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler çıkarıldığını, zaman zaman terörle iltisaklı belediyelere görevlendirmeler yapıldığını anlattı.

Devlete sızan, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı yaklaşık 165 bin kişinin kamudan, 50 binden fazla kişinin de İçişleri Bakanlığından çıkarıldığını aktaran Soylu, bu mücadelenin hiçbir siyasi parti bağlantısına bakılmadan verildiğini vurguladı.

Soylu, Anayasa’nın yerel yönetimlerin denetimi için İçiÅŸleri Bakanlığına yetki verdiÄŸine dikkati çekerek, “Bir bakan ve bakanlığın, Anayasa ve kanunların kendilerine verdiÄŸi yetkiden dolayı yapmış oldukları iÅŸlemlerle ilgili hakarete uÄŸradıklarını, eleÅŸtirildiklerini ilk kez burada görüyorum. Siyasi deÄŸerlendirme yapabilirsiniz ancak bu siyasi deÄŸerlendirmedir. Bunun takdirini millet ortaya koyar. EÄŸer FETÖ ile irtibat ve iltisaklı belediyelerde gereÄŸini yerine getirmemiÅŸ olsaydık bugün doÄŸu ve güneydoÄŸunun hali ne olurdu? Terör örgütü oraya kimleri yerleÅŸtirir, oranın kaynaklarını nasıl kullanırdı?”diye sordu.

“Anayasa ve kanunların bize verdiÄŸi yetkiyi kullandığımız için eleÅŸtirildik”

Terörle irtibat ve iltisaklı belediyelerde, gereğini yerine getirdikleri için yurt içi ve yurt dışında eleştirilere maruz kaldıklarını hatırlatan Soylu, şöyle devam etti:

“Avrupa parlamentolarında, bizatihi bu kiÅŸiler, bugün basın toplantısı yapan kiÅŸi ve onun genel baÅŸkanı dahil olmak üzere kayyum atadığımız için, bir belediyenin terörle irtibat ve iltisakını tespit ettiÄŸimiz için, Anayasa ve kanunların bize verdiÄŸi yetkiyi kullandığımız için eleÅŸtirildik. Bunlar arzu ediyor ki, terör örgütü üyesi olduÄŸu için, PKK üyesi olduÄŸu için hapiste yatan eski Diyarbakır BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Selçuk Mızraklı ve onun gibilere dokunulmasın, istediklerini yapsınlar, PKK’ya, KCK’ya hepsine istedikleri ÅŸekilde hizmet edebilsinler. EÄŸer bugün ülkemizde PKK/KCK terör örgütü hareket etme kabiliyeti bulamıyorsa Türkiye Cumhuriyeti devletinin ortaya koyduÄŸu bu irade sayesinde, Anayasa ve kanunların kendisine verdiÄŸi yetkiyi tam anlamıyla kullandığı için bunu saÄŸlıyor.”

Bakan Soylu, bu konuda kendilerine geri atım attırmaya çalışanların baÅŸarılı olamayacağının altını çizerek, “Bugün CHP’de kaybettiÄŸi itibarını bizlere saldırarak, meseleleri demagoji yöntemiyle anlatmaya çalışarak bulmaya çalışanlar, bu itibarları tekrar kazanmaya çalışanlar boÅŸuna çırpınış içerisindedir.” dedi.

Ekrem İmamoÄŸlu’nun, saygılarını sunarak kendisini aradığını söyleyen Soylu, “Bana belli bir konuda, ‘CHP Genel Merkezi zaten beni sevmiyor. Ne olursunuz, bana bu konuda yardımcı olur musunuz?’ diye bir ricası olmuÅŸtur. Ama ‘Kanun ne gerekiyorsa biz onu yaparız.’ dedik ve onu da yaptık. Bir taraftan iÅŸine geldiÄŸi zaman alttan almasını bileceksin, diÄŸer taraftan da dönüp hakaret edeceksin ve bunu kendine ait bir hak olarak göreceksin. Bu ikiyüzlülüktür.” ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu, belediye başkanlarının elbette terörden uzak durma ve kamuyu teröre alet etmeme sorumlulukları olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

“İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı sabahleyin yaptığı açıklamada zaman zaman terlemiÅŸ. Sürekli sıkıntısından alnını silmek zorunda kalmış, sürekli kendine ait kaybettiÄŸi itibarı, İstanbul’a ait kaybettiÄŸi itibarı, hizmet yapamadığı, kendi iÅŸiyle meÅŸgul olabilecek bir konsantrasyon sahibi olamadığı için, tarihin en baÅŸarısız belediye baÅŸkanı olarak nitelendirilen, İstanbul’daki İETT otobüslerini çalıştırmaktan yoksun, çöp toplamaktan yoksun, böyle bir belediye baÅŸkanı, elbette ki bütün bunları, hizmet açığını kapatabilmek için, İstanbul’a ilgi açığını kapatabilmek için geçen gün karşı karşıya kaldığı yargı kararından bulamadığı maÄŸduriyeti, bugün buradan bulmaya çalışacak.”

“‘Terör örgütleri üyeleri buraya girmemiÅŸtir’ demiyor, diyemez de”

Bakan Soylu, İmamoÄŸlu’nun açıklamalarına iliÅŸkin, “9 Aralık 2021’de dile getirdiÄŸimiz ve soruÅŸturmasına hemen baÅŸladığımız tüm iddianın aslında bu sabah ikrarını yapmıştır, kabul etmiÅŸtir. Bu basın toplantısında sabahleyin söylediÄŸi çok nettir. ‘Terör örgütleri üyeleri buraya girmemiÅŸtir’ demiyor, diyemez de. ‘KHK ile iÅŸten çıkarılanları tekrar hülle ve hile yoluyla iÅŸe almadık.’ demedi, diyemez de zaten. ‘DaÄŸda terörist olarak bulunanları, devlete ve kamuya girmesi kesinlikle mümkün olmayan kiÅŸileri iÅŸe almadık.’ demedi, diyemez de. Çünkü bunların hepsi İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine alındı.” ifadelerini kullandı.

DaÄŸda bulunan veya etkisiz hale getirilen PKK’lı teröristlerin birinci derecede yakınlarının İBB’de çalıştığını kaydeden Soylu, İmamoÄŸlu’nun bu kiÅŸilerin belediyede çalışmadığını söyleyemediÄŸini, bunun yerine çeÅŸitli bahaneler öne sürdüğünü belirtti.

Bakan Soylu, soruÅŸturmaları sadece İBB için deÄŸil, tüm belediyelerde yaptıklarını vurgulayarak, soruÅŸturulan dönem içerisinde 25 bin 361 kiÅŸinin iÅŸe alındığını, bunların 1668’inin terör örgütleriyle irtibat ve iltisaklı olduÄŸunun belirlendiÄŸini açıkladı.

Bunlardan 1163’ünün irtibat ve iltisakının belediyede iÅŸe girmeye engel teÅŸkil edecek ÅŸekilde olmadığını söyleyen Soylu, “Ancak geri kalan 505 kiÅŸinin tamamı, İmamoÄŸlu döneminde alınmış, terörle irtibat ve iltisakları olduÄŸu için kayıtları kamu görevi yapmalarına engel olacak nitelikte kiÅŸilerdir. Buradan bir çalışma daha yapıldı, 21 kiÅŸi daha buradan ayrıldı, 484 kiÅŸi soruldu.” bilgisini verdi.

Terörle irtibatlı ve iltisaklı kiÅŸileri iÅŸten atma yetkilerinin bulunmadığını belirten Soylu, asıl “terörle irtibatlı ve iltisaklı kiÅŸileri hangi referans ve yetenekleri dolayısıyla iÅŸe alındığının” sorulması gerektiÄŸini ifade etti.

İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Ekrem İmamoÄŸlu’nun terörle irtibatlı ve iltisaklı kiÅŸilerin önceki dönemlerde de görev yaptığını anlatarak kendini kurtarmaya çalıştığını belirten Soylu, soruÅŸturma kapsamında 1 Ocak 2019-31 Aralık 2021 arasındaki dönemin incelendiÄŸini bildirdi.

Soylu, 1668 kiÅŸinin 1427’sinin İmamoÄŸlu döneminde, 191’inin eski baÅŸkan Mevlüt Uysal, 50 kiÅŸinin ise İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın vekaleti döneminde iÅŸe alındığını aktararak, şöyle devam etti:

“MüfettiÅŸlerin yaptığı deÄŸerlendirmelerde, bunların 191 artı 50 kiÅŸisinin, yani Mevlüt Uysal ve Ali Yerlikaya’nın döneminde tamamen incelenmiÅŸ, istihbari kayıtlı olanların, bunların iÅŸe girme engeli olmadığı görülmüş. İmamoÄŸlu döneminde alınan 922 kiÅŸinin de istihbari kayıtları görülmüş. Yani terör örgütü kayıtları var. Terörle irtibat ve iltisakları var ama onların da iÅŸe girmeye engel bir durumu olmadığı görülmüş. 505 kiÅŸi İmamoÄŸlu döneminde alınmış ve bunların bizatihi iÅŸe girmelerinde engel durumu söz konusudur. 21 kiÅŸiyi daha sonra bizim arkadaÅŸlarımız ayırmışlar. Kendi suçunu örtbas etmek için masum insanları, belediyede çalışanları kalkan yapmak da ayıp bir ÅŸeydir.”

“Ben bilmiyorum demek yalanın kuyruklusudur”

İmamoÄŸlu’nun “Madem öyle, siz terörle irtibatlı ve iltisaklı kiÅŸileri atsaydınız.” açıklamasını hatırlatan Soylu, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen 165 bin kiÅŸiden bazılarının “kamu görevi” kimliÄŸi giydirilerek belediyede iÅŸe alındıklarını söyledi.

İşe alınan 505 kiÅŸinin ÅŸirketteki kiÅŸisel dosyalarını İBB’den aldıklarını anlatan Soylu, “‘Ben bilmiyorum demek, benim bunlardan haberim yok.’ demek yalanın kuyruklusudur.” diye konuÅŸtu.

“Daha önce 2-3 kiÅŸiyi iÅŸten attığını söyleyen İmamoÄŸlu’nun aynı uygulamayı terörle irtibatlı ve iltisaklılar için neden yapmadığı” eleÅŸtirisini yönelten Soylu, İBB’ye yönelik 3 soruÅŸturma yürütüldüğünü bildirdi.

Soylu, İmamoÄŸlu’nun açıklamalarına iliÅŸkin, ÅŸunları söyledi:

“Bir önceki mahkemede olduÄŸu gibi alenen yargıyı tehdit etti. Yargıya tehdidi ÅŸudur, dedi ki ‘EÄŸer bu terör soruÅŸturmasını açarsanız, gök kubbeyi başınıza yıkarım.’ Terör soruÅŸturmasını açacak ben deÄŸilim. Biz, mülkiye müfettiÅŸlerimizin tamamladığı dosyayı yargıya gönderdik. Bundan sonraki karar yargının kararıdır. Ama daha sonra şöyle diyebilir, ‘Ben bu lafı yargıya söylemedim, Süleyman Soylu’ya söyledim.’ diyebilir. Çünkü dil bir pabuç. Yalan dünyayı yedi kere dolanmış. Bunu çok rahat bir ÅŸekilde yüzü kızarmadan söylüyor. Nasıl olsa bir mendil var, mendille suratını silebiliyor.”

Soylu ve İmamoğlu arasındaki telefon görüşmesi

İmamoÄŸlu’nun “Bakan Soylu ‘Saygılarımla’ diyerek kendisini aradığımı ve yardım istediÄŸimi söylemiÅŸ. Bu kuyruklu bir yalan! İstihbarat sende, telefon takibi sende, tüm bilgilere eriÅŸme gücün var. Bunu ispat edersen ben, edemezsen sen istifa etmelisin.” ifadelerinin yer aldığı sosyal medya paylaşımına deÄŸinen Soylu, ÅŸu ifadeleri kullandı:

“Ufak bir namusun varsa, ufak bir ÅŸerefin ve haysiyetin varsa yalan söylemezsin. İstanbul’da yardım toplarken yardımla ilgili bu yardımın kanunlara uygun olmadığını, yani böyle bir yardım toplanmayacağını tespit ettikten sonra çok doÄŸal olarak o yardım toplanan paralara el konuldu. İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı beni aradı ve dedi ki, ‘Cumhuriyet Halk Partisi zaten bana karşı. Biz hemÅŸehriyiz, ne olursun beni onlara ezdirme’. Ama hayatı iki yüzlülük olduÄŸu için ve yalan olduÄŸu için bunu elbette söyleyemez. Aramızda sonra bir telefon görüşmesi daha gerçekleÅŸti. Onda gidip CHP Genel Merkezine beni ÅŸikayet etti, ‘Bana İçiÅŸleri Bakanı böyle böyle söyledi’ diye. Åžimdi insan hangi koltuÄŸa gelirse gelsin o koltuk onu taşımayacak. O, koltuÄŸu taşıyacak ve yalan söylemeyecek.”

İmamoğlu döneminde işe alınanlar

Soylu, İmamoğlu döneminde işe alınan terörle irtibatlı ve iltisaklı kişilere ilişkin şu bilgileri verdi:

“Åžafak Duran, 2016’da PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına ‘Diren Amara’ kod adıyla katılım yaptı, 15 Ocak 2021’de gözaltına alındı, iÅŸlemleri akabinde serbest bırakıldı. İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesinde çalışmaktayken PKK/KCK’ya katılımı tespit edildi, baÅŸka bir iÅŸlemden gözaltına alındı. Sonra katılımı tespit edildi. Katılımı tespit edilirken İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesindeyken yakalandı.

Serbun Yurtsever, İstanbul Personel Yönetim A.Åž’de ev cihazları teknikeri olarak görev yapan, 2014’ün başında Irak’ta faaliyet göstermek üzere PKK/KCK’nın kırsal alanına katılım yaptı. Sonra PeÅŸmerge güçleri yakaladılar, teslim oldu ve örgütün gençlik yapılanmasıyla birçok legal ve illegal faaliyeti tespit edildi. Belediyeye girdi, 17 AÄŸustos 2022’de Yunanistan’a geçti. Oradan da bize demediÄŸi kalmadı. Peki bu nerede çalışıyordu? Bu benim İstanbul’da oturduÄŸum eve gelecekti. 16 milyon İstanbullu bu adama teslim.

BoÄŸaziçi Konut Hizmet Yönetim İşletme ve Ticaret A.Åž’de temizlik görevlisi Fikri Karabulut 2014’te PKK/KCK kırsala katılmış. Peki ne yapacağız ÅŸimdi biz bunları? Ömer KeleÅŸ, İstanbul AÄŸaç Peyzaj EÄŸitim Hizmetleri ve Hayvanat Bahçesi İşletmeciliÄŸi Sanayi ve Ticaret A.Åž’de çamaşırhane elemanı olarak çalıştı. Nuri Çiçek, İsper İstanbul Personel Yönetim A.Åž’de mezar kazma işçisi. İbrahim DoÄŸan, İBB AÄŸaç Peyzaj EÄŸitim Hizmetleri ve Hayvanat Bahçesi İşletmeciliÄŸi Sanayi ve Ticaret A.Åž’de beden işçisi. Muharrem Kılıç İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlığında itfaiye eri. Bunlar kim? DaÄŸdakiler. Åžimdi ben bir kısımlarını söylüyorum. İBB ÅŸirketlerinde iÅŸe alınan sözde deÄŸer ailesi mensupları.”

Terörle mücadele etmezlerse görevlerini suistimal etmiş olacaklarını vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:

“İBB’de beden işçisi olarak çalışan Abdulmenaf Sevgin. Erkek kardeÅŸi İdris Sevgin 1999’da, kız kardeÅŸi Şükran AteÅŸ 2010’da PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına katıldı. Bu ne tesadüftür ki İmamoÄŸlu belediye baÅŸkanı olduktan sonra da İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine alındı. Tesadüf. Sözde deÄŸer ailesi dediÄŸimiz, PKK’nın kırsal alanında ölen veya kırsal alanına katılanlardan iÅŸe birinci derecede akrabalarının alınmasının örneÄŸi.

İBB ÅŸehir plancısı olarak çalışan Özer DoÄŸaner’in kız kardeÅŸi ‘Negrin Welat’ kod adlı Evin DoÄŸaner 2015’te PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına katıldı. Günümüz itibarıyla terör örgütünün kırsal alanında aktif olarak, silahlı olarak faaliyet yürütmektedir. Mazlum ÅžimÅŸek, kardeÅŸi Selim ÅžimÅŸek 2014’te PKK/KCK terör örgütüne katıldı. Sabahleyin bunları açıklasaydı, deseydi ki ‘Ya biz bunları yanlışlıkla aldık. HDP’nin İstanbul İl BaÅŸkanlığı teklif etti, yanlış teklif etmiÅŸler.’ deseydi veya ‘HDPKK’nın üst düzey yöneticisi teklif etti.’ deseydi, sadece alnını sıkıştığı için mendille silmeseydi.”

Şubat-Temmuz 2020 döneminde çalıştırılanlar

Soylu, PKK/KCK’yla irtibat ve iltisaklı olduÄŸu için iÅŸten çıkarılan ancak “hülle ve hile yoluyla” Åžubat-Temmuz 2020 döneminde İBB’de çalıştırılanlara bulunduÄŸunu ifade ederek, “Ahmet Çırtlık, BoÄŸaziçi Konut Hizmetleri Yönetim İşletme ve Ticaret A.Åž’de çalıştırıldı. Veysi AltıntaÅŸ, BİMTAÅž BoÄŸaziçi’nde peyzajda çalıştırıldı. Bunların orada sigortalı olmaları, o iÅŸleri yaptığı anlamına gelmiyor. Esas problem ÅŸu; bunları alarak bazıları devlet memurlarının üstlendiÄŸi görev yapıyorlar. Bir sorumluluk, bir suistimal alanı da o. Yani DHKP/C, FETÖ/PDY’den var. Burada birçok isim söz konusu ama suçlayınca, iftira atınca atabilme kabiliyetine sahip olabiliyorsunuz. Ayıptır, günahtır, yazıktır.” diye konuÅŸtu.

Kamu sorumluluğunu Anayasa ile kanunlar çerçevesinde ve hukuk devleti ilkelerine göre yaptıklarının belirten Soylu, şunları kaydetti:

“Peki 120 kiÅŸiyi neden çıkardın? O insanlar, çıkardıkların, terörle irtibatlı ve iltisaklılar niçin belediyenin önüne geldiler de ‘Bizi alırken iyiydi, bizi niye çıkarıyorsun? Niye sahip çıkmıyorsun?’ diye sana çemkirdiler. Neden bunu yaptılar? Peki o insanları, biz uyardıktan sonra deÄŸil de biz uyarmadan önce niye çıkarmadın? EÄŸer 9 Aralık 2021’de bu konuda Türkiye’ye gerekli bildirimde bulunmamış olsaydık, bugün İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi, Mersin BüyükÅŸehir Belediyesi, Adana Seyhan Belediyesi, AtaÅŸehir Belediyesi de terör bataklığına dönerdi.”

İBB’de KHK’lıların iÅŸe alınmasında kimin referans olduÄŸuna iliÅŸkin tespitlerinin olup olmadığına yönelik soru üzerine Soylu, kanunun kendilerine belediyelerde çalışanların iÅŸe alımlarında uygulanan usullere iliÅŸkin deÄŸerlendirme yetkisi tanıdığını söyledi.

Bu yetkiye göre deÄŸerlendirme yaptıklarını belirten Soylu, “Bunlar usulüne uygun iÅŸe alınmış insanlar deÄŸil. Yani bunların terör örgütü irtibatı ve iltisakı olduÄŸu için kamu görevine giremezler. Biz bunun ve bunları alırken kimin sorumlu olduÄŸunun da tespitini yaptık ve tamamını yargıya verdik.” dedi.

“Bugün yargı tehdit edilmiÅŸtir”

SoruÅŸturmanın bundan sonraki aÅŸamasında yargının bu kiÅŸilerin kimlerin referansıyla iÅŸe alındığının tespitini istemesi halinde bunun kolluk kuvvetlerince yerine getirileceÄŸini kaydeden Soylu, “Bu araÅŸtırılmaya deÄŸer midir? Kesinlikle araÅŸtırmaya deÄŸerdir. Ama bu araÅŸtırmanın yapılmamasını temin etmek için bugün yargı tehdit edilmiÅŸtir.” diye konuÅŸtu.

Bakan Soylu, “Nedir bu adamların vasfı? Bu daÄŸdan gelen adamları hangi vasfıyla sen buraya almışsın? Verilen ihaleleri, HDPKK’ya saÄŸlanan imtiyazları söylüyor deÄŸilim. Bunları ben söylemedim zaten. Kendi içlerindeki para kavgasıyla beraber ortaya saçıldılar. Biz onları da soruÅŸturuyoruz, soruÅŸturmak zorundayız. Bizim görevimiz bu.” ifadelerini kullandı.

“Terör örgütünün kamuya sızmasını engellemeye çalışıyoruz”

Soruşturmanın zamanlamasına ilişkin eleştiriler bulunduğu hatırlatılan Soylu, bu konularla ilgili atılan adımın zamanlamayla değil, suçun veya işlenen fiilin süreciyle ilgili olduğunu belirterek, soruşturma sürecine değindi.

Bakan Soylu, “Åžunu da anlamıyorum, diyorlar ki ‘Bunlar İstanbul’a çökmek istiyorlar.’ Biz niye İstanbul’a çökmek isteyelim? Niye böyle bir derdimiz olsun? Biz terör örgütüne çökmek istiyoruz. Terör örgütünün kamuya sızmasını engellemeye çalışıyoruz.” dedi.

Soylu, Ekrem İmamoÄŸlu’nun CumhurbaÅŸkanı adayı olması durumunda ise İBB BaÅŸkanını, BüyükÅŸehir Belediye Meclisinin seçeceÄŸine iliÅŸkin hükmün, kanunda açıkça yazdığına dikkati çekti.

“Terör örgütünden belediyeyi temizlemeye yönelik bir adım”

“Yargı kararı doÄŸrultusunda görevden alma ve kayyum atama gibi bir adım atılır mı?” sorusuna ise Soylu, “Bu davanın kayyum atamayla ilgili bir tarafı söz konusu deÄŸil. Bu davanın, yani bizim araÅŸtırmamızın tarafı terör örgütünden belediyeyi temizlemeye yönelik bir adım.” diye konuÅŸtu.

Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı’nın kardeÅŸi hakkında arama kararı olduÄŸuna iliÅŸkin tartışmalar hatırlatılan Soylu, ÅŸunları söyledi:

“Mahkeme demiÅŸ ki ‘Gel buraya ifade ver.’ İfadeyi zamanında vermediÄŸi için arama kaydı çıkmış, bu kadar. Gelir ifadesini verir. Verirse verir, vermezse vermez. Vermezse gereÄŸi yerine getirilir, verirse bir suç sabitse gereÄŸi yapılır, suç sabit deÄŸilse gereÄŸi yapılır. Bu kadar basit. Orada ailevi bir durum var. 6 kardeÅŸ de Fransa’da yaÅŸamış. Bir tanesi daha sonra buraya gelmiÅŸ. Ne yapacağız ÅŸimdi? Fransa’da yaÅŸayan 6 kardeÅŸi için İsmail Bey’i yargılayalım mı? Suçu yokken, bir ihbar ortadayken. Suçu varsa elbette ki o kiÅŸi onun bedelini öder, ödetilir. İsmail Bey açıklayacaktır her ÅŸeyi.”

“Bunun hesabını sen millete verirsin”

İmamoÄŸlu’nun 1668 kiÅŸiyle ilgili bakanlığa bilgi sorduklarını ancak yanıt alamadıklarını söylediÄŸi anımsatılan Soylu, soruÅŸturma sürerken soruÅŸturmaya konu isimlerin bildirilmesinin mümkün olmayacağına dikkati çekti.

SoruÅŸturma yürürken Mülkiye müfettiÅŸlerinin sadece 505 kiÅŸinin dosyasını istediÄŸini anımsatan Soylu, “Bu ÅŸu demektir, ‘Benim hedef kitlem bu 505 kiÅŸi. DiÄŸerleri de terörle irtibat ve iltisaklı. Ha bunları sen almışsın, PKK’ya yakın, belli. O senin tercihin. PKK’ya yakın olduÄŸunu tercih ettiÄŸin bir kiÅŸiyi almak istiyorsun, al. Bunun hesabını sen millete verirsin ama 505 kiÅŸi ‘iÅŸe giremez’ diyor. ‘Bunun 21’ini de çıkardım 484. Bunların iÅŸe girebilme yetkisi yoktur.’ diyor ve bunu senden istiyor, yani İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesinden istiyor. Senin elemanların, senin yöneticilerin ‘Biz 120 kiÅŸi de çıkardık’ diyorlar, sizden sonra, sizin uyarılarınızdan sonra.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir