DSÖ Kovid-19 salgınında ‘geç adımlar atmak’ ve ‘çeliÅŸkili mesajlar vermekle’ suçlanıyor

DSÖ Kovid-19 salgınında 'geç adımlar atmak' ve 'çelişkili mesajlar vermekle' suçlanıyor

Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyanın kabusu haline gelen Kovid-19 salgınını ele alış şekliyle adeta hedef tahtası haline geldi.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) nezdinde 1948’de kurulan Dünya SaÄŸlık Örgütü (DSÖ), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında “kafa karıştırıcı” ve “çeliÅŸkili” kararlara imza atmakla suçlanmaya devam ediyor.

Salgına karşı gerekli uyarıları zamanında yapmadığı yönünde baÅŸta ABD tarafından olmak üzere ağır eleÅŸtirilerin yöneltildiÄŸi DSÖ, son dönemde “maske takılması konusunda ülkeleri yanlış yönlendirme, ilaç denemelerinde zikzaklar çizme, geç adımlar atma ve çeliÅŸkili mesajlar verme” suçlamaları baÅŸta olmak üzere yoÄŸun eleÅŸtirilere maruz kalıyor.

Toplum sağlığıyla ilgili uluslararası çalışmalar yapan DSÖ, yaklaşık 7,7 milyarlık dünya nüfusunun sağlık alanında güvenebileceği tek uluslararası sağlık platformu konumunda bulunuyor.

Göreve geldiÄŸinde “Bill Gates’in adamı” yakıştırmasında bulunulan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise eleÅŸtirileri kabul etmiyor.

Ghebreyesus, her fırsatta, bilime göre hareket ettiklerini, virüse ilişkin her geçen gün yeni bilgiler öğrendiklerini ve örgütün sürekli olarak Kovid-19 rehberini güncellediğini dile getiriyor.

ABD yönetiminin hedef tahtası haline gelen DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, BaÅŸkan Donald Trump’ın “ağır” ve “bitmeyen” suçlamalarına karşı Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin güçlü desteÄŸini arkasına almış durumda.

Çin ise finansal olmasa da örgütün yaptığı açıklamalara en büyük desteği veren ülke.

Ghebreyesus, her ne kadar DSÖ’ye destek veren güçlü bir blok oluÅŸturmayı baÅŸarsa da örgüt, tarihinin en zorlu döneminden geçiyor.

“Maske çeliÅŸkisi”ne sert tepkiler

DSÖ, salgının ilk günlerinden itibaren, sağlıklı kişilerin maske takmasına gerek olmadığı yönünde ısrarlı açıklamalar yaptı.

Ghebreyesus, 1 Nisan’da, “DSÖ, hastalar ve onlara bakan kiÅŸilerin tıbbi maske kullanmasını önermektedir.” görüşünü dile getirdi.

DSÖ’nün, 5 Haziran’da yaptığı açıklama ise dünya basınında çok sert eleÅŸtirilere neden oldu.

Ghebreyesus, Kovid-19’un kontrol altına alınması için maske kullanımı konusunda DSÖ’nün mevcut rehberini güncellediÄŸini belirtti.

Buna göre, Örgüt Kovid-19’un kontrol altına alınması için toplu ulaşımda, maÄŸaza, okul ve ibadethane gibi halka açık alanlarda üç katmandan oluÅŸan kumaÅŸ maskelerin takılması için ilk kez hükümetlere tavsiyede bulundu.

DSÖ’nün salgına iliÅŸkin küresel acil durum ilan edildikten tam 5 ay 5 gün sonra saÄŸlıklı kiÅŸilere de maske takma önerisinde bulunması tüm dünya basınında “maske çeliÅŸkisi” baÅŸlıklarıyla yer aldı.

DSÖ’nün ‘hidroksiklorokin” çıkmazı

Örgüt, 3 Temmuz’da yaptığı açıklamada, hidroksiklorokin ile AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileÅŸiminin denemelerini de sonlandırma kararını duyurdu.

Bu karar, örgütün aldığı en çeliÅŸkili kararlara örnek olarak kayıtlara geçti. Çünkü DSÖ 25 Mayıs’ta, “Hidroksiklorokin” denemelerinin “güvenlik endiÅŸeleri” nedeniyle geçici olarak askıya alındığını bildirmiÅŸ, ardından 3 Haziran’da ilacın denemelerinin yeniden baÅŸlayacağını açıklamıştı.

Virüsün kaynağını araştırmak için 7 ay beklendi

DSÖ salgının ilk günlerinden itibaren Kovid-19 virüsünün doğal kaynaklı olduğu konusunda ısrar etti.

Nitekim, DSÖ Kıdemli Sözcüsü Fadela Chaib, 21 Nisan’da bir soru üzerine, “(Kovid-19’un henüz kaynağını veya kökenini bilmiyoruz. Emin olduÄŸumuz tek bir ÅŸey var o da virüsün bir hayvandan kaynaklanmış olması. Bir laboratuvarda manipüle edilmedi.” ifadesini kullandı.

ABD BaÅŸkanı Donald Trump ise 1 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Kovid-19’un Çin’in Vuhan kentindeki bir laboratuvardan çıktığına iliÅŸkin kanıtları gördüğünü söyledi. Örgüt ise Trump’ın açıklamaları karşısında virüsün doÄŸal kaynaklı olduÄŸu konusunda ısrar etti.

Ghebreyesus, 29 Haziran’da ise beklenmedik bir çıkışla, “Virüsün kaynağını bilmek çok çok önemli ” ifadesini kullandı ve Kovid-19’un kaynağını soruÅŸturmak üzere 1 hafta içinde Çin’e bir ekip göndereceklerini açıkladı.

Virüs Çin dışındaki ülkelere ne zaman yayıldı?

Eski Dünya SaÄŸlık Örgütü Genel Direktörü ve eski Norveç BaÅŸbakanı Gro Harlem Brundtland, 19 Haziran’da, Kovid-19 ilk ortaya çıktığında Çin’in Örgüte geç bilgi verdiÄŸini belirterek, “Kovid-19, Çin’den dünyanın birçok bölgesine muhtemelen aralık ve ocak başında yayıldı.” dedi.

DSÖ, virüsün Çin dışındaki ülkelere ne zaman yayıldığına ilişkin şimdiye kadar somut bir zaman dilimi paylaşmaktan kaçındı.

Örgütü hedef tahtası haline getiren diğer eleştiriler ise şöyle:

14 Ocak: DSÖ’nün Twitter hesabından, Çinli yetkililere dayandırılarak yapılan paylaşımda, Kovid-19’un insandan insana bulaÅŸtığı yönünde herhangi somut bir kanıt olmadığı iddia edildi.

20 Ocak: Örgüt, virüsün daha çok hayvandan insana geçtiğini, bununla beraber sınırlı sayıda da olsa yakın temas halinde insandan insana geçebileceğini duyurdu.

“Çin ile sınırlarınızı kapatmayın” çaÄŸrısı

23 Ocak: DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, Çin’de hızla yayılmaya baÅŸlayan virüsle ilgili “uluslararası kamu saÄŸlığı acil durumu” ilan etmek için erken olduÄŸunu ve yeterli “kanıt” bulunmadığını ileri sürdü.

30 Ocak: DSÖ, Kovid-19 salgınıyla ilgili, “uluslararası kamu saÄŸlığı acil durumu” ilan etti. Ghebreyesus, karar için, “Temel sebep Çin’de olup bitenler deÄŸil, diÄŸer ülkelerde olanlar” ifadesini kullanarak, Çin ile ticari aktiviteleri ve ülkeye yapılan seyahatleri kısıtlamak için hiçbir gerekçe olmadığını savundu.

31 Ocak: DSÖ, küresel acil durum ilan edilmesine raÄŸmen “Çin ile sınırlarınızı kapatmayın” çaÄŸrısı yaptı. DSÖ, sonraki günlerde bu çaÄŸrıyı sürekli tekrarladı. ABD, baÅŸta olmak üzere bazı ülkeler DSÖ’yü dinlemeyerek Çin ile sınırlarını kapattı.

11 Mart: DSÖ, Kovid-19’u küresel salgın ilan etti. Uluslararası halk saÄŸlığı uzmanları “salgın kararının çok geç alındığı” konusunda Örgütü eleÅŸtirdi.

12 Mart: Ghebreyesus, Kovid-19’un “kontrol edilebilir bir salgın” olduÄŸunu öne sürdü. Mayıs, haziran ve temmuz başında ise salgında “daha en kötüsünün” görülmediÄŸi yönünde pek çok kez uyarılarda bulundu.

Kronolojik açıklamalarına bakıldığında, DSÖ’ye yönelik yoÄŸun eleÅŸtiri ve suçlamaların bir dayanağı olduÄŸu anlaşılıyor.

Örgüt ise şimdiye kadar eleştiri ve suçlamaların hiçbirini kabul etmedi.

Genel Direktör Ghebreyesus haftanın üç günü (pazartesi, çarÅŸamba ve cuma) düzenlediÄŸi basın toplantılarında sürekli olarak, “küresel dayanışma” ve “milli birlik” çaÄŸrıları yapmaya devam ediyor.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir