İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında iki ay geride kaldı

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yerleşim yerleri, hastane, okul, cami, kilise demeden 2 aydır düzenlediği saldırılarda 7 bin 112’si çocuk, 4 bin 885’i kadın toplam 16 bin 248 Filistinli öldürüldü, 43 binden fazla kişi yaralandı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim’de İsrail’in Mescid-i Aksa ve Filistinlilerin kutsal değerlerine yönelik saldırılarla İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü insan hakları ihlallerine karşılık “Aksa Tufanı” adlı kapsamlı bir saldırı başlattı.

Filistinli gruplar, saldırı sırasında işgal altındaki Filistin topraklarına 5 binden fazla roket ve havan ateşlerken çok sayıda İsrail askeri ve bazı sivilleri esir alarak abluka altındaki Gazze Şeridi’ne götürdü.

İsrail ordusu aynı gün savaş durumu ilan ettiğini duyurdu ve Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun hava saldırısı başlattı.

AA muhabiri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 2 aylık süreçte öne çıkan olayları derledi.

İsrail askerleri Batı Şeria’da bir Filistinliyi daha öldürdü

Filistin Sağlık Bakanlığı, konuya ilişkin yazılı açıklamada yaptı.

Açıklamaya göre, 24 yaşındaki Abdunnasır Mustafa er-Reyyahi, Nablus kentindeki Balata Mülteci Kampı’nda İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Reyyahi’nin, Filistin Yönetimi Ulusal Güvenlik Servisi’nde görevli olduğu aktarıldı.

İsrail güçleri Batı Şeria’da Filistinli bir çocuğu öldürdü

Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan habere göre, İsrail güçleri Batı Şeria’nın Cenin kentine bağlı Yabud beldesine baskın düzenledi.

Baskın sırasında İsrail güçlerinin gerçek mermiyle hedef aldığı 16 yaşındaki Ömer Mahmud Sadık Ebubekir, göğsünden vurularak öldürüldü.

İsrail güçleri, baskına tepki gösteren Filistinlilere gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti. Askerlerin müdahalesinde 2 Filistinli de yaralandı.

Filistin Kızılayı, baskına ilişkin yaptığı açıklamada, yaralıların hastaneye nakledildiğini belirtti.

İsrail tarafına sızan Filistinli silahlı gruplarla çatışmalar

Gazze Şeridi’nden çıkan Filistinli silahlı gruplar, 7 Ekim’de sınır çevresindeki İsrail yerleşim yerlerine girdi. İsrail devlet televizyonu KAN, Gazze’den İsrail bölgelerine sızan silahlı grubun Sderot kentinde bir polis merkezini ele geçirdiğini duyurdu.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze Şeridi etrafında 80 kilometre yarı çapındaki bölgeyi askeri alan ilan etti.

Böylece Gazze Şeridi dışındaki çatışma büyük oranda sona erdi ve sıcak çatışmayla başlayan olaylar İsrail’in Gazze’yi gün geçtikçe daha şiddetli bombaladığı bir sürece evrildi.

Bununla eş zamanlı olarak saldırıları protesto eden Batı Şeria’daki Filistinlilere İsrail güçlerinin müdahalesinde onlarca Filistinli hayatını kaybetti.

Lübnan’daki Hizbullah ile İsrail ordusu arasında da 8 Ekim’de sınırda çatışmalar başladı. Hizbullah, Lübnan’a ait ancak İsrail işgali altında olan Kefr Şuba’daki 3 askeri noktaya yönelik saldırı düzenlendiğini açıkladı. İsrail de Hizbullah’a ait çadırları insansız hava aracıyla vurduğunu duyurdu.

Aynı gün ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’e destek amacıyla askeri yardımların yola çıktığını açıkladı.

İsrail, Gazze’ye gıda, elektrik ve yakıt akışını kesti

İsrail Savunma Bakanı Gallant, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin tam kuşatmaya alınacağını ve bölgeye elektrik, gıda ve yakıt girişine izin verilmeyeceğini duyurdu. İsrail güçleri, sonraki günlerde de Gazze’ye insani yardımların girişini engelleyerek elektrik, gıda ve yakıt akışını kesti.

Batı ülkelerinin çoğu dışında uluslararası toplum, İsrail’in bölgeye gıda, elektrik ve yakıt akışını keserek savaş suçu işlediğini vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’ye saldırılarla “Orta Doğu’yu değiştireceklerini” söyledi. Gallant da 10 Ekim’de yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin “tam taarruza” geçtiğini kaydetti.

Bu açıklamadan sonra İsrail, Gazze’ye hava saldırılarını şiddetlendirdi. Saldırılarda hedef gözetmeksizin yerleşim yerleri vuruldu.

Batılı ülkeler İsrail’in saldırılarını destekledi

Başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne bomba yağdırarak sivilleri katletmesini görmezden gelmenin ötesinde açıkça destekledi.

ABD Başkanı Joe Biden, 10 Ekim’de yaptığı açıklamada, “ABD, İsrail’in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in saldırılarında Anadolu Ajansının (AA) Gazze’deki foto muhabiri Ali Cadallah’ın evi de bombaların hedefi oldu. Saldırıda Cadallah’ın babası ve kardeşleri dahil ailesinden en az 8 kişi hayatını kaybetti.

Hamas, 11 Ekim’de esir aldığı bir Yahudi yerleşimci kadın ile çocuğunu serbest bıraktı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, İsrail’e destek için Doğu Akdeniz’e gönderilen USS Gerald R. Ford uçak gemisi grubunun bölgeye ulaştığını bildirdi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 4 günde Gazze’ye saldırılarında 1055 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 bin 184 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’in saldırılarında yasaklı fosfor bombası kullandığı kanıtlandı

New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’in, Gazze ve Lübnan’daki askeri saldırılarında beyaz fosfor bombası kullandığını açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü de Gazze’yi vuran İsrail askeri birliklerinin fosfor bombası kullandığına dair kanıtları paylaştı. Kanıtlar arasında AA foto muhabirinin çektiği fotoğraflar da yer aldı. Gazze Sağlık Bakanlığı da 13 Ekim’de Durra Çocuk Hastanesi’nin fosfor bombasıyla vurulduğunu açıkladı.

İsrail, 13 Ekim’de Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan yaklaşık 1,1 milyon kişiden bölgenin güneyine geçmelerini istedi. Güneye doğru hareket eden yerinden edilmiş kişilerin oluşturduğu konvoy İsrail güçleri tarafından bombalandı. Saldırılarda en az 70 kişi hayatını kaybetti.

Tel Aviv yönetimine bağlı güçlerin saldırılarına rağmen ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya başta olmak üzere Batılı ülkeler, İsrail’in saldırılarına kınama açıklaması yayımlamaktan kaçındı.

Lübnan’ın güneyinde İsrail güçleri tarafından gazetecileri hedef alan saldırıda Reuters haber ajansı çalışanı kameraman İssam Abdullah hayatını kaybetti, 6 basın mensubu yaralandı.

Gazze’de ateşkes çağrısında bulunan kararlar ABD tarafından veto edildi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) 16 Ekim’de Rusya tarafından sunulan ve Gazze’de “insani ateşkes” talep eden tasarı ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın karşı çıkması nedeniyle kabul edilmedi.

Tel Aviv yönetimi, Gazze’nin kuzeyinde on binlerce hastanın tedavi gördüğü 22 hastanenin tahliye edilmesini istedi ve 15 Ekim’de El-Ehli Hastanesi’ni bombaladı.

İsrail’in El-Ehli Baptist Hastanesi’ne saldırısı dünya kamuoyunda infiale yol açtı

İsrail’in Gazze’de El-Ehli Baptist Hastanesi’ne 17 Ekim akşamı düzenlediği saldırıda ise 471 kişi hayatını kaybetti.

Filistinler ile İsrail arasında 7 Ekim’de patlak veren çatışmalarda en yüksek can kaybına yol açan olay, dünya kamuoyunda infiale neden oldu.

Bunun ardından 18 Ekim’de Brezilya’nın sunduğu ve Gazze’ye insani yardım erişimini sağlamak için “çatışmalara ara verme” çağrısını içeren karar tasarısı, BMGK’de 15 üyeden 12’sinin kabul etmesine rağmen yalnızca daimi üye ABD’nin vetosu nedeniyle geçmedi.

Suriye ve Irak’ta İran destekli milisler, İsrail’e açık destek verdiği gerekçesiyle ABD’nin Irak ve Suriye’deki üslerine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırılara başladı.

İsrail, sivillerin sığındığı tarihi kiliseyi bombaladı

İsrail, 20 Ekim’de Gazze’de sivillerin sığındığı tarihi Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi’ni hedef aldı; saldırıda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 8 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. Saldırı sonucu tarihi kilise büyük hasar gördü.

Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı 21 Ekim’de geçici süreyle açılarak saldırıların ardından insani yardımların ilk kez Gazze’ye girişi sağlandı.

Kassam Tugayları, 23 Ekim’de Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda, elindeki İsrailli sivil esirlerden 2’sini daha “insani ve sağlık gerekçeleriyle” serbest bıraktı.

Guterres: “Hamas’ın saldırıları durduk yere ortaya çıkmadı”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Hamas’ın saldırılarının durduk yere ortaya çıkmadığını” belirterek, “Filistin halkı 56 yıldır boğucu bir işgale maruz tutuluyor. Topraklarının adım adım yerleşim yerleri tarafından ele geçirilmesine ve şiddete şahit oluyor.” ifadelerini kullandı.

İsrail Dışişleri Bakanı, açıklamalarına tepki gösterdiği Guterres ile görüşmesini iptal etti.

ABD’nin 26 Ekim’de BMGK’ye sunduğu ancak Gazze’de ateşkes çağrısında bulunmayan karar tasarısı, Rusya ve Çin’in vetosuyla reddedildi. Rusya’nın Gazze’de insani ateşkes çağrısını içeren karar tasarısı da ABD ve İngiltere’nin vetosuyla karşılaştı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İsrail güçleri tarafından işgal altındaki Filistin topraklarında sağlık hizmetlerine yönelik 171 saldırı düzenlendiğini ve 16’sı görev başında olan sağlık çalışanı dahil 493 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ise İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin yüzde 40’ının çocuk olduğunu açıkladı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıda, Al Jazeera televizyonunun muhabiri Vail ed-Dahduh’un eşi, oğlu, kızı ve 18 aylık torunu ile ailesinden 8 kişi hayatını kaybetti.

Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda İsrailli esirlerden 50’sinin öldüğünü duyurdu.

İsrail’den sivillerin sığındığı Şifa Hastanesi’ni vurma tehdidi

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, 27 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında, Şifa Hastanesi’nin altında “Hamas’ın komuta merkezi olduğunu” iddia ederek, hastanelerin tahliye edilmesini aksi takdirde hedef alınacağı tehdidini savurdu.

Hamas, İsrail’in iddiasını reddederek, saldırıların durdurulması için BM ile Arap ve İslam ülkelerini acil müdahaleye çağırdı.

Erdoğan’dan, “İsrail’i savaş suçlusu ilan edeceğiz” açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Ekim’de Filistin’e destek mitinginde, “İsrail tam 22 gündür açıkça savaş suçu işliyor. Şimdi biz de İsrail’i savaş suçlusu olarak dünyaya ilan edeceğiz. Şimdi bunun hazırlığı içindeyiz, bunun çalışmasını yapıyoruz ve savaş suçlusu olarak İsrail’i dünyaya tanıtacağız.” diye konuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Ekim’de Hamas’ın 7 Ekim saldırılarıyla ilgili İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’i “güvenlik ve istihbarat zafiyeti” nedeniyle suçladı.

İsrail güçleri, Gazze Şeridi’nin kuzeybatısındaki Beyt Lahiya beldesinden kara saldırısı teşebbüsünde bulundu.

Hamas, elindeki esirleri bırakma karşılığında İsrail’in de hapishanelerdeki tüm Filistinli esirleri serbest bırakmasını önerdi ancak İsrail, bu öneriyi reddetti.

İsrail güçleri, Gazze’deki hastaneleri ve Cibaliya Mülteci Kampı’nı vurdu

İsrail, 30 Ekim’de Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi, Filistin Kızılayı tarafından yönetilen kentin batısındaki Kudüs Hastanesi, güneydeki Gazze Avrupa Hastanesi ve Türkiye-Filistin Dostluk Hastanelerini hedef aldı.

İsrail güçleri, Cibaliya Mülteci Kampı’nı bombaladı, saldırılarda en az 100 kişi hayatını kaybetti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), İsrail’in gazetecilere karşı saldırılarında savaş suçlarının soruşturulması için Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) başvuru yaptı.

Mısır Sağlık Bakanlığı, 1 Kasım’da Gazze Şeridi’nden 117’si yabancı uyruklu çok sayıda yaralının olduğu ilk grubun Refah Sınır Kapısı’ndan ülkeye giriş yaptığını duyurdu.

İsrail ordusu Şifa Hastanesi’ni vurdu

İsrail güçleri, son günlerde hedef gösterdiği Gazze Şeridi’nin en büyük sağlık merkezlerinden Şifa Hastanesi’ni 3 Kasım’da vurdu.

Hastane yerleşkesinin giriş kısmında yaralıları taşıyan ambulans konvoyunun hedef alındığı saldırıda, 13 kişi öldü, 26 kişi yaralandı. İsrail, saldırının hemen ardından da Kudüs Hastanesi ve Endonezya Hastanesi’nin çevresini hedef aldı.

Fransız haber ajansı AFP de Gazze’deki ofisinin İsrail saldırılarında ağır hasar aldığını bildirdi.

İsrail, Gazze’de Fransa Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Fransız Enstitüsü’nü bombaladı. Paris yönetimi, İsrail’e “hangi gerekçe ile Fransız Enstitüsünü vurma kararı aldığını bildirmesini istemekle” yetindi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentini hedef alan bombardımanda Filistin TV muhabiri gazeteci Muhammed Ebu Hatab ve ailesinden 11 kişinin öldüğü bildirildi.

ABD Savunma Bakanlığı, Gazze’de ateşkesi desteklemediklerini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı: El-Ehli Baptist Hastanesi’nde yaralılar kan kaybından ölüyor

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’nin, çok sayıda vaka nedeniyle kapasitesinin yetersiz kaldığını ve yaralıların kan kaybından öldüğünü duyurdu.

Kudra, yaptığı yazılı açıklamada, El-Ehli Baptist Hastanesi’ndeki duruma ilişkin bilgi verdi.

Sözcü Kudra, “Gazze’deki El-Ehli Baptist Hastanesi, çok sayıdaki vaka nedeniyle sağlık hizmeti kapasitesini yitirdi, yaralılar kan kaybından ölüyor.” ifadesini kullandı.

Uluslararası kurumlara “destek ve yardım” çağrısı yapan Kudra, “Yaralıları kabul etmek için Şifa Hastanesi’ni elimizden geldiğince aktif tutmaya çalışıyoruz ancak büyük zorluklarla karşı karşıyayız.” açıklamasında bulundu.

Kudra, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde sağlık sistemini çökertmek için sağlık merkezlerini kasıtlı olarak hedef aldığını, soykırım suçu işlediğini ve Gazze’nin kuzeyindeki 800 bin kişinin sağlık hizmetinden yoksun bırakıldığını vurguladı.

İsrailli Bakan’dan Gazze’ye nükleer saldırı tehdidi

İsrail’in Miras Bakanı Amihai Eliyahu, Gazze Şeridi’ne nükleer bomba atılabileceği tehdidinde bulundu. İsrailli Bakan’ın ifadeleri, İslam ülkeleri arasında infiale yol açtı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in, ateşkes çağrılarını kabul etmeyerek sivil halka yönelik saldırıları sürdürmesi üzerine Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar’ın istişarelerde bulunmak üzere Ankara’ya çağrıldığını bildirdi.

İsrail ordusu Şifa Hastanesi’nin bahçesini buldozerlerle kazdı

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 15 Kasım’da X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Şifa Hastanesi’nin belirli bir bölümüne yönelik askeri harekat yürütüldüğünü belirtti.

Adraee, ordu güçlerinin hastane içindeki vatandaşları, sağlık ekiplerini ve hastaları hedef almadığını öne sürdü.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığının paylaştığı görüntülere göre, İsrail ordusunun kuşatması altındaki Gazze’de bulunan Şifa Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesi vuruldu.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail tanklarının Şifa Hastanesi’nin kapısında durduğunu belirterek, “İsrail işgali, iki saat boyunca şiddetli bombardıman ve yoğun silah atışlarını sürdürerek, Şifa Tıp Merkezini dört bir yandan kuşattıktan sonra burada bulunan herkesi ölüm çemberine sokuyor.” ifadesini kullandı.

AA muhabirine konuşan Şifa Hastanesi’nden isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Şifa Hastanesi’ne düzenlenen baskının ardından İsrail tanklarının hastane bahçesinden çekildiğini ve askeri buldozerlerin getirildiğini söyledi.

Hastane bahçesindeki araçların çıkarıldığını belirten kaynak, İsrail ordusuna ait buldozerlerin hastanenin arka bahçesinde “geniş çaplı kazı” yaptığını bildirdi.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 15 Kasım’da düzenlediği basın toplantısında, “İsrail ordusunun Gazze’deki Şifa Hastanesi’ne yaptığı baskın kabul edilemez. Hastaneler savaş alanı değildir.” diye konuştu.

İsrail güçleri, Gazze’deki parlamento binasını yıktı

İsrail medyasının paylaştığı görüntülere göre, İsrail ordusu, 15 Kasım’da Gazze’deki parlamento binasını patlatarak yıktı.

Videoda, parlamento binasının büyük bir patlamayla yıkıldığı, havaya yoğun toz bulutlarının yükseldiği görüldü.

Haaretz: Ordunun helikopteri Hamaslılara ateş açarken siviller de vuruldu

İsrail’in Haaretz gazetesi, İsrailli güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde, 7 Ekim’de Hamas’ın saldırısına müdahale eden bir İsrail savaş helikopterinin müzik festivalindeki sivilleri de vurduğunu iddia etti.

Hamaslıların sorgu kayıtlarına ve polisin olayla ilgili soruşturmasına dayanan üst düzey İsrailli güvenlik yetkililerinin değerlendirmesinde, Gazze yakınlarında düzenlenen müzik festivali hakkında Hamas’ın önceden bilgi sahibi olmadığı belirtildi.

İsrail, Şifa Hastanesi’ndeki 500 hastayı sokağa attı

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden 18 Kasım’da yapılan açıklamada, İsrail’in Şifa Hastanesi’ndeki 500 hastayı sokağa atarak kaderlerine terk ettiği belirtildi.

Açıklamada, “Açlıktan, susuzluktan ve acıdan bitkin düşen 500’den fazla hasta ve yaralı, İsrail ordusu tarafından Şifa Hastanesi’nden çıkmaya zorlandı ve sokakta kaderlerine terk edildi. Çoğu durumları ciddi olduğundan, üst düzey tıbbi bakıma ihtiyaç duyuyor.” denildi.

İsrail, “güvenli bölge” dediği Gazze’nin güneyinde 17 sivili öldürdü

İsrail ordusu ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) tarafından, işgal edilen Gazze’nin kuzeyinde alıkonulan Filistinlilere ilişkin 19 Kasım’da yapılan ortak açıklamada, 100’den fazla Filistinlinin İsrail’e getirildiği ifade edildi.

Söz konusu Filistinlilerin “Hamas mensubu” olduğu öne sürülen açıklamada, alıkonulanların sorgulandığı belirtildi.

İsrail ordusu, “güvenli” olduğunu iddia ederek Filistinlileri zorla göç ettirdiği Gazze’nin güneyini de bombaladı.

Gazze’nin güneyinde yer alan Refah kentindeki Ebu Yusuf en-Neccar Hastanesi çevresindeki 2 evi hedef alan İsrail ordusunun saldırısında 17 Filistinli yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı.

“BM’ye ait okulun bombalanması iğrenç bir suç”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 21 Kasım’da Gazze’deki sivil can kaybının kendisinin göreve gelmesinden bu yana daha önce hiçbir çatışmada görülmediği kadar yüksek olduğunu belirtti.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Endonezya Hastanesi’nde poliklinikler ile ameliyathane katını vurduğunu, askeri araçlar tarafından kuşatılan hastanede cesetlerin yığıldığını bildirdi.

Hamas, İsrail’in Gazze’deki Bureyc Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş kişilerin sığındığı BM’ye ait okulu bombalamasını “iğrenç bir suç ve BM’yi küçümseme” şeklinde niteledi.

İsrail güçleri Şifa Hastanesi Müdürü ile bir grup sağlık çalışanının alıkoydu

İsrail güçleri, Gazze Şeridi’ndeki Şifa Hastanesi’ne düzenlediği baskının ardından 23 Kasım’da Hastane Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye ile bir grup sağlık çalışanını alıkoydu.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kudra, 4 Aralık’ta yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin, başta Şifa Hastanesi Genel Müdürü Ebu Silmiyye başta olmak üzere 35 sağlık personelini kötü şartlarda ve işkence altında alıkoymayı sürdürdüğünü söyledi.

İsrail ile Hamas arasında varılan mutabakatla çatışmalara 7 günlük insani ara

Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuk yaptığı görüşmelerin ardından çatışmalara “insani ara” verilmesi ve taraflar arasında esir takası yapılması konusunda İsrail ile Hamas arasında uzlaşma sağlandı.

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün “insani ara” verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım Cuma günü saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girdi ve daha sonra 3 gün daha uzatıldı.

İsrail ile Hamas arasındaki uzlaşı kapsamında varılan esir takası mutabakatı çerçevesinde 7 günlük “insani ara” süresince Gazze Şeridi’nden 81 İsrailli esir, İsrail hapishanelerinden de 240 Filistinli esir serbest bırakıldı.

Taraflar arasındaki mutabakatın Gazze’nin tüm bölgelerine ulaştırılmak üzere günlük 200 yardım tırı ile 4 yakıt tankerinin girişini kapsadığı da duyuruldu, ancak Refah Sınır Kapısı’ndan “insani ara” süresince giren ve ihtiyacın çok altında olan yardım tırları İsrail’in engellemeleri nedeniyle Gazze Şeridi’nin kuzeyine ulaşamadı.

İsrail, Gazze’nin güneyine göçe zorladığı 1 milyon 750 bin sivilin, insani ara süresince evlerinin bulunduğu kuzey tarafına geçişine yasak getirdi.

İsrail ordusu “insani aranın” sona ermesinin hemen ardından Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı.

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki evlerin yüzde 60’ından fazlasını yıktı

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında 100 caminin yıkıldığı, 192 caminin zarar gördüğü, 3 kilisenin zarar gördüğü, 121 hükümet binasının yıkıldığı, 69 okulun hizmet dışı kaldığı 275 okulun zarar gördüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’ndeki 52 bin konutun tamamen, 253 bin konutun kısmen yıkıldığı kaydedilen açıklamada, “İşgal ordusunun, kuzey bölgesi başta olmak üzere Gazze Şeridi’ndeki evlerin yüzde 60’ından fazlasını yıkması nedeniyle halkımız gerçek bir insani felaketle karşı karşıya.” ifadesi kullanıldı.

İsrail, İkinci Dünya Savaşı’nda ölen gazetecilerden fazla basın mensubunu öldürdü

İsrail ordusu, 2 ayı geride bırakan saldırılarında, Gazze Şeridi’nde işlediği savaş suçlarını ve soykırıma varan saldırılarını dünyaya duyurmaya çalışan ve uluslararası kurallarla dokunulmazlığı olan gazetecileri hedef almaktan geri durmadı.

İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’ndeki saldırılarında ölen basın mensubu sayısı, on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği ve “yakın tarihin tanık olduğu en kanlı savaş” olarak bilinen İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) boyunca öldürülen gazetecilerin sayısını aştı.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisine göre, bugüne kadar 73 basın çalışanı yaşamını yitirdi. Buna göre, İsrail saldırılarında her gün en az 1 basın mensubu öldürüldü.

İsrail ordusunun “insani ara” sonrasında 1 Aralık’ta yeniden başlattığı saldırılarda bir gün içinde, AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın da aralarında bulunduğu 3 gazeteci daha öldürüldü. Savvaf, 18 Kasım’daki İsrail saldırısında annesi, babası ve birçok yakınını kaybetmiş, kendisi de yaralanmıştı.

Filistinli Gazeteciler Sendikası verilerine göre, İsrail 7 Ekim’den sonra 29 gazeteciyi de gözaltına aldı. Daha önce tutuklanan 15 gazeteci ile birlikte İsrail hapishanelerinde 44 gazeteci bulunuyor.

Kassam Tugayları Gazze Şeridi’nin güneyinde 6 İsrail askerini hedef aldıklarını duyurdu

Kassam Tugayları, Telegram hesabından yaptığı ayrı açıklamalarda, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde İsrail güçlerini hedef alan saldırılarına ilişkin bilgi verdi.

Han Yunus’un doğusunda 6 İsrail askerinin vurulduğu aktarılan açıklamada, sınıra yakın Kissufim yerleşim biriminin de kısa menzilli “Rucum” füzeleriyle hedef alındığı ifade edildi.

Han Yunus’un doğu bölgelerine giren İsrail güçlerine havan mermileriyle yoğun saldırı düzenlendiği kaydedilen açıklamada, aynı bölgede İsrail güçlerinin barikat kurduğu bir evin anti-personel mühimmatı ve otomatik tüfeklerle hedef alındığı belirtildi.

Kassam, Han Yunus’un kuzeyinde ise İsrail askerlerini taşıyan bir araç ile Merkava tankının Yasin-105 roketleriyle vurulduğunu duyurdu.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya bölgesinde de İsrail ordusuna ait 12 aracın hedef alındığı aktarıldı.

Kassam Tugayları, Gazze sınırına yakın Yahudi yerleşim birimleri arasında yer alan Raim Askeri Üssü’ne de bir dizi roket fırlatıldığını bildirdi.

İsrail ile çatışan Hizbullah, 1 mensubunun daha öldüğünü duyurdu

Hizbullah, Lübnan-İsrail sınırında yaşanan çatışmalarla ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada, Ali Hasan Atat adındaki Hizbullah mensubunun “Kudüs yolunda” hayatını kaybettiği ifade edildi.

İsrail ile 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda ölen Hizbullah mensuplarının sayısı 90’a yükseldi. Çatışmalarda bugüne kadar 6 İsrail askeri ve 1 Lübnan askeri öldü. 

Sınır bölgesindeki çatışmalar ayrıca Lübnan’da 23, İsrail’de 4 sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı. 

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 7 Ekim’den bu yana 3 bin 640 kişi gözaltına alındı

İsrail güçlerinin Gazze’ye saldırılara başladığı 7 Ekim’den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı baskınlarda artış dikkati çekiyor.

Filistin Esirler Cemiyeti ve Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Filistin Esir İşleri Heyetinin ortak açıklamasına göre, İsrail güçleri 7 Ekim’den bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 3 bin 640 kişiyi gözaltına aldı.

Batı Şeria ve Kudüs’te aynı dönemde İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 263 Filistinli öldürüldü, en az 3 bin 200 kişi yaralandı.

İsrail saldırılarında Gazze’deki nüfusunun yüzde 80’inden fazlası yerinden oldu

BM, Gazze’de İsrail saldırılarında nüfusun yüzde 80’inden fazlasına karşılık gelen yaklaşık 1,9 milyon kişinin yerinden olduğunu açıkladı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansından (UNWRA) 4 Aralık’ta yapılan açıklamada, 7 Ekim’den bu yana 111 UNRWA çalışanının İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği aktarıldı.

DSÖ’nün işgal altındaki Filistin topraklarındaki temsilcisi Richard Peeperkorn da Gazze’de her 10 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğünü belirtti.

Peeperkorn, “İnsanlığın en karanlık anına yakın olduğumuzu düşünüyorum. (Gazze için) Kalıcı ateşkese ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yaklaşık 7 bin 600 kişiden haber alınamıyor

Gazze’deki hükümet, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında enkaz altında veya çeşitli sebeplerle naaşına ulaşılamayan 7 bin 600 kişiden haber alınamadığını duyurdu.

İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, Gazze Şeridi’ne düzenlenen kara saldırıları sırasında 83 İsrail askeri öldürüldü.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında sınır hattında 8 Ekim’den bu yana süren çatışmalar ise Lübnan’da 23, İsrail’de de 4 sivilin hayatını kaybetmesine yol açtı. Çatışmalarda şu ana kadar 89 Hizbullah mensubu, 1 Lübnan askeri ve 6 İsrail askeri öldü.

Filistin yönetiminden “İsrail’in Gazze’deki tünellere deniz suyu pompalaması felaket olur” uyarısı

Filistin Sular İdaresi, İsrail’in Gazze Şeridi’nde Hamas’ın yaptığı tünellere deniz suyu pompalaması durumunda çevre felaketi yaşanacağı uyarısında bulundu.

İdareden yapılan yazılı açıklamada, tünellere deniz suyu pompalanmasının özellikle yer altı suları açısından büyük tehlike yaratacağı ve bunun ıslahının mümkün olmayacağı belirtildi.

İsrail’in böyle bir adım atmasının Gazze Şeridi’nde sahil yer altı su haznesinde yıkıcı etkilere yol açacağı vurgulanan açıklamada, “Yer altı sularında tuzluluk oranlarında benzeri görülmemiş artış olur. Ayrıca kum tabakasında cıvıma, bölgenin yer üstündeki birçok noktasında çökmeler meydana gelir. Kalan evlerin ve altyapının çökmesine neden olur. Toprakta tuzluluk oranını artıracağı için de tarım yapılamaz hale gelir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Gazze Şeridi’ni baştan sona kaplayan sahil yer altı su haznesinin kentin ana su kaynaklarından olduğu ve vatandaşların tüm su ihtiyacını buradan karşıladıkları kaydedildi.

Amerikan Wall Street Journal gazetesinin daha önce ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, İsrail’in, Hamas mensuplarının çıkmasını sağlayacağını düşünerek Gazze’deki tünellere deniz suyu doldurmak için devasa pompa sistemi inşa ettirdiği belirtilmişti.

Kaynak: AA

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir