Yollar, Köprüler Zarar ediyor(muş), halkı soyuyorlar(mış)!

Yollar Köprüler Zarar ediyor(muş), halkı soyuyorlar(mış)!

Yollar Köprüler Zarar ediyor(muş), halkı soyuyorlar(mış)!

Neden böyle yangından mal kaçırırcasına onlarca yol, köprü, tünel, geçit, santral, hastane, sulama kanalı, baraj, havalimanı vb. yapıldığını anlayamazsanız;

Bunları başka sebeplere bağlayıp boş tartışmalarla enerjinizi boşa harcamış olursunuz!

Siz bu kargaşanın temelini anlayınca, boş tartışmalara da gerek kalmayacak!

Unutmayın ki;

“İnsan bilmediğinin düşmanıdır!!!”

****

Şimdi aşağıdaki cümleye dikkat! Bu basit cümleyi anlayamazsanız, olay anlaşılmaz!

“”””Tarım, hayvancılık, turizm, sanayi vs. “altyapı yatırımıolmadan gelişmez!“”””

Evet, bu cümle bizim anahtar cümlemiz.

altyapı yatırımıda anahtar kelimelerimiz.

Çünkü, Türkiye’de tartışmalara neden olan neredeyse bütün konuların temel sebebi bu cümledir ve bunun anlaşılamamış olmasıdır!

Altyapı yatırımları”;  üretime temel olacak enerji, ulaştırma, sulama gibi alanlarda yapılan işler, büyük ve gideri çok yatırımlar demektir.

Çok basit örneklerle;
-Elektrik olmadan fabrika çalışmaz.
-Yol olmadan fabrikaya işlenecek ürün taşınamaz.
-Sulama olmadan ürün yetişmez;
-Sulama yetersiz olursa ürün istenilen miktarda yetişmez;
-Elektrik pahalı olursa fabrikanın maaliyeti artar.
-Yol uzun ve zorlu olursa fabrikanın maaliyeti artar…  gibi…daha bir sürü kriter…

Yani tek başına fabrika açmak, içine adam doldurmak yeterli değil!

-Üretilen ürünün ucuza mal edilmesi,
-Dünyadaki rakip ürünlerle kalite ve fiyat olarak yarışabilmesi,
-Fabrikanın zarar etmeden devam edebilmesi asıl amaçtır!

Ör: Türkiye’de 10 TL’ye üretilen bir ürünün Çin’de 5 TL’ye üretilen bir ürünle rekabet etmesi imkansızdır!

Pahalı elektrik, pahalı ulaşım ücreti ile ucuz ürün üretmek imkansızdır!

Rekabet edemeyen fabrika batar, çalışanları çıkarılır, hammadde boşa gider, harcamalar va yatırımlar boşa gider.!

Devlet;

-Fabrikaların sürekliliğini sağlayabilmek için;
-Tarımın sürekliliğini sağlayabilmek için;
-Hayvancılığın sürekliliğini sağlayabilmek için;
-Turizmin sürekliliğini sağlayabilmek için;
-Diğer birçok üretimin sürekliliğini sağlayabilmek için ;

altyapı yatırımı” yapmak zorundadır!!!

Üretim yapana, ticaret yapana, turizmle uğraşana bu altyapı desteklerini vererek işlerini kolaylaştırmak zorundadır.

Üstelik bu altyapı yatırımları geçmişte çok yetersiz kaldığı için gelişmiş ekonomileri yakalayabilmemiz için şu an”hepsini aynı anda ve en kısa sürede yapmak bir zorunluluktur!

Bunlar neden devletin bütçesiyle yapılmıyor?
Devlet parası oldukça az az yapsa olmaz mı?

Şu an devam eden yaklaşık 400 yol-köprü-tünel-geçit-hastane-santral-sulama kanalı-baraj vb. projeyi aynı anda bu bütçeyle yapabilme şansı yok!

Devletin böyle bir nakit parası yok!

Ama “hepsini aynı anda ve en kısa sürede yapmak zorunda!”

Ör; Siz yemek yapacakken bugün soğan alayım, yarın tuz, öbür gün ocak satın alayım, öbür gün tüp alırım sonra da yemek yaparım deme şansınız yok. Yemek size şimdi lazım.

Batı bu altyapı yatırımlarını Afrika gibi gariban halkları sömürerek aldığı paralarla 50-60 yıl önce bitirmiş ve yıllardır bunların meyvelerini yiyor. Hatta şu an tekrar bu altyapılarını yenilemek zorundalar ve aynı bizdeki bu yöntemlerle yeniliyorlar da.

Ör; Batıda 60 yıl önce derme çatma açılan bir üniversite şu an belki Avrupa’nın en önde gelen ve başarılı üniversitesi olmuş! Bizim de şimdi açtığımız derme çatma bir üniversite belki 30-40-50 yıl sonra dünyada çok gelişmiş bir üniversite olmayı başarabilecek.

Yani beklediğiniz her gün, geciktiğiniz her gün üretimden, turizmden, ekonomik gelişmeden daha da geri kalmanız demek.

İşsizliğin artması, yatırımların azalması, diğer ülkelerden geri kalmak demek.

Artan nüfusunuza yolların yetmemesi, okulların yetmemesi, hastanelerin yetmemesi, iş imkanlarının yetmemesi ve kilitlenmesi demek.

Halbuki biz zaten geri kalan ülkemizi çok hızlı bir şekilde diğer ülkeler seviyesine çıkarmak zorundayız!

Bu bir tercih değil; Zorunluluktur!

Hastanelerin yetmemesi, trafiğin kilitlenmesi, üretimin tüketiciye ulaşmaması ve azalması bir kaos doğurur.

Sürekli artan bir nüfusunuz var; Fabrika kurabiliyorsunuz ama  petrolünüz, doğalgazınız yok! Yani ucuz enerjiniz yok!

Böyle bir durumda enerji kaynakları olan devletlerle rekabet edebilmek için diğer altyapı yatırımlarını çok daha fazla yapmanız gerekir!

Dışarıdan aldığınız “enerji açığını” dışarıdan yatırım çekerek ya da çok fazla ihracatyaparak kapatmanız gerekir!

Ör: Bir dış yatırımcı ülkenizde fabrika kurmak istiyorsa ve enerji maliyetleriniz çok yüksek ise, bunu dengelemek için ulaşım, hammadde, işçilik gibi diğer alanlarda çok daha uygun imkanlar sağlamanız gerekir ki ülkenizi tercih etsin.

Hal böyle olunca da havalimanları olan, hızlı trenleri olan,  deniz-kara-hava taşımacılığı gelişmiş bir ülke sunmak yatırımcıyı cezbeder.

Aksi durumlarda dış yatırım gelmez! Dışarıya ürün satılamaz! Turist gelmez. vb.

Yap-İşlet -Devret Modelinde devlet zarar mı ediyor?

Devlet sadece kar-zarar için yol-köprü-geçit-hastane-havalimanı yapmaz. Devletin görevi bu hizmetlerin aksamadan sağlanmasıdır.

Buna rağmen hepsinden kar eder. Nasıl mı?

Bu projelerde Örneğin; 10 Milyarlık bir proje bir firmaya 20 yıllığına veriliyor.

Bu firmaya, geçişler garanti edilenin altında kalırsa aradaki fark kadar devlet tarafından ödenir.

Yani 3 yıl geçiş garanti edilenin altında olursa 3 yıl 1 milyar TL firmaya ödendiğini düşünün. 3 milyar TL ödenmiş olur.

3 yıl sonra geçişler garanti edileni geçmeye başlarsa firma kar ettiğinden devlete vergi ödeyeceği için devlet buradan gelir elde etmeye başlar!

Bir önemli kısım da burası!

“””Firma kar ediyor ve devlete vergisini ödüyor! “””

Devlet bu vergiyi 2-3 yıl zarar eden başka bir projeye aktararak o projeyi de aslında zarar etmeden kapatmış oluyor.

Yani sadece 2-3 yıl boyunca, 10 milyarlık bir projeye 3 milyar vererek bu projeyi daha sonra kendisine kalmak üzere bitirmiş oluyor. Verdiği 3 milyarın çok daha fazlasını da daha sonraki yıllar aldığı vergilerle bu firmadan zaten alıyor.

Yani işin sonunda cebinden para çıkmamış oluyor.

Evet, önce para çıkmış gibi görünüyor ama işin sonunda tamamen kar!

Üstelik proje de 20 yılın sonunda tamamen devlete kalıyor!

(NOT; Pandemi sürecinden kaynaklanan düşük geçişlerden dolayı belki ilk yıldan bile kar edecek projelerin kar etme süresi uzamış oldu. Böyle olunca da devletin geçici olarak firmalara ödemesi gereken miktar da artmış oldu. Buna rağmen yine zarar yok! Çünkü sonuç önemli!)

Şu an yapılan yorumlar “anlık” ödenen ve daha sonra tekrar geri kazanılacak paralar hesaba katılmadan yapılan yorumlar.

Yani siz 10 TL’ye elma alıp 20 TL’ye sattığınızda cebinizden 10 TL mi çıkmış olur yoksa 10 TL kar mı etmiş olursunuz?

Evet, ikisi de doğru ancak sonuç 10 TL kar ettiğinizdir. Zarar ettiğiniz değil!

Kimse size; “Bak! 10 TL elmaya para verdin. Zarar ettin” demez!!!

Bunu diyorsa ya anlayamamıştır ya da sizin para kazanmanızı istemiyordur!

Evet, elmayı satın alırken zorlanıyoruz belki ama işin sonunda kar etmek istiyorsak buna değmez mi?

Üstelik asıl amaç “altyapı yatırımı” ise bir de ek olarak kar ediyorsak bu çok iyi bir şey değil mi sizce de?

Yukarıda bahsettiğimiz üzere; devlet bunları altyapı olarak zaten yapmak zorunda ve bu yöntemle zarar etmeden, çok sayıda projeyi aynı anda yapabiliyor.

Devlet 1 taşla kaç kuş vurdu?

Yine yukarıdaki 10 milyarlık proje örneği üzerinden devam edersek;

-Bu proje için 10 milyar dışarıdan kaynak gelmiş oldu
-Bu projede 20 yıl boyunca ücretsiz istihdam oluşturulmuş oldu
-Yakıt tasarrufu sağlanarak dışarıdan ithal edilen yakıt miktarı azaltılmış oldu
-Kaza-Kırım miktarları azaltılarak dışarıdan ithal edilen araç miktarı azaltılmış oldu
-Belki en önemlisi; Kısalan ve genişleyen yollarla kazalar azaldığından ölüm sayıları, sakatlanma sayıları azalmış oldu!
-Çevreye egzos, lastik parçaları vb. etkisi azaltılmış oldu. vs…
-Ulaşım kolaylaşınca tarım, turizm, ticaret, sanayi kollarına da dolaylı katkısı oldu…vs…

NOT: Ulusal Güvenlik ve Askeri operasyon açısından bir durum söz konusu olduğunda; Hızlı kara yolu ulaşımı (hızlı tren ve otoban) da göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir. Afetlere müdahale de buna dahil.

5- Geçiş ücretleri vatandaşın üzerine mi yüklendi?

Bu yolların-köprülerin ve geçitlerin alternatifi var.
Vatandaşlar burada bir tercih yapıyor.
Zaman mı, yakıt mı, konfor mu, güvenlik mi? vb…

Vatandaş bunları kullanırsa yukarıdaki kazançları sağlıyor.

Ayrıca, araçların 10 Bin 20 Bin bakımları da uzamış, araç bakım süreleri uzamış oluyor.Buradan bir kar söz konusu.

Tarım ürünü taşıyanlar ürün kurumadan, çürümeden daha az zararla ulaştırıyor. Buradan da bir kar söz konusu.

Ör; Toplamda 1000 araç geçen alternatifsiz bir yol düşünün. Buna alternatif paralı bir yol yapıldığı zaman; 200 kullanıcı paralı yolları kullanınca, ücretsiz yoldaki kullanıcı sayısı 800’e düşeceği için,  trafiğin otomatikman rahatlaması, azalması, kaza sayılarının azalması, dur-kalk şeklinde tıkanmaların ya da  kilitlenmelerin azalması sağlanmış oluyor.

Havalimanı, hızlı tren olan bir güzergahta otobüs bileti de rekabetten dolayı daha ucuz oluyor.

Ulaşım yöntemleri alternatifleri arttıkça rekabet artıyor ve bilet fiyatları da azalıyor.

Biraz daha detaylı düşünenler için “vatandaşa da yük değil” saymakla bitmeyecek kadar çok faydaları olduğu kolaylıkla anlaşılabilir.

Sonuç olarak;

“Altyapı yatırımı” bir ülkenin gelişmesi için bir tercih değil zorunluluk ise;

“Yap-İşlet-Devret modeli” devletin “”işin sonunda”” cebinden para çıkmadan onlarca projeyi aynı anda yapabilmesine imkan tanıyan bir sistem ise.

Bu işten hem devlet, hem halk hem de işleten firma memnun kalıyorsa “Şeytan bunun neresinde?

****

Not 1: Bu modelde projeyi üstlenen şirket Örneğin; 20 yıl boyunca işletiyorsa 20 yıl boyunca çalışan istihdam etmiş oluyor, 20 yıl boyunca yolun bakım onarım faaliyetlerini de yürütüyor.

Not 2: Yap-İşlet-Devret modellerinde genel bütçenin sadece %20’si ayrılarak yapılmış. Kömürhan Köprüsü – Nissibi Köprüsü – Ovit Tüneli gibi projeler Yap-İşlet-Devret modeline göre geçiş garanti ücretleri uygulanabilir olmadığı için “TAMAMEN DEVLET BÜTÇESİYLE” yapılmıştır.

Not 3:  Geçiş Garantili Yollar, köprüler, tüneller vb. hakkında Bakan’ın sorulara verdiği detaylı yanıtlar için>>> https://youtu.be/yd3Zvor870s?t=3115

Not 4: Geçiş Garantili yollar hakkında Bakana’a sorulan sorular (Tarafsız Bölge) >>>https://youtu.be/BdgT1NZvoHI?t=6323

Not 5: İHALELER 5 FİRMAYA MI VERİLİYOR : Projeleri alan toplamda 26 büyük firma var. Bakanlıkla çalışan Bin’in üzerinde firma var. Bunların içinde eski CHP Milletvekilliği yapmış, aktif milletvekilliği yapmakta olan kişilerin firmaları da var.

Arif ALTEKİN/ Haberegider.com

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir